Güneş Altında Buz Satmak

  • Konbuyu başlatan Gülcan
  • Başlangıç tarihi
G

Gülcan

Guest
Zaman ve hayat Her ikisi birbirinin içine geçmiş, birbiriyle sarmaş dolaş olmuş kavramlarmış gibi görünse de bazen hayat zamanın bir parçası, bazen de zaman hayatın bir parçasıdır Zaman da tıpkı hayat gibi dünyanın, daha doğrusu kâinatın yaratılışı ile var olmuş, kıyamete kadar devam edecek ve onunla yok olacak bir mefhumdur Zamanın da demek ki fani bir hayatı var
Hayatı yaşamak bir sanattır insanoğlu için Zamanı en mükemmel şekilde kullanan insan, en iyi hayat sürmüş bir insan değil midir? Zira "zamana yemin olsun ki insan zarardadır' kavli Celili boşuna değildir Şu malum misalde olduğu gibi insan, tıpkı güneş altında buz satan ve "sermayesi eriyen şu adama acıyın" diye feryat ederek elindeki buzları erimeden satma derdine düşen bir adam gibi zamana sıkışmış bir haldedir
Zaman akıp gidiyor Çocukluğumuzu gençliğimiz, gençliğimizi ihtiyarlığımız kovalıyor Hayat, zaman denen bu mecradan bir yerlere akıp gidiyor
Zamana durması için ya da geri dönmesi için hep yalvarıp dururuz, şiirler yazarız, şarkılar söyleriz Ziyanda olduğumuzu aslında hep gayri ihtiyari hissederiz Bazen: "Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler" deriz Bazen "Durdurun dünyayı' diye feryat ederiz Bazen bir mucize bekleriz şarkılarımızda "Bir mucize olsa, zaman dursa" diye Aslında dünyaya gelişimiz buradan gideceğimizin de alameti Yolcusu olduğumuz hayat denilen bu kısa zaman parçası içinde tıpkı zaman gibi fani olan bir mekânda birkaç günlük bir mola veriyoruz Bu mola esnasında türlü imtihanlardan geçiyoruz ama çoğu zaman fark etmiyoruz
Ebedi yolculuğumuz için yol azığı, yol hazırlığı yapmamız gerekirken dünyanın aldatıcı zevk, sefa ve meşakkatleri bize asli vazifemizi unutturup oyun ve eğlenceye, dünya malı biriktirmeye sevk ediyor Oysa hayatımız her gün bir sonraki gün için hazırlıkla geçiyor Toprağı işlerken ekmeye; sularken, biçmeye; biçerken harman etmeye hazırlık yapmıyor muyuz? Bu üç günlük dünya hayatında gündelik ihtiyaçlarımızı karşılamak için harıl harıl çalışırken, ebedi mekânımız olan ötelerin ötesine giderken hazırlık yapmamak ne yaman bir çelişkidirİyilik ve güzelliklerden başka oraya götürebileceğimiz neyimiz var? Bu dünyada kazandığımız mal, mülk, evlat, eş vs hepsi burada kalıyor Bir top kefenden başka ne götürebiliriz dünyalık olarak?
Zaman üzerine birçok söz söylemişizdir: "zaman her şeyin ilacı1, 'zamanla unutulur, zaman siler" gibi Oysa hiçbir şey silinmez, hafıza-i beşer nisyan ile malul olsa da, yaptığımız her hareketi unutmayan bir Yaratanımız vardır

Ebedi yolculukta sadece yaptığımız iyilik ve kötülükler bizimle gelebiliyor 0 çok sevdiğimiz, uğruna canımızı verebileceğimiz, kalpler kırdığımız, haksızlıklar, zulümler yaptığımız dünyalık sevdiklerimiz, tamah ettiklerimiz, ”benim” dediklerimiz bu yolculukta bizimle olamıyorsa o zaman bunlar gerçekte nasıl bizim olabilir?
Bizim olanlar bizimle gelenlerse iyilik ve kötülüklerimizden, güzel amellerimizden başka bizim olan hiçbir şeyimiz yok demek ki
Zamanın öleceği, yerin ve göğün korkudan birbiriyle sarmaş dolaş olacağı o günde kabrimizden fırlayıp "bize ne oldu?" diye etrafımıza şaşkın şaşkın bakacağız 'Dünyada bir gün ya da daha az kaldık' diyeceğiz Zamanın ne kadar da izafi olduğunu anladığımız o günde yol arkadaşımız iyilik ve kötülüklerimiz olsa gerek Bunlar bizi ya başı olan ama sonu olmayan vaat edilmiş bir mekâna ulaştıracak ya da ölümün bile olmadığı, ölümün bile öldüğü azabın içine yuvarlayacak
Ahiretin tarlası olan bu dünyada ne ekersek onu biçeceğiz Ama rüzgar ekersen fırtına biçersin demiş atalarımız Yaptığımız kötülükler, haksızlıklar hesap gününde karşımızda birer fırtına olarak belirecekse ve bu bize tebliğ edildiyse o zaman niçin hala daldığımız bu gafletten uyanmak istemiyoruz?
Bu dünya hayatında sermayesi eriyen buz satıcısı gibi sermayemiz olan ömrümüz bitmekte, zamanımız azalmakta iken herhalde iyilik yapmada acele etmemiz gerekir Kapımızın ne zaman çalınacağını bilemediğimiz gibi her an çalınabileceğini düşünerek zamanımızı Vakit nakittir" düsturu ile en iyi şekilde kullanmalıyız değil mi?


Gül dikelim bu dünyaya gülistanımız olsun ötelerde Ne dersiniz?
 

[TB] Benzer konular

H

Halit19

Guest
Ynt: Güneş Altında Buz Satmak

Sevgili kardeşim alıntı yapmış olduğunuz bu yazı bana ait olup ilk önce Çorumda yayınlanan Aşkın E Hali Edebiyat dergisinde ve sitemiz olan www.askinehali.com adresinde, daha sonra antoloji.com ve edebiyat defteri.com gibi bir çok sitede yayınlanmıştır. Sizden istirhamım lütfen alıntı yapmış olduğunuz yazıların yazarlarını ve hangi siteden yazıyı almışsanız o sitenin adresini yazının altında belirtmenizdir. Kul hakkına girecek bu hususlardan lütfen kaçınalım. Zira bu hususlar benim gibi emek harcayan, kafa yoran insanların şevkini kırmaktadır. Amacım meşhur olma, isim yapmak değildir ama bu kadarı da hakkımdır diye düşünüyorum. Asıl amacım yüklenmiş olduğumuz mukaddes emanetin gereğini yapabilmek, Allahın davasının davacısı olabilmektir. Umarım bu düzeltmeyi yaparsınız.
Selam ve dua ile...
Halit Yıldırım
 
D

DAMRAM

Guest
Ynt: Güneş Altında Buz Satmak

allah razı olsun kardesım genelde yazarların adını konulara eklıyordu gülcan kardesım oda olmassa alındıtır dıye yazardı bır hata olmusa düzelır ınsALLAH haklısınız kul hakkı cok agır bır seydır tasıması cok zordur allah muhafaza ınsallah gelınce kendısı düzeltılır efendım yada hemen düzelteyım arzu edersenız
 
Üst