Kur'an-ı Kerim Nelerden Bahsediyor?

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Kur’an-ı Kerim nelerden bahsediyor? [Kur'anın içeriği]

Soru: Kur’an nelerden bahsediyor?

Kur’an’ın bütününe baktığımızda onun bütün sure ve ayetlerine kadar nüfuz eden dört ana gayesi bulunduğunu görürüz Kur’an bahsettiği her şeyi bu dört gayeyi kuvvetlendirmek için ifade eder

Bunlardan birincisi zatında, sıfatlarında, fiillerinde, eserlerinde ve mülkünde hiçbir ortağı, benzeri, dengi bulunmayan ALLAHu Teala’ya iman etmek manasına gelen tevhid esasıdır

İkincisi, Alemlerin rabbinin emirlerini bize ulaştıran, peygamberlik müessesesini ifade eden nübüvvettir

Üçüncüsü haşir, yani öldükten sonra yeniden diriltilerek ebedi bir hayata kavuşmaktır

Dördüncü esas ise adalettir Kur’an’da insanların dünyada huzurlu bir hayat yaşamları için gerekli olan adalet emredilir İnsanların hayatlarına bu prensipler çerçevesinde bir düzen vermek hedeflenir Alemlerin Rabbi olan ALLAH’ın adaletinin bütün kainatı kuşattığı, haşirde de tam olarak tecelli ederek herkese iyilik ve kötülüğünün karşılığını vereceği bildirilir

Kur’an’ın ifade ettiği ilmi gerçeklerden bir kesit

Kur’an’ın asıl gayesi, insana, kulluk dairesindeki vazife ve sorumluluklarını öğretmek, ferdi ve içtimai hayatını düzenlemek ve ebedi saadeti kazanmasına vesile olmaktır Daha özlü bir ifadeyle Kur’an’ın en birinci vazifesi, insan hayatın Yaratıcısının irade ve rızası istikametinde şekillendirmektir

Bunun dışında kalan hususlara Kur’an, mahiyeti, önemi ve kıymetine göre yer verir Kur’an, böyle olmayıp da, sözgelimi, çağın tabusu haline gelmiş bir kısım medeniyet harikalarından ve ilmi gelişmelerden açıkça ve detaylarıyla bahsetseydi, o zaman pek ehemmiyetli maksatların söz konusu edilme hakkı ortadan kalkacak ve de dünyanın en mükerrem varlığı olan insan ihmal edilmiş olacaktı

Bu itibarla Kur’an, birçok ilmi ve teknik bahse ana maksatlar çerçevesinde özlü ve i’cazlı bir biçimde yer vermiştir Bu cümleden olarak Kur’an’ın, Yüce Yaratıcı’nın kudret, azamet ve hikmetlerinin bilinmesi n----- varlıkta cereyan eden birçok olaya bazen açıkça bazen de işaretler ve ipuçları halinde teması söz konusudur ki, bunların birkaçını şöyle sıralayabiliriz:

1 “Aşılayıcı olarak rüzgarlar gönderdik Derken gökten yağmur indirip onunla sizi suladık Halbuki o suyu hazinelerde depolayan da sizler değilsiniz”(1)

Bu ayet de, henüz yirminci yüzyılda anlaşılan ilmi bir gerçeğin Kur’an tarafından asırlar önce ifade edildiğinin bir göstergesidir Rüzgarlar su buharından meydana gelen bulutları birbirine çarpıştırır Bu çarpışmada bulutlarda pozitif-negatif elektron geçişmesi olur, şimşek meydana gelir Rüzgarlar bulutları sıkıştırarak yere yağmuru aşılar Aynı zamanda rüzgarlar, bitkiler üzerinden eserken, erkek tohumları dişi tohumlar üzerine kondurmak suretiyle onları aşılar Böylece bitkilerde döllenmeye yardım eder Yine bu ayet gökten inen yağmur sularının yerin dibinde depo edildiğini ve böylece oradan çeşmeler ve kuyular açmak suretiyle canlıların sulanabileceğini anlatmaktadır

2 “Her şeyi çift yarattık”(2); “Münezzehtir o ALLAH, her noksandan münezzeh! Yerin bitirdiği her şeyi ve kendilerini ve daha nice bilmedikleri şeyleri çift yaratan, münezzehtir, Yücedir!”(3)

İlim adamlarının kısa bir zaman önce keşfettiği bir hususu Kur’an asırlar öncesinden haber vermiştir Bugün çok iyi bilinmektedir ki, insanlar nasıl çiftse, diğer canlılar da öyle çifttir Hatta her şeyin asıl maddesi olan atomlar da çifttir Onların bir kısmı artı bir kısmı eksi yüklüdür Ayrıca her şeyde cazibe (çekme) ve dafia (itme) olmak yönüyle bu ikilik değişik bir şekilde kendini göstermektedir İkinci ayette ise, o günün insanının müşahedesine arz edilen tablonun dışında, o devre göre bilinmeyen bir kısım şeylerden de bahsedilerek “Daha sizin bilmediğiniz şeyleri de çift yarattı” deniyor

3 “Göğü Biz çok sağlam bir şekilde bina ettik, onu genişleten Biziz Çünkü Biz geniş kudret ve hakimiyet sahibiyiz”(4)

Bu ayette, ilim mahfillerinde ağırlığını devam ettiren mekan genişlemesi bin dört yüz küsur sene evvel Kur’an’da söz konusu edilmektedir

4 “Güneş de bir delildir onlara, akar gider yörüngesinde”(5)

Kur’an asırlar önce, eski kozmolojiye rağmen, Güneşin sabit olmadığını ve kendi ekseninde hareket ettiğini bildirmiştir

5 “Bir de o dağları görür, donuk ve hareketsiz sanırsın; Oysa onlar bulutların yürüdüğü gibi yürümektedirler”(6)

Yine Kur’an-ı Kerim, dünyaya ait parçalar olan dağlara dikkat çekmek suretiyle arzın hareket ettiğine işaret etmiştir

Görüldüğü gibi, kainat kitabının bir tercümesi olan Kur’an’da -en mükerrem bir varlık olarak kainata gerçek değerini kazandıran- insanla alakalı ilmi meseleler ve gerçekler de ihmal edilmeyip, önem ve mahiyetlerine göre yerini almıştır

DİPNOTLAR

1-Hicr, 15/22

2-Zariyat, 51/49

3-Yasin, 36/36

4-Zariyat, 51/47

5-Yasin, 36/38
6-Neml, 27/88
 

[TB] Benzer konular

Üst