Hz. PEYGAMBERE KOMŞU OLMANIN YOLU

  • Konbuyu başlatan Hüda_i gülü
  • Başlangıç tarihi
H

Hüda_i gülü

Guest
Hz. Musa aleyhisselâm, Tûri Sînâ’da Hak Teâlâ ile özel konuşma yaparken,
“Yâ Rabbi! Ahirette benim komşum kimdir?” diye sordu. Cenab-ı Hak ona;
“Yâ Musa! Senin komşun, falan yerde, falan kasaptır” diye vahyetti. Hz. Musa(a.s) hemen bahsedilen kasabın yanına gitti. Kasap Hz. Musa’ya(a.s) iman ediyor fakat kendisini tanımıyordu. Hz. Musa(a.s) adama;
“Beni misafir eder misin?” diye rica etti. Kasap “olur” dedi. Yemek zamanı gelince, kasap bir parça et pişirdi. Duvardaki asılı zembili aşağı indirdi, içinde bulunan ve zayıflıktan iki büklüm olmuş kadına eti yedirdi, suyunu içirdi, üstünü başını temizleyip zenbile koydu. Hz. Musa (a.s);
“Bu senin neyindir?” diye sordu. Kasap, “Annemdir. İhtiyar olup bu hale geldi. Tek başına oturamayıp düştüğü için böyle zenbilin içine koydum. Her sabah, akşam hizmetini ben görüyorum” dedi. Kasap annesine yemek verirken, annesi;
“Ya Rabbi, ben oğlumdan razıyım, sen de razı ol, oğlumu cennette Hz. Musa’ya(a.s) komşu eyle” diye dua ediyordu.
Hz. Musa (a.s) bu duayı işitti. Kasaba dönerek;
“Müjde sana, Allah Teâlâ annenin duasını kabul etti, senin günahlarını affetti ve seni cennette bana komşu yaptı” buyurdu.
Muhammed b. Münkedir (r.a) gecelerini ibadetle geçirirdi. Ama annesi kendisinden sabaha kadar ayaklarını ovmasını istediğinde namazını bırakıp annesinin isteğini yerine getirirdi. Ve bu hareketi nâfile namazından üstün sayılırdı. (Ebû Nuaym, Hilye, 3/150.)
Anne babaya iyi davranmak farzdır. Kötü davranmak haramdır. Yüce Allah’a şirkten sonra en büyük günah, anne babayı haksız yere incitmek ve haklarını çiğnemektir.
Allah Teâlâ, “Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye ettik” buyurmuştur. (Ankebût, 29/8.)
Resûl-i Ekrem (s.a.v) bir gün ashabına;
“Size büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?”diye sordu. Ashâb-ı kirâm, “Evet, bildir Yâ Resûlullah” dediler. Server-i Âlem, “Allah Teâlâ’ya şirk koşmak, anne ve babaya âsi olmaktır” buyurdu ve bir yere dayanmakta iken doğruldu. Sonra:
“İyi dinleyin! Bir de yalan yere şahitlik yapmaktır” buyurdu. (Buhârî, Edeb, 6, İsti’zân, 35; Müslim, imân, 38; Tirmizî, Tefsîr, Nisâ(nr.3017), Birr, 4.)
Görüldüğü gibi Fahr-i Âlem (s.a.v) anne babaya isyanı, onlara fena muamele etmeyi, onların hukukuna riayet etmemeyi, Allah Teâlâ’ya şirk koşmakla beraber zikretmiştir. Bundan şiddetle kaçınmalıdır.
Ebü’d-Derdâ (r.a) anlatıyor:
Resûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim;
“Baba (ve anne) cennetin orta kapısıdır. İstersen(onlara hizmetinle) bu kapıyı muhafaza et, istersen (onları inciterek) bu kapıyı terk et.” (Tirmizî, Birr, 3 (nr. 1900); İbn Mâce, Edeb, 1 (nr. 3663).)
.........................................................................
Bugün anneler günüymüş. Peki anneler günü kutlu olsun. Tüm annelerin ALlah(c.c.) Yâr ve yardımcısı olsun.. Peki evlatlarara ne demeli bilmiyorum ki!
Düşünün şimdi, bir anne evladını 9 ay karnında besliyor. Hemde büyük bir titizlikle. Bu titizlik bir gün aksasa çocuk ölebilir. Dünyaya gelmeyebilir. Ve o anne bir çocuğun kendini tanımasına kadar, kendi ayakları üzerinde duracağı zamana kadar(Bir anne için evladı yaşı önemli değildir. Hala gözünde çocuktur) uğraşın, didinir, şefkat, merhamet, sevgi gösterir. Saçını süpürge eder. Ama biz ne yapıyoruz; Yalnızca bayramdan bayrama mezarlık ziyaretleri oda apar topar mezarlığa uğrar kaçıyoruz. ve yabancılar bir gün çıkarmışlar anneler günü diye. Bizlerde baş tacı etmişiz bu günü. Annelerimizin yüreği sızlar inanın. Koskoca 365 günde bir günümü annelere ayırıyoruz. Hediye alıyoruz. Bence bir evladın annesine en büyük hediyesi; salih bir evlat olması, tebessümlü gülmesi, yumuşak olmasıdır. Ve bunu "anneler günü" safsatası için de mi göstermeliyiz.
Anneler baş tacı diyoruz ama baş tacı yapılanlar anneleri istemiyor. Huzur evlerinde nice anne ve babalar var. Onlar bile yılda bayramlarda ziyaret ediliyor. Diğer günler unutuluyor.
Erkek arkadaşlar bilirler, askerde bile genelde anneler özlenir. Ben şahsen annemi çok özlemiştim. Nöbetimde de, eğitim alanında da böyleydim.
Annem o an yanımda yoktu belki ama o sevgimi eğitimini yaptırdığım acemi askerlere karşı gösteriyordum. Derslerimi onlar anlayana kadar anlatıyordum. Hem de bıkmadan. Bazen anladınız mı diyordum. anlaşıldı derlerdi. Bir soru sorardım. Cevap veren yok tabii.. Anlıyordum onları. Akılları fikirleri evlerindeydi. Anne, baba, evli olanların da aklı eşlerindeydi, çocuklarındaydı. Yaklaşımım hep bu doğrultudaydı.
Burada ne demek istediğimi inşallah anlatabilmişimdir.
Belki çok daha şeyler yazılabilir. Ama şu kısa zaman diliminde aklıma gelenleri yazmaya çalıştım. Annelerimize daha çok sahip çıkalım.
Onları başkalarına muhtaç duruma düşürmeyelim. Ne ekersek onu biçeceğiz. Bunu bilelim. Bugünkü sağlığımıza, güzelliğimize, yakışıklılığımıza güvenmeyelim. Varlığımıza , zenginliğimize güvenmeyelim. Bir rüzgar eser malı alır götürür. Bir hastalık musallat olur güzelliğini alır götürür..
Kalakalırsın bir başına. Viraneler gibi olursun. Yapayalnız kalırsın. Halinden anlayanın asla olmaz. Ve "Şefkat göstermeyen şefkat bulamaz" diyorum.
Her şeye rağmen bu düşüncelerim Allah'ın(c.c.) kişiye vereceği hidayet ile hissedilir. Fark edilir. Hidayet olmazsa göz görmez, kulak duymaz, kalp hissetmez. Sadece düşünmeyle değil. Pratiğe geçirmeli düşüncelerimizi davranışlarımızı gözden geçirmeliyiz.
Acaba böyle düşünmekle hatamı ediyorum bilmiyorum. Anneler..anneler...anneler..
Hani baş tacımızdılar. Hani cennet annelerin ayaklarının altındaydı.
Bizde ona göre davranalım.
Hayırlı ve mutlu günler siz değerli arkadaşımın olsun.
Her şey gönlünüzce olsun..
Allah(c.c.) Yâr ve yardımcımız Olsun.
 

[TB] Benzer konular

Ynt: Hz. PEYGAMBERE KOMŞU OLMANIN YOLU

Harika bir çalışma olmuş...

Allah c.c razı olsun Hüda_i gülü...


*İkinci bölümü de çok beğendim...
 
H

Hüda_i gülü

Guest
Ynt: Hz. PEYGAMBERE KOMŞU OLMANIN YOLU

liprade' Alıntı:
Harika bir çalışma olmuş...

Allah c.c razı olsun Hüda_i gülü...


*İkinci bölümü de çok beğendim...
ALLAH c.c sizden de razı olsun...:)
 
Üst