kapitalist "müslüman" amcalar!

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Karşımda elma logolu bir telefon, telefonu sıkıca kavrayan zayıf parmaklara; naif bir vücuda; geriye yatırılmış saçlara ve parlak parlaklığı nispetinde terazide ağır gelecek ceketinin ışıltısı “açılın, çılgınca eğlenmeye geldik” der gibi bir genç…
Telefondaki dostlarıyla konuşmasına yaşlı bir çift ile birlikte yaklaşık etraftaki yirmi kişi şahit..
Genç adam “Abi bu çocukta dil var ”, denilecek bir rahatlıkla kelimelerini sakınmadan en döşü kıllı, bağrı açık, dekolteli kelimelerin yarışında son yüz metreyi zorluyor gibiydi, fotofinişe ikinci turu bindireli çıtayı aşalı çok olmuştu halbuki.
Ne anlatıyordu bu çocuk:
Yılbaşında yapacağı alemin planı/projesi…
İnce benzetmeler ve edepsiz kelimelerle krokisini çiziyor hepimizin zihnine.
Nerede ne yapacaklar hepsini mekan mekan aktarıyor. Yanımdaki teyzeyle amca içlerinden kaç estağfurullah çektiler bilmiyorum da cezbeye getirecek kadar vardır herhalde…
Şampiyonumuz, Fiyakalı genç adam.
Son durağa yaklaşırken Tekila ikramlı sürpriz sanatçılı masanın fiyatını söylüyor.
Hatırı sayılır bir para bir gece için ”İki asgari ücrete denk”.
Son uyarısı, ben dört kız ayarladım sizde birer tane bulun.

Sinirlenmiş şekilde buharlaşmış camlardan dışarıya bakıyorum.
Camdan yansıyan bir şey dikkatimi çekiyor.
Bu konuşmaya şahit yirmi kişi varsa bir tanemiz bile “gayri müslim” değildik emin olun.
Hava soğuktu... Demir yolundaydık… Akşam olmuş, hava kararmıştı... Biri bu halkın karısına/kızına el uzatıyordu, hemen jeton düştü : “komünistler” olmalıydı...

ABDESTLİ “AŞKI MEMNU” YA/DA BAŞAKŞEHİR

Evvelinden İffet Polat ablanın paylaştığı…
Nuh Gönültaş’ın yazıya döktüğü bir iddia var aynen aktarıyorum:
“Dindar aileler arasında boşanmalarda da büyük yükseliş var. Aynı şekilde yine dindar aileler arasında gizli evlilikler ve gizli ikinci evliliklerin oranı da oldukça artmış görünüyor.
Mesela, Başakşehir. Başakşehir herkesin dilinde ama kimse ortaya çıkıp da gerçeği dile getirmiyor. Başakşehir gizli evlilik yapan muhafazakar kişilerin çoğunlukla ikinci evlerini kurmayı tercih ettikleri bir yer. Son zamanlarda böyle bir ün kazandı bu bölge.”

Muhafazakarların mahallesi…
Hani Fatihin ardından kurtarılmış ikinci bölge denilen…
Etap üstüne etap yapan yeşil sermayeyi son sürat çeken mevki…
O, sakallı amcalar...Kapalı ablalar…
Ramazandaki coşku…
Vakıflara/cemaatlere bağlı büyük bir kesim…
Yok, hiçbiri yapmaz, yok yok…
Müslümanlar yapmaz öyle şey…
Yapmaz değil mi..?
Müslüman, emin olunan hani…
Yapsa yapsa dinsiz, imansız, komünistler yapmıştır...


KAPİTALİST AMCALAR BİZE PARANIZLA KOMÜNİZM ALSANIZA..!
İhsan Eliaçık geçen hafta “Türkiye’ye komünizm zaten geldi”, girişiyle bir dizi analiz yaptı.
Türkiye’de, bir evi - bir arabası olanlar azınlık olarak nitelenebilirmiş.
Türkiye’de ailesinin ihtiyacını karşılayacak -aylık geliri- olanların sayısı da azınlık sayılabilirmiş.
Türkiye’de hayatı boyunca bir kadından başkasına dokunmayanlar (tek eşliler) de azınlık sayılabilirmiş.

Ekonomi dergilerini karıştırıp bakınca, Türkiye’de 14 milyon kişi Afrika koşullarında (herhangi bir gelire sahip değil) İhtiyaçlarını karşılayamayacak durumda. Ülkenin tamamına yakını, gelirin yarısını paylaşırken, zengin 15 bin kişi diğer yarısını kullanıyor.”vay be diyor” insan. 72 milyon bir yana siz bir yana…

Gelelim fasulyenin faydalarına!
Yurt içi ve dışından getirdiği körpeleri genelevlerde çalıştıranlar..!
Yılbaşı gecesi yaptığı zinaya iki ailenin aylık gelirini harcayanlar..!
Metresine ev alan sakallı amcalar!
Kapalı Bihterler/cariye ablalar!
Tv.’leri istila etmiş magazinler!
İzdivaç programı denen komediler.
Kadın üzerinden giderilen bu kadar pislik..!

Bunun yanında;

Kızına/oğluna beş lira harçlık veremeyecek babalar..!
Yeni elbise almaya para ayıramayacak %50’lik, ev sahibi olmasına rağmen evini onaramayan, ısınamayan, suyu, doğal gazı kesik faturalarını ödeyemeyen %40’lık kesim.
Ekonomik sebepler yüzünden okuyamayan/evlenemeyen/bunalıma girenler cabası...
Açlık/imkansızlık çeken büyük bir kesim..!

Tüm bunlar!

“Bizim” ülkemizde ise…
Buraya komünizm zaten gelmiş!
Buraya komünizm’in getirebileceği daha kötü birşey yok ki.
Şimdiden aç ve şimdiden açıkta olmayacağınıza emin olun, ay sonunu getiremeyen aile babaları..

“Komünistler gelince dininizi, imanınızı, paranızı, karınızı, kızınızı alacaktı...”

Karıları/kızları zaten zengin çocukları almış.
Paralar desen zaten zenginlerde.
Dinide tekele bağlamışlar, kurumsallaşmış kurban/zekat/infak adıyla…
Zenginler en kötü ihtimalle beşyüz yıl sonra cennete girecekmiş, hem de bu (hadis)miş.
İmamı da, fetvasını da satın almışlar, İmanı da çitle çevirmişler, Cennetin en güzide yerlerini de…
Cariyelerine ev bile tutmuşlar, adaleti sağlamak adına. Yediğinden yedirmek, içtiğinden içirmek adına…

Kölelerine ise ;
”konfeksiyonumuzda ücret dolgundur” yazarak, asgari maaşın dahi altında ödeme yapmışlar.
Amelinizle inkar dilinizle, ikrar ettiğiniz Kuran’dan bir çağrı:
“Sizden (inananlardan), hür mümin kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyen (imkansızlık sebebiyle) kimse, ellerinizdeki mümin cariyelerinizden alsın. “(Nisa 25)..

Siz Müslüman Erkekler!
İmkanın varsa, evlendir diyor..!
İkinciyi al, bir daha evlen demiyor..!

Siz Müslüman Kadınlar!
Eski sakız olmak… Son kullanma tarihin geçti gülüm, bakışına/duruşuna maruz kalmak, onunlayım ama sen ilk göz ağrımsın saçmalığına muhatap olmak istemiyorsanız, kocalarınızın elinden ikinci karılarını/seks kölelerini/metreslerini (cariyelerini) alacak olandan yana olun..!

Karılarımızı elimizden alacaklar korkusunun, insanca yaşamak korkusundan ağır bastığı düşünsel dünyamıza “kral çıplak! ” diyen birileri bahis açtı, bende yazdım. Yazmazsam içimde kalırdı…

Bende bu kış komünizm gelecek diye bakıyordum…
Camdan dışarı…


M. Sefa ÖZDEMİR
 
Üst