La Tahzen/Üzülme!

  • Konbuyu başlatan KARANFÝL
  • Başlangıç tarihi
K

KARANFÝL

Guest
Üzülme!
Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.
Üzülme!
Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir.
Üzülme!
Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki�
Üzülme!
Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki� Gözden çıkarmamış olmalı seni.
Üzülme!
Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.
Üzülme!
Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki� Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.
Üzülme!
Seni bir �İşiten� var. Seni, senin kendini bile sevmenden önce O sevdi. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor.
Üzülme!
Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin. Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, Senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.
Üzülme!
O'nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan göz yaşları içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: Lâ tahzen, innAllahe meânâ.
Üzülme!
Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. Rabbin sana küsmedi ki Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki


Senai Demirci
 

[TB] Benzer konular

S

SimurG

Guest
Ynt: Lâ Tahzen/Üzülme!

Rabbim…

Ben kapında bi/çare…
Aranıyorum…
Umut ve özlem...
Sağıma bakıyorum elimi kaldırıyorum…
Uzatıyorum “medet” diye…
Gözüme zulmetli bir karanlık ilişiyor…
Ürküyorum… Hüzünleniyorum…
Ve indiriyorum çare/siz…
Yine içimde umut doğuyor…
Soluma bakıyorum bu defa kaldırıyorum elimi…
Uzatıyorum uzatabildiğim kadar…
Safi bir nur, parıldıyor tüm ihtişamıyla…
Alıyor gözlerimi…
Ümidim ve özlemim çıkıyor en yükseklere…
En derin hislerime…
En temiz duygularıma…
Ve elimi uzatıyorum…
Nura, nurlanmak için…
Ama hüzün kaplıyor birden…
Sağımda geliyor benimle…
Kaçmaya çalışıyorum…
Uzattıkça elimi bırakmıyor peşimi…
Ne kadar çabalasam da…
Hüzünleniyorum…
Bi/çare dilimden şu ayet dökülüyor…
“İnnema Eş kubessi ve huzni ilallah…”
Başım önde içim buruk hüzün kaplamış içimi…
Birden bir ses geliyor…
İrkiliyorum…
“La Tahzen…”
Duruyorum…
İliklerime ilişiyor ama yine hüzün…
Yine ses geliyor…
“La tahzen innellahe meane…”
Yüzümde bir sevinç…
İçimde bir ihtizaz…
Kalbimde ümit…
Ellerimi birleştirmeye niyet ediyorum…
Açıyorum ellerimi…
Çünkü Rahmet affetmek ister…
Çünkü Merhamet şefkat eder…
Ve….
Ey Rabbim…
Gündüzü geceye- geceyi gündüze kalbeden Sen’sin…
Bütün karanlıkları nuruyla nurlandıran Sen’sin…
Geçmişim tüm karanlığıyla geleceğimi zulmete boğmak istiyor…
Oysa Sen’in nurun her şeyi nurlandırır..
Beni geçmişimin ta’zibinden ve zulmetinden kurtar…
Benim geleceğimi nurunla nurlandır, zira Sen’in nurunu hiçbir şey söndüremez ey Nur…
Ve ellerim yüzüme kavuşuyor…
Sıcaklık hissediyorum…
Dokundurdukça yüzüme rahatlıyorum…
Dağılıyor içimdeki hüzün ve karanlıklar…
Ve bir ses duyuyorum…
Umutlu…
Nurlu…
Şefkatli…
Merhametli…
“La Taknetu Min Rahmetillah…”

Alıntı
 
K

KARANFÝL

Guest
Ynt: Lâ Tahzen/Üzülme!

Çok güzeldi SimurG abim, teşekkür ederim..

“La tahzen innellahe meane…”
"ÜzüLme Allah bizimle beraberdir"
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: Lâ Tahzen/Üzülme!

İki güzel insan,iki değerlim..!

Bitanesi senin ki çok sevdiğim zaman zaman okuduğum inşirah veren bir yazı paylaşmana çok sevindim..Yüreğin var olsun canım..!

Üstad seninkide yüreğe sukun veren seslenişti ...Eyvallah okyanus yüreğine...Ve diyorum bende; "La tahzen innellahe meane"
 
Üst