Hicran ne ulvi hissiyat, hüzün ne ibretli bir hayat!

Mustafa Cilasun

Sevda, muhabbete hasredilen tavdýr, harý rýzadýr!


Hayatın işvesidir, sinenin şirazesidir
Hissiyat ancak onunla bereketlidir, halinde nice sırlar gizlidir
Güz, ruhumda mevcut olan derin bir izdir, her lahzasında ne ibretler sebepti
Edebe mugayyir ne varsa cehlin ve bilinçsizliğin nazarında mahcubiyete münasip muhasiptir

İnsanın gönlü gülmeli,gam a ne demeli
Bir ömür çileyle yoğrulan yürekler, titremeye ramak kalmış melaller bilmeli
Külfetin gerekçesi, nimete muhatap olmaktır, maksadına matuf kalmak asıldır demeli
Her ne sebeple boyun bükülmüşse kat a yeise düşmemeli, umudun bir vakti var aşkla dirilmeli

Hüzzam makamında bir ut taksimi dinle
Bir bir sırala aklından geçen ve ibrete sebep teşkil eden gaileleri
Halin hamsa, yüreğin hala nazargah olmaktan uzaksa, edep aranmayan sızıysa
Aklını ve izanını yokla, iradende ki zafiyeti savunma, hesap edilmeyen lahza yok elhak bilmelisin yorulma

Serkeş ve bağyi kimi görsen vakit ayırma
Hissiyatına ve sinirlerine hakim olmıyorsan merak edip yaklaşma
Pişkin ve rezil bir can gelirse sukunetle dinle, onun bıçkın nefsini kabartma, içine dalma
İnsanın ihsanı ve ihlası ruhundan neşet etmeli, heva ve hevesler asla gönüle zülüm ektirmemeli

Mustafa CİLASUN

 
Üst