FIKRA gibi..

B

Bevadih

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

Canımsın yahu :D :D

eee bu yürekten de o beklenirdi ablasının bitanesii :-*
 
Ynt: FIKRA gibi..

Dershanede indirim sınavları için ögrenci velisi aranır, bilgilendirilir. Öğrencimiz şu kadar indirim kazandı, gelin görüşelim diye.

Yine bir gün arıyoruz, telefona yaşlı bir teyze çıktı.

-Efendim, ögrencimiz 100 tl indirim kazandı, gelin görüşelim dedim.Kadın demez mi:

-100 tl şimdi gelsem alabilir miyim evladım..?


*Bu olay Nevşehir'de vuku bulmuştur ve mekan da Vuslat hocamızın dersanesidir... :) Peki sen niye yazıyorsun derseniz, teknik bir meseleden ötürü aktarma işini üstlendik... :)
 
S

SUNFLOWERS

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

;D ;D

Yalnız,teknik meseleyi merak ettim sevgili Liprade?? :D ;D ::)
 
Ynt: FIKRA gibi..

Sınav Soruları

Temizlikçi bir kadın dışardan İlkokul diploması almak için sınava girer.

Tabiat bilgisinden sorular ve cevaplar şöyle:

-Soru Mide ne iş yapar?
-Cevap Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür.

-Soru 'Akciğer ne iş yapar?'
-Cevap Solunum yapar, bizi yaşatır.

-Soru Kalp ne iş yapar?
-Cevap Dolaşım yapar.

-Soru Beyin ne iş yapar?
-Cevap Bizim apartmanda kapıcılık yapar.
 
Þ

þeyda

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

Eh buraya uğramışken benimde bir anım geldi aklıma..
ilkokul 2. sınıftayım öğretmenimiz Atatürkden bahsediyordu ve onu göremediğimizi söylüyordu, ve sonra bize dönerek " görmedik değil mi, gören var mı?" deyince ben parmak kaldırıp, "ben gördüm öğretmenim" nerede dedi, 23 nisanın orda gördüm demiştim.. ( 23 nisanın orası, tören yaptığımız Atatürk'ün büstü' nün önü ) :D

Ne aptalca değil mi :D
 
Ynt: FIKRA gibi..

Hiç de dediğiniz gibi değil... 2. sınıftasınız ve hocanız sizlerin anlayacağınız bir tarzda dememiştir... Parmak kaldırma cesaretini tek siz mi göstermiştiniz..? :)
 
Þ

þeyda

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

evet, hemde ozamanlar içine kapanık bir öğrenci olduğum halde..
 
T

Tarýk Emre

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

SimurG' Alıntı:
Tamam tamam anLatıyorum.. :)

Lise yıLLarındayız.. O zamanLar biLgisayar herkeste yok.. Resmi kurumLarda, işyerLerinde vs vs.. Zeyd adında bir sıra arkadaşım vardı (ALLah seLamet versin, şuanda Londrada ).. Onun da biLgisayarı vardı.. BirLikte bir dergi çıkarmaya karar verdik.. Ve onun biLgisayarından yazıLarı hazırLamayacaktık.. Fakat bu yazıLar kağıda nasıL aktarıLacak? meseLe bu..

Zeyd dedi ki: "dert etme bizim işyerinde bir yazıcı var" onu getiririz eve çıkartırız..

Zeyd böyLe diyince, ben makineyi kastettiğini anLamadım, bir insandan bahsediyor sandım.. :)

Bundan sonra aramızda cereyan eden konuşmayı aktarıyorum.. :)

Zeyd : Bizim işyerinde yazıcı var, onu getiririz..
Ben : GüzeLde, ya geLmezse..
Zeyd : Yahu nasıL geLmez, arabaya atar getiririz..
Ben : Yahu herşey zorLa oLmaz, önce bir izin isteyeLim..
Zeyd : Kimden babamdan mı? dert etme onu ben haLLederim..
Ben : Peki büyük mü bu yazıcı?
Zeyd : Yok bee, poşete koysak eLimizLe götürürüz..
Ben : oha, abartma istersen, o kadar da değiL..
Zeyd : VaLLa bak.. Küçük bişe..
Ben : Merak ettim şu yazıcıyı.. Adı neydi..?
Zeyd : Ne biLem unuttum şimdi, yabancı bir adı vardı..
Ben : Türk değiL mi?
Zeyd : Lan bizim türkLerde onu yapacak zeka nerde..?
Ben : SaçmaLama, zekayLa ne aLakası var..
Zeyd : Tabi zekayLa aLakaLı, o zaman önüne geLen yapsın..
Ben : HaLa saçmaLıyorsun, neyse.. Peki siz onu nerden buLdunuz?
Zeyd : Babam Ankara'dan getirdi.. Ama çok pahaLı biLiyor musun?
Ben : OğLum manyak mısın sen, köLe mi bu satın aLıyorsun..? Yoksa sen benLe kafamı buLuyorsun?
Zeyd : Ya niye kafa buLayım.. Doğru söyLüyorum..
Ben : Peki bu yazıcı, yazdığımız herşeyi çıkarır mı?
Zeyd : Tabi çıkarır..
Ben : Peki ayıp oLmaz mı, işinden gücünden ediyoruz kendi işimiz için..
Zeyd : Kimi işinden gücünden ediyoruz? Babamı mı?
Ben : Yani bi yerde babanın da işine engeL oLmuş oLuyoruz..
Zeyd : Babam zaten her zaman kuLLanmıyor, arada sırada..
Ben : Ya biz yazıcıdan vazgeçeLim.. Sen biLmiyor musun çıkarmasını, sen çıkar?
Zeyd : biliyorumda yazıcı oLmadan nasıL çıkarıcam..
Ben : Yani iLLa o yazıcıya ihtiyacımız var öyLe mi?
Zeyd : Evet..
Ben : Ne biçim adammış bu yavv, eLine mahkum oLduk..
Zeyd : AnLamadım dediğini ama akşam oLsun sana gösteririm..

Akşam işyerine gidip yazıcıyı getirmiş eve.. Sonra beni aradı: '' bize geL'' dedi. Gittim.. Evine girdiğimde iLk sorduğum soru 'yazıcıyı geLdi mi?' sorusu oLdu.. Evet odada, git bak.. O benim montumu asmaya götürürken bende odaya girdim, Zeyd'in abisi oturuyor.. Yazıcı yı o sandım.. Beni bir heyecan sardı ki sormayın.. :)

Sonra Zeyd odaya girdi..

- " Fatih bak bu abim Yasin, bu da senin çok merak ettiğin yazıcı.."

Gösterdiği şey küçük bir makine :DDD

Tabi sonra işin asLını anLatınca, her ikimizde güLmekten yerLere yattık.. :))

Şimdi utanmayın ''Hakkaten de saLak mışsın" deyin, hadi :))))
ya kardeşim SimurG,öldürdün gülmekten,sen de iki cihanda gülesin emi.Aklıma Cem Özerin stendapları geldi.bu konuyu duymasın bence sadece bir programını buna ayırır.Recep Demirkaynak ta aynı şekilde espriler yapıyor.Ya abim her mısrası kahkahalık bunun.

Fussiletteki kardeşlerim Tarık Emre demedi demeyin,bakın bu SimurG denen adam günün birinde gerek yazı gerek şiir gerekse komedi alanında aranan biri olacak inşallah.Simurg kardeşim size imreniyorum hakketen.Seninle aynı forumda olmaktan gurur duyuyorum kardeşim.Selam ve dua ile.
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

Fussiletteki kardeşlerim Tarık Emre demedi demeyin,bakın bu SimurG denen adam günün birinde gerek yazı gerek şiir gerekse komedi alanında aranan biri olacak inşallah.

Biliyoruz zaten Tarık emre.! :D
 
T

Tarýk Emre

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

Bevadih' Alıntı:
Fussiletteki kardeşlerim Tarık Emre demedi demeyin,bakın bu SimurG denen adam günün birinde gerek yazı gerek şiir gerekse komedi alanında aranan biri olacak inşallah.

Biliyoruz zaten Tarık emre.! :D
bevadih kardeşim ben sadece fussilet ailesi için demedim ,türkiye çapında aranan biri olur inancındayım.maşallah kardeşime.

şu yaşanmış fıkralarda mail olarak arkadaş göndermiş bende sizle paylaşayım dedim.
>Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum.
> >Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum
> >Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim.
> >Şoföre parayı uzatıp,
> >-'Bir Monte Carlo' dedim!
> >Adam birkaç saniye yüzüme bakıp,
> >- 'Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi!
> >İşte o an benim ve şoförün bittiği andır
> >
> >Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası
> >karşık sanırım, kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine)
> >Şöför kadını indirirken:
> >- Buyrun size layık değil ama!
> >
> >Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;
> >- Musait bi yerde iner misiniz?
> >Şöför : - Niye sen mi kullancan
> >
> >
> >Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle taksim'e dogru gidiyoruz.
> >Adamın biri Besiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavirla
> >- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim??
> >Bizim soför olaya hakim:
> >-Tabi abi ayıp ettin. al götür. senden kıymetli mi
> >
> >Ankara'da, cok sıcak bir gunde, dolmuştaki bir
> >kokona yelpazesiyle
> >-"Şöfeer bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu" demisti.
> >Pala bıyıklı şöfer amca
> >teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapıyı acıp acıp kapatmaya basladı
> >
> >
> >Istanbul'dayiz ...Dolmuşa bindik, dolmuş doldu, tam
> >kalkicak, elemanın bir açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış
> >oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 ... Eleman hala bir umut
> >sordu:
> >- "Kaptan, yer var mi?".
> >Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:
> >- "Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım"
> >
> >
> >Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek
> >üzereydi. Tam o anda kavga ettikleri her
> >hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi
> >birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri
> >şoföre parayı uzattı
> >- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?




bu arada kardeşler benim ana sayfamın sağı ve solu hala bembeyaz pırıl pırıl,hiç yazı yok.ne oluyor kimse bir şey söylemiyor .yazıları forum sayfasından takip edebiliyorum .birileri el atsa memnun olacağım.
> >
 
Ynt: FIKRA gibi..

Tarık Emre' Alıntı:
bu arada kardeşler benim ana sayfamın sağı ve solu hala bembeyaz pırıl pırıl,hiç yazı yok.ne oluyor kimse bir şey söylemiyor .

Bu bir sır galiba... :)

İnşallah Fussilet hocamız yardımcı olur...
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

Tarık emre; bende biliyoruz derken fussileti kast etmedım..
Senin soyledıklerıne katılarak biliyoruz zaten evet öyle olacak inşALLAH demek istedim:) Kavga ediyormuşuz şimdi :)


Yazdıklarında hakkikaten komikti eyvAllah.. :D :D :D
 
T

Tarýk Emre

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

Bevadih' Alıntı:
Tarık emre; bende biliyoruz derken fussileti kast etmedım..
Senin soyledıklerıne katılarak biliyoruz zaten evet öyle olacak inşALLAH demek istedim:) Kavga ediyormuş şimdi :)


Yazdıklarında hakkikaten komikti eyvAllah.. :D :D :D
bevadih kardeşim yazdıklarımdan kavgacı bir görüntümü sergiledim .neden kavga edeyimki.tartışma ve kavgayı oldum olası sevmem.doğru bile olsa tartışmalardan uzak durmaya çalışırım. eyvallah
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

est sergilemedin..

latifeydi o ve eksik yazılmış bir cümle olmuş :-\


Kalbini kırmamışımdır umarım...
 
S

SimurG

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

Tarık Emre' Alıntı:
Fussiletteki kardeşlerim Tarık Emre demedi demeyin,bakın bu SimurG denen adam günün birinde gerek yazı gerek şiir gerekse komedi alanında aranan biri olacak inşallah.Simurg kardeşim size imreniyorum hakketen.Seninle aynı forumda olmaktan gurur duyuyorum kardeşim.Selam ve dua ile.
SevgiLi Tarık Emre; tebessüm etmene vesiLe oLdumsa ne mutLu bana.. Yaptığın yorum için de ayrıca teşekkür ederim, ALLah razı oLsun.. Bu güzeL diLekLerin gerçekten çok hoşuma gitti, kimin gitmez ki fakat yanıLdığını söyLemeden edemeyeceğim.. Bu âcizi yani beni, yanLış tanıyor ve tanıtıyorsun..

Hazır yazmışken şunu da beLirtmek isterim; 'kısa bir süre' diye addediLen bir zaman zarfında birLikteliyimiz oLsada, 'büyük bir sevgi' diye addediLen bir sevgiyLe, bu acizin yüreğine girmeyi başardın sevgiLi kardeşim.. Yüreğin her daim var/oLsun..
 
Ynt: FIKRA gibi..

Çin’de bir üniversitede oldukça ilginç tamamıyle gerçek bir olay ..

Kızın biri bir gün yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece bırakıyor...

Derslerin bitiminde okul çıkışı bisikletinin yerinde olmadığını görüyor ve çok sinirleniyor...

Ertesi gün sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir gün önce bıraktığı yerde buluyor. Üzerindeki notta "Çok özür dilerim ama bisikletine gerçekten çok ihtiyacım vardı aldıktan 2 saat sonra geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim çok üzgünüm anlayışın için teşekkürler."

Kız doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve 5 tane kilit alarak okula dönüyor... Bisikleti iyice kilitleyip 5 farklı anahtarla derse giriyor ve olayı arkadaşlarına anlatıyor…

Ders bitimi okul çıkışında 5 kilit taktığını anlattığı arkadaşlarıyla beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor..

Bisikletin üzerinde 10 kilit ve bir de not var…

"Eğer acil ihtiyacım olduğu halde ben kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın."
 
Ynt: FIKRA gibi..

1700'lü yıllarda yaşayan İngiliz Denizci James Cook, sosyete adalarını ve Yeni Zelanda'yı keşfedip, haritalarını çizdiği 1769 yılında, Avustralya'nın doğu kıyılarını da ortaya çıkardı. Kaptan Cook, bitki örtüsünün zenginliğinden ötürü "Botany Bay" (botanik koyu) adını verdiği koyda , Avustralyalı yerlileri ilk gören yabancı oldu.

Yerlilerle el kol hareketleri ile güçlükle anlaşabilen James Cook, karınlarındaki ceplerinde yavrularını taşıyan ve arka ayakları üzerinde zıplayarak hareket eden uzun kuyruklu hayvanları görünce, yine el kol hareketleri ve çeşitli işaretlerle bunların adlarının ne olduğunu sordu.

Yerlilerin "kanguru" demesinden sonra da bu hayvanları dünyaya "kanguru" olarak tanıttı. Aradan 50 yıla yakin bir süre geçtikten sonra, 1800'lerin başında, "kanguru" sözcüğünün gerçek anlamı anlaşıldı.

"Kanguru", Avustralyalı yerlilerin dilinde; "Ne demek istiyorsun yabancı?" anlamına geliyordu.
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: FIKRA gibi..

İki olayda ilginç,acınası ve komikti..

EyvAllah...
 
Üst