Doğanın Dili ve Kızılderilerin Yaşam Felsefesi

  • Konbuyu başlatan senarist081
  • Başlangıç tarihi
S

senarist081

Guest
Yaşam nedir ? Geceleyin bir ateş
böceğinin saçtığı ışıktır. Kışın
bufalonun soluğudur. Otların arasında
koşan ve günbatımında kaybolan gölgeciktir.

Karaayak 1821-1890


Varolan her şey canlıdır.
Chukchee Şamanı









Yalnızca son ağaç kesildikten,
son ırmak zehirlendikten,
son balık yakalandıktan sonra ...
ancak ondan sonra paranın yenemeyeceğini
anlayacaksın.

Cree Kızılderilisi


_________________________________________________________________________________

“ Beyaz adamın ölüleri yıldızlar arasında yürümeye gittiklerinde, doğdukları ülkeyi unuturlar. Bizim ölülerimiz bu güzel dünyayı asla unutmazlar. Çünkü o Kızılderili’nin ANASIDIR. Biz bu dünyanın bir parçasıyız. Ve o da bizim parçamız. Güzel kokan çiçekler bizim kız kardeşlerimizdir; geyik, at, büyük kartal, bunlarsa bizim erkek kardeşlerimiz. Kayalık tepeler, çayırlardaki ıslaklık, tayın vücut ısısı ve adam, hepsi aynı aileye ait.

Dünya beyaz adamın kardeşi değil, ama düşmanıdır ve onu fethettimi ilerlemeye devam eder. Babalarının mezarlarını geride bırakır ve aldırmazlar. Annesi dünyayı ve kardeşi göğe, satın alınan, yağma edilen, koyunlar ya da parlak boncuklar gibi değişilen birer malmış gibi davranır. İştahı dünyayı yiyip bitirecek ve geride sadece bir çöl bırakacaktır.

Beyaz adamın şehirlerinde sakin yer yoktur. Ba****a yaprakların açılışını ya da böceklerin kanat vuruşlarını duyacak yer yoktur. Ama belki de benim vahşi olmamdan ve anlamadığımdandır. İnsan eğer bir kuşun yalnız ağlayışını ve su birikintisi etrafında tartışan kurbağaların seslerini duymazsa hayatın anlamı nedir?

Ben vahşiyim ve başka bir yoldan anlamam, çayırlarda çürüyen binlerce bufalo gördüm. Beyaz adamın geçen trenden vurup, bıraktığı. Ben vahşiyim ve dumanlı demir atın, bizim sadece canlı kalmak için öldürdüğümüz bufalodan nasıl daha önemli olabildiğini anlamıyorum.

Dünya annenizdir, dünyaya ne olursa, dünyanın oğullarına da aynısı olur. Eğer insanlar yere tükürürse kendi üzerlerine tükürürler.

Bunu biliyoruz biz, dünya insana ait değildir, insan dünyanındır. Bunu biliyoruz. Bütün her şey bir aileyi bağlayan kan gibi birbirine bağlı. “


“ Ağaçların ve çimenlerin ruhu olduğunu kabul ederiz biz. İyi bir Kızılderili ne zaman onlardan bir kısmını kesecek olsa, çok kederlenir. İhtiyacı nedeniyle onlara kıydığını söyleyerek dua edip af diler “ diyor bir Kızılderili.”

Buna çok daha çarpıcı ve kapsamlı bir örnek de Siyu kabilesi başkanı Ayakta Duran Ayı’nın sözleri.

“ Nerede kesilip indirilmemiş orman varsa, nerede hayvanlar kuytu köşelerinde dinleniyorsa, nerede dünya dört ayaklılardan yoksun değilse, SOLUK BENİZLİLER oraya ehlileştirilmemiş, yabani arazi diyorlar. Halbuki bize göre yabani, vahşi yer yoktur. Doğa tehlikeli değildir, misafirperverdir; korkutucu değil, arkadaşçadır. Bizim felsefemiz korkudan ve ön yargıdan uzak, sağlıklı bir düşünce sistemidir. Bu noktada Beyazadam ve Kızılderili inançları arasında önemli bir fark buluyorum.

Kızılderili inancı, etrafını çevreleyen her şeyle insanın ahengini gözetir; beyazlar ise çevreye tahakkümü esas almıştır.

Kızılderililer aradıkları her şeyi, paylaşma ve sevgide buldu; ama beyazlar aradıklarını korkarak savaşmada buldular. Bizim için dünya güzellik doluydu. Diğeri için öteki dünyaya gidene kadar, tahammül edilmesi gereken, günah ve çirkinlik dolu bir yerdi.”




Amerika kıtasından onbinlerce kilometre uzakta yaşayan Avusturalya yerlilerinden Aborijin’ler de pek farklı düşünmüyorlar. Onlar da doğayla bütünlüklerinin bilincinde ve doğanın dilini biliyorlar. Onlara göre; “ Önemli olan açık yüreklilikle ve sevgiyle verme anında deneyimlenen duygudur. Ölmekte olan bir bitkiye ya da hayvana su ya da cesaret vermek, aydınlanma yolunda , yaşamı ve bizi Yaratanı tanımak konusunda, susamış bir insan bulup ona su vermek kadar önemli bir adımdır. İnsanoğlu bu varoluş düzeninden ayrılırken HEYACANLARINI AN BE AN NASIL YAŞADIĞININ KAYITLARINI DA YANINDA GÖTÜRÜR “


Usta, öğrencisine şu uyarılarda bulunur. “ Toprakla karşılıklı konuşup onu sevmeliyiz. Kimi yerli çitçiler, ekin ekerken, kızgın ya da üzgün olan birinin tarlaya girmesine izin vermezler. Böyle biri toprağı çürütür derler. Bu çiftçiler tarlayı ekmeden önce, çocukları getirip orada oyun oynatırlar; çünkü masumluk güçlü bir erktir, arılık ise değerli bir gübre.



Her şeyle konuş, çünkü her şeyin canı vardır; her şeyde bir ağabeyi bir kardeş bul. Her şey BİR’dir, her şey canlıdır.”



Bir Kuzey Amerika Kızılderilisi olan Tatanga Mani, yaşam öyküsünde, Beyaz Adam’ın yanında gördüğü eğitimin izlenimlerini şöyle anlatıyor.



“ Uygar insanlar, insan yapımı basılı sayfalara çok fazla bağlılar. Ben Yüce Ruhun kitabına, yani onun yarattığı her şeye bakıyorum. Eğer doğayı tanımaya çalışırsanız, o kitabın büyük bir kısmını okuyabilirsiniz. Biliyorsunuz eğer kitaplarınızın hepsini alıp güneşin altına serer, onları bir süre için kar, yağmur ve böceklere bırakırsanız, geriye hiç bir şek kalmayacaktır. Oysa Yüce Ruh size ve bize doğa okulunda ormanları, ırmakları, dağları ve bizi de içine alan hayvanları araştırma olanağı verir.



Kızılderili anlayışında ahlak, yalnızca insanın başka insanlara, topluma ve tanrıya karşı olan davranışları ile ilgili değildir. Ahlak, kesinlikle insanın hayvanlara, bitkilere ve doğanın diğer görüntülerine karşı olan davranışlarını da içerir. “
 

[TB] Benzer konular

B

Bevadih

Guest
Ynt: Doğanın Dili ve Kızılderilerin Yaşam Felsefesi

Uygar insanlar, insan yapımı basılı sayfalara çok fazla bağlılar. Ben Yüce Ruhun kitabına, yani onun yarattığı her şeye bakıyorum. Eğer doğayı tanımaya çalışırsanız, o kitabın büyük bir kısmını okuyabilirsiniz. Biliyorsunuz eğer kitaplarınızın hepsini alıp güneşin altına serer, onları bir süre için kar, yağmur ve böceklere bırakırsanız, geriye hiç bir şek kalmayacaktır. Oysa Yüce Ruh size ve bize doğa okulunda ormanları, ırmakları, dağları ve bizi de içine alan hayvanları araştırma olanağı verir.

harıka yazıydı..sağol varol yahu..

bende düşündüm ruhumda kızılderili ruhu mu var acaba diye? :D

Bunların hayatını sevıyorum ben hakketen..
 
S

samimi

Guest
Ynt: Doğanın Dili ve Kızılderilerin Yaşam Felsefesi

Yalnızca son ağaç kesildikten,
son ırmak zehirlendikten,
son balık yakalandıktan sonra ...
ancak ondan sonra paranın yenemeyeceğini
anlayacaksın.


eline sağlık
 
Üst