Kalpte Allah Sevgisi ve korkusu dengesi nasıl kurulmalıdır

  • Konbuyu başlatan tarikap
  • Başlangıç tarihi
T

tarikap

Guest
İslâma göre, kul, ’ı hem sevmeli hem de Ondan korkmalıdır.

Cenab-ı Hakk, insan ruhunda korku ve sevgi denilen iki mühim his yaratmıştır. İnsan bu hisleri yaratılış gayesine uygun kullandığı takdirde dünya ve ahiret saadetine nail olur. Cenab-ı Hakk’ın Cemal ve Rahmeti muhabbeti icap ettiği gibi, Celal ve Azameti de korkuyu iktiza eder.

Kul, Cenab-ı Hakk’ı sevmekle rahmetine mazhar olduğu gibi Ondan korkmakla da azabından kurtulur.

’ı sevmenin ölçüsü emirlerine riayet etmek, korkunun ölçüsü ise yasaklarından sakınmaktır. Bunların her ikisi de insanın saadet ve necatına vesile olurlar. Böylece insan ne ’ın rahmetinden ümit keser, ne de azabından emin olur.

İnsan ’ı sevmekle kalben tatmin olur ve vicdanen huzur bulur. Muhabbetin en önemli üç kaynağı “kemal, cemal ve ihsandır”. Cenab-ı Hakk’ın bütün sıfatları hem sonsuz kemalde, hem de nihayet derecede güzeldir; ihsan ve keremi ise sonsuzdur. Buna göre, aklen ve vicdanen, insan muhabbetini ancak ’a hasretmelidir. Onun yarattığı mahlukatı sevmek ise Onun namına olduğu takdirde katında makbuldür.

İnsan, korku hissini de ancak ’a hasretmelidir. Çünkü nihayetsiz celal, azamet ve kudret sahibidir. Öyle ise ’tan korkmak da hem aklın, hem de vicdanın gereğidir. Bir insanın kalbinde, korkusu kemaliyle hakim olunca başka türlü korkulara mahal kalmaz. Zira ’tan korkan bir adam, hiçbir zaman başkasının hukukuna tecavüz etmez, hiç kimsenin canına, malına namusuna dokunmaz.

Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bu konuda şöyle buyururlar: “Hikmetin başı korkusudur.” (El-Münâvî, Feyzü’l-Kadir-3:574)

Toplum hayatının nizam ve ahengi korkusuyla kaimdir ve onunla devam eder. Hak ve hukuk tanımamanın cezası, dünyada zillet ve ahirette İlâhî azaptır.
 

[TB] Benzer konular

Üst