Kur'an-ı Kerimin Lisanı

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Kur'an'ı Kerimin Lisanı:

Birçok ayetlerde, Kur'an'ın bir hikmetler kaynağı olduğu, anlaşılabilmesi, ya da kolay anlaşılması için Arapça olarak gönderildiği bildirilmiştir Sure 12, Ayet 3:
«Elif-lam-ra, bunlar gerçeği açıklayan kitabın ayetleridir Biz onu anlayasınız diye arapça bir kur'an olarak indirdik»
Ayetten açıkça anlaşıldığı şekilde Kur'an, evrenin bütün bilinmezlerini kapsayan bir şifreler kitabıdır Yani bilimsel anlamda tüm bilgileri depo eden bir bilgi hazinesidir Bu bilgi hazinesindeki hikmetleri, rumuz harflerin ifadesinden de anlayacağımız şekilde kavrayabilmek kolay bir iş değildir; ancak, Cenab-ı Hak, bu hikmetler ve bilgiler kitabını anlayabilmemiz için, kuruluş açısından en geniş imkanlı bir lisan olan arapça olarak göndermiştir
Yine rumuz harflerinin açık ayetler olduğu bildirilen bu ayetler içinde, bir şifre, bir evren yasası ve kuralı olmuş niteliği çok açıktır Diğer taraftan Kur'an'ın Levh-i mahfuz olduğu da bir çok ayetle bildirilmiştir Levh-i mahfuz, evren gerçeklerinin yazılı olduğu bir kompitür sistemidir Demek ki Kur'an, evren gerçekleri, yasaları ve kurallarının matematik sistem içinde Arapça'ya aktarılması olayıdır
Bu söylediklerimiz Kur'an'ın kesin beyanlarıdır ve herhangi bir yorum yoktur
Evrene ait pek çok gerçeği içeren Kur'an'ın, Arapça oluşunu, Arapça'nın en iyi lisan oluşu gerçeğinde aramak gerekir
Bir kompitür bandını bir lisana aktarmak için elbette, özellikle kelime deryası zengin, grameri güçlü bir dilin seçilmesi gibi zorunluğu bu konunun ehli çok iyi takdir eder
Şu halde Kur’an’ın, ileriki bölümlerde göreceğimiz gibi, birçok bilimsel sırlar saklaması tabiidir Onun harflerinde ve kelimelerinde mutlaka çok özenle hesaplanmış hikmetler vardır Bu gerçekleri bilerek, hatta görüp yaşayanlar için Kur’an’ı tercüme etmekteki imkansızlık, pek açıktır, belki lisana çeviriler çok kaba hatlar ile manaya yaklaşım içindir Yine bilinmektedir ki: Kur’an Arapçası, başlı başına değişik bir Arapçadır Çeşitli Arapça şivelere hatta zengin ve ağdalı Arapça edebiyata Kur’an’da rastlamak mümkün değildir Bu yüzden bazıları Kur’an Arapçasını halk lisanı olarak tanımlamaya kalkmıştır
Halbuki Kur'an Arapçası çok özel bir Arapça'dır Hem Iirik, akıcı bir üslubu vardır, hem çok bilimseldir
Hem her okunuşta kolayca anlaşılır, hem okudukça yeni manalar açılır
Ayrıca Kur'an Arapçasının çok önemli bir yönü, Kur'an'da geçen pekçok Arapça kelimelerin daha önce hiç kullanılmamış olmasıdır Arapçada geçen fakat yalnız sınırlı amaçlar için kullanılan kelimeler de Kur'an'da bilimselleştirilmiştir
Cennet ve Cehenneme ait birçok özel kelimeler ve Levh-i Mahfuz deyimleri, ilk kez Kur'an'da geçmektedir Zemheri kelimesi bile ilk kez Kur'an'da izlenmiştir
Özetle söyleyebiliriz ki :
Kur'an Allah ilminin Arapça olarak verilişidir Ancak onun lisanı klasik Arapçadan ahenk açısından farklıdır
Bu gerçekler içinde Kur'an çok özel bir Arapçadır Onun kelimeleri hem ahenkleşecek biçimde seçilmiş, hem de o kelimenin tercümesi manaya çok gizli sırlar getirmiştir
İlk bakışta:
Hünnes ile Künnes ahenk için yanyana geldi sanılır Halbuki bu kelimeler evrenin temel yasalarını temsil etmektedir
 

[TB] Benzer konular

Üst