Eşref Edip'in Gözüyle Mehmet Âkif!

Eşref Edip'in gözüyle Mehmet Akif!

Eşref Edib'in kaleme aldığı, "İstiklal Harbi'nin Manevi Cephesi Kahramanı" olarak nitelenen Mehmed Akif i hakkıyla anlatan ve yayınlandığı dönemden günümüze kadar hep birinci kaynak olma özelliğini koruyan eser Fahrettin Gün tarafından hazırlanarak Beyan Yayınları tarafından yayımlandı.



Yakın tarihimizin en önemli fikir ve mücadele adamlarından biri olan Eşref Edib (Fergan) 1882 yılında Türkistan'lı bir ailenin çocuğu olarak Selanik Vilayetine bağlı bir sancak merkezi olan Serez'de dünyaya geldi. Serez Müftüsü İmadüddin Efendi'den dini ilimleri tahsile başladı ve Kur'an'ı hıfz etti. Bir yıl Mahkeme-i Şer'iyye katibi olarak çalıştıktan sonra İstanbul'a gelir ve Hukuk Fakültesi'ne (Mekteb-i Hukuk) kaydolur. Hukuk Fakültesi'nin yanısıra Medrese eğitimini de Atik Ali Paşa Camii'ndeki derslere devam ederek sürdürür. Bu yıllarda Ebu'l-Ula Mardin ve Mehmed Akif'le tanışır burada onlarla hayat boyu sürecek dostlukların temeli atılır.

Eşref Edib, Mehmed Akif'in Milli Mücadele yıllarında Balıkesir'den başlayarak (1920) Kastamonu ve havalisinde yaptığı çok önemli konuşmaları Sebilürreşad mecmuasında yayımlar. Birinci Dünya Savaşı sırasında İttihad ve Terakki'nin baskılarına aldırmadan "İttihad-ı İslam" fikriyatını savunmayı sürdürür. Bu dönemde iyice kızışan "Batıcılık" ve "Siyasi Türkçülük" ideolojilerine karşı çıkar.

Milli Mücadele yıllarında ise Sebilürreşad İdarehanesini Anadolu'daki Milli Mücadele'nin irtibat bürosu haline getirir. Mehmed Akif'le birlikte Balıkesir'e gider ve Mehmed Akif'in, Balıkesir Zağnos Paşa Camii'ndeki vaazını Sebilürreşad'da neşreder. İstanbul'da işgal devletlerinin baskısına aldırmadan Milli İstiklal davasını savunur. Mehmed Akif in öncülüğündeki Sebilürreşad kadrosuyla birlikte "Bugün İcma-ı Ümmet Anadolu'dadır" serlevhası altında Kuva-yı Milliye hareketine desteğini sürdürür. Sonunda işgal kuvvetlerinin baskısı İstanbul'da yayın yapma imkanını ortadan kaldırınca Akif in tavsiyesine uyarak, onun Ankara'ya gitmesinin ardından Sebilürreşad'ın klişesini yanına alır ve Kasım 1920'de İnebolu yoluyla Kastamonu'ya geçer.

1920 Aralık ayında Mehmed Akif de halkı uyandırmak ve Milli Mücadele'ye teşvik etmek için buraya gelir. Akif'in başta Nasrullah Camii'nde olmak üzere Kastamonu havalisinde yaptığı konuşmaları not eder ve binlerce nüsha bastırarak Anadolu'ya gönderir. Ayrıca bizzat kendisi de pek çok yerde Milli Mücadele'yi destekleyen konuşmalar yapar. Kastamonu ve ilçelerinde Akif'le birlikte mücadeleyi örgütler. Mehmed Akif'le beraber Ankara'ya döndüğünde Sebilürreşad'ın bu hizmetlerini takdir eden Başkumandan Mustafa Kemal Paşa tarafından tebrik edilir. Akif'le birlikte Taceddin Dergahı civarına yerleşen Eşref Edib, burada da Sebilürreşad'ı neşre devam eder. Arka arkaya neşredilen Sebilürreşad, Milli Hükümet tarafından binlerce bastırılarak bütün cephelere dağıtılır ve bütün askeri kıtalarda okunur; ülke sathında iman ve inanç ateşini körükleyerek İstiklal Mücadelesi'ni harlandırır, alevlendirir.

Eşref Edib, Üstad Mehmed Akif'in, 1936'daki vefatından iki yıl sonra "Mehmed Akif: Hayatı, Eserleri ve Yetmiş Muharririn Yazıları" başlıklı bir eser kaleme alır. Bir yıl sonra da aynı esere 322 sayfalık bir ilavede bulunur. 1960 yılında ilk neşrin üçte birlik bölümü kısmi olarak korunarak ve şiirlerle zenginleştirilerek farklı versiyonla tekrar yayımlar.

Eşref Edib tarafından hazırlanan "Mehmed Akif: Hayatı, Eserleri ve Yetmiş Muharririn Yazıları", Mehmed Akif üzerine yazılan metinler içinde malzeme açısından en zengin, en önemli "arşiv" olma vasfını taşımakta ve yapılan inceleme ve araştırmalarda hala ilk kaynak olma özelliğini korumaktadır. Peyami Safa'nın ifadesiyle; Eşref Edib'in bu eseri "Edebiyat tarihi etüdlerine esas olabilecek bir vesika niteliğindedir." Abidin Daver tarafından "İstiklal Harbi'nin manevi cephesi kahramanı" olarak nitelenen Üstad Akif'i hakkıyla anlatan Eşref Edib'in eseri, yayınladığı dönemden günümüze kadar hep birinci kaynak olma özelliğini korumuştur.

Yine M. Ertuğrul Düzdağ, "Mehmed Akif: Hayatı, Eserleri ve Yetmiş Muharririn Yazıları" adlı eser, Mehmed Akif hakkında yazılmış en mühim kitaptır. Eşref Edib Bey'in kendi hatıralarının yanında, birçok kişinin de hatıraları ve yazıları bulunmaktadır. Eser büyük bir himmetin eseridir. Merhum Akif Bey hakkında bildiklerimizin belki yarısını bu esere borçlu bulunmaktayız" diyerek eserin önemini vurguluyor.

Eseri titiz bir çalışmayla yayına hazırlayan Fahrettin Gün, sunuşta dikkate değer bilgiler veriyor ve Mehmet Akif'in layıkıyla anlaşılması gerektiğini söylüyor: "Üstad Mehmet Akif aydınlık bir dünyanın habercisi, her yönüyle gerçek bir entelektüel ve sanatçı kişidir. Türk Milleti için yaşantısıyla ve yazdıklarıyla ön açıcı hakiki bir münevverdir. Özellikle Türk gençliği için "Asım" modeliyle bir yön verici, bir istikamet belirleyici şahsiyettir. Bu sebeple onu anlamak, çaba isteyen, gayret isteyen çok anlamlı bir eylemdir. Şayet Üstad Akif hakkıyla anlaşılıp, o düzlemde yol alınırsa, Türk milletinin geleceği ve güvencesi olan gençlerimiz; milli kültür ve medeniyetimizi inşa etme yolunda mesafe alabilir. Bunun için Mehmet Akif'in bütün yönleriyle anlaşılması bir zarurettir. Türk gençliği onun bir gençlik projesi olan "Asım"ını anlayıp hayata geçirmeye gayret ederse, hem asliyetine kavuşma yolunda, hem de gerçek kimliğini bularak bütün zorlukların üstesinden gelme noktasında önemli bir mesafe kazanmış olur. Bunun yolu da Üstad Akif'in hayatının ve eserlerinin iyi bir şekilde incelenip, analiz edilmesinden geçmektedir."

Eşref Edib konusunda daha önce de çalışmalar yayınlamış olan Fahrettin Gün tarafından hazırlanan ve Beyan Yayınları tarafından kültür dünyamıza yeniden kazandırılan Eşref Edib'in "Mehmed Akif: Hayatı, Eserleri ve Yetmiş Muharririn Yazıları" isimli eser, hem Mehmed Akif i, hem de Safahattı okuma ve anlama kılavuzu olarak anlamlı bir kaynak ve önemli bir çalışma olarak kabul edilebilir.

Kitapla İlgili Daha Geniş Bilgi İçin Tıklayınız!

(Milli Gazete)
 

[TB] Benzer konular

Üst