FıKrA/GaLeRi

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Siyah Elbise

Öğretmen derste anlatıyordu: Gelinler nikah töreninde neden beyaz giyer, bilir misiniz? Çünkü bu onun en mutlu günüdür. Arkadan bir ses yükselir: Simdi damatların neden siyah elbise giydiklerini anladım.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Kardeş

Meydanlarda atıp tutan politikacılarımızdan biri hacca gitmiş. Hac farizasını yerine getirirken sıra gelmiş şeytan taşlamaya... Eline almış taşları, iç huzuru ile şeytan taşlamaya koyulmuş...
Ama o da ne? Taşın düştüğü yerden bir feryat, bir yakınma yükseliyor ki sormayın gitsin...
Şeytan hem ağlıyor hem de bir şeyler söylüyor.
Bizim politikacı merak etmiş, kulak kabartmış. Şeytan:
- Olur mu böyle olur mu, diyormuş, kardeş kardeşi vurur mu?
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Hayal

Bir kadın kitapçıya girip sormuş: - 'Kadınların hakimi: erkek' adlı kitabınız var mı?
Kitapçı cevap vermiş: Biz de hayali kitaplar satılmaz...
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

kefenin cebine konan çek!

Zenginin biri, ölüm döşeğindeyken biri doktor, biri papaz, diğeri avukat 3 yakın arkadaşını çağırmış. Bir ricada bulunmuş:
"Ömrüm boyunca biriktirdiğim 300.000 $ lık tasarrufum var. bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyoum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Her birinize şimdi 100.000$ vereceğim. Bu paraları ne olur benim cesedimi gömerlerken kefenimin iç cebine koyuverin."
Aradan bir kaç gün geçmiş ve eleman ölmüş. Üç arkadaş sözlerinde durmuşlar!!!!

Bir süre sonra doktor vicdan azabı çekmeye başlamış. Diğer 2 arkadaşına açılmış.
"Hastanemizin çok acil ihtiyacı vardı, onun için 100.000$'ın 20.000$'ını hastaneye harcadım. Kefene sadece 80.000$ koydum.

"Papaz söz almış:
"Maalesef ben de aynı günahı işledim. Paranın yarısını kilisenin inşaatına harcadım , Kefenin cebine 50.000$ koydum"

Avukat,
"ben sözümü aynen yerine getirdim" demiş. "Kefenin cebine 100.000$'lık çek koydum!"
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Ticaret kafası işte :) ancak böyle çalışır...Nakit kapar vermek asla yoktur kitaplarında...

Hoş zamanında ne canımız yandı bu çek senet işinden .....

o dönemler aklıma geldi...Hep bu zihniyetteki kişiler yüzünden işte :))

***Paylaşımlarınızın hepsi birbirinden süper....emeğinize,nüktedan kişiliğinize teşekkür ederiz:) eyvallah ...
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Kadınları Anlamak

Adamın biri bir gün yolda giderken Alaaddinin lambasını bulmuş. Lambayı okşamış ve içinden cin çıkmış :
-Dile benden ne dilersen, demiş. Adam da :
-Ya cin ben Kıbrıs'ı çok merak ediyorum, ama ne uçağa, ne de gemiye binebiliyorum. Bana oraya bir köprü yol yapsana, demiş. Cin de : -Ya kardeşim senin işin gücün yok mu? Şimdi yol yapmak için oraya bir sürü asfalt, iş makineleri demir, çelik halat falan filan lazım şimdi onunla kim uğraşacak sen başka bir şey iste, demiş. Adam da :
-O zaman bana kadınları nasıl anlayacağımı söyle, demiş. Cin de adama demiş ki :
-Ya senin şu yol kaç şeritli olsun.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Cennet Cehennem Karayolu

Cennetle Cehennem arasında bir karayolu bağlantısına ihtiyaç duyulduğundan, Cennet ve Cehennem yöneticileri bir araya gelmişler ve ortak bir yol yapılmasını kararlaştırmışlar.
Çalışmalar başlamış... Cehennem, söz verilen sürede yolu tamamlamış ve ortaya kadar gelmiş, bakmış ki öbür tarafta yoldan eser yok. Bir metre bile yol yapılmamış daha...
Hemen Cennet yöneticilerini arayıp, verdikleri sözü neden tutmadıklarını, yolu neden yapmadıklarını sormuşlar.
Cennet yöneticileri boyun bükmüş:
- Kusura bakmayın, demişler, aradık taradık koskoca cennette bir müteahhit bulamadık...
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Mantık

Amerika'ya Oxford üniversitesine matematik tahsili için giden genç sömestri tatili için evine dönmüştü. Annesi, dört gözle beklediği çocuğu için en güzel hazırlıkları yapmıştı. Özellikle de, oğlunun tavuk sevdiğini bildiği için, nar gibi kızarmış iki de tavuk yapmıştı.
Çocuk eve girince büyük bir sevinçle karşıladılar ve anne oğlunun uzun yoldan geldiğini ve çok acıkmış olduğunu düşünerek hemen onları mutfağa aldı. Nar gibi kızarmış tavuklar ise masada, en tok adamın bile iştahını kabartacak şekilde ihtişamlı duruyordu. Baba oğluna sordu:
- Eee! Anlat bakalım oğlum üniversitede neler öğrendiniz?
- Baba, pek çok şey gördüğümüz söylenemez. Fakat bize 'mantık' diye bir konu öğrettiler. Harikulade bir şey! Bak baba, bu mantık sayesinde mesela masada üç tane tavuk olduğunu sana ispatlayabilirim.
Baba büyük bir hayret içerisinde:
-Yaa! Öylemi!.. Nasıl ispatlayacaksın?
- Bak baba, şu 1. tavuk şu ise 2. tavuk değil mi?
- Eveet?
- İşte 1, 2 daha 3 eder. O halde masada 3 tavuk vardır.
- Yaa! Öyle mi!..
Baba büyük paralar harcayarak, büyük umutlarla, büyük bir ülkenin en büyük üniversitesine gönderdiği oğlunun böyle saçma sapan şeyler öğrenerek dönmesine canı çok sıkılmıştır ve hanımına dönerek kızgın bir sesle:
- Bak hanım şu 1. tavuğu sadece sen yiyeceksin. 2.sini de ben yiyeceğim. 3.sünü de oğlumuz yesin...
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Matematik Dili


Baba, küçük çocuğu ile sohbet ediyordu:
- Bugün okulda ne öğrendiniz?
- Üçgenin alanını baba.
- Ya öyle mi? Söyle bakalım neymiş üçgenin alanı?
- Yatayı ile dikleşiminin vuruşumunun bir bölü iki katıdır.
- Olur mu çocuğum. Üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısıdır. Bir köşede onları dinlemekte olan dede söze karışır:
- İkinizin de söylediği yanlış! Bir müsellesin sathı, mesai kaidesi ile irtifanın hasıl-ı darbının nısfına müsavidir...'


********

siz bunu bir fıkra olarak okudunuz...
ama ben buna çok farklı bir gözle baktım. nesiller arası dil farkının bizi birbirimize nasıl yabancılaştığını hissettirdi. aradaki kültür farklarının nasıl bir uçuruma dönüştürüldüğünü hissettirdi. kimileri buna bir fıkra diye gülüp geçebilir ama doğrusu beni hüzünlendirdi.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Halk Dili

Bir varmış bir yokmuş, zamanın birinde bir medrese varmış. Bu medresede avam(halk) lisanı ile konuşmak yasakmış, konuşanlara ceza verirlermiş.

Bir gün talebeler, hocaları ile birlikte bir mesire yerine teferrüce(pikniğe) gitmişler. Hoca talebelerden birisinin 'su içtim' dediğini işitmiş. Talebeye kızgın bir şekilde:
- Size kaç defa lisan-ı avam ile ifade-i meram eylemeyeceksünüz dedüm. İmdi şöyle demelüydün; 'Bir kadeh-i lebriz-i hoş-güvarı nuş ile, teskin-i ateş-i dil-figar ve iktisab-ı ferah-ı bi-şümar eyledim.'

Talebeyi bir güzel fırçalayan hoca bir daha böyle konuşması durumunda cezasının falaka olacağını da ifade etmiş.

Bir müddet sonra hoca, geçmiş mangalın başına. Bu esnada bir kıvılcım sıçramış hocanın kavuğuna. Biraz önce haşlanan talebe görmüş vaziyeti. Koşmuş hocanın yanına telaş içinde, söyleyememiş 'kavuk yanıyor!' diye, başlamış söze havas lisanı ile:

- Ey hace-i bi-misal ve ey üstad-ı zi-kemal bu şakird-i pür-kelal size şu vech ile arz-ı hal eyler ki; bir şerare-i cevval, bi hikmet'il-müteal, nar-ı mangaldan pür-tab ile ser-i alinizdeki kavuğu iş'al eylemiştir!.. demiş. Lakin deyinceye kadar da kavuk yanmıştır.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Tahir ile Mahir

Mahir adında çalışkan bir talebe her vasıl olduysa meşhur edebiyat öğretmeni Tahir ül Mevlevi'den zayıf not alınca bir fırsatını bulup tahtaya:
- 'Vermezse Tahir, ne yapsın Mahir', yazar
Tahirül Mevlevi yazıyı görünce hemen cevabı yazarr:
Çalışsa Mahir, vermez mi Tahir
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Daha Çok İstiyor

Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı :
-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan'la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü.Annesi merakla sordu :
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Temelin Çocuğu

Temel hergün okula giden ve çalışan oğlunun defterinde tek bir yazı göremeyince nedenini sormuş.

Oğlan:

- Ögretmen tahtaya ne yazarsa aynen deftere geçireyrum O tahatayı silince ben de defterimi sileyrum.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Olanak

70 li veya 80 li yıllarda üniversiteli öğrenci tatil vesilesiyle köyüne döner. Hoş-beş muhabbetten sonra çantasını boşaltır. Annesi kirli çamaşırları görünce:
- Oğlum bunları niye yıkamadın?
- Olanak bulamadım anne.
- A oğlum! Olanak bulamadıysan sabunda mı bulamadın?
 
Ã

Þehadete Vurgunum

Guest
Ynt: FıKrA/GaLeRi

MiM' Alıntı:
Olanak

70 li veya 80 li yıllarda üniversiteli öğrenci tatil vesilesiyle köyüne döner. Hoş-beş muhabbetten sonra çantasını boşaltır. Annesi kirli çamaşırları görünce:
- Oğlum bunları niye yıkamadın?
- Olanak bulamadım anne.
- A oğlum! Olanak bulamadıysan sabunda mı bulamadın?

olanak ney hocam ???
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Üç Ordan Beş Ordan

Cinayet davasının sanığı olan kiralık katil, hakim karşısında suçunu kabul etmiş.
Hakim sormuş:
- Neden işledin bu cinayeti?
- Para için öldürdüm hakim bey!
Hakim yine sormuş:
- Peki kaç lira aldın?
- 5 milyar hakim bey!
- Yahu sen ne biçim adamsın! 5 milyar için adam öldürülür mü?
Kiralık katil, boynunu bükmüş:
- Ne yaparsınız hakim bey! Üç ordan beş ordan geçinip gidiyoruz işte...
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Bunaklar

Üç yaşlı adam oturup sohbet ediyorlardı.
-Birisi: "Ya ben biraz bunaldım galiba dedi. Geçenlerde kapı çaldı, açtım baktım bir kadın. Misafir geldi diye düşündüm, buyur ettim oturttum, hal hatır sordum."
-Kadın: Yahu, bey sen iyice bunadım her halde ben senin kırk yıllık karınım demez mi.
-Öteki:"Oda bir şeymi, ben geçenlerde ben merdivenlerin tam orta yerine gelmiştim, birden durdum düşünmeye başladım. Yahu, ben yukarımı çıkıyordum, aşağımı iniyordum.Bir türlü bulamadım.
-Üçüncüsü yahu sizlerde iyice bunamışsınız Allah'a şükür bende hiç öyle bunama belirtileri yok demiş. Bunu söylerken de sağ elinin iki parmağı ile sağ kulak memesini çekiştirip, tahtaya vurmuş...
Tak tak tak, adından, yine kendisi KİMOOO?! diye bağırmış.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Bilet

Bir gün belediye otobüsündeyim, durakta teyzenin biri bindi, şoföre;"evladım acelem var ama biletim yok" dedi. Şoför ;"bin teyzecim, sonraki duraktan alırsın, ama önce bir de yolculara sor" dedi. Bunun üstüne teyze yolculara dönüp; "Pardon, bir sonraki duraktan bilet alabilir miyim?" diye sordu...
 
Üst