OGS Şifreleriyle Satış Yöntemleri(Oğuz SAYGIN 2007 Ekim Röportajı)

  • Konbuyu başlatan senarist081
  • Başlangıç tarihi
S

senarist081

Guest
Kişisel Gelişim uzmanı Oğuz Saygın geliştirdiği OGS şifreleri ile kendi deyimiyle insanların zihinsel otoyollarına giriyor. Pazarlama stratejileri içinde bir marka olmaya aday dediği OGS şifreleriyle satış yöntemi sayesinde müşteriyi bilinçaltına verilen mesajlarla ikna edilebileceğini söyleyen Saygın, bu yolla direkt olarak verilen mesajlardan çok daha başarılı olacağını savunuyor.

Köprü ve otoyollardan geçenler bilir OGS’nin ne anlama geldiğini. Otomatik Geçiş Sistemi olarak adlandırılan OGS, nakit gişelerinde sıra beklemek yerine, zamanı daha verimli kullanmak ve beklemek istemeyenlerin kullandığı bir yöntemdir esasen.
Oğuz Saygın da bu yöntemden hareketle "ikna teknikleri" açısından en başarılı yöntem dediği OGS şifrelerini ortaya atıyor. "Eğer insanların zihinsel otoyollarında rahatlıkla geçebileceğiniz OGS şifrelerinize sahipseniz onu iknaya götürebileceğiniz birçok yol vardır" diyen Saygın, bu şifrelerin bilinçaltına hitap eden şifreler olduğunu vurguluyor. Zaten ona göre insanları ikna etmenin en önemli yollarından biri bilinçaltına hitap etmek. Saygın bu şifrelerin neden kullanılması gerektiğini şöyle özetliyor:
"İnsanların bilinçli beyinlerini ikna etmek oldukça güç, çünkü genellikle bu yollar kapalı. Bunun temel sebebi de insanların kararlarını duygularıyla veriyor olmaları. Duygularla verilen kararlar daha sonra mantık tarafından onaylanıyor, daha doğrusu mantık duyguların verdiği kararların 'doğru' olduğuna inandırılıyor. Bu nedenle kesinlikle ve kesinlikle bilinçaltına göndermeler yapacaksınız. Asla "şunu yap ya da şunu yapma" demeyeceksiniz. İkna bir sanattır. İnsanlar hiçbir zaman birisi istedi diye kararlar almak, "dolduruşa" gelmek istemezler."

Biz de, "İkna tekniklerini çok iyi bildiğinizde herkese her şeyi yaptırabilirsiniz" diyen Oğuz Saygın'a geliştirdiği yöntemleri sorduk.


Geliştirdiğiniz OGS şifrelerinden bahseder misiniz? Nedir bu şifreler?

İnsanların bilinçli beyinlerinin 'hayır' diyeceği şeylere, bilinçaltından girerek 'evet' dedirtebilmektir OGS. Duygulara hitap etmektir. İnsanların duygularına hitap edecek şifreleri yani mesajları iletebilmektir. İnsanların duygularına hitap edecek hemen her şey OGS şifresidir diyebiliriz.


Bilinçli beynin hayır demesi derken...

Mesela herhangi bir şekilde bir satış yapacaksanız ve "Ben bunu satmak istiyorum" mesajını direkt olarak verirseniz, insanların bilinçli beyni otomatik olarak "hayır, almayacağım" cevabı verir. Hiç kimse bir başkasının kendisini zorlamasıyla ya da direkt olarak yönlendirmesiyle bir şey almak istemez. Orada zıtlık özelliği vardır çünkü. Özellikle gençlerde görebiliriz bunu. Çünkü onlar anne, babalarının istediklerini yapmak yerine, özellikle onların istemediklerini yapmak isterler. Burada da aynı etki söz konusu.

Pazarlamada OGS şifrelerinin çok işe yarayacağı görüşündesiniz. Nasıl işe yarar bu şifreler?
OGS şifrelerindeki temel nokta karşı tarafın size sorular sormasını sağlamak. Böylece bilinçaltına bir takım mesajlar göndererek ürününüzü ya da hizmetinizi "satmak" yerine müşterinin almasını sağlarsınız. Bu yöntemlerle talep ilk olarak müşteriden geliyor. Kısacası müşteriyi soru sormaya yönlendirerek, ürünü anlatmak ve onu satmak.


Nasıl sorular bunlar peki?


Bir örnekle açıklayayım bunu. Mesela bir kitap fuarında, kitabımın olduğu standı inceleyen kızlar gördüm. Onlara yaklaşarak, "Bu kitap benim hayatımı değiştirdi" dedim, "nasıl yani" diye sordular. "Çünkü o kitabı ben yazdım" diye yanıtladım. Herkes kitabı satın aldı. "Bu kitabı yazdım ve satıyorum, alın" deseydim aynı etkiyi göstermezdi.

Uyum yoksa ikna da yoktur satış da yoktur.

OGS şifrelerini kullanabilmek için olmazsa olmazın karşı tarafla sağlanması gereken uyum ve ahenk olduğuna dikkat çeken Saygın, ancak bundan sonra kişinin bilinçaltına hitap edebileceğimizi anlatıyor. Nerede uyum ve ahenk sağlamalıyız dediğimizde de, "Beden dilinde, konuşma hızında, ses tonunda, nefes alış-verişte, kullanılan kelimelerde, değer ve inançlarda" cevabını alıyoruz Saygın'dan.


Bahsettiğiniz ahengin sağlanması için yani kişinin beden dili, konuşması özellikle de inanç ve değerleri noktasında iyi bir analiz ve gözlem gerekli. Bu nasıl yapılabilir? Analizin başarılı olma şansı nedir?


Bazı sorular sorarak bu uyum sağlanabilir. Neye bakacağınız bilirseniz bulursunuz. Kişinin söylediklerinden ya da davranışlarından bunu anlarsınız. Ya da hangi cevabı alacağınızı bildiğiniz soruları sorarak da bunu sağlayabilirsiniz. Kişinin değerlerini iyi gözlemlemek gerek. Mesela sağlığa mı önem veriyor, o zaman sağlıkla ilgili ürünleri ona satma olasılığınız yüksektir. Ya da sağlığına önem vermiyor, ama ailesine önem veriyor. O zaman ailesinin sağlığıyla alakalı
göndermeler yapabilirsiniz. Ve böylece kendi sağlığını düşünmese de sırf ailesinin sağlığı için bir sağlık ürününü satın alabilir. Değerler sıralaması çok önemli, onun hangi değerlere sahip olduğunu bilmek burada çok işe yarar.


Ortak noktalar da yakalamak önemli sanırım.

Kişiyle ortak sevilen bir şey mutlaka vardır. Ya da ortak bir düşman vardır. Vergiler ya da zamlar ortak düşman olabilir mesela, ya da aynı takımı tutuyorsunuzdur. Burada ortak yanı bulabilmek sizi sonuca götürür. Siz karşı tarafa eğitiminizle, kariyerinizle, deneyiminizle ilgili mesaj vermek istediğinizde bunu direkt olarak verirseniz yine bir karşıtlık oluşur. O nedenle kendinizi övmek yerine, belirli noktaların önemine dikkat çekerseniz başarılı olursunuz. Küçük hikâyeler anlatmak da bilinçaltına mesaj göndermenin en güzel yoludur. Hikâyelerin içindeki ayrıntıları kullanarak, çeşitli imalar yapılır ve mesaj gönderilir.

Ne gibi hikâyeler?


Danışmanlık hizmeti almak için çocuklarını getirenler oluyor. Ancak bazen bakıyorum ki, çocuk yerine anne, babaya danışmanlık yapmak gerekiyor. Onlara hikâyeler anlatıyorum ve onların mesaj almasını sağlıyorum. Korumacı anne babalar için anlattığım bir hikâye vardır mesela: Bir baba-oğul çiftliklerinin bahçesindeyken, çitlerin arasından içeriye giren sahipsiz bir at görüyorlar. Atı sahibine götürmeye karar veriyorlar. Küçük çocuk bunu nasıl yapacaklarını merak ederken, atı alıp yola çıkıyorlar. At su içmek ya da yol kenarlarında bir şeyler yemek için yoldan her çıktığında onu tekrar yola koyuyorlar. Bir süre sonra at yol üzerinde bir çiftlikten içeriye giriyor. Sahibi atı görünce oldukça şaşırıyor. "Bu atın benim olduğunu nereden anladınız" diyor. Onlar da "biz sadece yolda tuttuk, at kendisi geldi" diyorlar. İşte bu korumacı anne-babalara verilebilecek en güzel bilinçaltı mesajıdır. Onlara "çocuğunuzu kolundan tutmayın, yolda tutun" diyorum.
 

[TB] Benzer konular

Üst