Etkilendiğimiz Ayetler ve Uyandırdıkları Duygu/Düşünceler

  • Konbuyu başlatan simuzer47
  • Başlangıç tarihi
S

simuzer47

Guest

Rahman'ın selamı mü'minlerin üzerine olsun...
Arkadaşlar, sizlerden de katkı beklediğim bir başlık açmak istiyorum. Biliyorsunuz Kur'an-ı Kerim müslümanların hayat kitabı. Peki biz bu kitabı ne kadar okuyoruz, ayetlerinden ne kadar haberdarız, ya da kaç tane ayetini başımızı ellerimizin arasına alıp düşündük?
Sizden istediğim etkilendiğiniz, sizin üzerinizde uzun süre etki bırakan ayetleri ve uyandırdığı duyguları bizimle paylaşmanız. Bunu istememin sebebi hayat kitabımızla biraz daha içiçe olmak ve belki de hiç dikkatimizi çekmeyen ayetleri birbirimizin vesilesi ile düşünmek, ibret almak, hayata geçirmek tabiki ihlas ile inşaAllah...
 

[TB] Benzer konular

S

simuzer47

Guest
Ynt: Etkilendiğimiz Ayetler ve Uyandırdıkları Duygu/Düşünceler

Aralarında hükmetmek için onlar Allah’a ve Rasulüne çağrıldıklarında, onlardan bir kısmı yüz çevirir.
Eğer hakk kendilerinin ise, ona (peygambere) sürat ve itaatle gelirler.
Acaba kalplerinde hastalık mı vardır bunların? Yoksa şüpheye mi düştüler? Yahut Allah ve Rasulü kendilerine haksızlık eder diye mi korkarlar? Hayır, onlar zulmedenlerin ta kendileridir.
Aralarında hükmetmek üzere Allah’a ve Rasulüne davet olunduklarında, mü’minlerin sözleri ancak: “İşittik ve itaat ettik” demektir. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Nur Suresi (48-51)



Evt, mü’min olan, iman ettiğini iddia eden kişi Allah ve Rasulü’nün her emrine ancak “işittik ve itaat ettik” demelidir. Nasıl ki bir sözleşmenin altına atılan imza o sözleşmenin kabul edildiğinin bir göstergesi ise, LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜN RESULULLAH kelimesini kalbiyle tasdik edip, diliyle söyleyen kişi organlarıyla da bunun gereklerini yerine getirmek mecburiyetindedir. Velev ki gerek şeytan, gerek nefsinden dolayı yerine getiremiyorsa da bunu kabul etmek kendi üzerine farzdır ve kelime-i tevhid sözleşmesinin bir gereğidir.

Bu ayet-i kerimelerde Rabbimiz günümüzde fazlasıyla karşılaştığımız insan tipini bize tanıtıyor. Canları istediğinde “Allah’tan korkmuyor musun/uz? Bunu nasıl yaparsın/ız?” diyenler, canları istemediğinde, çıkarlarına ters düştüğünde “Bu zamanda öyle şey mi olur?” diyebiliyorlar. Bu tür insanlar Allahu Teala’nın
“…Yoksa siz kitabın bir kısmına iman ediyorsunuz da bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanların cezası, dünyada horlanmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise azabın en şiddetlisine döndürülürler. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.” (Bakara 85)
Hitabının muhatabıdırlar.

SuphanAllah! İman eden bir insan nasıl olur da Allahu Teala’nın emrini beğenmez ve buna alternatif emirler bulup veya uydurup bunlara tabi olur ki?!
 

MiM

Admin
Yönetici
Membership
Ynt: Etkilendiğimiz Ayetler ve Uyandırdıkları Duygu/Düşünceler

eyvallah, güzel kardeşim.
en çok yazmak istediğim bir konu açmışsın. yazacağım inşaallah... da, ah şu zamansızlık!
 
S

simuzer47

Guest
Ynt: Etkilendiğimiz Ayetler ve Uyandırdıkları Duygu/Düşünceler

Muhakkak Biz Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de üzerinize şahid olarak bir Peygamber gönderdik.
Ama Firavun o peygambere karşı çıktı; Biz de onu müthiş bir şekilde yakaladık.
Eğer siz küfür ve inkar ederseniz, çocukların saçlarını ağartacak bir günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Gök bile o sebeple yarılmış, O'nun va'di yerine getirilmiş olacak(tır).
İşte bu (ayetler), gerçekten bir(er) öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine doğru yol alır.

Müzemmil Suresi: 15..19


Selamun aleykum...
Rabbimiz bu ve benzeri bir çok ayet-i kerimede bizleri uyarıyor, öğüt veriyor. Bu ayetlerde de Firavun'u ibretlik bir tablo olarak gözler önüne seriyor. Firavun'un azgınlıklarını hayretler içinde okuyor, işitiyoruz ya, aslında zamanımızda da Firavun kılıklı insanlar az değil! Arif Nihat Asyalı Naa't'ında diyor ya;

"Ebu Cehil ölmedi ya Muhammed,
Ebu Leheb kıtalar dolaşıyor..."

Aynı şekilde biz de diyoruz ki;

"Firavun boğulmadı ya Muhammed...
Çağın Firavunları kıtalar dolaşıyor, kan döküyor, kan kusturuyor..."

Şimdiki Firavunları ve yaptıklarını yazmaya kalksak sayfalar yetmez herhalde. Ne dersiniz, doğru değil mi?
 
Üst