Fatih Camii yeniden ibadete açıldı

fussilet

Active Member
Yönetici
Fatih Camii yeniden ibadete açıldı

İSTANBUL (AA)Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün çok duygulu olduğunu dile getirerek, 'Feth-i Mübin'in 559'uncu yıl dönümünde 4,5 yıllık bir restorasyon çalışmasından sonra Fatih Camisi'ni bu haliyle tüm milletimize ve İslam dünyasına kazandırmış olmak bizleri memnun ve mutlu ediyor' dedi.
Başbakan Erdoğan, Fatih Camisi ve 1. Mahmud Kütüphanesi'nin 4,5 yıl süren restorasyon çalışmasının ardından, İstanbul'un fethinin 559. yıl dönümünde yeniden ibadete açılması dolasıyla Fatih Camisi'nin avlusunda düzenlenen törendeki konuşmasına, vatandaşları selamlayarak başladı.
Bugün restorasyonları tamamlanan Fatih Camisi'nin ve 1. Mahmut Kütüphanesi'nin açılışını gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, bir yıkım felaketiyle karşı karşıya iken bu emaneti yeniden kazanmaya vesile olduklarını dile getirdi.
Fatih Sultan Mehmed Han'ın inşa edip bıraktığı emanetin asırlar boyu üzerinde hassasiyetle durularak bugünlere geldiğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'(Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli/Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli) diyen bir nesil oldukça bu devam edecek. Bugün çok duyguluyum, çok hisliyim zira Feth-i Mübin'in 559'uncu yıl dönümünde 4,5 yıllık bir restorasyon çalışmasından sonra Fatih Camisi'ni bu haliyle tüm milletimize ve İslam dünyasına kazandırmış olmak bizleri memnun ve mutlu ediyor. İşimiz daha bitmedi. Bir taraftan Akdeniz ve Haliç Caddesi'ndeki medreselerin restorasyonu başlıyor. Onların bitişiyle birlikte çevredeki tüm peyzaj çalışmalarıyla inşallah bu bölge çok daha farklı bir hale gelecek.'
Bu medreselerde öğrencilik yıllarını geçirdikleri için duygulu olduğunu dile getiren Erdoğan, 'Şimdi bunu yeni nesillere taşıyacağız. Onun için bu adımları atacağız' dedi.
Süleymaniye Camisi'nin de restorasyonunu tamamlayarak yeniden ibadete açtıklarını hatırlatan Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Perşembe Pazarı'ndaki Arap Camisi'ni de ibadete açacaklarını söyledi.
'Eğer bugün göğe minareler yükseliyorsa, Fatih Sultan Mehmed Han'ın bunda büyük emeği var. Onlar bu kapıları açtı bize' diye konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:
'Zira (Konstantiniyye muhakkak feth olacaktır. Onu feth eden komutan ne büyük komutan ve onun askeri ne güzel askerdir) diyen Sevgililer Sevgilisi'nin müjdesi, kendini bugüne kadar farklı bir şekilde taşıdı. Hala taşımaya devam ediyor. Bu müjde yerde kalmadı, gerçekleşti ve işte İstanbul'a dönüştü. İstanbul'da yaşayanlar olarak bunların kadir ve kıymetini iyi bilmek durumundayız.'
Fatih Camisi ve 1. Mahmut Kütüphanesi'nin onarımının 24 milyon TL'ye malolduğunu belirten Erdoğan, 'Biz sizin verdiklerinizi sizlere bu şekilde döndürüyoruz. Yatırımlarla döndürüyoruz, her şeyle döndürüyoruz, döndürmeye devam edeceğiz. Şu ana kadar Türkiye genelinde 4 bin civarında tarihi eserimizi restore ettik, yeniden milletimizin hizmetine sunduk. Aslında şu bölge, yüzlerce mescidin yıkıldığı, yerle yeksan edildiği bir bölgedir. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Onları da buldukça restore edeceğiz, imar edeceğiz ve yeni kuşaklara kazandıracağız' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, Fatih Camisi'nde çok hassas bir çalışma yürütüldüğünü anlatarak, deyim yerindeyse bu emsalsiz, bu şaheser eserleri bir küçük iğne ile adeta yeniden inşa ettiklerini belirtti.
Erdoğan, Fatih Camisi'nin restorasyonunda emeği geçen mimarından mühendisine, yapımcı firmasından işçisine şahsı ve milleti adına teşekkür etti.
Minarelerinden aleminden, dış duvarlara kadar en küçük çivilerden duvardaki çinilere kadar her milimetrekaresini büyük bir özen, hassasiyet ve dikkatle elden geçirdiklerini anlatan Erdoğan, 'Çünkü gereği ve olması gereken buydu. Bu eserlerin sadece son zamanlarda gördüğü hasarları değil, inşa edildiği günden bugüne kadar görmüş oldukları hasarları da gidermenin gayreti içinde olduk. Açıkçası, bu emsalsiz esere, bu ata yadigarına, bu İstanbul'un, İslam dünyasının önemli mekanına hizmet edebilme şerefini bize nail ettiği için, Rabbim'e şükrediyor, hamdediyorum' dedi.
Fatih Sultan Mehmet'in Piriştine'de adına yaptırdığı camiyi de restore ettirerek 4 Kasım 2010 tarihinde yeniden ibadete açarak benzer bir gururu yaşadıklarını dile getiren Erdoğan, Allah'ın izniyle, hem yurt içinde, hem yurt dışında, bu çalışmaları kararlılıkla devam ettirdiklerini ve devam edeceklerini vurguladı.
Başbakan Erdoğan, Beşiktaş'taki Şeyh Yahya Efendi Camisi'nin de restorasyonunun, onarımının bittiğini, bir iki eksiği tamamlandıktan sonra tekrar ibadete açılacağını belirtti.
Erdoğan, 'Allah emeklerimizi zayi etmesin, Allah gökkubbeden ezan nidalarını eksik etmesin diyorum. Arif Nihat Asya'nın dizelerinde ifade ettiği gibi, Allah bizi sevgisiz, susuz, havasız aynı zamanda vatansız, aynı zamanda mabetsiz, minaresiz, ezansız bırakmasın diyorum' dedi.
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ile birlikte kurdele keserek restorasyonu tamamlanan Fatih Camisi'ni ibadete ve 1. Mahmud Kütüphanesi'ni de hizmete açtı.
Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra Fatih Camisi'ni, 1. Mahmud Kütüphanesi'ni gezdi.
-ARINÇ: İSTANBUL'DA TAM 400 ESER RESTORE EDİLDİ-
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, '2003 ve 2012 arasında İstanbulumuzda restore ettiğimiz ve yeniden dimdik ayağa kaldırdığımız eserlerimizin sayısı tam 400'dür' dedi.
Arınç, Fatih Camisi ve 1. Mahmud Kütüphanesi'nin restorasyon çalışmasının ardından İstanbul'un fethinin 559. yıl dönümünde yeniden ibadete açılması dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, bugün mübarek bir günün yıl dönümünde olduklarını söyledi.
559 yıl önce Hazreti Peygamber'in hadis-i şerifi ile müjdelenen kumandan ve onun şerefli kahraman askerlerinin İstanbul'u fethettiklerini ifade eden Arınç, bir çağı kapatıp bir çağı açtıklarını belirtti.
Bülent Arınç, 'Bugün fethin 559. yıl dönümündeyiz. Ãœzerinden şu kadar yıl geçti, fethin gerçekleştiği günde hamdolsun hepimiz büyük bir sevgi ve coşkuyla Fatih Camisi'nin avlusunda toplandık. Bu cami 1463-1470 yılları arasında Sultan Fatih'in bizzat iradesiyle meydana getirildi. Aradan yıllar geçti, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz camimizi 4,5 yıl süreyle restore etti, o muhteşem haline tekrar kavuşturdu' dedi.
Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 2003-2012 yılları arasında Türkiye'nin bütün vakıf eserlerini, vakıf varlığını yeniden ayağa kaldırmak, sonraki nesillere tekrar bu haşmetiyle aktarmak için canla başla çalıştığını söyledi.
İstanbul'un, vakıf eserlerinin en yoğun olduğu il olduğuna işaret eden Arınç, şunları kaydetti:
'Sadece camilerimiz değil, medreselerimizle, külliyelerimizle, imaretlerimizle, tekkelerimizle, mevlevihanelerimizle bir vakıf medeniyetinin izlerini taşıyan yüzlerce ve binlerce esere sahip. Geçmişte atılıp satılan, geçmişte çürümeye terk edilen bu vakıf eserlerine, sayın Başbakanımızın talimatlarıyla, onları yeniden hayata kazandırmak için dört ele sarıldık. Sevgili İstanbullular, 2003 ve 2012 arasında İstanbulumuzda restore ettiğimiz ve yeniden dimdik ayağa kaldırdığımız eserlerimizin sayısı tam 400'dür. Bunların içerisinde isimleriyle de cisimleriyle de çok iyi bilinen fevkalade büyük abideler de bulunmaktadır. Şu anda 78 abide restorasyonu devam etmektedir.'
Fatih Camisi'nin bu abidelerden bir tanesi olduğunu belirten Arınç, 'Geçtiğimiz Kurban Bayramı'nda bir bayram sabahı yeniden bütün haşmetiyle kendini gösteren Süleymaniye Camimiz bunlardan biridir. Yavuz Sultan Selim Camimiz bunlardan birisidir' dedi.
Bülent Arınç, önümüzdeki günlerde restorasyonları bittiği için açılmaya hazır hale gelen Arap Camisi'ni ve Şeyh Yahya Efendi Camisi'ni de zikredebileceğini söyledi.
Arınç, 'Şu anda Ãœsküdar'daki Mihrimah Sultan Camii, Beşiktaş'taki Büyük Mecidiye, Beyoğlu'ndaki Ağa Camii, Fatih Haseki Hürrem Sultan Külliyesi, Molla Zeyrek Camii restorasyonları da devam etmektedir. Aziz Mahmut Hüdayi Camisi, Ãœsküdar Valide Sultan Camisi ve Nusretiye Camisi'nin de en kısa zamanda restorasyonlarına başlıyoruz. İstanbulumuzun ve bütün Türkiyemizin bu vakıf eserlerini yeniden hayata kazandırmak ve ayağa kaldırmak bizim görevlerimizdendir. Bize bu eserleri emanet eden ecdadımıza layık olmaya çalışıyoruz. Var gücümüzle çalışacağız' diye konuştu.
Bu arada, Bülent Arınç, konuşması sırasında bir kişinin elindeki pankartı havaya kaldırması üzerine, 'Onu kaldırır mısınız lütfen, yanlış bir şey var orada' diye uyarıda bulundu.
-"FETİHTEN ÇIKARACAÄžIMIZ EN BÃœYÃœK MANA GÖNÃœLLERİN FETHİ"-
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 'Etrafımızda, İslam dünyasında olup bitenleri, içimiz kan ağlayarak izliyoruz. Çünkü oralarda yöneticiler şerre anahtar oluyorlar, hayra kilit oluyorlar' dedi.
Görmez, Fatih Camisi ve 1. Mahmud Kütüphanesi'nin restorasyon çalışmasının ardından İstanbul'un fethinin 559. yıl dönümünde yeniden ibadete açılması dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, bugün Fatih Camisi'nin tarihinde birkaç kez yapılan restorasyonlarından birisini gerçekleştirip, yeniden ibadete açtıklarını belirtti.
Fethin sıradan bir yere girmek olmadığını ifade eden Görmez, 'Fetih, toprak işgal etmek değildir. Fetih, sadece şehirlerin surlarını yıkıp şehirden içeriye girmek değildir. Asıl fetih, kalplerin fethidir, asıl fetih hayırların, gönüllerin fethidir. Onun için bizim tarihimizde işgal yoktur, bizim tarihimizde fetihler vardır. Tarihimizin bütün büyük fetihlerine bakın, orada işgal adına hiçbir şey göremezsiniz. Bir fetih bir yere adalet, ahlak, hak getirmiyorsa, onun adı işgal olur. Bizim medeniyetimizin büyük fetihlerinde işgal yoktur. Fatih Sultan Mehmet surlara daha girmeden İstanbul'un içerisinde yaşayan insanlar hangi dilden, dinden, ırktan olursa olsun 'Biz Bizans külahını görmektense, Osmanlı sarığını görmek istiyoruz' diye haykırıyorlardı' diye konuştu.
Fethin zulmeti sona erdirmek, nuru, aydınlığı ortaya çıkarmak olduğunu ifade eden Görmez, Fatih'in de İstanbul'un fethi ile nura, ışığa yol açtığını, gerçek fethin bu olduğunu belirtti.
-'BUGÃœN YÃœREKLER İŞGAL ALTINDA'-
Görmez, 'Etrafımızda, İslam dünyasında olup bitenleri içimiz kan ağlayarak izliyoruz. Çünkü oralarda yöneticiler şerre anahtar oluyorlar, hayra kilit oluyorlar. Onun için fetihten çıkaracağımız en büyük mana, en büyük anlam, en büyük ruh öncelikle budur, gönüllerin fethi. Akılları ve zihinleri işgalden kurtarmak, kalpleri işgalden kurtarmak' dedi.
Yüreklerin işgal altında olmasının, bugünün insanlarının en büyük sorunu olduğunu söyleyen Görmez, 'Bugün yürekler işgal altında. En büyük fetih nedir? İşgal altındaki yüreklerin kapısını Allah'a, imana açmak. Bugünkü en büyük fetih işgal altındaki yüreklerin kapısını Muhammed Mustafa'ya açmak. Tıpkı büyük fatihlerin şehirlerin ve surların kapısını imana, İslam'a, ilme, irfana, sevgiye, muhabbete açtıkları gibi' şeklinde konuştu.
Görmez, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın camiye gelmesinden sonra, caminin avlusundaki kürsüden yaptığı konuşmada ise 'Fetih sadece toprakları işgal etmek, servetlere hakim olmak değildir. Asıl fetih gönüllerin fethidir, asıl fetih yürekleri işgalden kurtarmaktır, asıl fetih yüreklerin fethidir' dedi.
Açılış konuşmalarının ardından Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi.
Caminin avlusunu dolduran kalabalık, Başbakan Erdoğan camiye girerken alkışlayarak, 'Türkiye seninle gurur duyuyor' şeklinde slogan attı.
Camide, bir grup Suriyeli'nin de ellerinde katliam fotoğrafları ve Suriye bayrakları taşıdığı görüldü.
-TARİHÇESİ-
Fatih Sultan Mehmed'in 1462-1470 tarihleri arasında Atik Sinan olarak bilinen mimar Sinanüddin Yusuf bin Abdullah'a yaptırdığı külliyenin bir parçası olan Fatih Camisi, İstanbul'un 4. tepesi üzerine, Saint Apotres (Havariun) adındaki Bizans Kilisesi'nin bulunduğu alanda inşa edildi.
Külliyeyi oluşturan yapılar arasında, 1462-1470 yapım tarihini veren 16 satırlık üç parçalı kapı kitabeli cami, mektep, kütüphane, sekiz semaniye ve sekiz tetimme medreseleri, imaret, kervansaray, muvakkithane, tabhane, darüşşifa ve hamam bulunuyordu. Bu yapıların bir kısmı günümüze ulaşamadı.
Fatih Camisi'nin kubbesi, 1509 yılında meydana gelen ve 'küçük kıyamet' denilen büyük depremde hasara uğradı. 1557 ve 1754 depremlerinde de hasar gören cami onarılsa da 1766 depremine dayanamadı, büyük kubbesi tamamen çöktüğü gibi duvarları da tamir edilemeyecek derecede yıkıldı.
Cami, 1767'de Sultan 3. Mustafa tarafından Mimar Tahir Ağa'ya onartıldı. İlk yapıdan şadırvan avlusunun üç kolu, tak kapısı, mihrap, birinci şerefeye kadar minareler kaldı. 1772'de birçok ekler yapılan cami tekrar ibadete açıldı.
-RESTORASYONDA NELER YAPILDI?-
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Fatih Camisi'ni 2007 yılında restorasyona aldı. Cumhuriyet tarihindeki en kapsamlı restorasyonda cami, baştan aşağı elden geçirildi. Restorasyon kapsamında, cami genelindeki tüm çimento sıvalar söküldü, yerine özgün horasan sıva yapıldı. Cami genelindeki tüm pirinç bileziklerin oksitlenerek yeşil renk aldıklarından dolayı temizlikleri mekanik ve kimyasal yöntemlerle gerçekleştirildi.
Hasar görmüş ahşaplar, özgün kesitinde emprenye edilmiş ahşaplarla değiştirildi. Cami genelindeki tüm ahşap kapılar ve ahşap kepenkler böceklere karşı ilaçlandı. Ãœzerlerindeki cila çıkarılarak, temizlikleri yapıldı, kurt delikleri macun ile dolduruldu, çürümüş yerleri özgün malzemesiyle değiştirildi, son olarak da gomalak cilaları yapıldı.
Dış avluya açılan Çorbacı, Türbe, Boyacı ve Börekçi kapılarının mikro kumlama yöntemi ile temizlikleri yapıldı. Türbe kapısının eksik olan harpuştası, küfeki taşıyla tamamlandı.
Camide üç kere raspa yapıldı, her yapılan raspadan sonra ortaya çıkan bezemeler çizime aktarıldı. 1766 yılında deprem nedeniyle büyük bölümü yıkıldıktan sonra yeniden inşa edilen camide yapılan bezemeler yeniden ihya edildi.
Hünkar Kasrı üst örtüsündeki kurşun değiştirildi, Hünkar Mahfeli'nde bulunan ahşap kafeslerde, böceklere karşı fümigasyon yapıldıktan sonra, üstündeki boya tabakaları raspa ile alındı. Kafeslerin üzerine gelen oymalı ahşap başlıklar onarım için atölyede bakıma alındı. Çürümüş yerleri değiştirildi, kurt delikleri macun ile dolduruldu, eksik yerleri tamamlandı.
Caminin tüm mermer merdivenleri bakıma alındı. 19. yüzyıl sonuna ait fotoğraflarda görülen püsküllü seramik süslemelerin, yapılan araştırmalarda müzede oldukları tespit edildi, süslemeler yeniden ihya edilmek üzere özgün yerlerine getirildi.
YAYIN TARİHİ: 29.05.2012
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı haberin tüm hakları Diyalog Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Source: Fatih Camii yeniden ibadete açıldı
 

[TB] Benzer konular

Üst