Yer Altından Gelen Sesler

  • Konbuyu başlatan umitergun
  • Başlangıç tarihi
U

umitergun

Guest


RUSLAR FAY HATTINDAN GELEN KIRILMA SESLERİNİ KAYDETMİŞLER... BELKİ İNANMASI GÜÇ AMA SESLER MİLYONLARCA İNSANIN ÇIĞLIĞINI ANDIRIYOR!!
--------------------------------------------------------------------------------

Rusyada bir kaç bilim adamı yeraltı tabakalarındakı kırılmaların sesini kaydetmek için 14.4 kilometre kuyu kazıyorlar ve bu dinleme cihazlarını yerleştiriyorlar.ilkinde çok zayıf frekansta insan sesini duyuyorlar ama boyle bir şeyin mümkün olmayacağını düşündüklerinden ilk etapta bu yerleştirdikleri cihazdan gelen sesler olabileceği kanaatine varıyorlar.Daha sonra daha yuksek frekanstaki sesleri algılayabılecek cihazı yerleştirdiklerinde hayrete dusuyorlar çünkü yerin dibinden milyonlarca insanın çığlık seslerini duyuyorlar.Çoğu bilim adamı işini bırakıyor.


Burdan
 

[TB] Benzer konular

U

umit

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

ALLAHIN RAHMETİ ÜSTÜNÜZE OLSUN SESLERİ İZLEYEMEDİM.GERÇEK PAYI OLDUGUNA İNANIYORUM.
 
M

Mercan

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

Bana inandırıcı gelmiyor
 
R

Resulehasret

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

Haşa Allahın kudretinden şüphemiz yok, ama bana da inandırıcı gelmedi, bilgisayar ortamında hazırlanmış bir ses kayıdına benziyor.. Zaten ümitergun abi de , o zamanlar nereden buluyosa bu tür şeyler yayınlıyordu hep :), ve yanlış hatırlamıyorsam bir çoğuda sahte çıkmıştı.Buda inandırıcı gelmedi bana
 
M

Mercan

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

O kadar derinlere inmelerine gerek yok ki kabirlerin içine koysunlar cihazları
 
T

trtekin

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

arkadaşlar bunları dinlerken tüylerim diken diken oldu...acaba dogru mu inan bilmiyorum ama bana soracak olursanız ben inanmıyorum...ama dogruda olabilir
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

yav böyle şeylere takmayın kafanızı...
ama şunu bilin, bu sesleri dinlemeye falan gerek yok...
iman etmiyen, hayatını zulüm üzre inşa etmiş kişileri bekleyen akibet duyduğunuz seslerin verdiği dehşetten milyonlarca kez daha şiddetlidir. ve olacaktır...

hayatınızı iman ve kur'an üzre, sünnet-i seniyye üzre inşa etmeye bakın. o zaman "Allah var, gam yok" diyenlerden olursunuz...
 
L

leventkoc

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

kım alim olmusta azap sesini duyuyor inanmayın ;) ;)
 
Þ

þeyda

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

Öyle söylemeyin, bu konunun başlığında ki kayda inanmıyorum çünkü bu efeklerle yapılabilir, ayrıca Rabbim delil için kitap ve peygamber göndermiş böyle şeylerle isbat etmeye ne hacet, ayrıca kalp gözü açık imamların kabir toprağı naaşın üstü örtülür örtülmez oradaki iyi veya kötü halini gördüğü veya hissettiği duyumunu da almıştım buna inanabilirm....
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

şeyda' Alıntı:
ayrıca kalp gözü açık imamların kabir toprağı naaşın üstü örtülür örtülmez oradaki iyi veya kötü halini gördüğü veya hissettiği duyumunu da almıştım buna inanabilirm....
ilahi şeyda, alemsiniz ablam yav! :D
bilir misin ablacım, eskiden ben de işitir merak ederdim böyle şeyleri... sonra kader bir gün bu ulvi görevi deruhte etme şerefini müyesser kıldı fakire...

onlarca insanın gasil ve tekfininde bulunmak nasip oldu. bir şeyi farkettim. kabrindeki halini görmeye gerek yoktu... gerçekten iman etmiş olan, sünneti seniyye üzre yaşayanların sekerat-ı mevt halinden kabrine kadarki seyirlerine muttali oldum. hep mütebessim haldelerdi... adeta, "biz artık çok mutluyuz, sevdiğimizden razı, korkularımızdan eminiz artık" der gibiydiler. halbuki, hayatlarında Rableri ile bağ kuramayanların yüz ifadelerinde korku vardı, dehşet vardı... "ben mahvoldum, ne olur bana bir şans daha ver" diyen nadim'lerin korku, dehşet, panik ve nedamet halleri vardı yüzlerinde... bunu çok bariz olarak müşahade edebildiğimi söyleyebilirim. ama... mezar kapandıktan sonra "birşey" görebilmek -belki, ancak- peygamberlere mahsus bir ayrıcalık olabilir... kalp gözü açıkta, kapalı da olsa toprak altında olan birinin ahvalini müşahade edebilmesi olası değildir ablam... gerisi lafı güzaf... Rabbim hayatımız boyunca ve bu hayatın ötelerinde cümlemizin yar ve yardımcısı olsun...
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

Bu kadar ilgi çeken tıklanan bir konuu merak ettim bende:)

Sesleri duymadım ama..Bu şekilde olcağına inanmıyorum..

Mim abimin söylediklerine dikkat çekerek...Ne hal üzere yaşanırda o hal üzere ölünür,Nasıl öldün ise öyle haşr olursun..

Kabirler bekleme salonudur...Dirilme,Haşr,hesap verme gününe kadar ...

Ruhların kabirde kalmadığını, öldükden sonra bedenden ayrıldığnı biliyorum...Acıyı çekenin ruh olduğuna inanarak beden den neden ses gelsin!Çürümeye yüz tutmuş iken...

Kabir hayatı hakkında konu varmı bilmem ama bılen hocalarım...Kabirde azap varmı yokmu? olayını anlatırsanız sevınırım...
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

Bevadih' Alıntı:

Kabir hayatı hakkında konu varmı bilmem ama bılen hocalarım...Kabirde azap varmı yokmu? olayını anlatırsanız sevınırım...
Soru
1.Kabir hayatı nasıldır? Yerin altında yaşam nasıl olur bu mümkün mü? Ayrıca kabir azabının çeşitleri nelerdir? Kabirde istediğimiz kişilerle görüşebilir miyiz? Ayrıca Hz. Adem zamanında ölen birisinin kabir azabı sonucu günahlarının çoğu bitmiştir. Ama şimdi ölen birisi daha az yaşayacak kabirde ve günahları bitmese cehennemde devam edecek. Ama Hz. Adem zamanındaki kişi azabın çoğunu çekmiş ve cehennemde az yanacak. Bu Allahın adaletine nasıl sığıyor?

Değerli Kardeşimiz;

1- Kabir azabı peygamberimizin bildirdiğine göre günahkar müminler ile kafir olarak ölenler içindir.

2- İster mümin ister kafir olsun, başına ne gelirse günahlarının affına sebep olacaktır. Bela, musibet, hastalık, sıkıntı gibi şeyler insanların günahlarının hafiflemesine sebep olmaktadır.

Bir mümin bu dünyada günahkar olarak yaşar, fakat başına gelen musibetler onun günahlarının azalmasına sebep olacaktır. Kabir de çektiği azaplar da yine günahlarına kefaret olup onları siler.

Aynen bunun gibi Allah adili mutlak olduğu için kafir kullarının başına gelen musibetler de cehennemdeki azaplarının azalmasına sebep saymaktadır. Aynı günahı işleyen ve kafir olan iki kişiden biri musibete uğrasa diğeri uğramasa, musibete uğrayanın azabı diğerine göre hafifleyecektir.

Kafir cehennemde sonsuza dek kalacağı için cennete giremeyecek, ama ister bu dünyada isterse kabir de çektiği sıkıntı ve azaplardan dolayı cehennemdeki azabının şiddeti hafifleyecektir.

Bu sebeple kabir de çok kalıp çok azap çeken, az kalıp az azap çekene göre daha kötü olmayacaktır. Belki de ahirette bu durumunu öğrenince çok memnun olacaktır.

3- İnsanların hayatı ve geçirdiği zaman birimleri aynı değildir. Mesela, birkaç dakikalık rüyada günler, aylar ve yıllar geçmiş gibi geliyor. Bazen de yeni yatıp kalkmış gibi bir gecenin nasıl geçtiğini fark edemiyoruz.

Bunun gibi kabre erken giren bir insan, Ahirette yeni kalkmış gibi olabilir. Bir diğeri ise birkaç sene kabir de kalır, ama binler sene kalmış gibi azap çekebilir.

İşte kabre erken veya geç gitmek kişiye, günahına ve durumuna göre değişebilir. Allah orada da uyku ve rüyada olduğu gibi bir durum yaratabilir.

4- Azabın şiddeti değişik olabilir. Bir volt ile milyon voltun derecesi bir olmadığı gibi, mum ateşiyle güneş ateşi de bir değildir. Kabirde de herkesin durumuna göre ayrı ve çeşitli azaplar olabilir. Kabire geç giden birisi çok kısa zamanda şiddetli azap ile, erken giden birisi kadar ceza çekebilir. (sorularla islamiyet sitesinden alıntı yapılmıştır.)

****

Kabir Hayatı


Kabirlerde bulunan kimselerin tamamı "Berzah" hayatı ile diri olup;

Bilirler,

Akıl ederler,

Duyarlar,

"Hiç şüphe yok ki, ölü defnedilip arkadaşları, yanından ayrıldıkları zaman; yanından ayrılırken cenazesini kaldırıp kendisini ahirete yolcu edenlerin ayak seslerini işitir. (Hadis-i Şerif, Buhari)
Peygamber efendimiz (s.a.v) Bedir'de öldürülen kâfirlerin içi taşlarla örülmemiş bir kuyuya atılmasını emretti. Ölümlerinden günlerce sonra gelip başında durdu ve son ferdine kadar, onları teker teker ey falanca oğlu falan şeklinde, isimleri ve babalarının isimleri ile çeğırarark onlara şöyle buyurdu: "Siz Rabbinizin size va'dettiği azabın hak olduğunu gördünüz mü? Hiç şüphe yok ki ben; Rabbimin bana va'dettiği zaferin hak olduğunu gördüm." Bunun üzerine Hazret-i Ömer; "Yâ Resulallah! Sen, leş olmuş bir kimselerle mi konuşuyorsun, dedi". Bunun üzerine Peyganber Efendimiz de cevaben : " Beni hak din ile gönderen Allah'a yemin ederim ki siz, beni onlardan daha iyi duymuyorsunuz dedi." (Hadis-i Şerif, Buhari ve Muslim)

Görürler,

Kendilerini ziyaret edenleri tanırlar,

Herhangi bir kul kardeşinin kabrini ziyaret edip yanında oturursa, kalkıncaya kadar, o ölü onunla arkadaşlık eder ve ona karşılık verir. (Hz. Aişe r.a, Buhari ve Muslim, Hatib ve Asakir rivayet etmiştir.)

Selam verenlerin selamlarını alırlar,

Bir adam, tanıdığı bir kimsenin kabrinin yanından geçtiğinde, ona selam verirse, selmını alır. Bir adam da tanımadığı bir kimsenin kabrinin yanından geçtiği zaman selam verirse o da, onun selamını alır. (Hadis-i Şerif,Beyhaki ve Ebiddünya rivayet etmiştir.)

Birbirlerini ziyaret ederler,
Ölülerinizin kefenlerini güzel yapınız! Çünkü onlar, kabirlerinde birbirlerine karşı iftihar ederler ve birbirlerini ziyaret ederler. (Hadis-i Şerif,Beyhaki rivayet etmiştir.)

Dirilerden kendilerine ulaşan kötü haberlere üzülürler,
Hiç şüphesiz ölüye; evinde eziyet veren şey, kabrinde de eziyet verir. (Hadis-i Şerif,Deylemi rivayet etmiştir.)
Amelleriniz, ölülere bildirilir, güzel birşey görürlerse sevinirler. Kötü birşey görürlerse; Allah'ım! Onlaru tâatına geri çevir derler."

Dua ederler,
Ölülere hayatta olanların amelleri onlara bildirilir, hayırlı bir iş görürlerse Allahü Teâlâya hamd edip sevinirler ve o hayrı yapanın hayırlı işlerinin artması ve hayırlı işlere devam etmesi için dua ederler. Kötü bir şeyle karşılaşırlarsa onları yapanlar için Allahü Teâlaya dua edip şöyle derler: "Allah'ım! Onları tâatına geri çevir ve bize hidayete erdirdiğin gibi, onları da hidayete erdir. " (Tenviru'l Kulûb'tan Tasavvufun İncelikleri, Şeyh Muhammed Emin Erbili, Osmanlı Yayınevi, 1997)

Tasarrufları vardır,
Allahü Teâlanın kudretiyle çok büyük işler yaparlar. Peygamber efendimiz, Hazret-i Cafer'in öldürülmesinden sonra bir gün şöyle buyurdu: "Bişe halkına, yağmurun yağacağını müjdeleyen meleklerin içinde Ca'fer'i tanıdım." (Hadis-i Şerif, İbni Adiy rivayet etmiştir)

Nimet görürler,

Nimet ve azab hem ruha hem vücuda olacaktır. Berzah aleminde bazıları ikram görürler: kabirlerinde taptaze olarak namaz kılarlar, hac yaparlar.

Azab edilirler.

Peygamber efendimiz (s.a.v) kabir azabı ile ilgili şöyle buyuruyor: "Ölüleriniz defnetmeme endişem olmasydı; işitmekte olduğum kabir azabını, size de işittirmesi için Allah'a dua ederdim. (Müslim, Hadis-i şerifin manası Tâc-ul-usûl kitabından alınmıştır. C.1.S.378)

Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.


Kabir azabının aslı, Dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi ayrıdır. Azlığı, çokluğu Dünya sevgisine göre değişir. Azap, kalbin Dünyaya bağlanmasının sonucudur.


Kafirlerin kabir azabı, kıyamete kadar devam eder. Yalnız cuma ve Ramazan günleri kalkar. İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder. Asilere gelince bunlar için kabir azabı vardır. Ancak kıyâmete kadar devam etmez. Cuma günleri kalkar. Hatta cuma gecesi ölen asi, bir saat kabir azabı görür.
Resulullah (a.s) buyuruyor:

Kabir ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir.

Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir.
Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.

Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!.
Resulullah (a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında laf taşıyıcılık yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resulullah (a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında: "Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur" buyurmuşlardır.(bu kısım da sohbeti canan adlı siteden alıntı yapılmıştır

****

şimdi sevgili bevadih ablam,
çok kısa zamanım vardı, bu yazıları güvenilir kaynaklardan alıntı yapmak durumunda kaldım. sana şöyle özetleyebilirim...


evet kabirde azap olacaktır. fakat bu bizim dünyevi şartlarda olduğu gibi bedensel bir azap değil, ruhumuza tattırılacak olan bir haldir. şöyle düşünelim ablam... şimdi siz rüyadasınız. ve birileri size işkence yapıyor... rüyada bile olsanız o an ruhunuz muazzep oluyor. halbuki bedeniniz için herhangi bir darp veya işkence söz konusu değildir. çünkü zaten yumuşacık yatak içindesiniz. yani bedeniniz için böyle birşeyin olması söz konusu olamaz. ama rüyada gördükleriniz sizi kan ter içinde bırakmış, korkunç bir kabustan uyandığınızda bedeninizin adeta yorgun ve yıpranmış bir halde olduğunu farkedersiniz. işte böyle bir hal diyelim... umarım yeteri kadar açıklayıcı olmuştur ablacım.

herşeyin en doğrusunu bütün alemleri yaradan allamu-l ğuyub olan Rabb-i Zülcelal bilir...




 
B

Bevadih

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

İlgi,alakanız ve yumusacık yaklaşımınız için önce teşekkür ederim..!

Bu konuda böyle bir izahında olması gerektiğini düşünüyordum..



Çok güzel anlaşılır bir izah oldu...Allah razı olsun...Hakkınızı helal edin.Var/olun..!
 
K

kaici

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler dinlemek istiyorum

umitergun' Alıntı:


RUSLAR FAY HATTINDAN GELEN KIRILMA SESLERİNİ KAYDETMİŞLER... BELKİ İNANMASI GÜÇ AMA SESLER MİLYONLARCA İNSANIN ÇIĞLIĞINI ANDIRIYOR!!
--------------------------------------------------------------------------------

Rusyada bir kaç bilim adamı yeraltı tabakalarındakı kırılmaların sesini kaydetmek için 14.4 kilometre kuyu kazıyorlar ve bu dinleme cihazlarını yerleştiriyorlar.ilkinde çok zayıf frekansta insan sesini duyuyorlar ama boyle bir şeyin mümkün olmayacağını düşündüklerinden ilk etapta bu yerleştirdikleri cihazdan gelen sesler olabileceği kanaatine varıyorlar.Daha sonra daha yuksek frekanstaki sesleri algılayabılecek cihazı yerleştirdiklerinde hayrete dusuyorlar çünkü yerin dibinden milyonlarca insanın çığlık seslerini duyuyorlar.Çoğu bilim adamı işini bırakıyor.


Burdan
 
H

hattab_18

Guest
Ynt: Yer Altından Gelen Sesler

SUBHANALLAH..!!! RABBIM O DEHŞETLI GUNDEN SEN BIZI FELAHA ERDIR. RAHMETININ ALTINDA BİZİ GOLGELENDIR
 
Üst