El-Musavvir

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Musavvir
Şekil verici , Tasvir eden , her şeye bir şekil ve hususiyet veren.

O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir * Haşr 59:24

Allah'ın yaratmış olduğu varlıkların şekil ve durumlarını takdir edip, dilediği şekilde meydana getirmesi, şekillendirmesi anlamına gelir.
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: El-Musavvir


El-Musavvir

Varlıklara suret veren, tasvir eden; onları en güzel şekilde tertip edip, en güzel surette şekillendiren.


Kimisini kıldın veli

Kimisine dendi deli

Sana inanmayan kulu

Pelesenk ettin “Yâ Musavvir”



Rabbim,

Ulu Allahım,

Ne zaman masmavi gökyüzüne baksam, ne zaman başımı kendimden yana çevirsem bir esrarlı fısıltı usulca kalbime yol buluyor. Küme küme beyaz bulutların ötelerine ayarlı gözlerimin ışığı, kalbime yol bulan duygularımın özü sendendir. Bir çekirdekten bin orman yaratan, bin bir çiçeğe bin bir renk giydirip süsleyen sensin. Denizin rıhtımı kamçılayan vuruşlarında, rüzgarın dalları yaprakları bir musıki ahengiyle sallayışında senin efsunun var. Kumruların dilindeki yusufçuk şarkısında, nilüfer desenli gölün sızıldayan kamışlarında senin ezgin var.

İnsanın mayasını aynı, huyunu ayrı ayrı sen diledin, sen verdin.

Beni sana yakın eyle Allahım...

Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.

Bir damlayı can ve insan eyleyensin.

Kapına geleni sultan eyleyensin...



İnsanları farklı farklı

Renk renk ettin “Yâ Musavvir”

Kimisini Avrupalı

Frenk ettin “Yâ Musavvir”



Alemlerin Rabbi olan yüce Sultanım,

Herşeyi birbirine müsemma yaratan ulu Allahım,

Senin dergahının kapısı her dem açık. Her dem bütün yollarının ucu bize dokunur. Bütün denizlerin sana akar, bütün yıldızlar sana bakar. Ol, dedin oldu cümle kainat. Her şey senin.Senin gül kokulu desenlerinin her ilmeğinde bin sır gizli. Her giz bin giz saklar içinde. Senin bize giydirdiğin desenlerin içinden sıyrıldık dünyalık telaşlarla. Bütün eksileri, bütün yarımları ve bütün noksanları kuşandık, bilemedik.. Bizi yarımlarımızla, eksilerimizle, kusurlarımızla affeyle Allahım. O ilk halimizi, “Kâlu Belâ” iklimini kuşanalım yeni baştan. İzin ver, nasip eyle,

Kirlenmemiş, bozulmamış mayamıza geri dönelim Allahım.

Menekşe kokulu bir sürur düşür yüreklerimize.

Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.

Bir damlayı can ve insan eyleyensin.

Kapına geleni sultan eyleyensin...



Münezzehsin noksanlıktan

Her şeyi var ettin yoktan

Bizi de bir başka ırktan

Bir Türk ettin “Yâ Musavvir”


Ey Sevgili,

En Sevgili olan Yâ Musavvir,

Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin. Bir damlayı can eyleyen, bir saatin kadranına sıkıştırılmış zamanı an eyleyensin. Mekan ve zaman senin için anlamsız. Kapına geleni şan eyleyensin.” Bî vefadır dar-ı dünya kimseyi şad eylemez “ denen dünyayı han eyleyensin. Geldik gidiyoruz diyen bir nakaratız hayatın feracesinde. An be an beklenen güzel ölümü gözlerimize nihan eyleyensin. Buz tutmuş gecelerin ayazında senden gelecek nurdan şıklar beklemedeyiz.. Güneşi seherde tan, kainata vatan eyleyensin... iniltisi göklere çıkan cana himmetinle derman eylesin. İnkara düşmüş yürekleri, sıkıp sûzan eyleyensin. Dilediğini o an gerçek kılansın. Gördüğüm bütün güzelliklerin kusursuzluğu karşısında ürperiyoruz. Gözlerimize nehirler boşalıyor.

Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.

Bir damlayı can ve insan eyleyensin.

Kapına geleni sultan eyleyensin...



Bir damlayı can eyledin

Yarattın insan eyledin

Kimi kalbi mühürledin

Kimi senk ettin “Yâ Musavvir”



Rabbim,

Ey ulu sultanım,

Sevgili Allahım,

Hiç yoktan varolduğumu ve beni türlü nimetlerle zengin kıldığını biliyoruz. Şükür çiçeklerini demet demet sunuyorum kapına. Kabul buyur Allahım. Eksiklerim, yarımlarım, günahlarım var. Huzurundayım ve utanıyorum. Rahmetinin sağanağından beslenen ümît ve korku arasındayım. Üşüyorum. Davut’un esrarlı ilahileri, Musa’nın Yed-î Beyzâsı, İsa’nın kıvrılan Âsası gibi senden gelen her şeye ürperiyorum. Masmavi göklerin derinlerine uzanan minarelerin şerefesine dokunuyor güvercin yüreğim. Uçup sana gelmek diliyor. Senden gizli olmayan halimi sana anlatmaya, senden gelen, senden olan sözlerimi söylemeye utanıyorum. Sen bana ne kadar yakın, ben sana ne kadar uzağım Allahım?

Beni sana yakın eyle Allahım...

Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.

Kapına geleni sultan eyleyensin.



İsmin anan olmaz eyri

Bulurlar hıfz ile hayrı

Herkesin yükünü ayrı

Denk denk ettin “Yâ Musavvir”


Ey Sevgili,

En Sevgili olan Yâ Musavvir,

Sen dilediğini veli, dilediğini âli eyleyensin. Kendimden sana iltica ettim Allahım. Ağyar ve masivanın elem ve kederinden sana sığındım. Senin mücerret nasihatın, müşahhas acılara dönüştü cehaletimin azgın ellerinde. Emirlerini unutan hıfzım bana eza ve ceza getirdi. Bin musibet belgeli yüreğimin kuytularında. İbadet ve taat ile neşveli olmayan yürekleri har, sana gelen yollarda gezinmeyeni zar eyleyensin. Heva- hevesine düşeni nar eyleyensin.

Beni sana yakın eyle Allahım...

Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.

Kapına geleni sultan eyleyensin...
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: El-Musavvir

Ya Musavvir!

Yokluğa varlık suretini giydiren sensin
Hiçlige varlik boyasını çalan sen
Güzeli güzel kılan ancak senin tasvirindir
Sen ki yüzümü benim için biricik sevdiklerim için tanıdık eylersin
Katında makbul olan güzellikle tasvir eyle suretimi..
 
Üst