SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!

C

congeri

Guest
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!

Kibirlenme

Hükümran olmaya kalkma aleme,
Vurup indirirler mahcup olursun.
Sen kendini sayıyorsun Allame,
Sorup indirirler mahcup olursun.

Bu günkü halini tetkik eylesen,
Ne durumda olduğunu söylesen,
Kanat vurup cevvü semayım desen,
Yorup indirirler mahcup olursun.

Gonca gülüm deme harı unutup,
Kahkahayı basma zaarı unutup,
Ele kucak açma yari unutup,
Kırıp indirirler mahcup olursun.

Enkazını yakıp küle katarlar,
Pahana bakmazlar ucuz satarlar,
Kabir denen bir çukura atarlar,
Sarıp indirirler mahcup olursun.

Ne ile dolarsan dışa o taşar,
Çevher taştın ise görenler şaşar,
En çok insanoğlu yüz sene yaşar,
Yerip indirirler mahcup olursun.

Ömer Çetinkaya başın dik tutma,
Fiatın bellidir kara kar katma,
Yeter artık lafı fazla uzatma,
Deyip indirirler mahcup olursun...

congeri
Ömer Çetinkaya

ENİÇTEN BAŞARILARIMLA SAYIN ŞAİRİME ALLAHTAN(sac) MAFIKİYETLER DİLERİMM
 
O

ofsimlainz

Guest
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!

susmanın faziletini anlatan emeğin için sana binlerce kere teşekkürler
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!




Suskunluğun misafiri olmaktan haz alıyor yüreğim!
Musalla taşındaki cesedin suskunluğu kadar suskunum
Konuşmalara küstüm! Gemilerim artık kendime yol alıyor.

Her zaman her yerde her istenileni anlatamıyorum.
Kime, neyi, nasıl ispatlayacaksın! o halde suskunluğun elini tutuyorum.
Merhem tutmaz öyle yaralarım var ki! Konuşamıyorum…
İçime atıp susuyorum.
Kurşun geçmez şartlanmış beyinlere söz geçiremiyorum.
Sayfalarca susuyorum.
Kelimelerimin dinlenmeye en çok muhtaç olduğu anlarda,
Beni anlayacak bana derman olacak birini aradığımda,
O çok (boş) konuşanlar kaçıyor.
Sokağımın gece yarısı suskunluğa terk edildiği gibi,
Bende yüreğimi suskunluğun kucağına bırakıyorum
Konuştuğum zaman mahkum,
Sustuğum zaman zanlı muamelesi görüyorum.
Ne yapacaksın, kime gideceksin…
Anlamsız konuşmalardan kendime sığınıyorum
Zor olanı tercih ettim sustum…
Boğazıma dizilmiş sözcükleri söylemeden, haykıramadan, içime atarak…
Bir bilseler susan birinin gözlerinde çuvallar dolusu kelime olduğunu,
Ve yine bir bilseler söz tükenmişse en güzel cevabın susmak olduğunu…

Tarif edemediğim acıları,
Hayal kırıklıklarımı susuşlarımla örtüyorum.
Yüreğimin en ücra köşelerine inen zehirli oklardan
Canım çok yandı!
Konuşursam;
Kırmaktan, kırılmaktan
Gözyaşlarımı tutamamaktan
Kelimeleri yan yana getirememekten
Yaralı kelimeler sunmaktan korkuyorum.
Geri alınmayacak kelimeler adına; ağzımın sürgüsünü çektim!
Şuan boğazımda düğümlenen kelimeleri çarmıha germekle meşgulüm
Sustum…
Ben sustukça suskunluğumun üstüne düşman gibi sözcükler yağsa da
İncitseler de beni, artık vakit susma vaktidir
Korkup kaçtı,
Suçunu kabul etti,
Haksız olduğunu kabullendi diyecekler…
Desinler… Dudağım mühürlü!
Duygularım susuşlarımda saklı kalacak.
Yıllardır biriktirdiğim hiç kullanılmamış kelimelerimi
Devren satılığa çıkarıyorum. İlan verdim!
Alan olmazsa kalbimin morgunda biriktireceğim

Sahi, her susan haksız mıdır?
Belki de her Suskunluğun arka planında ciltler dolusu anlamlar vardır.
Kim bilir!
Ve bir gün Söylenmemiş cümlelerimi zulama koyup gideceğim bu şehirden
Varsın kaçtı desinler…
Susacağım!
Derin denizleri her rüzgar dalgalandıramaz…!
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!



...
Ne zaman susacak bu kelimeler?
İçimdeki bu çığlık ne zaman kesilecek?
Mahur gözlerine mi vurdu hazan; ne olur bir şey de.
Kabulümdür senden gelen… Ritmi bozuk gönlüme bir merhem sür; düş sancım!
Avare yürüyüşlerime yol ol, iz ol. Kimliğimden hatırıma düşen ismim ol. Şimdi delilik, susma vaktidir.

...
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!



Suskunluğumuz haykırışımız olsun…

Çehremiz anlatsın edeple sevdalarımızı…

Kalbimiz Allah aşkını zikreylesin,

Sevgimizi Allah‘ tan içten içe isteyelim susarak…

İçli bir çığlıkla…
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!




...

"Susmak,günah yazan melekleri dinlendirir."
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!




Bir dost ararsın, elini uzatırsın elin havada kalır... Gözlerin tavanda, sözlerin ağzında çaresiz kalır...
Uzun ince bir ah gibi, bir sızı gelip saplanır kalbinin tam orta yerine burgulu bıçak gibi...



Ne kadar sevgi varsa kanar içinde işte o zaman, ne kadar özlem varsa yanar... Oturup ağlamak istersin şöyle doya doya ama akmaz bir damla yaş gözlerinde...
Yüreğinin ağladığını hissedersin o an, yüreğinle beraber geçmişin de ağlar içinde...
Ömrünce hep kırılırsın, kanarsın, durduramazsın kanamayı...



Kırgın, kızgın, yorgun, bir o kadar da yaralısın...
“Hayat ki, hakkını hep başkalarına vermiştir ama yinede haklı çıkan hep başkaları olmuştur”.



Ey der susarsın, susar yürürsün yüreğinin yollarına sererek,
hıçkırıklarını, yağmur yağmur tomurcuklara yağar gözyaşların. İçindeki kör karanlık patikalarda yolunu bulmaya çalışırsın
ama nafile, kaderindeki hoyrat rüzgarlar bir yandan bir yana savurur incinen ince ruhundaki incinmişlikleri



“Ey gecelerinde kahrolduğum hayat, sokaklarında sırılsıklam ıslandığım şehir, artık bu yerlere sığamıyorum” dersin.



Gökyüzünde katar katar turnalar göçüp gider sılana, turnalar gider sen kalırsın.
Uyku tutmaz geceleri, yitik düşlerinin gölgesine sığınınırsın, gölgeler gider sen kalırsın.
Bilirsin ki, göçmen hiç bir kuş uçamaz kanatları kırıksa...



Hüznün yırtık gömlek gibi durur sırtında, kırılgan bakışlarında hüzün sızar aynalara her gece.
Ne kimselere anlatacak bir öykün var, mutlulukla başlayan.
Ne de bir sevinç, gözlerinde bahar yeşili umutlar taşıyan.



Suların ötesinde bir çiçek büker boynunu her akşam. Adı gül, kokusu gül, rengi gül, gözyaşı gül, iki gözü iki çeşme.
Mutsuz avuntusuz ve suskun



Kar yangını bir gecedir zaman artık, kahrolası ıssıs sokaklarda... Akşam şehire her gelişinde, hüzünle gelir.
Acılarını alıp gitmez...
Kanadı kırılmış yavru bir kuş gibi sığınacak bir dal ararsın...



Ve sessizce solursun bir hazan yaprağı gibi.
Önünden çocukluğun geçer, ilk gençliğin geçer yıl yıl.
Gömülürsün karanlığın en derin denizlerine...
Hüzün kokar rıhtımlar, yalnızlık kokar Yalnızlık ölüm kokar...

Bazen karanlıkta kalır tükenir nefesin...


susarsın...
...
 
T

Tuðçenaz Uðurlu

Guest
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!

Güzel Hepsi..
Sağol..
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: SuSuYoRuM,Sustum,Sustun,Sustu......SuSMa/lara/ya Dair Ne Varsa...!!!




Sükut, insanın en nefis elbisesidir.
Rahat ve huzur on kısım ise, dokuzu susmaktır.
 
Üst