FıKrA/GaLeRi

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Dünya Türklere Kalacak

Dünyanın meşhur "think-tank"ları bir araya gelirler. Araştırma konuları önümüzdeki asırda dünyanın hakimi kim olacaktır. Dünya kime kalacaktır. Bilgisayara bütün ülkelerin nüfus yapısından, ekonomiye, eğitimden sağlığa ve siyasetten askeriyeye kadar bütün bilgiler yüklenir. Uzmanlar "Dünya kime kalacak" diye sorularını yazarlar ve "enter"e basarlar. 1 dakika sonra ekranda büyük harflerle cevap görünür:
"Dünya Türklere kalacak."
Uzmanlar şoktadır. En nihayet birisi şaşkınlıktan kurtulup, "neden" diye yazar ve "enter" e basar. Bilgisayardan hemen cevap gelir:
"Bütün milletler uzaya gidecek, böylece dünya Türklere kalacak."
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Akşam Serinliğinde

Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-Biz Mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz! :D
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Fil Yakalama

Bir gün, CIA, KGB ve MİT teşkilatlarından hangisinin daha başarılı olduğunu tespit etmek için bir "istihbarat yarışması" düzenlenmiş. Bu yarışma uyarınca, her üç teşkilatın en iyi adamlarından oluşan onar kişilik ekipleri Kongo'nun balta girmemiş ormanlarına göndermişler.
Ormanın girişinde görevlerini açıklanmış:
- "Ormana girip, en kısa sürede bir zürafa bulup getiren kazanır..."
Önce KGB liler gitmiş. 15 dakika sonra bir zürafa ile çıkagelmişler.
Sonra CIA gitmiş. 10 dakika sonra zürafa ile gelmişler.
En sonunda bizim MİT gitmiş, 5 dakika sonra bir fille dönmüşler.
Yarışmayı düzenleyenler "Bu da nedir?.." diye sorunca fil atlamış:
"Abi valla ben zürafayım..."
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Cemal İngiltere'de

Cemal İngiltere`ye gidecekti. Onun için bir arkadaşından İngilizce hakkında bilgi istemişti. Arkadaşı Türkçe kelimelerin son hecesinin uzatılması şeklinde Cemal`e bilgi verdi. Cemal uçağa bindi ve on dakika sonra hostesi çağırmak için, Hosteeees. O da ne hostes gelmişti. Cemal İngilizce`yi sökmeye başladığını düşünüyordu. Havaalanından çıktı...Taksiiiii Vay be taksi de durmuştu. Cemal ağır ağır kendini kaptırdı...Hoteeeeeeel Otele gitti. Odasına çıktı, duş aldıktan sonra dışarı çıktı, Londra sokaklarında dolaşmaya başladı. Parkta bir adam gördü: -Merhabaaaaa,nasılsınıııız? Adam: -İyiyiiiiim,sağoooooool. Cemal: Türk müsünüüüüz? Adam: Eveeeeet Temel: Kardeşim Türksün de neden iki saattir İngilizce konuşuyorsun ?.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Dördünüzün de...

Temel bir gün uçakla Amerika'ya gitmiş çok yorgun olduğu için bir otele yerleşmiş ve uyumaya koyulmuş.Fakat tam uyuyacakmış ki yandaki daireden müthiş bir gürültü ve müzik sesleri gelmiş.Temel dayanamamış, duvarı yumruklayıp, -kimsin ulan!! Uyumaya çalışıyoruz, bu ne gürültü diye bağırmış. Karşı daireden tek ses

-Jean Claude Van Damme. Temel yine bağırmış,

-Gelirsem dördünüzün de bacaklarını kırarım.
 
B

Büþra

Guest
Ynt: FıKrA/GaLeRi

:D :D

Hepsi birbirinden komikti..Sağolun Hocam.. :D
 
B

Bevadih

Guest
Ynt: FıKrA/GaLeRi

:D çok güzeldi:) emeğinize sağlık.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Amerikalı Japon ve Türk

Bir Amerikalı, bir Japon ve Türk safari'ye çıkmışlar. Son teknolojik silahlarını da birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri fark edince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı ve Japon silahı bırakıp acı sonu beklemeye başlamışlar. Türk botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş : " Ne o, aslandan hızlı mı koşacaksın ? "
" Yoo, sizden hızlı koşsam yeter!" ...
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Telsiz Telefon

Cemal bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar;
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiye`ye gelir ve Cemal başlar anlatmaya:
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağıya indik ama hiç birşey bulamadık. Öyleyse bizim atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Noşut

Cemal Afrika'ya safariye gitmiş. İlk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. Fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. Cemal de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle Fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. İngiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. Fransız ben de 1 fil vurdum demiş. Cemal ben 4 noşut vurdum demiş. İngiliz dayanamamış sormuş. kusura bakma ama noşut nasıl bir şeydir. Bunca yıllık avcıyım hiç duymadım. Cemal de ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara bir şeyler insana benziyorlar. Ellerini kaldırıp no şut no şut diye bağırıyorlar demiş. (no shoot = ateş etme)
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Yasak!

Bir grup İngiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. Birden şiddetli bir fırtına kopmuş.Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş.
Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. 'Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi' demiş.
Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş.Kaptan merakla sormuş:
-Eee,noldu?
-Hepsi atladılar efendim.
Kaptan çok şaşırmış:
-Nasıl olur,daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı.Ne dedin onlara?
-Çok kolay.İngilizlere 'Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar' dedim.
Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı olduğunu söyledim.
-Peki ya Türklere ne dedin?
-Onlara da 'Denize girmek yasak! ' dedim.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Aptal!

Hıdır ve Ökkeş deniz kenarına birkaç günlük tatil için gitmişler. Aksam olup bitkin düşünce daha önce kurdukları çadıra girip uykuya dalmışlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde Hıdır uyanmış ve Ökkeş'i uyandırmış.
- "Ökkeş Ökkeş uyan, bak bakalım gökyüzünde ne görüyorsun"
- "Ne mi, yüzlerce yıldız"
- "Bu ne anlama geliyor peki"
- "Meteorolojik açıdan bakıldığında dostum bu yarın havanın güzel olacağı; metafizik açıdan bakıldığında koçum, insanoğlunun evrende ne kadar küçük yer işgal ettiği; başka bir açıdan bakılınca yiğidim, dünyanın ne kadar yaşlı bir gezegen olduğu... anlamına geliyor. Peki senin için anlamı nedir?"
- "Ökkeş seni aptal, görmüyor musun çadırımızı çalmışlar!"
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Gardırop

Bir evde yatak odasındaki gardırop bozuktur. Evin yanında bulunan istasyondan tren geçince gardırobun kapağı açılmakta ve ses çıkarmaktadır. Kadın kocasına sürekli bu derdi anlatmasına rağmen kocası konuyu önemsememiştir. Kafası bozulan kadın bir gün marangoz çağırır ve marangoza dolabı gösterir. O anda bir tren geçer ve gardırobun kapağı kendiliğinden açılır. Marangoz menteşelere, kilide bakar. Hanımefendi buradan gardırobunuzun nesi olduğunu anlayamadım. Şimdi ben içine gireyim ve siz kapağı kapatın, böylece ben içeriden bakarım belki böyle anlarım der. Marangoz içeri girer, kadın kapağı kapatır. O anda dış kapı çalar. Kadın kapıyı açar. Kadının kocası gelmiştir. Kocası doğru odasına gider ve üstünü çıkarıp asmak için gardırobu açar. Bir bakar ki gardıropta bir adam. Kızarak adama bağırır. "Ne işin var senin burada" der. Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir. "Şey beyefendi ne desem ki, şimdi size burada tren bekliyorum desem inanır mısınız?"
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

LinA' Alıntı:
:D :D
Hepsi birbirinden komikti..Sağolun Hocam.. :D
Bevadih' Alıntı:
:D çok güzeldi:) emeğinize sağlık.
çok teşekkürler ablalarım, her ikinizde çok sağolun.
ara sıra böyle atıcaz teker teker...
tabii sizlerde çok beğendiğiniz fıkralarınızı buradan paylaşabilirsiniz.
edep ve terbiye kurallarını ihlal etmeyecek her tür fıkrayı isteyen her kardeşimiz bu galeride paylaşabilir.
 
B

bardak

Guest
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Ticaret kervanı dinlenmek için bir yerde konalkar.

Herkes ihtiyaçlarını karşılıyordu az ilerde birini namaz kılarken gördüler yanına usulca yaklaştılar, içlerinden biri hay maşaallah ne güzel kıyamda duruyor, adam rukuya eğilir diğeri ya ne güzel tazim de bulunuyor adam secdeye varır ve tahiyyata oturur üçüncüsüde derki maş tadili erkanına göre namaz kıldı.
Bunu duyan adam hemen sağa ve sola selam verir adamlara dönüp derki tam üç gündürde oruç tutuyorum... :D :D
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

katkın için teşekkürler ablası... evet, bu çok anlatılan meşhur fıkralardandır. sonuç aynı olarak zikredilse de, mekanlarda değişiklik oluyor genelde... mesela ben bu fıkranın bazen camide, bazen daha farklı yerlerde geçtiğini okumuştum. ama bu fıkra, riya ve gösteriş için ibadet edenleri tasvir etmesi açısından çok hoş bir anekdottur.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Sigara!

75 yaşlarında bir dede doktora gider, 3 ay önce muayene ettiği hastayı görünce doktor sevinir ve sorar. "Dede nasılsın ciğerlerin nasıl". "Pek iyi değil oğlum" der yaşlı dede. Bunun üzerine doktor dedeyi muayene eder ve sorar: "dede ben sana 3 paketten fazla sigara içme demedim`mi ? Bunun üzerine dede der ki "dediğin gibi üç paketten fazla içmiyorum fakat bu yaştan sonra sigaraya başlamakta zor oldu yani" !
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Kazazede

Genç bir gazeteci bir trafik kazası haberi alır hemen olay yerine gider. Ahali kazazedenin başına toplanmıştır, kurnaz gazeteci bir kaç fotoğraf çekmek istemektedir. Fakat bu ahaliden dolayı kazazedenin başına gitmesi olanaksızdır. En sonunda aklına kurnazca bir fikir gelir. Yüksek sesle ağlayarak ve bağırarak: "Çekilin çekilin o benim babamdı, o benim hayatta en sevdiğim kişi idi" demeye başlar. Tabi ki halk bu -zavallı- çocuğa yol verir bu sırada gazeteci çocuk ne kadar akıllı olduğunu düşünmektedir. En sonunda kazazedenin başına gider fotoğraf makinesini hazırlar ve yerde ölü bir şekilde yatan eşeği görür!!!
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
Ynt: FıKrA/GaLeRi

Kıtlık

İki adam köşede karşılaşmış. Birisi çok şişman öbürüde çok zayıfmış. Şişman adam zayıfa dönerek: Seni görende kıtlık var sanır demiş. Zayıf adam da : Seni gören de kıtlığın sebebini anlar demiş.
 
Üst