...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEŞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

  • Konbuyu başlatan HAdeKa
  • Başlangıç tarihi
H

HAdeKa

Guest
bazılarını elle yazacam bazıları kopyala yapıştır
eller yazdıkarımından sürç-i parmak eylersem affola :D

temel cemal ve dursun fizik dersinden almışlar hocaları bunları sözlüye kaldırmış önce cemale sormuş:
sıcak bi gunde arabanla gidiyorsun çok sıca oldu ne yaparsın
cemal: camı acarım hocam
hoca: heh.. iste o camdan giren rüzgarın ivmesi nedir demiş
cemal dusunmuş dusunmuş bulamamış 0 almış oturmuş
sıra dursuna gelmiş hoca sormuş: sıcak bi gunde arabanla gidiyorsun çok sıca oldu ne yaparsın
dursun: ceketimi çıkarıırm hocam
hoca: dahada sıcak oldu
d: camı açarım hocam
h: heh.. demiş o camdan giren ruzgarın ivmesi nedir,
dursun da bilememişalmıs 0 ı oturmuş
sıra temele gelmiş, hoca sormuş sıcak bi gunde arabanla gidiyorsun çok sıca oldu ne yaparsın
temel: ceketimi çıkarırım hocam
hoca: daha da sıcak oldu
t: gomleğimi çıkarırım hocam
h: daha da sıcak oldu
t: pantolonumu çıkarırım hocam
h: daha da sıcak oldu
t: her seyimi çıkarıırm hocam
h: daha da sıcak oldu
t: SICAKTAN PATLASAM BİLE O CAMI AÇMAM HOCAM!!! :D




3 Tane vampir var biri alman biri fransız biri de türk..
bi tane ev varmış 4. katında oturan bi çocuk varmış alman vampis o çocuğun kanımı emmiş ağzı yüzü kan içinde gelmiş
ne yaptın demişler
şurda bi ev var goruyomusunuz demiş
goruyoz demişler
4. katında bi çocuk var goruyomusunuz demiş
goruyoruz demişler
işte o çocukğun kanını emddim geldim demiş...
fransız varpir de o çocuğun bi atı varmış onun kanını emmiş ağzı yüzü kan içinde gelmiş, sormuşlr: ne yaptın
surda bi ev var goruyomusunuz demiş
goruyoz demişler
o evin 4.katında bi çocuk var goruyomusunuz demiş
goruyoz demişler
bakın asagıda bi atı var goruyomusunuz demiş
goruyoz demişler
işte oun kanını emdim geldim demiş...
sonra turk vampir de agzı yüzü kan içinde gelmiş ne yaptın demişler
bakın surda bi ev var goruyo musunuz demiş
goruyoz demişler
onun 4. katında bi cocuk var goruyomuzunuz demiş
goruyoz demişler
bak onun asagıda bi atı var goruyomusunuz demiş
goruyoz demişler
ordan bi yol geçiyor goruyomusnz demiş
goruyoz demişler
bakınorda bi direk var goruyo musunuz demiş
goruyoz demişler
İŞTE BEN ONU GORMEDİM DEMİŞ :D:D




Üniversite yemekhanesine giren bir ögrenci tüm yerler dolu oldugundan gidip üniversite profesörünün oturdugu masaya oturmus.
Profesör kaslarini çatarak: " Öküzler ve kuslar ayni masada oturamaz!"
Ögrenci: "O zaman ben uçuyorum..."
Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ögrenciye takmis ve sinavini basarisiz gecmesi icin elinden geleni yapmis.
Yanliz sinavda ögrenci tum sorulari mükemmel bir sekilde cevaplamis.
Profesor ögrenciye: Sana son bir soru soracagim - demis.
Yolda yürürken iki torba buldugunu hayalet, birinde akil var, digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin?
Ögrenci: "Para olan çuvali seçerdim..."
Profesor: "Ben akil olan çuvali secerdim..."
Ögrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu secer...
Profesor cok sinirlenmis, ögrencinin not defterini alip icine "ÖkÜz" yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis.
Bir dakika sonra Ögrenci kapiyi aralamis : "Sayin profesor, imzanizi
atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz."- demis.




Bir gün kahvenin birinde Mustafa Abi diye dayı bir adam varmış.Kahvede televizyon seyrederlerken televizyonda Ecevit çıkınca Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Ecevit'in küçüklüğünü bilirim, kerata çok yaramazdı.."falan diye söylenmiş.Herkes kıkırdıyo tabi.Mustafa Abi bakmış herkes gülüyor hadi gidelim TBMM ye demiş ve gitmişler. Ecevit TBMM den çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş ve hemen sarılmış: -"Oooo Mustafa Abi'cim nasılsın Başbakanlık çok zor iş seni görmeye gelemiyorum, kem ,küm..." Herkes şaşkın kahveye dönmüşler.Aradan belli bir süre geçtikten sonra televizyona Demirel çıkmış ve Mustafa Abi gene başlamış: -"Ben bu Demirel'i küçüklüğünden tanırım beni çok sever sayar.."diye söyleniyormuş.Herkes demiş Ecevit'i belki tanır ama nerden tanıycak koskoca cumhurbaşkanını?Mustafa Abi demiş hadi o zaman Çankaya'ya gidiyoruz.Gitmişler.Demirel evinden çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş.Hemen ellerine sarılmış öpmek için: -"Tam da seni görmek için geliyordum canım abim.." falan demiş.Herkes daha da şaşırmış.Kahveye geri dönmüşler.Aynı olaylar ve en sonunda TV de Bill Clinton! Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Bill i küçüklüğünden tanırım paçalı donlarla gezerdi.."demiş.Bu sefer ordakiler kocaman bi "OHA!" demişler ve Mustafa Abi bunları Beyaz Saray'a götürmüş.Güvenlik görevlisi sadece bir kişi girebilir demiş ve Mustafa Abi'yi içeri sokmuşler. Ama Mustafa Abi 5-6 saat çıkmamış.Tam o sırada Beyaz Saray'ın önünden Michael Jordan geçmekteymiş ve onu çağırıp demişler ki: -"Ya Maykıl Abi senin boyun uzun şu pencereden bir bak içerde kaç kişi var,kimler var bir say...." demişler ve Michael Jordan pencereden bakıp söylemiş: -"İçeride 6 kişi var, biri Mustafa Abi,diğerlerini tanımıyorum..."


ATEIST bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayinin daha yaklaşmış olduğunu farkediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam; "TANRIM!!!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın,sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?"demiş. Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksizlik,ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demiş. Ses: "Peki." diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış. Her şey eski haline dönmüş.Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş, ve konuşmaya başlamış: "TANIM, SENİN RIZKINLA ORUCUMU AÇIYOUM, HAMDOLSUN VERDİĞİN NİMETLERE."



Adamın biri kumsalda yürürken ayagi eski bir lambaya takilmis,
Adam lambayi kumlarin içinden çikarmis,ovalamis.
Lambadan cin çikmis ve;
-"Sadece bir dilek hakkin var, iyi düsün öyle dile" demis.
Adam hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çikararak:
-"Bütün dünyada zulmün, savasin, açligin bitmesini istiyorum.
Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun?
Bu ülkelerin birbiriyle savasmayi birakmasini,
her yere barisin gelmesini diliyorum" diyivermis.
Cin haritaya bakmis ve dehsetle;
- "Tanri askina Adam! Bu ülkeler binlerce yildir savasiyorlar.
Tamam isimde iyiyim ama o kadar da degil!
Bunu yapilabilecegimi sanmiyorum.
Baska bir dilekte bulun" diye bagirmis.
Adam birkaç dakika düsünmüs ve ;
- "Hayatim boyunca dogru bir kadın bulamadim.
Bilirsin; hem ince düsünceli, hem dürüst, hem güzel , hem eglenceli biri, sevecen, ilgili ve ömür boyu sadik olacak kadın diliyorum" demis.
Cin derin derin bir iç çekmis:
-Uzat su kahrolasi haritayi..!!!
 

[TB] Benzer konular

S

SimurG

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

HAdeKa' Alıntı:
Bir gün kahvenin birinde Mustafa Abi diye dayı bir adam varmış.Kahvede televizyon seyrederlerken televizyonda Ecevit çıkınca Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Ecevit'in küçüklüğünü bilirim, kerata çok yaramazdı.."falan diye söylenmiş.Herkes kıkırdıyo tabi.Mustafa Abi bakmış herkes gülüyor hadi gidelim TBMM ye demiş ve gitmişler. Ecevit TBMM den çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş ve hemen sarılmış: -"Oooo Mustafa Abi'cim nasılsın Başbakanlık çok zor iş seni görmeye gelemiyorum, kem ,küm..." Herkes şaşkın kahveye dönmüşler.Aradan belli bir süre geçtikten sonra televizyona Demirel çıkmış ve Mustafa Abi gene başlamış: -"Ben bu Demirel'i küçüklüğünden tanırım beni çok sever sayar.."diye söyleniyormuş.Herkes demiş Ecevit'i belki tanır ama nerden tanıycak koskoca cumhurbaşkanını?Mustafa Abi demiş hadi o zaman Çankaya'ya gidiyoruz.Gitmişler.Demirel evinden çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş.Hemen ellerine sarılmış öpmek için: -"Tam da seni görmek için geliyordum canım abim.." falan demiş.Herkes daha da şaşırmış.Kahveye geri dönmüşler.Aynı olaylar ve en sonunda TV de Bill Clinton! Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Bill i küçüklüğünden tanırım paçalı donlarla gezerdi.."demiş.Bu sefer ordakiler kocaman bi "OHA!" demişler ve Mustafa Abi bunları Beyaz Saray'a ****ürmüş.Güvenlik görevlisi sadece bir kişi girebilir demiş ve Mustafa Abi'yi içeri sokmuşler. Ama Mustafa Abi 5-6 saat çıkmamış.Tam o sırada Beyaz Saray'ın önünden Michael Jordan geçmekteymiş ve onu çağırıp demişler ki: -"Ya Maykıl Abi senin boyun uzun şu pencereden bir bak içerde kaç kişi var,kimler var bir say...." demişler ve Michael Jordan pencereden bakıp söylemiş: -"İçeride 6 kişi var, biri Mustafa Abi,diğerlerini tanımıyorum..."

Bunu geçen sene iLk senden dinLemiştim ve çok hoşuma gitmişti.. HaLa ortam oLduğunda anLatırım.. ALLah razı oLsun, tebessüm ettirdin gene. :)
 
H

HAdeKa

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

her gittiği siteye veriyorum, fıkra anlatılan ortamda anlatıyorum da ben sana anlattığımı hatırlamıyorum direkt mi anlattım yoksa bu sekilde konu yazdım da mı okudun
SimurG' Alıntı:
HAdeKa' Alıntı:
Bunu geçen sene iLk senden dinLemiştim ve çok hoşuma gitmişti.. HaLa ortam oLduğunda anLatırım.. ALLAH razı oLsun, tebessüm ettirdin gene. :)
ecmain osu tebessum ettirebilsdimse ne ala
 
T

Tarýk Emre

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

öldüm gülmekten hahaha hahah a emeğine sağlık hadeka.hepsini beğendim ama en çok bunu ya...Sayin profesor, imzanizi
atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz."- demis. hahaha hahah a




Üniversite yemekhanesine giren bir ögrenci tüm yerler dolu oldugundan gidip üniversite profesörünün oturdugu masaya oturmus.
Profesör kaslarini çatarak: " Öküzler ve kuslar ayni masada oturamaz!"
Ögrenci: "O zaman ben uçuyorum..."
Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ögrenciye takmis ve sinavini basarisiz gecmesi icin elinden geleni yapmis.
Yanliz sinavda ögrenci tum sorulari mükemmel bir sekilde cevaplamis.
Profesor ögrenciye: Sana son bir soru soracagim - demis.
Yolda yürürken iki torba buldugunu hayalet, birinde akil var, digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin?
Ögrenci: "Para olan çuvali seçerdim..."
Profesor: "Ben akil olan çuvali secerdim..."
Ögrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu secer...
Profesor cok sinirlenmis, ögrencinin not defterini alip icine "ÖkÜz" yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis.
Bir dakika sonra Ögrenci kapiyi aralamis : "Sayin profesor, imzanizi
atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz."- demis.
 
H

HAdeKa

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

begendiine sevndm ;)
 
T

Tarýk Emre

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

SimurG' Alıntı:
HAdeKa' Alıntı:
Bir gün kahvenin birinde Mustafa Abi diye dayı bir adam varmış.Kahvede televizyon seyrederlerken televizyonda Ecevit çıkınca Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Ecevit'in küçüklüğünü bilirim, kerata çok yaramazdı.."falan diye söylenmiş.Herkes kıkırdıyo tabi.Mustafa Abi bakmış herkes gülüyor hadi gidelim TBMM ye demiş ve gitmişler. Ecevit TBMM den çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş ve hemen sarılmış: -"Oooo Mustafa Abi'cim nasılsın Başbakanlık çok zor iş seni görmeye gelemiyorum, kem ,küm..." Herkes şaşkın kahveye dönmüşler.Aradan belli bir süre geçtikten sonra televizyona Demirel çıkmış ve Mustafa Abi gene başlamış: -"Ben bu Demirel'i küçüklüğünden tanırım beni çok sever sayar.."diye söyleniyormuş.Herkes demiş Ecevit'i belki tanır ama nerden tanıycak koskoca cumhurbaşkanını?Mustafa Abi demiş hadi o zaman Çankaya'ya gidiyoruz.Gitmişler.Demirel evinden çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş.Hemen ellerine sarılmış öpmek için: -"Tam da seni görmek için geliyordum canım abim.." falan demiş.Herkes daha da şaşırmış.Kahveye geri dönmüşler.Aynı olaylar ve en sonunda TV de Bill Clinton! Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Bill i küçüklüğünden tanırım paçalı donlarla gezerdi.."demiş.Bu sefer ordakiler kocaman bi "OHA!" demişler ve Mustafa Abi bunları Beyaz Saray'a ****ürmüş.Güvenlik görevlisi sadece bir kişi girebilir demiş ve Mustafa Abi'yi içeri sokmuşler. Ama Mustafa Abi 5-6 saat çıkmamış.Tam o sırada Beyaz Saray'ın önünden Michael Jordan geçmekteymiş ve onu çağırıp demişler ki: -"Ya Maykıl Abi senin boyun uzun şu pencereden bir bak içerde kaç kişi var,kimler var bir say...." demişler ve Michael Jordan pencereden bakıp söylemiş: -"İçeride 6 kişi var, biri Mustafa Abi,diğerlerini tanımıyorum..."

Bunu geçen sene iLk senden dinLemiştim ve çok hoşuma gitmişti.. HaLa ortam oLduğunda anLatırım.. ALLAH razı oLsun, tebessüm ettirdin gene. :)

espri anlayışının ne kadar farklı olduğunu şimdi daha çok anladım..yahu ben buna hiç gülemedim..jetonummu kalmamış ne.köşeli bile değil... ;D
 
H

HAdeKa

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

şimdi hangimize diyorsun simurg a mı bana mı? yoksa ikimize mi? yaa arkadas adamı herkes tanıyo Maykıl bile Bill clinton u tanımıyo içerde 6 kişi var biri mustafa abi dierlerini tanımıyorum dio
 
T

Tarýk Emre

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

HAdeKa' Alıntı:
şimdi hangimize diyorsun simurg a mı bana mı? yoksa ikimize mi? yaa arkadas adamı herkes tanıyo Maykıl bile Bill clinton u tanımıyo içerde 6 kişi var biri mustafa abi dierlerini tanımıyorum dio
vallah orasını anlamışımda neden tanıyo herkes adamı ???...dedim ya herkesin espri anlayışı aynı olacak diye bişey yok..bir jetonum bile yok anlıyormusun.. hadi gülümse.. ;)
 
H

HAdeKa

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

gülümsedm ;)
yaa neden tanıdıgını bilmek zorunda mısın sen böle derine gidersen iş kötu dur aklıma bi fıkra daha geldi yaziim ;)
 
H

HAdeKa

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

bi gun bizim fatih terim yurt dısına çıkmış orda yabancı bi teknik direktorle konuşuyorlarmış yanlarına zidane gelmiş yabancı teknik direktor zidane sana bi soru sorcam demiş
babanın oğlu olup kardeşin olmayan kimdir demiş
zidane bu çok basit bi soru tabiiki ben demiş
fatih terim bu soruyu çok begenmiş turkiyeye dondugunde hakan sukur le karşılaşmış ona sormuş hakan demiş senin babanın olgu olup kardeşin olmayan kimdir demiş hakan dusunmuş dusunmuş bulamamış uzgun bi sekilde oradan ayrılmış yolda hagi ile karşılasmış hagi dmeiş sana bi soru sorucam babanın oğlu olup kardeşin olmayan kimdir demiş
hagi bu çok basit bi soru tabikii ben demiş
hakan şukur koşarak terimin yanına gidiyormuş bi yandan da bagırıyor BULDUM BULDUM...
terim: kiiiim kiim
sukur: hagi hagi
terim: hayır aptal herif zidanee zidanee
demiş.... :D
(biraz turk futbolcularını aptal yerine koymuşlar ama fıkra çok hoşuma gidio isterseniz isimleri değiştirelim ;) )
 
H

HAdeKa

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

saol yani liprade o kadar fıkraya gulmedin de bir jetonum bile yok buna guldun sadece
 
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

HAdeKa' Alıntı:
saol yani liprade o kadar fıkraya gulmedin de bir jetonum bile yok buna guldun sadece
Buna da gülünür... :)

Espiri anlayışı bu olsa gerek... :)

*Siz de sağolun HAdeKa...
 
H

HAdeKa

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

eywallah!
 
H

HAdeKa

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

HAdeKa' Alıntı:
bi gun bizim fatih terim yurt dısına çıkmış orda yabancı bi teknik direktorle konuşuyorlarmış yanlarına zidane gelmiş yabancı teknik direktor zidane sana bi soru sorcam demiş
babanın oğlu olup kardeşin olmayan kimdir demiş
zidane bu çok basit bi soru tabiiki ben demiş
fatih terim bu soruyu çok begenmiş turkiyeye dondugunde hakan sukur le karşılaşmış ona sormuş hakan demiş senin babanın olgu olup kardeşin olmayan kimdir demiş hakan dusunmuş dusunmuş bulamamış uzgun bi sekilde oradan ayrılmış yolda hagi ile karşılasmış hagi dmeiş sana bi soru sorucam babanın oğlu olup kardeşin olmayan kimdir demiş
hagi bu çok basit bi soru tabikii ben demiş
hakan şukur koşarak terimin yanına gidiyormuş bi yandan da bagırıyor BULDUM BULDUM...
terim: kiiiim kiim
sukur: hagi hagi
terim: hayır aptal herif zidanee zidanee
demiş.... :D
(biraz turk futbolcularını aptal yerine koymuşlar ama fıkra çok hoşuma gidio isterseniz isimleri değiştirelim ;) )
benzer bi fıkra ama bu daha güzelmiş :D

***

baykal ve kraliçe


CHP lideri Baykal, dış destek aramak için İngiltereyi ziyarete gitmiş. Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet edilen Baykal, Kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu sormuş.

Kraliçe 'çevremi akıllı insanlarla doldurmak' cevabını vermiş.

Baykal bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup olmadıklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş.

Kraliçe, 'onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum' diye yanıtlamış ve 'izin verin göstereyim' demiş.

Kraliçe hemen Tony Blair'i aramış ve: 'Sayın Başbakan , lütfen bu soruya cevap verin: Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve buçocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu? ' diye sormuş.

Tony Blair: 'Bu benim majesteleri' diye yanıtlamış.

Kraliçe doğru.'Teşekkürler,iyi çalışmalar Blair' demiş ve Baykal'a dönerek:'Gördünüz mü Sayın Baykal?'

Baykal:'Evet majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle kullanacağım' diyerek oradan ayrılmış.

Yurda dönüşünde hemen kemal Kılıçtar'ı yanına çağıran Baykal:'Kemal sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum' demiş. kılıçtar: 'Tabii efendim, nedir?'

Baykal: Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin ne kız ne de erkek kardeşin.Kimdir bu?

Kılıçtar sağa bakmış sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda: 'Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem?' demiş.

Baykal kabul etmiş ve Kılıçtar oradan ayrılmış, vakit kaybetmeden parti Kurulunu toplantıya çağırmış,saatlerce bu soru üzerinde düşünmüşler,amakimse bir cevap bulamamış.

En sonunda Kemal Kılıçtar, Kemal Derviş'i aramış ve durumu açıkladıktan sonra: 'Annenizin bir çocuğu var,babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu?

Derviş: 'Bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim!' diyeyanıtlamış.

Cevabı alan kılıçtar hemen Baykal'ı arayarak: 'Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum, Sayın Kemal Derviş'demiş.

Baykal büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş: Yanlış cevap Kemal , Doğru cevap Tony Blair idi.
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: ...FIKRALAR... (EN AZ BİRİNİ BEGENECEĞİNİZE GARANTİ VERİYRM ben hepsini seviyrm)

:)
 
Üst