EL-HÜKMÜ LİLLÂH (HÜKÜM ALLAH'INDIR)

  • Konbuyu başlatan Þehadete Vurgunum
  • Başlangıç tarihi
Ã

Þehadete Vurgunum

Guest
Şüphe:
Yusuf (a.s) kafir Firavun’un yanında bakanlık yapmıştır.
cevap:
a) Bir peygamber hakkında bilmeden konuşmak ve bir peygamberi küfür olduğu kabul edilen bir şeye nispet etmek icma ile küfürdür.
b) Yusuf (a.s) iki defa iftiraya uğramıştır: Kralın eşinin zina iftirası ve particilerin Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeme iftirası.
c) Yusuf (a.s) peygamberlerden bir peygamberdir. Tüm peygamberlerin daveti “Biz her kavme Allah’a ibadete çağırsınlar ve tağuttan kaçınmaya davet etsinler diye resuller gönderdik” ayetinde açıklanmıştır.
Yusuf’un (a.s) görevi de diğer resuller gibi insanları tağuttan uzak durmaya davet etmektir. Nisa 60’da gördüğümüz gibi tağutun manalarından biri de Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenlerdir. Partici zihniyete göre Yusuf (a.s) görevini yerine getirmek bir yana risalet görevine muhalefet etmiştir. Tağuttan kaçınmak yerine onun yanında yer almıştır. Öyleyse particilerin yanında iki yol vardır; ya melikin Müslüman olduğunu kabul edip Yusuf (a.s)’ı iftiradan kurtaracaklar ve kendileri de bu şirki terk edecekler ya da bu şirke devam etmek adına Kuran’dan bir ayeti kabul edip diğerini inkar edecekler.

Not: İmam Nevevi, Mücahid ve başka alimler melikin Müslüman olduğunu savunmuşlardır. Çünkü Kuran’a genel olarak baktığımızda yöneticiler peygamberlerin davetlerine karşı çıkmışlar ve onları tehdit etmişlerdir. (Araf: 88 İbrahim: 13) Yusuf’un (a.s) meliki ise Yusuf’a çok iyi davranmış hatta O’na görev vermiştir. Bu da O’nun Müslüman olduğunu gösterir, derler. Tabii bunlar sadece birer ihtimaldir. Ancak particilerin çıkarımlarındansa, imamların yorumları daha efdaldir. Zaten, zindanda iken insanlara ‘hüküm Allah’ındır’ diyen bir peygamberin, hükmü gaspetmiş, meselenin asıl anlatılması gereken adamla karşılaştığı zaman ona anlatmaması düşünülemez.
“Onunla konuşunca, ‘sen bu gün bizim yanımızda önemli bir mevkiye sahipsin ve eminsin’ dedi.” Bu, Yusuf’un (a.s) melikle uzun süre konuştuğunun ve kendisine görev verildiğinin delilidir. (Ayette ki ‘kelleme’ uzun konuşma manasındadır.)
Yusuf suresi 56. ayette ise: “İşte biz böylece Yusuf’u yeryüzünde temkin sahibi kıldık. O orada dilediği gibi hareket ederdi.” buyrulmaktadır. Ayetin altı çizili kısmı, Yusuf’un (a.s) orada kralın hükümleriyle değil, dilediği gibi hareket ettiğinin göstergesidir. Bunun bir başka delili ise Yusuf suresi 76. ayetdir: “Yoksa O hükümdarın dinine (kanunlarına) göre kardeşini alıkoyabilecek değildi.” Yusuf (a.s) burada babası Yakub’un şeriatı ile amel etmiştir.
d) Velev Yusuf’un (a.s) kıssası particilerin anladığı gibi olsa, bizden öncekilerin şeriatı bizi bağlar mı bağlamaz mı, ihtilaflıdır. Bizi bağlar diyenler bile ‘bizim şeriatımıza muhalif olmadığı müddetçe’ kaydını koymuşlardır.
(EBU HANZALA-AKAİD DERSLERİ-ders 36)
 
Üst