Susmanın Fazileti ve Sevapları

  • Konbuyu başlatan Edeb
  • Başlangıç tarihi
E

Edeb

Guest
.
Bu ki, dilin afetleri çoktur ve onlardan korunmak hayli zordur. Mümkün olduğu kadar susmak en güzel sıfattır. O halde insan zaruret miktarından çok konuşmamalıdır. Şöyle demişler: Ebdal’lar, konuşması, yemesi ve uyuması zaruret miktarınca olan kimselerdir. Hak Teala buyurur ki: “Sadaka işlemek ve hayır yapmak konularından ve insanların arasını düzeltmekten başka konuşmalarda hayır yoktur.”

Peygamber buyurur ki: ”Susan kurtulur.” Yine buyurur ki: “Karın, fere ve dilini koruyan kimse, tamamıyle korunmuştur.” Muaz bin Cebel Peygamberden “Hangi amel en faziletlidir.” diye sordu. Peygamber mübarek dilini ağzından çıkarıp parmağım üzerine koydu. Yani amellerin en faziletlisi susmaktır, demek istedi.

Hz. Ömer buyurdu ki: “Hz. Ebu Bekir’i gördüm: Eliyle dilini sıkı tutmuş kıvırıyordu. Dedim ki, ey Resulallah’m halifesi ne yapıyorsun?” dedi ki: “Bu beni zor ve tehlikeli işlere sokmuş.”

Peygamber buyurdu ki: “İnsanların hatalarının çoğu dilindendir.“ Yine buyurdu: “Size ibadetlerin en kolayım haber vereyim mi? Diliniz sussun.” İsa’ya dediler ki, bizi cennete götürecek bir amel öğret. “Hiç konuşmayın.” dedi. Yapamayız dediler. “Öyleyse hayırdan başka konuşmayınız.” dedi. Peygamber buyurdu: “Sükut ve vekarlı bir mü’mini görürseniz, ona yakın olun. Çünkü o hikmetsiz değildir.” İsa buyurdu ki: “İbadet on kısıradır. Dokuzu susmak ve bir kısmıda insanlardan kaçıp uzlet etmektir.”

Peygamber buyurur ki: “Çok konuşan çok hata eder, çok hata eden çok günah işler, çok günah işleyen de cehennem ateşine layık olur.” Bu sebebten idi ki, Ebubekiri’s-Sıddik konuşmamak için mübarek ağzına bir taş alırdı. İbni Mes’ud (r.a.): “Dil gibi ebedi hapse layık bir şey daha yoktur.” demiştir.

Yunus bin Ubeyd (r.h.a.) der ki: “Dilini ve kulağını koruyup da bütün işlerinde bu özelliğinin faydasını bulmayan bir insan görmedim.” Muaviye’nin Meclisinde bazı kimseler konuşuyordu. Ahnef bin Kays da susuyordu. “Niçin konuşmuyorsun? Ahnef” dediler. “Hilafi hakikat konuşursam, Allah’tan korkarım; doğru konuşursam, sizden korkuyorum.” dedi. Rebi bin Heysem, (r.h.a.) yirmi yıl dünya kelamı konuşmadı. Her sabah yatağından kalkınca, eline kağıt kalem alırdı ve her ne konuşursa yazardı. Akşam olunca, bu sözlerden kendini. hesaba çekerdi.

Bil ki, susan kimsenin bütün bu fazileti şu sebebledir ki, dilin afeti çoktur. Daima boş yere hareket edip konuşması ona kolay gelir. Fakat hakkı batıldan ve iyiyi kötüden ayırdedemez. Susmasıyle bu mes’uliyetten kurtulur. Kalbin himmeti, niyeti ve azmi dağılmaz. Zikir ve fikirle meşgul olur.

Bil ki, sözler dört kısımdır: Birincisi, sadece zarar getirir. İkincisi hem zarar, hem de faydası olan sözlerdir. Üçüncüsü, ne zararı, ne de faydası olmayan sözlerdir. Buna fuzuli sözler denir. Bunun vakti zayi etme zararı yeter. Dördüncüsü, sadece fayda getiren sözlerdir. O halde sözün dörtte üçü bırakılmalı, dörtte biri konuşulmalıdır. Nitekim Cenab-ı Allah buyurur: “Sadaka ve hayır buyurmak ve insanlar arasını bulmak hariç, konuşmada hayır yoktur.” Peygamber de buyurur ki: “Susan, kurtulur.” Dilin afetlerini bilmeden dilsiz kalmanın hakikatini bilemezsin.



KİMYA-YI SAADET

İMAM-I GAZALİ
 

[TB] Benzer konular

Üst