Zaman İnsanı

  • Konbuyu başlatan ,,,
  • Başlangıç tarihi
?

,,,

Guest
İnsanoğlu dinle!


Derin gece yarısı ne diyor:


Dünya derindir derin.


Günün sandığından da fazla


Acısı derindir.


Sevinç ise acıdan derin.


Acı derki; Geç, git ve öl!


Ama her sevinç sonsuzluğu ister.


Derin derin sonsuzluğu!"





F. Nietzsche



Yaşamak için insanın, yaşamdan neler beklediğini bilmesi, hiç değilse hissetmesi gerekmez mi? Tamam, yaşarken insanın beklentilerinin de olması güzeldir ama beklentilerin sunuluşu değil midir asıl önemli olan?



Ölüm beyninde saklanan, çürürken bile ona tapan, yaşama isteğiyle dolu masum bir çocuktu. Zaman insanı ondan öğrendi; ruhuna yakın ama ona ne kadar uzakta olduğunu. Hiç kimsenin gözleri O´nu gördüğünü göremezdi. İşte bu yüzden bütün gerçekleri geri vererek sadece bir şeyler anlatmak istemişti birilerine. Şimdi ben anlatıyorum O´nun yerine.



Hava buz gibi… Her taraf diz boyu kar, bütün gece ruhuna yağar. Uzanıp bir iskemle çeker hayattan… Yavaşça oturur ve kısık bir ses tonuyla derki; "Düşüncelerimin çetrefilli tarlasında nadasa bıraktım her şeyi! Bunca sene bekledi, biraz daha beklesin… Ne çıkar bundan




Gün güzeldir O´nun için! Hava kararmakta… Sadece gökyüzü değildir simsiyah rengi olan. Bir hüzün ışığı vurur yüreğinin üstüne. Biraz ısınır… Isındıkça beynini karıştıran sözlerinden ötürü gözleri dolar. Hani, insanların kendilerini ifade etme çabası vardır ya; kendince bunu bile başaramamıştır. Bulamamıştır amacını. Düşünür… Ve aklına bir şarkının sözü gelir. "Why must we live?"



Yüzünde tuhaf bir gülümsemeyle uyandırır bütün düşüncelerini. Yapamadıklarını tek tek hatırlamak, iş işten geçmeden, bir şeyler ruhuna engel olmadan yeniden yaşamak ister. Yüreği yine ağır gelir hücrelerine. Çözemediği bir şeyler vardır. Dünyası; anlamsız, yabancı ya da duyarsız gibi göründe de O´nu, teselli edenlerin verdiği güce göre ilk bakışta bu çelişkilerin ötesindeki ruhunda bir uyum vardır. Uyumsuzluğa uyum… Belki de O´nu bambaşka kılan tek şey budur.



Zaman zaman ruhunu kuşatan yansımalar O´nu değiştirememiştir. Bu çekim sırasında payına düşen, nedeni uğruna verdiği mücadeledir. Gerisi ise anlamsızdır zaman insanı için. Bu da yoğunluk derecesinin ne olduğunu bilmeden O´nu, yaşam ırmağında ilerletir.


Peki ya, böyle gelmiş böyle mi gidecek zaman insanı dünyada. Umudunu unutmuş, beyazları kurutmuş, kalmış ikilemlerin arasında. Cömertçe harcar bütün yıllarını bir gün mutlu olmak uğruna. Ama iş işten geçmiştir, vakit de elden gitmiştir. Dermanı yoktur hayallerini yaşamaya. O, her gün binlerce anlamı içeren yaşam ırmağında sadece bir zerredir. Umut da evren! Düzen; hep aynı…

 

[TB] Benzer konular

Üst