Ruh aşkın, gönül vuslatın, akıl mizan firkati yaşar!

Mustafa Cilasun

Sevda, muhabbete hasredilen tavdýr, harý rýzadýr!


Merak, ilmin kapısı ve gedasıdır
Akıl için şavktır, gönül için inşirahtır, dimağ sigasında vahadır
Bilmek, anlamak, kavramak öğrenmek istidadıyla takvadır, hassasiyette hak vardır
Anlamadan inanmak, kavramadan okumak, taklit üzere yaşamak gazaptır, irade bunun için asıl olan vakıadır

Saflık ve miskinlik neye delalettir
Aklın ve izanın emaneti, iradeyi esir etmek feryadıdır, ar-ı ayıptır
İnsan olmak, hak ve hukukunu bilmekle orantılı olan sorumluluktur, cehalet hastalıktır
Kul, kalbiyle barışık olmalı, ruhunun serencamında gazap bulunmamalı, sevdasıyla sürura ram olmak için çoşmalıdır

Vicdanı ihsan ve inayet şevkle besler
Arfin ilmi ve fenni sadakat içinde nar olan aşktır, züht içinde haşrolan vefadır
Nefs terbiye edildikçe, hakikate ram eylendikçe ihtiyaçtır, azap etmek kime yakışır, cefadır
Edep ne kadar naif bir ikram ve irfandır, iman adına şarttır, ihlas makamında en latif iltifattır, onsuz hak akla ziyandır

Dert, kulun dahli olmadan sudur edendir
Baht adına nekadar sarihtir, şek şüphe götürmeyen bir hakikattir
Ve fakat aklın ve iradenin kasten dahil edilerek tercih edilmişse cefasıda nefse aittir
Ruh ve kalp hakka vasıl olmak ve kulluk yapmak adana verilmiş zamandır, teslimiyet ve umut deva için vesiley-i lahzadır

Mustafa CİLASUN
 
Üst