MESLEK SEÇİMİNDE SORUMLULUK KİMİN?

  • Konbuyu başlatan senarist081
  • Başlangıç tarihi
S

senarist081

Guest
Her ne kadar günümüzde aile ve çevre baskısı meslek seçiminde önemli etken olsada sorumluluk kesinlikle size aittir.
Bu sorumluluğu başkaları üzerine almamalıdır. Başkalarından yardım alınabilir; uzmanların, öğretmenlerin, anne ve babanızın görüşleri de önemlidir. Ancak seçimin olumlu ve olumsuz sonuçlarından en fazla kendinizin etkileneceğini unutmamak gerekir.

Gençleri en çok düşündüren , yanlış bildiğimiz , yada hep karıştırdığımız sorularla devam edelim ;

NE ZAMAN YETİŞKİN OLACAĞIM :

Gençlikten yetişkinliğe geçişin ölçütü ekonomik ve duygusal bağımsızlığın kazanılmasıdır. Ekonomik bağımsızlığı bir meslek alanına yönelip, o mesleğin eğitimini alıp bir işe yerleşmeyle elde edilirken; duygusal bağımsızlık ise anne-babaya bağımlılığın bittiği bir eş seçiminin gerçekleştiği döneme kadar sürer. Daha basit bir anlatımla eş ve iş yaşantısına girmiş bir genç için yetişkinlik başlamış demektir.

MESLEK İLE İŞ ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Ülkemizde iş ile meslek birbirine karıştırılmaktadır. Meslek (career) iş (Jap) birbirinden farklı kavramlardır. Bacanlı nın yaptığı tanıma göre “meslek , bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan sistemli etkinlikler bütünüdür. Meslek , belli bir tür alanda etkinlikte bulunabilme gücüdür” (1996). İş ise ; belli bir işyerinde sürdürülen benzer etkinlikler grubudur. Bacanlı ya göre bir kimsenin mesleği olabilir, ama işi olmayabilir. Bir işin olması da bireyin mesleği olduğu anlamına gelmez. Günümüz dünyasında önemli olan bireyin meslek sahibi olmasıdır. Geleceğin dünyası meslek sahibi olan insanlarca belirlenecektir. O yüzden bir iş sahibi olmanız önemlidir ancak meslek sahibi olmanız daha da önemlidir.

MESLEK SEÇİMİNDE KARŞILAŞABİLECEĞİNİZ BAZI ANNE-BABA TUTUMLARI :

“Ben olamadım sen olacaksın” : Bazı anne-babalar gerçekleştiremedikleri kendi özlemleri ve ideallerini çocuklarının gerçekleştirmesini isterler. Eğer böyle bir tavırla karşılaşıyorsanız onlarla çatışmaya girmeden kendi yetenek ve ilgilerinizi ortaya koymayı deneyin. Sizi bir mesleğe yönlendirmeleri yerine yardımcı olmalarını sağlayın. Çatışmadan kaçının, onları anlamayı deneyin. Bir mesleğe yönelme başkalarıyla yaşanacak bir çatışma alanı olmaktan çok yardımlaşılan bir süreç olduğunu unutmayın. Onların desteğini nasıl alacağınızı bulmaya çalışın. Unutmayın bu yaşadıklarınız size hayal kırıklığı değil kendinizi tanımanız ve ortaya koymanız için bir fırsat olduğunu düşünün.

“Komşunun çocuğu oldu ama...” : Koşularımızın, akrabalarımızın, çocukları ile hep karşılaştırılıyor olabiliriz. Anne ve babanız sizi daha başarılı görmek için böyle sözlerin sizi etkileyeceğini düşünüyor olabilir. Bu durum kendinizi yetersiz hissetmenize neden olabilir. Olumlu yönlerinizi göstermeye çalışın. Başkalarıyla kendimizi karşılaştırarak haksız rekabete girmenin veya savunmaya girmenin bir anlamı yok. Kim ne derse desin ölçüt kendiniz olmalıdır. Önemli olan kendi yeteneklerinizi ve ilgilerinizi geliştirmektir. Bunu siz kendiniz fark edin ve önemseyin. Zaman içinde anne ve babanızda görecektir. Kendinize güveniyor ve geliştirmeye çalışıyorsanız bu sizi amaçlarınıza ulaştırır. Başkaları gibi olmak, onların gittiği üniversiteye gitmek için değil; kendimiz için neyin iyi olduğuna karar verip amaçlarımızı gerçekleştirmeliyiz.

“Bak kardeşin .....” : Dikkatli bir gözle baktığınızda kardeşlerin birbirlerinden ne kadar çok olumlu veya olumsuz etkilendiklerini fark etmişsinizdir. “Bak kardeşin ...” diye başlayan her cümle bizi kışkırtacak, yeni kavgaları, yeni sorunları getirecektir. Anne ve babamız her çocuğu diğer bütün çocuklardan ayırarak değerlendirmeyi, iletişim kurmayı becermek zorundadırlar. Bu konuda onlara yardımcı olmak durumundayız. Bizden çok başarılı yada bizden çok daha yetenekli görünse de her insan sonuçta kendi yaşantısını çiziyor. Kardeşimizin başarılı olup olmaması, yetenekleri onu ilgilendirir. Benim için önemli olan onun benim yaşantıma, benimde onun yaşantısına engel olmamam olmalıdır. Rekabet edeceğim koskoca bir gelecek var. Üniversite sınavına kardeşimle değil yüz binlerce akranımla gireceğim. Meslek yaşantınızda , iş hayatınızda rekabet edeceğiniz başka engeller var. Önemli olan bu koşullara kendimi hazırlayıp, hazırlamadığımdır. Geleceğimi oluştururken annemin, babamın, kardeşimin desteğini almak benim kendimi daha güçlü hissetmeme katkıda bulunur. Kim olursa olsun birisi bizi bir diğeriyle rekabete sürüklememeli. Zamanımı aynı evde yaşadığım insanlarla çatışma yerine başka zevkli işlerle geçirebilirim.

“Ancak senin gibi bir tembel bu alanı seçer...” : Başkalarının bizi küçümsemesi, değersiz görmesi, alay etmesi bizim yaşamla mücadelemizi zayıflatır. Eğer sizin düşüncenizle başkalarının seçimi çelişiyorsa, olumlu iletişim becerilerini kullanarak konuşmayı denemeliyiz. Kendimizi zedeletmeden insanların bize değer vermelerini sağlamalıyız. Eğer seçimlerinizin doğru olduğuna eminseniz ve anne-babanızı da ikna etmeniz gerekiyorsa bunu çatışmadan becerebilmeniz gerekir. Onlara inat bir alanı veya bir mesleği seçmek değil önemli olan uygun olanı bulup savunabilmektir.

“Kararına güveniyorum “ : Bu tepki biçimi yaşama daha güvenle bakmanızı sağlayacaktır. “Kararına güveniyorum “ demek gencin “iyi anne-babası” olmaktan çok onun dostu/arkadaşı olmayı denemek anlamına gelir. Çocuklarında sorumluluk duygusu geliştirmek isteyen, demokratik aile ortamı yaratmaya çalışan anne-babalar çocuklarının kararlarına güvenmeyi öğrenmek zorundadırlar. Unutmayın ki günümüzde çocuğunun yanında olmayı denemeyen bir çok anne ve baba zaman içinde ilişkilerinin koptuğunu görmektedirler. Anne ve babamızın bizim kararlarımıza güvenmelerini sağlamak bizi rahatlatır. Ancak bu durum bize bütün sorumluluğun verilmesi anlamına gelir. Başarmak veya başaramamak, uygun mesleği bulmanın veya bulamamanın bütün sonuçlarını bizim yaşayacağımız anlamına gelir. Anne ve babanız sizin kararlarınıza güveniyorlarsa sorumluluk duygunuzun geliştiğini yaşama ve geleceğe daha umutla baktığınızı hissedeceksiniz.


Ben neler yapabilirim? (Bireyin yeteneklerinin belirlenmesi)

Ben neleri yapmaktan hoşlanırım? (İlgi alanlarının belirlenmesi)

Karakterim nasıl? (Kişilik özelliklerinin belirlenmesi )

Ben ne istiyorum? (İş değerlerinin belirlenmesi)


İlgi duyulan mesleklerin incelenmesi.

Meslek mensuplarının yaptığı temel faaliyetler,

Çalışma ortamı,
Çalışma koşulları,
Çalışanlarda aranılan nitelikler,
Mesleğe hazırlanma,
İlk işe giriş,
Meslekte ilerleme,
Kazanç,
İş bulma olanağı ve mesleğin geleceği,
Mesleğin gerektirdiği nitelikler vb.


Birey kendi özellikleri ile mesleğin özelliklerini eşleştirerek kararını oluşturabilir. Üzerinde durulacak temel nokta "Bireyin kendini olmak istediği gibi değil olduğu gibi" objektif olarak tanıması ve ilgi duyduğu mesleği de olumlu, olumsuz özellikleriyle tanımasıdır. "Ben ne kadar çok kazanabilirim?" yerine "Ben hangi işi en iyi şekilde yapabilirim?", "Hangi ortamlarda ve koşullarda çalışmaktan mutlu olurum?" sorusuna cevap vermesi ve hayattaki mutluluğu yakalamak için ilk adımı doğru atması önemlidir.

1. Kendinizle ilgili bilgi sahibi olmalısınız:

Hangi konulara ilgi duyuyorsunuz?

Hangi konularda yetenekli olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Kişilik özelliklerinizi biliyor musunuz? (Örneğin, liderlik özelliğine sahip olduğunu düşünen birey, ilerleme olanağı olmayan bir meslek seçtiğinde mutsuz olabilecektir.)


Yaşamdan beklentileriniz neler?

Yaşamda en çok nelere öncelik ve önem veriyorsunuz? Para kazanma, ün sahibi olma gibi.

Fiziksel özellikleriniz seçmeyi düşündüğünüz mesleğe uygun mu? (Örneğin, pilotluk eğitimi almak isteyen bireylerin görme kusuru olmaması gereklidir.)


2. Seçmeyi düşündüğünüz meslek konusunda bilgi sahibi olmalısınız:

Mesleğin gerektirdiği özellikler nelerdir, meslek hangi yetenekleri, ilgileri, kişilik özelliklerini, fiziksel özellikleri gerektirmektedir?

Meslekte yapılan işler nelerdir?

Mesleğin çalışma ortamı nasıldır?

Mesleğin kazanç durumu nedir?

Önümüzdeki on yıl içinde mesleğin ülkemizdeki durumu nasıl olacaktır?

Meslekte yükselme olanakları nasıldır?

Meslekte kadın/erkek çalışan oranı nasıldır?

Meslek, staj, zorunlu hizmet gibi çalışmaları gerektirmekte midir?


3. Sizi, seçtiğiniz mesleğe hazırlayan yüksek öğretim kurumları hakkında bilgi sahibi olmalısınız:

Hangi yüksek öğretim kurumları, seçilen mesleğe eleman yetiştirmektedir?

Seçilen yüksek öğretim kurumu yılda kaç öğrenci almaktadır?

Daha önceki yılların taban-tavan puanları nelerdir?

Seçilen yüksek öğretim kurumu hangi puan türünde öğrenci almaktadır?

Öğrenim süresi kaç yıldır?

Özel bir ödeme gerektiriyor mu, bu ödemeleri karşılayabilecek misiniz?

Yüksek öğretim kurumunun bulunduğu yer ve sunduğu olanaklar öğrenci için yeterli mi?


4. İçinde bulunduğunuz ortaöğretim sistemi ve Öğrenci Seçme Sınavı hakkında bilgi sahibi olmalısınız:

Lisede sınıf geçme, bölüm seçme nasıl olmaktadır?

Lise 1. sınıftan itibaren seçilen bölüm (Matematik - Fen, Yabancı Dil, Türkçe - Matematik gibi) ÖSS puanınızı, dolayısıyla seçmeyi düşündüğünüz yüksek öğretim kurumu bölümüne girişinizi nasıl etkilemektedir?

Ortaöğretim yıllarındaki ders başarısı ve ortalaması (OÖBP), ÖSS puanınızı nasıl etkilemektedir?

Bulunduğunuz lisenin başarısının (Ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı) ÖSS puanınıza etkisi nedir?

ÖSS'den sonra, tercih sıralamanız neye göre, nasıl yapılmalıdır?

Hedefimizin (mesleğimizin) belirlenmiş olması; buna yönelik yapılacak çalışmanın niteliğinin ve yönünün belirlenmesi demektir. Hangi yönde, hangi yöntem ile nasıl çalışma yapacağını bilen kişiler kısa sürede başarıya ulaşabilirler. Hedef belirsiz, çalışmalar düzensiz ise başarıya ulaşmak mümkün değildir.


Bu nedenle, üniversite hazırlıkta meslek alanınızın ve mesleğinizin belirlenmesi çok önemlidir.

www.nkl.k12.tr/rehberlik​
 

[TB] Benzer konular

Üst