Kur'an-ı Kerimi ve Kalp

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
KALP VE KUR'AN

Kur'an'ın diğer söz ve yazılardan en büyük farkı kalple arasındaki ilgidir Bu yüzden kitabımızın başından beri izaha çalıştığımız Kur'an mucizelerinin en önemli sırrı kalpte düğümlenir
Bir özet yaparsak: insanın kalbi, maddi yapısıyla, vücudun diğer sinir sistemlerinden farklı olarak tamamen ayrı bir duygusal nitelik taşır Sevgiler, acılar, hatta kin ve ihtiras onun maddi yapısını çok şiddetli etkiler Bir şeyi uzun uzun düşününce nasıl beyniniz yorulursa, bu duygularla da kalbimizin etkilendiğini hepimiz
farkederiz
Daha önemlisi kalbimizin mana yönüdür Önseziler, kalbimizin manasından aktarabileceğimiz en net çizgilerdir Bir olayı önceden sezmek, ya da geleceğe ait bazı algıların ifadesi demek olan önseziler, hemen hemen herkesce fark edilebilen inkarı imkansız bir gerçektir işte kalbin bu manevi hususiyeti insanın en bilinmez, anlaşılmaz yanıdır İnancın merkezinin kalp olması da ondaki bu hususiyetin bizlere bir başka anlatım şeklidir Kalp bu özelliği ile akım ve düşüncenin kavramakta güçlük çektiği gerçekleri süratle sezer Akıl ve düşünce, olayları bilgi sermayesi ve zaman formülü içinde değerlendirir Halbuki kalp, böyle bir sermayeye ve zamana ihtiyaç duymadan bilinmesi gerekeni sezer ve bulur Kalple aklın işleyiş tarzını, matematik bir hesap örneğinde; kağıda yazılı şeylerin hesaplanması ile bütün bilgileri depolamış elektronik beynin cevaplaması arasındaki farka benzetebiliriz Bu yüzden kalp; sanki tüm bilgilerle donatılmış elektronik bir beyine benzer Sizin günlerce yapacağınız hesabı, gönül düğmesine basarak bir anda çıkarıverir
İşe Kur'an, evrene ait sırları taşıyan genelde şifre anlamlı bir mesaj olduğu için, ancak kalp kanalıyla kavranabilir Kur'an okunduğu zaman, Kur'an lisanını hiç bilmeyenin ondan bir şey anlaması mümkündür; çünkü kalp, bilgi hazinesi olarak aklın kullandığı sermayeyi kullanmaz O evrene ait bir sırrı sezerken, akıl gibi bir takım ön yargılara muhtaç değildir, dolayısıyla lisan farkı da onu etkilemez
Kur'an'ın gönle hitap eden bu sırrı, onun ahenk dizisindeki güzellikten, etkiden başlar Yani Kur'an okunurken ses ahengi önce kalbin duygusal tuşlarını harekete geçirir Daha sonra kalp, ayetlerin verdiği şifreleri sezmeye ve kavramaya başlar Gönlü temiz bir mü'minin Kur'an okunurken duygulanması, ağlaması, bütün üzüntü ve dertlerinden arınması bunun en açık delilidir Unutmamak gerekir ki, bu dengenin kurulabilmesi için iman şarttır Çünkü kalbin mana tuşlarına basacak olan parmak imandır Muhtelif ayetlerde, kalp pencereleri kapanmamış olanların, Kur'an'ı kalpleriyle sezip iman ettikleri yazılıdır Hatta inanmayanların bile mutlaka kalp sırrında silik ve anlamsız da olsa bir etkinin kalabileceği bildirilmiştir Kur'an'a karşı çıkanların bile, bu bilinmez dalgalanmadan rahatsız olarak Kur'an'a karşı çıktıkları, yine Kur'an emirlerindendir
İman ne kadar güçlü ise Kur'an'ın kalp yoluyla kavranması o kadar nettir; bunun idealinde; yani üstün bir iman gücünde bir mü'min, Kur'an'ı bütün ayetleriyle sezer ve anlar; böyle bir mü'minin, hiç bir Kur'an ve din eğitimi olmasa bile, davranışları ve ahlakı tamamıyla Kur'an ayeti istikametindedir İşte Kur'an'ın en önemli mucizesi, insana bir gizli hazine olarak verilen kalbin manasını harekete geçirmesidir Çağımızda insan sesine ayarlanmış kasa kilitleri vardır Yani o kasanın sahibi konuşmadıkça o kasayı açmak mümkün değildir İşte Kur'an, tıpkı gönül kasasının ve o kasanın ardındaki sonsuz mana hazinesinin kapılarını açan bir etki sırrına sahiptir
Efendimizin, Kur'an'ı anlasın anlamasın, her müslümana sık sık Kur'an okumasını emretmesi, bu ince hikmetin beyanıdır «Kur'an'la insan ikiz kardeştir» Hadisi de bu hikmetin kesin bir ifadesidir Her insanın gönlünde, Kur'an'ın bir nüshası vardır Yani insan evren sırlarını iç dünyasında taşımaktadır
 

[TB] Benzer konular

Üst