Namlunun ucundaki başbakan/RTE

MiM

Admin
Yönetici
Membership


Gazeteci-yazar Aytekin Gezici son kitabı Namlunun Ucundaki Başbakan / Hedef: RTE kitabında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişimlerini anlattı. Kitapta Türk basınında ilk kez Gezici tarafından gündeme getirilen
şoke edici iddialar var.

Aytekin Gezici, Adanalı bir gazeteci. Soyadı ‘gezici’ değil de ‘yazıcı’ olsa yeriymiş; çünkü Türkiye’nin yakın tarihinde gerçekleşip de Gezici’nin hakkında kitap yazmadığı önemli bir politik-toplumsal konu bulmak zor. Kendisi de bunu saklamıyor. Aytekin Gezici adıyla açılan internet sitesindeki ‘motto’lardan biri şöyle: “Siz bu röportajı okurken bir kitabı daha çıkmış olacak.”

Ahmet Şık’ın tutuklanmasına yol açan yayımlanmamış kitapla ilgili en aykırı kitaplardan birinin yazarı o: İmamın Ordusu-Son Sığınak. Saralı Putlar Tarihi (Yalçın Küçük hakkında), Emin Çölaşan Nereye Koşuyor?, Polemiklerin Efendisi: Ahmet Hakan Coşkun, Göbeğini Kaşıyan Adam, Ziverbey’den Ergenekon’a İlhan Selçuk’un Hikayesi, Atatürk Bu Kadınları Çok Sevdi diğer kitaplarından bazılarının isimleri.

Gezici son olarak Namlunun Ucundaki Başbakan / Hedef: RTE isimli bir kitap kaleme aldı. Kitabın yayımlanma tarihi son zamanların moda deyimiyle ‘manidar’. Gezici kitabında Danıştay saldırısının olduğu gece arızalanan Başbakanlık uçağından, Bilal Erdoğan’ın düğününü kana bulamak isteyen teröristten, Başbakanı üzerinden atan attan, MGK masasının üzerine konan zehirli sudan ve yoğun bakımda bulunan Başbakan’ın çevresinde ‘Nasıl ölmez?’ diyerek dolaşan karanlık çehrelerden, kısacası tüyler ürpertici olaylardan söz ediyor.


- ‘Başbakanın konvoyuna saldırı düzenlendi, hemen oturup bir kitap yazayım’ mı dediniz?

- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan henüz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde bile Türkiye’nin ve doğal olarak kendisini bu memleketin gerçek sahibi gören ‘derin devlet’in gündemindeydi.

Ergenekon yapılanmasının medya ayağında mühim bir rol üstlendiği konuşulan Aydınlık Dergisi‘nin 20 Ekim 1996’da ‘Erdoğan’ın Erbakan’ın yerine hazırlandığı’ ve doğal olarak ‘dikkat edilmesi gereken bir isim’ olarak mimlendiği günlerden bu yana kendisi ‘iyi saatte olsunlar’ın hedefindeydi.

Erdoğan’dan rahatsızlık duyan, onun iş ve işlemlerinden zarar görenlerin onu etkisizleştirmek adına bir şeyler planladığı hep konuşuldu. Ancak önce 12 Haziran seçimleri ve sonrasında yapılacak 12. Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahil olmaya çalışan çevrelerin ‘Artık Erdoğan devri kapanmalı!’ düşüncesinden hareketle bu kez öncekilerden daha ciddi bir şekilde kendisine yönelik saldırı, etkisizleştirme ve suikast girişimlerine ağırlık vereceklerine dair bir inanç gelişti bende.


- Kitabı saldırı üzerine yazmadınız yani?

- Kitap çalışması Kastamonu saldırısından bir hafta evvel yayınevine teslim edilmişti. Zaten kitabın içerisinde yer alan ‘suikast teşebbüsleri’ doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik girişimlerin detaylarını anlatıyor. ‘Mesaj olsun diye’ düzenlenen provokasyonları yazsam kitabın hacmi mevcuttan 10-15 kat daha fazla olurdu.


- Kaç girişime yer veriyorsunuz kitapta?

- Kitapta, Erdoğan’a yönelik somutlaştırılmış, soruşturma aşamasına gelmiş 18 ayrı hadisenin detayları var. Kitabın girişindeyse son anda ‘okyanus ötesinde’ bir dosttan gelen ihbarla amacına ulaşamamış iki ayrı suikast teşebbüsünün ayrıntıları var.


- Bu girişimler, tek bir merkezden mi yönetiliyor? Kim bunlar?

- ‘Türkiye’de bizim istemediğimiz bir şeyin olması mümkün değildir’ anlayışıyla yaşayan kesimler, 3 Kasım 2002’den bu yana olan bitenden fazlasıyla rahatsız olmuşlardır.


Kitapta mahkeme safahatına kadar takip edilen girişimlerde örgüt kimi zaman Ergenekon oluyor, kimi zaman devrimci sol. Bazı zamanlarda hastalıklı tiplerin tetikçi olarak kullanılmaya çalışıldığına da şahit oluyoruz. Bu anlamda ‘kim bunlar?’ sorusunun muhatabının daha geniş bir perspektifte ele alınması gerekir diye düşünüyorum.


- Daha önce medyaya yansımayıp da ilk kez sizin kitabınızda yer alan bir bilgi var mı?

- Okur, her sayfada ‘Bunları hiç duymamıştım’ diyeceği girişimlerle karşılaşacaktır. Ancak Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sırasındaki zehirleme girişimini sanırım ilk kez bu kitaptan okuyacaklar. Bir de şu kapıları durup dururken kilitleniveren zırhlı Mercedes olayının finalinde yaşanan bazı diyaloglar okura sanırım ilginç gelecektir.


Başbakan’ı üzerinden atan ata dikkat edin!

- Sizi ‘komplo teorisyenliği’ ile suçlayabilirler.

- Kitabımda kesinlikle komplocu bir yaklaşım içerisinde olmadım. Zaten Başbakan Erdoğan’a yönelik suikast teşebbüsleri devam eden bazı örgüt davalarında ve her nedense yayın yasağı konulan ‘Ankara merkezli çete’ davalarında o kadar ayyuka çıkmış durumda ki bu hususta komplo uydurmaya, mevzuya komplo penceresinden bakmaya gerek yok. Bence bu mesele artık üzeri örtülecek bir durumdan çıkmıştır.


- Başbakanı sırtından atan atın 2007 yılında öldüğünü yazmışsınız. Burada da bir kötü niyet mi söz konusu. Atı konuşmasın diye öldürmüş olamazlar herhalde?

- Sorudaki gizli istihzayı anlamadım sanmayın. Ama biraz önce de ifade ettiğim üzere konu ‘aman millet duymasın’ aşamasını çoktan gelip geçmiştir. Geçmişte hayatı bir suikastla sonlanmış siyasi liderler galerisine bir yenisinin daha gitmesine bu millet tahammül göstermeyecektir.


Başbakanı sırtından atan at hakkında benim kıt imkanlarımla birinci ağızdan ulaştığım kaynaklara devletin ilgili birimleri nasıl ulaşamadı? O hadisenin ardından at 1,5 liraya sırtında çocuk taşıdı. Atın sahibinin bile, ‘Başbakan bininceye kadar atla ilgilenenlerin soruşturulması gerekir,’ açıklaması neden dikkate alınmadı. Evet, soruyorum neden?


SUİKASTI ‘OKYANUS ÖTESİ’NDEN GELEN HABER ENGELLEDİ

Gezici’nin kitabında yer verdiği iddialardan bazıları yenilir yutulur gibi değil. Bunların en çarpıcılarından birine göre: Başbakan Erdoğan, Ergenekon Silahlı Terör Örgütü tarafından MGK toplantısında zehirlenmek istedi. Gezici’nin iddiasına göre, suikastçıların bu yönteme başvurmak istemesinde daha önceki girişimlerinin başarısız olması etkili olmuştu.

Olayı kitaptan bir alıntıyla anlatalım: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın artık klasikleşmiş sıradan bir MGK gündemine hazırlandığı esnada ısrarla kendisiyle yüz yüze görüşmek isteyen bir tanıdık çalışma ofisine davet edilir. Tanıdık, Erdoğan’a ‘okyanus ötesinden’ selam ve çok önemli bir mesaj getirmiştir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan selamı ve mesajı alır. Sinirlendiğinde hep yaptığı gibi yumruklarını sıkar ve gözlerini kısarak çevresini izlemeye başlar. Saati geldiğinde en yakınındakiler dahil hiç kimseye bir şey söylemeden MGK toplantısına girer.

Toplantı rutin şekilde tamamlanmak üzereyken, Başbakan Erdoğan önüne bırakılan suyu içmek yerine, cebinden çıkardığı mendili ıslatır. Islak mendili avucunun içine alan Erdoğan önündeki evraklarla birlikte çantasına bırakıverir. O günün akşamında mendilin üzerindeki suyun analizlerinden, ‘öldürücü etkisi bulunan etkili bir zehir’ sonucu çıkar.”


HASTANEDE ‘NASIL ÖLMEZ’ DİYE HOMURDANAN KİMDİ?

Kitaptaki camları balyozla kırılan makam aracı bahsinden bir alıntı: “Saatler süren tedavisi boyunca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı başından ayrılmayan bir isim, yoğun bakım odasına giren bir ziyaretçinin kendi kendisine, ‘Nasıl ölmez? Nasıl ölmez?’ diye homurdandığını anlatacaktı yakın çevresine.”

 
F

FersahFersah

Guest
Ynt: Namlunun ucundaki başbakan/RTE

Sağol ama okumayı düşünmüyorum.
 

MiM

Admin
Yönetici
Membership
Ynt: Namlunun ucundaki başbakan/RTE

FersahFersah' Alıntı:
Sağol ama okumayı düşünmüyorum.
fersah kardeş, hayırdır inşaallah.
bu ifadenizden onu sevmediğiniz anlaşılıyor sanki...
olabilir, canınız sağolsun...
teşekkür yine de,
konuyu güncellediğiniz için! :)
 
Üst