Rızkı verenin o olduöunu unutmamak için

fussilet

Active Member
Yönetici
Rızkı verenin o olduğunu unutmamak için

Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Fatma Barbarosoğlu, bugünkü köşe yazısında, Rızkı veren O! /Rızıklarımızın yolunu kesen tekelleşmeye hayır! diyor.
İŞTE O YAZI:
Rızkı veren O! /Rızıklarımızın yolunu kesen tekelleşmeye hayır!
I-
Müminin en önemli vasfı kılığı, kıyafeti, cümleleri değildir. Mümin, zamanı ve mekânı Allah'ın rızasına uygun olarak idrak edendir. Hayata emanet olarak bakandır. Bu can bu tende emanet. Ağaçlar,sular,taş toprak,hava,rüzgar,denizler ve nehirler bize emanet.
Biz birbirimize emanetiz.
II-
İki marketin arasında bir seyyar satıcı o.İki oğlu ile birlikte mevsimin en güzel sebzelerini satar. 22 Temmuz seçimlerinden önce ne oldu nasıl olduysa gökten yağmur değil ama adeta market yağdı. O kadar yağdı ki marketler aynı cadde üzerinde boncuk gibi dizilmeye başladı. Aralarından bazıları açılışı o kadar abarttı ki, üç gün üç gece müzikten sonra Kaymakam tarafından şereflendirildi. Bülent Arınç tuvalet açılışı yapan siyasilerden bahsediyordu ya. Market açan yüksek bürokratlara tanıklığımız var.
2007 yılından bahsediyorum. Günlerden cumartesi idi. Ders için evden erken çıkmış öylen saatlerinde geri dönmüştüm. Bahsi geçen tezgâha uğradım. Kimseler yoktu. Hiç tecrübem olmadığı halde iki kilo domates ve salatalık tarttım. Fiyatının 5 YTL'yi asla geçmeyeceğini bildiğim halde oradaki dükkânlardan birine girerek dışarıdaki tezgâhtan iki kilo domates ve salatalık tarttığımı söyleyerek on YTL uzattım. Bu paranın sahibine ulaştırılmasını istediğimi kendisiyle sonra hesaplaşabileceğimi söyledim. Tamam dedi dükkânın sahibi. Esnaf esnafın halinden anlar ne de olsa.
Tam parayı teslim etmiş evin yolunu tutmuşken, tezgâhın başını bekleyen baba ile karşılaştım. Marketin açılışına gitmişti. Mehteran takımını görmeye.(Şimdi market açılış için mehter takımı getirmek muhafazakârlık filan değil saygısızlıktır. Haddi aşmayalım. Kime söylüyorsunuz ki had aşılmış marketin açılışına da üst düzey yöneticiler teşrif etmişlerdir.)
Böyleyken böyle dedim. Satıcıya. Sebze tarttım paranı da filan dükkâna bıraktım. Hesaplaşırız sonra. "Tamam, bacım" dedi. Boynu biraz büküktü. Boncuk gibi dizilen bu marketler arasında kime satış yapacaktı. Ãœstelik marketlerde kredi kartı geçiyor.
"Rakiplerin arttı" dedim. Benim bu sözüme karşılık öyle ya filan diye cevap vermesini beklerken ellerini kaldırdı. Gökyüzüne baktı. "Rızkı veren O" dedi.
Utandım. Çok utandım.
Açılışını mehter takımı ve kaymakam ile yapan market iki ay sonra el değiştirdi. Bir iki gittik markete. Sebze almaya. Bütün komşular sözleşmiş gibi tekrar döndük eski seyyar satıcımıza. Çünkü ondan aldığımız sebze ve meyveler bir hafta on gün, marketten aldıklarımız sadece üç gün dayanıyordu.
Şimdi tezgâhının yanından geçerken onun mehter marşına karışmış bir şekilde "Rızkı veren o" cümlesini hatırlıyorum.
Rızkı verenin o olduğunu unutmamak için ille de dar gelirli olmak mı gerekiyor?
Dar gelirli değil ama helalinden kazanmayı bilmek gerekiyor. Lokmaların arasına haram karıştığında rızkın sahibi unutularak "Müslümanlar her şeyin en iyisine layıktır" aldatmacası altında herkes hızla kapitalistleşiyor. Tekelleşiyor.
Çünkü rızkın sahibini unutuluyor. Herkesin lokmasını kendi kursağında toplayacak kadar aç gözlü oluyor.
Rızkı veren O! Amenna inandık iman ettik. Öyleyse rızıklarımızın yolunu kesen tekelleşmeye hayır. Ne olursa olsun tekelleşmeye hayır!
Market dördüncü defa el değiştirdi. O orda mevsimin en hakiki sebzelerini meyvelerini satmaya devam ediyor.
Ey okuyucu bütün bunları sadece yazdığımı sanma! Ben tekeleşme zincirini kırmak için ömrümü pazarlarda geçiriyorum. Meyveyi, sebzeyi, peyniri, zeytini, yoğurdu, kuruyemiş ve baharatı marketlerden değil esnaftan alıyorum. Siftah etmesine vesile olmak için çabalıyorum.
Şehrin dokusunun sürmesi için, bize ait olanın devam etmesi için esnafları hayatta tutmaya gayret ediyorum. Karıncanın Kâbe yolculuğu misali.
Unutmayın gayret bizden Tevfik Allah'tan.
Zamanı ve mekânı Allah'ın rızasına uygun bir şekilde idrak ettiğimiz sürece müminiz inşallah. Aframız, taframız ve kibrimizle değil.
YAYIN TARİHİ: 23.05.2012
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı haberin tüm hakları Diyalog Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Source: Rızkı verenin o olduğunu unutmamak için
 
[TB] Benzer konular Forum Tarih
fussilet Gündem... 0 184
U Binbir Damla 0 1K
D Seçme Hikayeler 0 853

[TB] Benzer konular

Üst