CiLt HastaLıkLarı...

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Deri Kanserleri

Deri kanseri sıklığında son yıllarda artış olmuştur Bunda en önemli rolü ultraviyole oynar Işın, ısı, travmaya maruz kalmak; arsenik, katran, kurum, madeni yağlar,parafin ile uzun süreli temaslar deri kanseri sıklığını arttırırKarsinojen maddelerle çalışan endüstri işçilerinde bu tip kanserler gelişirİyileşmeyen yaralar,cilt hastalıkları,eski yanık sahalarında da kanser gelişme riski vardırAçık tenli, sarışın ve kızıllarda cilt kanseri sıklığı koyu tenlilere oranla çok daha fazla görülür Cilt kanserlerine öncülük eden çeşitli lezyonlar da olabilirBunların erken tespit edilip tedavisinin yapılması cilt kanseri sıklığını azaltır Çeşitli bölgelerdeki iyileşmeyen yaralar öncü lezyonlardan olabilirVücutta eskiden beri var olan benlerde büyüme, küçülme, kanama, kaşıntı, kabuklanma gibi şikayetler hekime başvurulmasını gerektirir Yaşla birlikte deri kanseri sıklığı artar

Deri kanserlerinin en sık görülen üç tipi vardır:
1 Bazal hücreli kanser
2 Epidermoid kanser
3 Malign melanom

Bazal hücreli kanser % 85 baş boyun bölgesinde görülürGenelde yüzeyden hafifçe kabarık, üstü kabuklu, pullu, parlak, üzerinde küçük damarcıklar bulunan olmak üzere çeşitli görünümlerde olurlarCilt kanserlerinin en yavaş ilerleyeni ve başka uzak organlara en az yayılanıdır Genelde erken tanı konur, çok nadiren tekrarlar ve tedavisinde başta cerrahi olmak üzere kriyoterapi, küretaj, radyasyon, laser, topikal 5 -FU kullanılır

Epidermoid kanser 2 en yaygın görülen cilt kanseridir Cildin en üst tabakasındaki atipik epidermal keratinositlerden gelişir Nadiren normal ciltte meydana gelebilmekle birlikte, genellikle güneşten hasar görmüş ciltte yada aktinik keratoz gibi öncü lezyonlardan gelişir Virüsler, eski yanık alanları,iyileşmeyen yaralar , çeşitli cilt hastalıkları zemininde de gelişir Çeşitli sekillerde olabilirler İleri dönemlerde genelde kötü kokuludurlarOldukça hızlı büyür, derin ve uzak dokulara doğru hızlı ilerler Tedavileri öncelikle cerrahidir Kanserin bulunduğu döneme göre ek tedavi prosedürleri uygulanır

Malign melanom deriye rengini veren pigmenti üreten, melanosit adı verilen hücreden gelişirEn öldürücü cilt kanseri tipidirGüneşe maruz kalan bölgelerde özellikle sık görülür(Kadınlarda bacaklar, erkeklerde gövdede…) Çeşitli renklerde (kırmızı, beyaz, mavi veya karışık renkli), düzensiz sınırlı(köşeli, çentikli vs) ve düzensiz yüzeyli olabilirler Hastalar lezyonlardaki kaşıntı, kanama, ülserasyon, boyut ve rengindeki değişikliklerden dolayı hekime başvururlar Eskiden vücutta var olan benlerden gelişebileceği gibi sonradan oluşan benlerin zemininden daha çok gelişirler Erken tanı son derece önemlidirCerrahi tedaviye ek olarak çeşitli ilaçlar da kullanılır
 

[TB] Benzer konular

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...AfT Nedir?

Aft nedir?

AFT

TARİF:
Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir

Aftın oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir

Bu nedenle aft oluşumunu hızlandıran ve iyileşmesini geciktiren faktörlerden bahsetmek mümkündür

Aft oluşumunda hangi faktörler önemlidir?

STRES
Günümüzde migren, yüksek tansiyon ve gastrit gibi birçok hastalığın nedenleri arasında kabul edilen stres aft oluşmasının en önemli nedenlerinden birisidir
Hanımlarda premenstural gerginlik(adet öncesi dönem) de aft oluşumunu hızlandıran faktörlerdendir
YİYECEKLER
Turunçgiller, sirke, turşu, patates cipsi, tuzlu ve baharatlı çerezler gibi ağız mukozasını tahriş edebilen yiyecekler aft oluşumunu hızlandıran önemli faktörler arasında sayılmaktadırBunların yanı sıra bazı bünyeler için alerjik olabilen kara buğday, çavdar, arpa, çikolata, fındık, kabuklu deniz hayvanları, soya, domates, bazı patlıcan, elma, incir, peynir gibi yiyeceklede aft oluşumunu hızlandırırlar
TRAVMA
Yanak dil dudak ısırma, sert yiyeceklerin tahrişi ve yumuşak olmayan diş fırçalama işlemleri ve iyi adapte olmayan protezlerin neden olduğu vuruklar aft için uygun zeminin oluşmasına yardımcı olurlar
DİŞ MACUNU
Diş macunlarının temizleme özelliğini artırmak için köpük yapıcı olarak yapılarına katılan "sodyum lauryl sulhate" ( SLS ) mukoza hücrelerinin yıkımını artıran tahriş edici bir kimyasaldır SLS bu özelliği ile aft oluşumu üzerine direkt etkili olan bir maddedir
Özellikle aft sorunu olan kişilerin kullanabilmesi için günümüzde daha az oranda (%125) SLS içeren diş macunları üretilmektedir (Tom's of Maine Natural Toothpaste , Oral-B Sensitive Fluoride Toothpaste)
SİSTEMİK HASTALIKLAR
Behçet Hastalığı: Genital ülser, konjuktivit, retinit, lokositoz gibi, birçok sistemik belirtiler yanında ağız içerisinde oluşan tekrarlayıcı aftlarla kendini gösteren bir hastalıktır
Birçok malign ve otoümmin hastalıklarla birlikte de tekrarlayıcı aftlar görülebilmektedir
DİĞER NEDENLER
B12 vitamini ve demir noksanlığı,sigara içme, tütün çiğnemenin gibi alışkanlıkların de aft oluşumuna katkıda bulunan önemli faktörler olduğu bilinmektedir


yukarı

Tedavi
Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa da genellikle 7-10 gün sonra kendiliğinden iyileşmektedir Aft sorunu ile karşı karşıya olanların aşağıda sıralanan işlemlerden birini yada birkaçını uyguladıklarında daha rahat bir periyot geçirmeleri mümkündür:



Ağrıyı azaltmak ve iyileşme periyodunu kısaltmak için:
Sıcak, asidik ve tahriş edici gıdalardan kaçınılmalır
"2% hydrogen peroxide" solusyonuna batırılan pamuk yada gazlı bez ile aft bölgesi temizlenebilir
Su ile karbonat karışımından hazırlanan ince yapılı bir krem aft üzerine sürülebilir
Yarım bardak suya yarım kaşık tuz ilavesi ile elde edilen solusyonla günde üç kez gargara yapılabilir,
Yemeklerden önce aft bölgesine "xylocaine" solusyonu ya da ağız için hazırlanmış anestezik kremler uygulanabilir
Aft üzerine uygulanacak "orabase", "Gly-oxide", "Cankaid","Ambesol" gibi ağız içi kremler uygulanabilir
"sucralfate" tableti ılık suda eritip gargara yapılabilir
Özellikle aftı başlangıç aşamasında "tetrasiklin" tableti suda eriterek elde edilen solusyon ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır
Gene aftın başlangıç safhasında bölgeye bir topikal steroid "%01 lik triamcinalone" uygulanması ya da steroidli bir gargara "betamethasone syrup" ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır
"Chlorhexadine" gargaralar iyileşme periyodunu kısaltır
"Tetrasiklin" şurup la hazırlanan 12,500 unite "nystatin", 125 mg "diphenhydramine", ve 025 mg/m "hydrocortisone" karışımı 'shotgun' solusyonu olarak kullanılabilir
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...Akne VuLgaris SiviLce

Akne Vulgaris Sivilce


TEMEL BİLGİLER



TANIMLAMA :
Akne ( Sivilce) derideki yağ bezlerinin,erkeklik hormonu (Androjen) tarafından uyarılması ile oluşan,içi cerahat dolu veya siyah noktalar ihtiva eden,nadiren nedbe dokusu ile iz bırakarak iyileşen bir deri hastalığıdır


Görülme sıkılığı:
Adolesanların yaklaşık 100 %'ü az ya da çok derecede etkilenir ancak, sadece% 15'i doktora başvurur
Cinsiyet:
Erkek= Kadın (erkeklerde daha ağır seyretme eğilimi vardır)


BELİRTİ VE BULGULAR
• Kapalı komedonlar (beyaz noktalar)
• Açık komedonlar (siyah noktalar)
• Kızarıklık ve ödemin eşlik ettiği ya da etmediği püstüller (kistler)
• Nedbe dokuları
• Lezyonlar, alın, yanak ve burun üzerinde ortaya çıkar ancak sırt ve göğüs ortasına kadar yayılabilir


NEDENLERİ
Erkeklik hormonu yağ bezlerinin ucunun siyah noktalarla tıkanmasına yol açan keratin döngüsünü uyarırlar Yağ bezlerinin ürettiği peynirsi madde (sebum) tıkaçın ardında birikmeye başlarBakteri varlığında, biriken muhteva iltihaplanarak sivilce oluşur


RİSK FAKTÖRLERİ
• Ergenlik çağına giriş
• Erkek
• Bazı ilaçlar( Doğum kontrol hapları,iodidler, bromidler, lityum, fenitoinler, kortizon)
• Temizleyici kremler, nemlendiriciler, yağlı fondötenleri içeren birtakım yağlı kozmetikler
• Deri yüzeyinin herhangi bir şekilde kapatılması
• Sıcak , nemli iklimler



TEDAVİ


GENEL ÖNLEMLER
• Siyah noktalarla tıkanmış alanların boşaltılması
• Temizleme- yumuşak bir sabunla günde birkaç defa hafifçe yıkamak yüzeyel yağlanmayı kontrol edecektir Daha sık yıkanması deriyi tahriş eder
• Yağsız güneş koruyucuları- bazı tedavi olmayan vakalarda ultraviole ışınları ile bir miktar iyileşme sağlanmakla birlikte, tedavide kuilanıjan ilaçlar Ultraviole ile ters etkileşim gösterir Uzun dönem Ultraviole ye maruz kalmak kalıcı deri hasarına neden olur


DİYET
• İyi beslenmeye yönelik öneriler
• Akneyi (Sivilceleri) iyileşlirebilen özel bir diyet tarii edilmemiştir Çikolata ve yağlı yiyecekler akneyi(Sivilceleri) artırmazlar


HASTANIN EĞİTİLMESİ
• Hastanın aknenin kesin bir tedavisinin olmadığını, tedavilerin sadece hastalığı ve lezyonları kontrol altına almak için yapıldığını bilmesi önemlidir
• Tüm tedavi şekillerinde etkinin ortaya çıkması en az 4 hafta sürer
• Topikal ajanlar yüzün kızarmasına ve kurumasına sebep olurlar, bu yüzden bir çok kişinin bu ilaçların kullanımına devam etme konusunda teşvik edilmesi gerekir


TERCİH EDİLEN İLAÇLAR
• Özellikle haifi derecedeki sivilcelerde deriye uygulanan krem ve losyonlar en iyisidir
• Benzoyl peroxide % 5 kuru cilde gece yatarken sürülür
• Retinoik asid % 0,025 oranlarındaki konsantrasyonlardan başlayarak gece yatarken kuru cilde sürülür Jel formu da (Retinojel % 0,025, % 005)0 vardır ve oldukça kurutucudur Başlangıç aşamasında lezyonların artmasına neden olur
• Kislik lezyonlara eritromisin yada Klindamisin % 2 solüsyon uygulanması
• Tetrasıklin 250 mg günde dört defa 7-10 gün kullanılması ve dozun en düşük etkin doza kadar azaltılması


BEKLENEN GELİŞME VE PROGNOZ
Zaman içinde yavaş yavaş iyileşme meydana gelmesi


GEBELİK:
• Akne lezyonlarında remisyon ya da artışa sebep olabilir


DİĞER NOTLAR
• Akne (Sivilce), genellikle hasta için, doktora ifade ettiğinden daha ciddi bir sorundur
• Akne (Sivilce) zamanla geriler


KAYNAKLAR
• Fıtzpatrick, TB, et al: Color atlas and Synopsis of Clinical Dermatology New York, Mc Graw-HIII 1983
• Fitzpatrick, TB, etal (Eds): Dermatology in General Medicine 3 rd ed New York, McGraw- Hill 1987 Pochi, PE, Quan, M: Acne vulgaris Amer "Fam Phys Monograph, Spring, 1992
Yazarı Dr D Andres
 
E

Edeb

Guest
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...

sevgili Tefekkür bu sağlıklı bilgilendirme için çok teşekkürler.
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...

Sevgili Edep ,

Açılan konulara ilginiz ve o güzel yorumlarınız için ben teşekkür ediyorum...

RABBİM razı olsun.

Sağlıkla hayırla kalın...
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...aktinik keratoz kanserleşebilen cilt kalınlaşmaları

aktinik keratoz kanserleşebilen cilt kalınlaşmaları

Aktinik Keratozlar halk arasında çok bilinmememekle birlikte biz dermotologların özellikle yaşlı popülasyonda çokça rastladığı bir sorundur

Genellikle 40-50 yaşları sonrası güneşe maruz kalan yüz, boyun, saçsız kafa alanları, el sırtlarında kızarık zımpara kağıdı görünümlü, üzerindeki skuam kaldırıldığında çabuk kanayan lezyonlardır Güneş hasarının olduğu alanlarda yerleşimi fazladır Meslek icabı dış alanlarda çalışan, gemici, çiftçi, yol işçilerinde çok daha sık olarak rastlanmaktadır Açık renk tenli, açık renk gözlü, açık ya da kızıl saçlı olan kişilerde (yani güneş hasarına yatkın) sıklığı fazladır

Türkiye 'de istatistiksel çalışmalar yeterli olmadığı ve az sayıda çalışma bulunduğu için aktinik keratozla ilgili verileri USA kaynaklarına dayanarak vermeye çalışırsak hastalığın sıklığı ve önemi daha iyi anlaşılacaktır

Amerika'da her yıl 900000 - 1200000 yeni deri kanseri olgusuna rastlanmaktadır Deri kanserlerinin çoğunluğu BCC (Bazal Hücreli Kanser) denilen türdendir Sonuç olarak heryıl 200000 yeni SCC(Skuamöz Hücreli Kanser)vakası görülmektedir

Özellikle 1300 ile 2300 arasında kişi melanoma dışı deri kanserlerinden (özellikle metastaz yapmış SCC)hayatını yitirmektedir

Bu rakamlar aktinik keratozları tekrar gündeme getirmektedir Çünkü epidemiyolojik ve moleküler düzeydeki çalışmalar aktinik keratozların SCC'nin erken evresi olduğunu göstermektedir

Aktinik kerotozlar, yatkınlığı olan kişilerde uzun süre güneşe maruz kalmakla oluşan yaygın bir sorundur Amerika'da yapılan bir çalışmada dermatoloji kliniğine başvuru yakınmaları arasında 3sırayı aldığı gösterilmiştir

Başka bir çalışmada ise 1990-1994 yılları arasında dermatoloji kliniklerine başvuran 127 milyon hastanın 146 milyonu (%115) aktiniz keratoz teşhisi almış ve tedavi görmüş hastalardan oluşmaktadır Deri kanserleri ise dermatoloji poliklinik ziyaretlerinde %76 lık oranla 4 sırayı almaktadır(1sırada akne=sivilce, 2sırada=ekzama, 3sırada=aktinik keratoz)

Tüm aktinik keratozlar SCC oluşumuna yol açmazlar, fakat hangilerinin SCC oluşturacağıda bilinmemektedir Aktinik keratozların %01 - %10'u SCC oluşumuna neden olmaktadır

Güneşte çabuk yanan, bronzlaşmayan, çil oluşumuna yatkın olan kişiler aktinik keratoz geliştirmeye müsaittirler Kişilerin bu yatkınlıklarının yanı sıra toplam güneşte kalma süreleri de çok önemli bir faktördür Yaşlanma ile birlikte aktinik keratozların sayısında da artış olmaktadır Cinsiyet açısından değerlendirildiğinde erkeklerde daha fazla görüldüğü anlaşılmaktadır Bir çalışmada 16-49 yaşları arasındaki kişilerde erkeklerin %27'sinde bayanlarınsa %13'ünde aktinik keratoza rastlanmıştır Yaş ilerledikçe erkek ve kadın oranı birbirine yaklaşmaktadır Aktinik keratozların görüldüğü bölgeler güneş enerjisine en fazla maruz kalan alanlardır En sık %80 oranıyla üst dudakta, baş ve boyun bölgesinde yerleşim göstermektedirler

Aktinik keratozların dermatoloji polikliniklerinde sık rastlandığı ve halkımız tarafından pek bilinmediği görülmektedir Bu lezyonlar deri kanserlerinin bir çeşidi olan SCC'nin erken evresi olarak kabul edilmektedir Tüm aktinik keratozlar üzerinde SCC gelişmemektedir Fakat hangilerinin üzerinde SCC gelişeceği önceden bilinmediği için aktinik keratozların tedavilerinin mutlaka yapılması ayrıca aktinik keratoz geliştirme riski olan kişilerin kendilerini güneş ışınlarına karşı korumaları önerilmektedir
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...Ayakta Mantar enfeksiyonu (Atlet Ayağı)

Ayakta Mantar enfeksiyonu (Atlet Ayağı)

Ayakta mantar enfeksiyonuna çok sık rastlanır, hemen herkes hayatında bir kez mantar enfeksiyonu geçirir Hastalık ergen ve erişkin erkeklerde sıktır, fakat kadınlarda ve 12 yaş altında çocuklarda da görülebilir Ayaktaki mantar enfeksiyonu tedavi edilebilir, fakat kolaylıkla tekrar edebilir
Ayakta mantar enfeksiyonuna neden olan etken, insan derisinde özellikle ayakta kolaylıkla çoğalır Mantar özellikle karanlık, nemli ve ılık ortamlarda kolaylıkla ürer Ayakkabının içindeki ayaklar mantarın üremesi için çok uygundur Aynı mantar türü kasık bölgesinde de enfeksiyona neden olabilir

Ayakta mantar enfeksiyonu nasıl gelişir?
Ayaktaki mantar enfeksiyonu bulaşıcıdır ve çıplak ayakla durulan yerlerde kolaylıkla bulaşır Bununla beraber ayakta mantar enfeksiyonu gelişmesine neden olan kesin faktörler bilinmemektedir Islak ayaklar, sıkı ve hava almayan ayakkabılar, çoraplar, yüzme, banyo alma ve egzersiz sonrasında ayakların kurulanmaması ayakta mantar enfeksiyonunun gelişmesine neden olur

Ayakta mantar enfeksiyonu nasıl görünür?
Ayaktaki mantar enfeksiyonu herkeste aynı şekilde görülmez Bazı kişilerde ayak parmak araları (özellikle son 4 ve 5 parmak arası) soyulur, kabuklanır ve pullanır Aynı zamanda kızarıklık, pullanma ve hatta kuruluk ayak tabanında da olabilir Bu enfeksiyon ayakta yanma ve kaşıntıya da neden olabilir Daha az kişide yoğun kaşıntılı su kabarcıklarından oluşan küçük alanlar gelişebilir Bu değişiklikler egzema ve sedef ile karışır

Ayak tırnaklarında da mantar enfeksiyonu gelişebilir ve tedavisi güçtür Ayak tırnaklarındaki mantar enfeksiyonu tırnakta kepeklenme, kalınlaşma ve tırnağın bir kısmının ortadan kalkmasına neden olabilir Bu tip değişiklikler sedef, travma ve yaşlılığa bağlı olarak da oluşabilir

Ayaktaki bütün cilt döküntüleri mantara bağlı olarak gelişmediğinden, ayaktaki her döküntü için mantar ilacı kullanılması döküntünün kötüleşmesine neden olabilir Bu durumda bir Dermatoloji uzmanına başvurunuz Doktorunuz size doğru tanıyı koyarak, doğru tedaviyi verecektir Tedavi edilmeyen mantar enfeksiyonunda ayakta su kabarcıkları ve çatlamalar meydana gelir ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişebilir
Ayaktaki mantar enfeksiyonuna nasıl tedavi konur?
Dermatoloji uzmanınız cildinizi dikkatlice muayene eder Ayağınızdaki kepeklerden örnek alarak mikroskop altında mantar arar veya bu materyali mantar üretmek için mantar kültürüne gönderir

Ayaktaki mantar enfeksiyonu nasıl tedavi edilir?
Mantar tanısı konulduğunda tedavi bir an önce başlanmalıdır Basit olgularda antifungal içeren kremler etkilidir ve yanma kaşıntı gibi bulguları hızla giderirler Şiddetli olgularda eğer enfeksiyon krem tedavilerine dirençli ise antifungal tabletler kullanılabilir Ayak tırnaklarındaki mantar enfeksiyonunun tedavisi güçtür ve antifungal tabletlerin aylarca kullanılması gerekir Tedavinin düzgün uygulanması gerekir Derinizde herhangi bir bulgu olmadığı halde mantar derinizde halen yaşıyor olabilir, bu durumda tedavinin erken kesilmesi tekrara neden olabilir

Ayakta mantar enfeksiyonundan korunmanın yolları nelerdir?
Ayaktaki mantar enfeksiyonundan korunmak için aşağıdaki kurallara uyunuz:

* Ayaklarınızı her gün yıkayınız
* Banyo sonrasında ayaklarınızı iyi kurulayınız
* Özellikle yaz aylarında sıkı ayakkabılar giymekten kaçınınız Sandalet gibi ayakkabıların giyilmesi en uygundur
* Teri emecek tarzda pamuklu çoraplar giyin ve çoraplarınızı her gün gerekirse daha sık değiştirin
* Antifungal içeren pudraları ayağınıza sürün ve ayakkabılarınızın içine dökün
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...Uyuz Hastalığı

Uyuz Hastalığı

En az 2500 yıldır insanlarda görülen bir akar hastalığıdırTüm dünyada heryıl 300 milyon uyuz tanısı konulmaktadır Bu hastalık kişisel hijyene bağlı olmadan her yaş ve ırkta görülebilmektedir Fakat iyi tanı ve tedavi yöntemleri geliştiğinden, uyuz kalıcı bir hastalık olmaktan çıkmıştır
Scabies nasıl gelişir?
İnsan gözü tarafından nadiren görülebilen mikroskopik bir akar, hastalığa neden olur Bu akar insan gözüyle zorlukla görülebilir İnce 8 adet bacağı , yatsı bir gövdesi vardır ve deride bir tünel açar Deriye girdikten bir kaç hafta sonra allerjik reaksiyon gelişir Bunun sonucunda özellikle geceleri artan bir kaşıntı ortaya çıkar
İnsan uyuzu kişiden kişiye sıkı temas ile bulaşır Bulaştıran kişi arkadaş veya aile bireyleri olabilir Hastalık daha çok düşük gelirli, kötü hijyene sahip ailelerde görülür Kalabalık halde yaşanan kötü hijyene sahip bireylerde daha sık görülebilmesine rağmen herkes de görülebilir
Dişi akar deride tünel kazarken, yumurtalarını bırakır ve alerjik reaksiyon oluşturan bir sıvı salgılar Larva ve yavru akarlar deri yüzeyine doğru ilerler ve erişkin bir akar olmak üzere büyür Eğer bir akar deriden kazınırsa yaklaşık olarak 24 saat yaşar Hastalık bulaştıktan bir ay sonra uyuz olan kişide kaşıntı başlar
Hastalık nasıl tanınır?
En erken ve belirgin bulgu özellikle geceleri artan kaşıntıdır Erken dönemde kırmızı kabarcıklar, kurdeşen benzeri döküntüler ve su kabarcıkları görülebilir İlerlemiş olgularda deri kabuklu ve pulludur
Uyuz derinin daha sıcak olduğu kıvrım bölgelerinde daha sık görülür Parmak araları, el bileği ve dirsekler, kalçalar ve göbek bölgesi, göğüs bölgesi ve penis sık görüldüğü alanlardır Ayrıca akarlar yüzük altında, bilezik ve saat altında ve tırnak altında bulunmaya eğilim gösterir Çocuklarda hastalık tüm vücudu, el, ayak tabanlarını ve yüzü de tutma eğilimindedir
Çocuklar gece boyunca kaşıntı yüzünden uyuyamadıklarından yorgundurlar Kaşınan yerlerde ikincil olarak bakteriyel infeksiyon gelişebilir Bir çok çocuk hasta uyuzu için değil, ikincil bakteriyel infeksiyonu için tedavi edilir Bakterial infeksiyonun tedavi edilmesi biraz rahatlama sağlasa da uyuz tedavi edilmediğinden hastalık tekrar eder
Kabuklu Uyuz
Kabuklu uyuz hastalığın bulgularının oldukça şiddetli geçtiği bir uyuz şeklidir El ve ayaklarda olmak üzere vücudun geniş alanları kabuklu ve pulludur Bu kabukların altında binlerce akar ve yumurtası vardır Deri kalınlaşmış olduğundan ve ilaçlar akarlara yeterli derecede etkili olamadıklarından tedavisi zordur Bu tip uyuz yaşlı hastalarda, AIDS li hastalarda veya bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde görülür

Tanı
Dermatoloji Uzmanının yapacağı dikkatli bir muayene tanıyı koydururur Bir çok hastalık spesifik bir test yapılmadan kolaylıkla tanınır Bazı şüpheli olgularda şüpheli alana bir damla yağ damlatılır ve hafifçe alınan bir kazıntı mikroskopta incelenmek için cama yayılır Tanı akarın veya yumurtalarının görülmesi ile konulur
Kimler daha fazla riske sahiptir?
Uyuz, bir birine yakın teması çok fazla olan çocuklu ailelerde, yatılı yerlerde kalan çocuklarda ve huzur evlerinde kalan yaşlılarda sık görülür Ailesel uyuz durumlarında iki yaşın altındaki çocuklar ve sıkı teması bulunan aile bireyleri risk altındadır
Yaşlılarda - Huzur evinde yaşayan yaşlılarda görülen uyuz geç tanı konulması ve diğer hastalıklarla karışması açısndan büyük problem oluşturmaktadır Bu gecikme nedeniyle hastalık diğer yaşlılara da bulaşmaktadır Yaşlılar günlük aktivitelerinde yardıma muhtaç olduğundan hasta bakıcılar da hastalık açısında risk altında kalmaktadırlar
Uyuzun tedavisi
Uyuzun tedavisi kolay ve çabuktur %5 permetrin içeren kremler gece yatmadan evvel tüm vücuda uygulanır ve sabah yıkanılır Krem, kuru bir cilde tüm vücudu kaplayacak şekilde (el, parmak araları, ayak tabanı, kasık ve cinsel bölge, tırnakların altı, küçük çocuklarda yüzü de içerecek şekilde) sürülmeli ve 8-14 saat vücutta kalmalıdırBir hafta sonra özellikle küçük çocuklara hala bulgu varsaikinci bir tedavi yapılmalıdır % 5 permetrinin tek bilinen yan etkisi özellikle şiddetli uyuz olgularında yanma ve batmadır Bütün bulgular tedaviden 4 hafta sonra gerilemiş olmalıdır
Diğer bir etkili bir tedavi yöntemi %1 lik lindan solüsyonunun kullanımıdır Bir veya iki kere yapılan gece uygulaması oldukça etkilidir Lindan solüsyonu sürüldükten 8-12 saat sonra yıkanmalıdır Doktorunuzu tavsiye ettiği dozdan fazla uygulama yapılmamalı, ikinci bir uygulama yapılacaksa 7 gün ara verilmelidir Lindan bebekler, küçük çocuklara, hamilelere ve emzirenlere, felçlilere ve nörolojik hastalığı olanlara uygulanmamalıdır
Kükürtlü merhemlerde tedavi de kullanılabilir Antihistaminikler kaşıntıyı baskılamak için kullanılırlar
Tedavi yapılırken evde yaşayan tüm aile bireyleri de tedavi edilmelidir Hastalık yaygın epidemi yaptığında risk altındaki tüm gruplar tedavi edilmelidir Aile bireylerinin hepsi bir arada tedavi edilmeli, hatta yakın teması olan arkadaşlar, bakıcılar ve sınıfta yakın teması bulunan kişiler de tedavi edilmelidir Kıyafetler ve yatak örtüleri yıkanmalıdır

Uyuzun başarılı bir şekilde ortadan kalırılması için aşağıdakiler gereklidir:

Tedaviye başlamak için bir an önde doktora başvurun
Uyuza yakalanma düşüncesi sizi rahatsız etmesine rağmen unutmayın ki uyuzun kişisel temizlikle ilgisi yoktur
Hastalığa sahip olan ve yakınında bulunan kişiler tedavi edilmelidir
Hastalığın kuluçka devresi 6-8 hafta olduğundan hastalığa ait bulgular hemen görülmez
Eğer herkes tedavi edilmezse hastalık kontrol altına alınamaz
İlacı boyundan ayak ucuna kadar her yere uygulayın
Uygulamadan sonra ellerinizi yıkarsanız, ellerinize yeniden ilaç sürmelisiniz
Bütün kişesel eşyalarınızı yıkayınız
Yıkamak istemediğiniz elbiseleri kurutma makinesinde 30 dakika kurutunuz veya kuru temizlemeye veriniz
Ev hayvanlarının tedavi edilmesine gerek yoktur
Kaşıntı hastalığın başarılı bir tedavisinden sonra bir iki hafta devam edebilir
Eşyaların bir plastik torbaya konulup iki hafta bekletil mesi ile akarlar beslenemedikleri için ölür
Yatak çarşafları ve kılıfları yıkanmalıdır
Ne yapılmamalıdır?
Uyuzu olan kişinin derisini deterjan ve sabunla sertçe oğuşturması hastalığın kötüleşmesine neden olabilir
Doktorunuz tarafından önerilmedikçe kortizonlu veya başka ilaçlar içeren kremler kullanılmamalıdır
Doktorunuz tarafından önerilmedikçe, tedavi iki kereden fazla tekrar edilmemelidir
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...Sedef HastaLığı

SEDEF HASTALIĞI:


Psoriasis, Grekçe kaşıntı anl----- gelen 'psora' kelimesinden köken alır Sedef hastalığı olarak da bilinir Hastalığın bulunduğu deri bölgesi kızarık hale gelir Üzerinde kalın gümüş renkli kabuklanmalar oluşur Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla tutulan bölgelerdir
Bazı vakalar kişinin hastalığının farkında olmayacak kadar hafif seyirlidir Diğer taraftan vücudun büyük bir kısmını tutacak şekilde şiddetli seyredebilir Bu çok şiddetli vakalarda bile yararlı tedavi metodları vardır
Sedef hastalığı aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen bulaşıcı değildir Toplumda hastalığın görülme sıklığı yüzde 1 ila 3 arasında değişmektedir


Sedef hastalığının sebebi nedir?


Sebep bilinmemektedir Bununla birlikte güncel araştırmalar kanda bulunan akyuvarlardaki bir anormalliğin iltihabi olayı tetiklediğine ve hastalığın gelişime yol açtığına işaret etmektedir İltihaptan dolayı deri üç dört günde bir dökülür Bu normalden yedi sekiz kat daha hızlıdır
Hastalar deride kaşıma, yolma, yaralanma veya aşırı güneş yanığından 10-14 gün sonra beneklenme tarzında yeni plakların ortaya çıktığını farkeder Sedef hastalığı aynı zamanda, streptokoksik boğaz iltihabı gibi bazı infeksiyonlardan sonra, bazı ilaçların alımıyla birlikte aktivite kazanabilir Alevlenmeler kış aylarındadır çünkü deri kurur ve güneş ışığı azalmıştır


Sedef hastalığının tipleri:


Hastalık çeşitli formlarda görülebilir Bu formlar hastalığın şekli, şiddeti, devam etme süresi, yerleşim yeri açısından farklı özellikler taşır En sık görülen formda başlangıçta küçük kırmızı bir kabarıklık vardırGiderek genişleme ve kabuklanmalar ortaya çıkar Kabuklar kaldırıldığında altta küçük kırmızı kanama alanları görülür


Dizler, dirsekler, kasık bölgesi ve genital bölge, kollar, bacaklar, avuç ve ayak tabanları, saçlı deri, vücuttaki kıvrım bölgeleri sedef hastalığının en çok görüldüğü bölgelerdir
Tırnakta sedef hastalığı varsa üzerinde nokta şeklinde çöküntüler görülür Tırnak yatağı kalınlaşır, peynirimsi bir görünüm alır Tedavisi zordur
Koltukaltında, kasık bölgesinde, genitalde, göğüs altlarında alışılmadık tarzda sedef hastalığı görülebilir
Guttat sedef hastalığı genellikle bir boğaz iltihabını takiben görülür Genellikle çocuklar etkilenir Vucutta çok sayıda küçük kırmızı, üzeri kabuklu lekeler ortaya çıkar Haftalar veya aylar içerisinde kendiliğinden kaybolur
Sedef hastalığı olan kişilerde %30'a varan oranlarda eklem iltihaplanması şikayetleri görülür %5-10'unda çeşitli eklemlerde iltihabi olaydan dolayı işlevsel kısıtlılık oluşur Bazı kişilerde eklem iltihaplanması şikayetleri, deri tutulumu arttığı zaman kötüleşebilir Bazen de deri tutulumu düzeldiğinde eklem şikayetleri de düzelir
Nasıl teşhis konulur:


Bir deri hastalıkları uzmanı fizik muayene ile sedef hastalığını kolaylıkla teşhis edebilir Eğer şüphe varsa biyopsi ile kesinleştirilir



Nasıl tedavi edilir:


Amaç iltihabi durumu azaltmak ve derinin kabuklanıp dökülmesini kontrol altına almaktır Nemlendirici krem ve losyonlar deri üzerindeki pulların giderilmesine ve kaşıntının kontrol edilmesine yardımcı olur Sedef hastalığının tedavisinde özel bir diyet uygulaması gerekmemektedir
Tedavi, hastanın genel sağlığı, yaşı, yaşam tarzı ve sedefin şiddeti göz önünde bulundurularak planlanır Çeşitli tip tedavilere gerek duyulabilir ve doktorun önerdiği kontrollere riayet etmek gereklidir
Doktor, hastalıklı deri üzerine uygulamak üzere kortizon benzeri ürünler, sentetik vitamin D, katran veya antralin içeren ilaçlar reçete edebilir Bunlar tabii güneş ışığı veya ultraviyole ışığı ile birlikte kullanılabilir Sedef hastalığının en ağır formlarının tedavisinde ağızdan alınacak olan ilaçlara ihtiyaç duyulabilir Bu tedaviye ilave olarak güneş ışığı önerilebilir Hastaların pek çoğu güneş ışığından fayda görür Ancak bu uygulama esnasında dikkatli olunmalıdır Güneşte aşırı kalmak hastalığı alevlendirebilir Tabii güneş ışığına benzer bir ışığın kullanıldığı ultraviyole tedavisi muayenehane veya hastane koşullarında bir deri hastalıkları uzmanı tarafından uygulanabilir


Tedavi tipleri:


Steroidler (Kortizon)
Kortizon içeren krem, merhem veya losyonlar pek çok hastada hastalığın geçici olarak ortadan kaldırılmasına yardımcı olur Genital bölge, kasıklar ve yüz gibi hassa bölgelerde gücü daha zayıf olan kortizon türleri tercih edilmelidir Daha güçlü kortizonlar saçlı deri, diz ve dirsekler, avuç ve ayak tabanları gibi bölgelerde kullanılmalıdır Bu bölgelerde etkinin daha da artırılması için ilaç sürüldükten sora üzeri ince bir naylon film ile kapatılabilir Bunlar bir deri hastalıkları uzmanı kontrolünde dikkatle kullanılacak ilaçlardır Güçlü kortizon içeriği olan ilaçların yan etkileri arasında, ciltte incelme, damarlarda genişleme ve deride renk değişiklikleri sayılabilir Bu ilaçların ani olarak kesilmesi hastalığın alevlenmesine neden olabilir Tedavi devam ederken aylar sonra kortizon içeren ürünlere karşı direnç gelişebilir
Deri hastalıkları uzmanı tedaviye çok direnç gösteren bölgeler içine kortizon enjekte edebilir Yan etkilerden kaçınmak için bunun küçük miktarlarda yapılması gerekir


Saçlı deriye uygulanan tedavi
Saçlı deride bulunan sedef hastalığının tedavisi, hastalığın şiddetine, saçık uzunluğuna ve hastanın yaşam tarzına göre planlanır Reçete ile veya reçetesiz alınabilen çok sayıda şampuanlar ve solüsyonlar bulunmaktadır Bunlardan pek çoğu katran ve kortizon içerir Hasta saçlı derisini sert bir şekilde şampuanlamaktan ve şiddetle kaşımaktan kaçınmalıdır


Antralin
Kalın kabuklu sedef yaralarının tedavisinde tercih edilen bir ilaçtır Deriyi tahriş edebilir yine deriyi ve giysileri geçici olarak boyayabilir Yeni ürünler ve tedavi metodları bu yan etkileri azaltmıştır


Vitamin D
Kalsipotrien sentetik bir vitamin D türevidir Hastalığı belirli bölgelere sınırlı kişilerde diğer tedavilerle birlikte kullanılabilir Yan etkilerinden korunmak maksadıyla belirli miktarlarda kullanmak gerekir Normal vitamin D'nin tedavide bir yararı yoktur


Retinoidler
A vitamini türevi kremlerdir Tek başlarına veya kortizon içeren kremlerle birlikte kullanılabilir Gebe veya gebe kalma ihtimali olan kadınlarda kesinlikle kullanılmamalıdır


Kömür katranı
Yüzyıllardır sedef hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır Günümüzde geliştirilmiş
ürünler daha rahat kullanılmaktadır


Goeckerman tedavisi
Hastalığın ağır formlarında kömür katranı ve ultraviyole ışığının birlikte kullanılmasıdır Tedavi özel merkezlerde günlük olarak uygulanır Ultraviyole ışığa maruziyet süresi hastalığa ve kişinin hassasiyetine göre değişir


Işık tedavisi
Güneş ışığı ve ultraviyole ışık deri hücrelerinin gelişme hızını azaltır Bunlar deri kırışıklığına, göz hasarına ve deri kanserine sebep olabilmelerine rağmen doktor kontrolünde uygulandıklarında oldukça etkili ve güvenlidirler Vücut yüzeyinin tamamında sedef hastalığı olan bireylere özel odalar sayesinde tüm vücutlarına ışık uygulanabilir Sıcak iklimlerde yaşayan kişilere güneş banyosu önerilebilir Bu tür ışık tedavilerinden önce mutlaka bir deri hastalıkları uzmanının tavsiyesi alınmalıdır


PUVA
Sedef hastalığı diğer tedavilere cevap vermez ve yaygınlaşırsa vakaların %85-90'ında bu tedavi metodu etkilidir İsim psoralen UVA kelimelerinin birleşmesinden oluşur Hasta Psoralen isimli ilacı içer ve özel bir ultraviyole formu olan UVA'ya dikkatle ölçülmüş miktarlarda maruz bırakılır Tedavi 2 ila 3 ay içerisinde yaklaşık 25 kez uygulanır Sedef hastalığını kontrol altında tutabilmek için yılda yaklaşık 30-40 kez uygulama yapılmasına ihtiyaç vardır Alınan psoralen maddesi gözün lens kısmında birikeceği için hastalar tedavi alırlarken güneş batıncaya kadar UVA geçirmeyen güneş gözlükleri kullanmalıdır Uzun süre uygulanan PUVA tedavisi deri yaşlanması, kırışıklık ve kanser gelişim riskini artırır Deri hastalıkları uzmanları PUVA tedavisini dikkatle takip etmelidir


Methotreksat
Kanser tedavisinde ağızdan kullanılan bir ilaçtır Diğer tedavi metodlarının yetersiz kaldığı durumlarda sedef hastalığının hızla gerilemesini sağlar Özellikle karaciğer üzerinde yan etkileri olduğu için düzenli aralıklarda kan testleri yapılmalıdır Akciğer filmi ve nadiren karaciğer biyopsisi gerekebilir Midede rahatsızlık hissi, bulantı, baş dönmesi ve sersemlik diğer yan etkileridir


Retinoidler
Ağızdan alınan A vitamini türevi ilaçlardır Şiddetli sedef hastalığının tedavisinde tek başlarına veya ultraviyole ışığı ile birlikte kullanılabilir Deride, gözlerde ve dudaklarda kuruma, kan yağlarında yükselme, ince kemik çıkıntı oluşumu yan etkileri arasında sayılabilir İlaç doğacak çocukta çeşitli arazlara yol açacağından, gebe kadınlarda, tedavi esnasında gebe kalabileceklerde veya tedavi kesildikten sonraki 3 yıl içinde gebe kalmayı planlayan kadınlarda kesinlikle kullanılmamalıdır İlaca başlanan bireylerde düzenli kan testleri yapılmalıdır


Siklosporin
Vücudun bağışıklık sistemini baskılayıcı bir ilaçtır Organ nakli (karaciğer, böbrek vb) yapılmış kişilerde vücudun nakledilen organı reddetmemesi amacıyla kullanılır Diğer tedavi metodları yetersiz kaldığı durumlarda şiddetli sedef hastalığında kullanılır Böbrek yetmezliği, kan basıncında artış gibi potansiyel yan etkilerinden dolayı düzenli aralıklarla yapılan kan testleri ile takip edilmelidir


Araştırma safhasında olan tedavi metodları
Yukarda anlatılan tedavilerin hastalığın kontrolünde büyük yararı olmasına rağmen, hiçbir tedavi metodu hastalığı bir daha ortaya çıkmayacak şekilde tedavi etmeye imkan vermemektedir Son yıllarda özellikle bağışıklık sistemi üzerinde etki gösteren ilaçlar üzerinde çalışmalar yapılmaktadır Özellikle hastalığın sebebinin tam olarak tespit edilmesi tedavideki yeniliklere de ışık tutacaktır
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...SaÇ Dökülmesi




Saç Dökülmesi

Tüm toplumlarda saç ve saç şekillerinin sosyal ve kültürel bir önemi vardır Saç dökülmesi ile karşılaşan bir insan kendisini fiziksel ve ruhsal olarak zayıf görmeye başlayarak bu durumdan kurtulabilmek için değişik yöntemlere başvurabilir Ancak saç dökülmesine neden olan sebep bulunmadan doğru bir tedavi şekli uygulanamaz Bu nedenle , aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme şikayetleri başlayan insanların Deri Hastalıkları Uzman hekimlerine başvurmaları gerekmektedir

Nomal Saç Büyümesi:

Sağlıklı bir insansanda saçların yaklaşık %90'ı sürekli uzama halindedir Bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilirGeriye kalan %10'luk kısım ise 2-3 ay kadar süren dinlenme evresinde beklerBu dinlenme evresi sonucunda saçlar dökülür, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyümeye başlar ve döngü bu şekilde devam eder Saç telleri ayda ortalama 1-15 cm kadar uzar İnsanlar yaşlandıkça saç uzama hızları yavaşlar Doğal sarışınlar(140000), esmer(105000) ve kızıllardan(90000) daha çok saç teline sahiptirler Saç dökülmelerinin çoğunun sebebi normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesi normal sınırlar içerisinde kabul edilirEğer aşırı miktarda saç kaybı,saçlarda gözle görülen incelme oluşursa en kısa zamanda doktora baş vurulmalıdır

Saç dökülmesinin başlıca nedenleri:

Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı: Saça uygulanan her türlü boya, renk açma, saçı düzleştirme veya perma gibi yöntemler uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebilirBu yöntemlerin sık sık veya aynı anda uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden olabilir Saçı çeken saç şekillerinin de (atkuyruğu, örgü, saçı sıkı lastiklerle toplama gibi) sıklıkla uygulanmaması gerekir çünkü saç diplerine etki eden sabit çekme kuvveti saç kaybına neden olabilir Saçı sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak da saçı kırabilirSaçı sampuanladıktan sonra saç kremi kullanmak saç taranmasını kolaylaştırır Saç ıslakken daha kırılgandır bu nedenle havlu ile saçı ovalayarak kurutmaya çalışmak, taramak ve fırçalamaktan kaçınılmalıdırGeniş ağızlı ve düz uçlu taraklar tercih edilmelidir

Ailesel saç kaybı : Saç dökülmelerinin en sık sebebi kalıtsal özelliktir Bu kalıtıma sahip olan kadınlarda da saçlarda azalma görülür ancak kellik oluşmaz Bu duruma ' Erkek Tipi Kellik' denir, 10-20-30'lu yaşlarda başlayabilir Son zamanlarda yeni tıbbi tedavi seçenekleri sunulmasına rağmen kalıcı bir düzelme sağlamak saç transplantasyonu dışında henüz mümkün değildir Hasta için uygun olacak yöntem doktor tarafından seçilmelidir

Alopesi areata: Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı alanlar oluşur Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabilir Çocuk ve erişkin her yaşta gözlenebilir Saç dökülmesini yapan neden bilinmemektedirBir çok hastada saçlar kendiliğinden büyür Şiddetli ve uzun süren durumlarda sürme veya ağızdan tedaviler uygulanabilir

Doğum sonrası: Gebe bayanlarda saçlarının büyük bir kısmı büyüme halindedir Doğum sonrası saçlar saç büyüme döngüsünün dinlenme fazına geçerler 2-3 ay içerisinde saçların aşırı miktarda döküldüğü fark edilebilir, bu süreç 1-6 ay kadar sürebilir ve çoğunlukla saçlar büyüyerek eski miktarlarına ulaşırlar

Yüksek ateş, ağır enfeksiyon ve soğuk algınlığı: Hastalıklar saçların dinlenme evresine girmesine neden olabilir Yüksek ateş ve ağır bir hastalıktan 4 hafta ile 3 ay sonra yoğun bir saç kaybı gelişebilirZaman içerisinde saçlar tekrar eski halini alır

Tiroid hastalıkları: Fazla ve az çalışan tiroid bezi saç kaybına neden olabilirTiroid hastalıkları laboratuar testleri ile araştırılabilir Tiroid hastalığının tedavisi ile saç kayıpları da düzelir

Eksik protein içerikli beslenme: Proteinden fakir diyetler yapan veya anormal beslenme alışkanlığına sahip kimselerde protein eksikliği oluşur ve vücut proteini muhafaza etmek için saçları dinlenme evresine sokar2-3 ay sonra yoğun bir saç kaybı oluşur Saç kökleri zayıflar Bu durum diet ile yeterli miktarda protein alınımı ile düzelebilir

İlaçlar: Bazı ilaçlar geçiçi bir süre saç dökülmesine neden olabilir Romatizmal, gut, depresyon, kalp hastalığı, yüksek tansiyon için reçete edilen ilaçlar ve yüksek doz A vitamini saç dökülmesi yapabilir

Kanser tedavileri: Bazı kanser tedavileri saç hücrelerinin bölünmesini durdurabilir Saçlar deriden çıkınca zayıflar ve kırılır Bu durum terapiden 1-3 hafta sonra gerçekleşir ve hastalar saçlarının %90 'ını kaybeder , terapi sona erdikten sonra saçlar tekrar büyüme gösterir ve eski haline döner

Doğum kontrol hapları: Doğum kontrol hapı kullanan bir bayanda saç dökülmesi sıklıkla kalıtsal bir yatkınlıkla oluşabilir Saç dökülmesi gelişirse haplar Kadın-doğum doktorları tarafından değiştirilmelidir Hap kullanımını kesen bir bayanda 2-3 ay sonra saç dökülmesi başlayabilir ve 6 ay kadar sürebilir Bu durum doğum sonrası gözlenen saç dökülmesi mekanizması ile benzerdir

Düşük serum demir düzeyi: Demir eksikliği saç dökülmesine neden olurBazı insanlar demiri besinsel olarak eksik alırken bazılarında ise demirin bağırsaklardan emilimi yetersizdir Bayanlarda adet kanamaları nedeni ile demir eksikliği daha sık görülür Demir eksikliği laboratuar testleri ile araştırılıp , demir hapları ile tedavi edilmelidir

Büyük cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastalar 1-3 ay içinde aşırı bir saç dökülmesi fark edebilirler Bu durum birkaç ay içinde geçer Ağır kronik hastalığı olan hastalığı olan kişilerde saç kaybı ömür boyu devam eder

Mantar hastalıkları: Küçük yamalar halinde kabuklanmalar ile başlayıp yayılabilir, saçlarda kırılma saçlı deride kızarıklık şişlik ve hatta sızıntıya neden olabilir Bu bulaşıcı hastalık çocuklarda daha sık görülür ve ilaç ile tedavi edilmelidir

Trikotilomani(Saç koparma hastalığı): Çocuklar ve bazen erişkinler saç, kaş veya kirpiklerini koparıncaya kadar çekebilirler ve bunu bir alışkanlık haline getirirler Böyle durumlarda psikoloji danışmanlarına başvurulması uygundur
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...SiğiLLer

Siğil nedir?
Siğil derinin üst tabakasının, virüs enfeksiyonu sonucu aşırı gelişimi ile karakterli kanser dışı oluşumudur Siğile sebep olan virüs Human Papilloma virüs (HPV) dür Siğiller genellikle deri rengindedir, dokunmakla yüzeyleri pürüzlüdür, fakat bazen düz ve pürüzsüz yüzeyli olabilir Siğillerin şekilleri bulundukları bölgeye göre değişebilir


Kaç tip siğil vardır?


Birkaç tip siğil vardır:
Klasik siğiller





Ayak tabanındaki siğiller
Düz siğiller


Klasik siğiller- genellikle parmaklarda, tırnakların kenarında ve el sırtlarında görülürler Derideki küçük bir sıyrıktan virüs girebilir Siğillerin üzerinde kan damarlarından oluşmuş siyah noktacıklar bulunur


Ayak tabanındaki siğiller - Bu tip siğiller genellikle ayak tabanında görülürler Grup halinde bir araya gelerek mozaik görüntüsü oluşturabilirler Bu bölgedeki siğiller basınç yüzünden derinin dış yüzeyine doğru büyüyemediklerinden derinin derinliklerine doğru iner Klasik siğillerde olduğu gibi bu siğillerde de siyah noktacıklar vardır Ayak tabanındaki siğiller rahatsız edicidirler, tıpkı ayakkabının içine bir taş kaçmış gibi ağrı verir


Düz siğiller - diğer siğillere göre küçük ve üzerleri düzdür Bu siğiller çok sayıda 20-100 adete kadar olabilirler Vücudun herhangi bir yerinde görülebilmekle beraber, çocuklarda sıklıkla yüzde görülürler Erişkin erkeklerde sakal bölgesinde, kadınlarda ise bacaklarda görülürler Muhtemelen tıraşlama ile olan tahriş virüsün girişi için ortam oluşturmaktadır


Siğiller nasıl oluşurlar?
Siğiller insandan insan bulaşabilirken bazen direk olmayan temasla da bulaşabilir Virüsün bulaşmasından sonra siğilin gelişmesi arasında birkaç aylık bir süre vardır El sıkmakla virüs bulaşması ve düz siğillerden virüs bulaşması zordur


Neden bazı kişiler siğil gelişirken bazılarında gelişmez?



Bazı kişilerde siğiller hangi sıklıkla virüsle karşılaşıldığına bağlı olarak çıkar Virüs derideki herhangi bir hasarlanma sonucunda deriye girer ve tırnaklarını yiyen çocuklar bu nedenle risk altındadır Bazı kişiler nasıl sık uçuk geçiriyorsa, bazı insanlar da siğile daha sık yakalanır Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde siğil görülme olasılığı daha yüksektir


Siğiller tedavi edilmeli midir?
Çocuklarda siğiller tedavi edilmezlerse birkaç ay veya yılda geriler Bununla beraber ağrılı olan ve hızla yayılan siğiller tedavi edilmelidir Erişkinlerdeki siğiller çocuklardaki gibi çabuk iyileşmezler


Dermatoloji Uzmanları siğilleri nasıl tedavi ederler?



Dermatoloji Uzmanları hastanın yaşı ve de siğilin tipine göre değişik tedavi yöntemleri uygularlar


Klasik siğiller- Bu tip siğilleri olan çocuklar salisilik asit içeren jel, solüsyon veya plasterlerle tedavi edilebilirler Bu tedavi biraz rahatsız edici olup, etkili sonuç almak için birkaç hafta düzenli uygulanması gerekir Eğer siğil tedavi edilirken yara gelişirse tedavi birkaç gün durdurulmalıdır


Erişkinlerde ve büyük çocuklarda genellikle kriyoterapi (dondurma tedavisi) tercih edilir Bu tedavi çok ağrılı değildir ve nadiren iz bırakır Bununla birlikte iki üç haftalık aralarla bir kaç tedavi gereklidir Elektrocerrahi denen elektrik akımı ile yakma yöntemi, diğer bir alternatif tedavi yöntemidir Laser tedavisi diğer tedavilere dirençli olgularda uygulanmalıdır
Klasik siğil


Ayak tabanındaki siğiller - Bu siğillerin tedavi edilmesi zordur, çünkü siğiller deri yüzeyinden çok derin tabakalara kadar iner Siğiller salisilik asitli flasterler, bazı kimyasalların siğil üzerine uygulanması, laser, koter ve klasik cerrahi gibi yöntemlerle tedavi edilebilir Dermatoloji uzmanınız ayağınıza basıncı azaltacak ayakkabıları önerir ve ıslak ortamda virüsün daha kolay yayılması nedeniyle ayakların iyi kurulanmasını tavsiye eder


Düz siğiller -yukarıda bahsedilen yöntemlerle tedavi edilmek için çok fazla sayıdadırlar Salisilik asit, tretionin, glikolik asit ve diğer deriyi soyan ajanların günlük kullanımı sıklıkla tercih edilen tedavi yöntemidir Bazı erişkinlerde bazen periyodik cerrahi yöntemler gerekebilir


Diğer bazı tedavi yöntemleri nelerdir?
Siğillerin tedavisinde bir çok farklı laser kullanılabilir Laser tedavisi siğili harap eder Bu yöntem çok pahalıdır ve lokal anestezi gerektirir
Diğer bir tedavi yöntemi kansere karşı kullanılan bleomisin denen ilacın siğil içine enjekte edilmesidir Fakat enjeksiyon ağrılıdır ve bir çok yan etkisi vardır
İmmunoterapi denen bir diğer yöntem vücudun kendi bağışıklık sistemini harekete geçirir Bir çok farklı immunoterapi yöntemi vardır Bir immunoterapi yönteminde vücudun alerjik olduğu bir madde, siğilin üzerine sürülür ve böylece siğile karşı hafif bir alerjik reaksiyon gelişir ve siğilin yok olur


Tekrar eden siğillere ne yapılmalıdır?
Bazen eski bir siğil ortadan kaldırıldıktan kısa bir süre sonra yeni bir tanesi ortaya çıkabilir Bunun nedeni eski siğile tedavi yapılmadan evvel etrafa virüsü yaymış olmasıdır Bu yavru siğiller anne siğilin etrafında gelişirler Bu yavru siğillerin oluşumunu anne siğilin erken tedavisi engeller, erken yapılan tedavi ile etrafa daha az virüs yayılması sağlanmış olur


Siğiller hakkında yeni yapılan çalışmalar var mıdır?
Araştırmalar oldukça hızla devam etmektedir Yeni tedaviler içinde en büyük ilgi gören siğile karşı bir aşının geliştirilmesidir Bu yöntemin yakın gelecekte siğillerle mücadelede yeni bir alternatif olacağı sanılmaktadır
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...BenLer

BENLER(NEVÜSLER)

Ben nedir?
Benler genellikle deriniz zararsız değişikliklerindendir Tıp dilinde melanositik nevüs olarak bilinirler ve melanosit denen pigment hücrelerin (derinin rengini veren hücreler) çoğalması sonucu gelişirler

Benler ne şekilde görülebilirler?

Benler düz veya kabarık olabilirler Renkleri pembeden kahbverengi siyaha kadar değişebilir Benlerin sayısı genetik olarak ve güneşe maruz kalmanın derecesine bağlı olarak değişir

Benler ne zaman oluşurlar ve nasıl gelişirler?

Benler doğumda mevcut olabildikleri gibi genellikle çocukluk yaşında gelişirler Erken evrede nevüs hücreleri derinin üst tabakası (epidermis) ile derinin orta kısmı (dermis) arasındadır Bu nevüslere Junctional nevüs denir Bu benler düz ve renklidirler Benler geliştikçe nevüs hücreleri dermise de yayılır(compound nevüs) veya sadece dermiste bulunurlar (dermal nevüs) Bu benler kalınlaşmıştırlar ve sıklıkla deri yüzeyinden kabarıktırlarRenkli omayan dermal nevüsler sellüler nevüs olarak adlandırılırlar Bazı nevüsler ise oldukça koyu mavi renktedirler ve mavi nevüs adını alırlar Benler güneşe maruz kalındıktan sonra ve gebelikte koyulaşırlar Erişkin çağda renklerini kaybeder ve yaşlılık döneminde tamamen ortadan kalkabilirler

Ben tipleri nelerdir?

Doğumsal pigmente nevüs

Doğuşta mevcut olan bir ben konjenital pigmente nevüs olarak adlandırılır % 1 bebekte bu benler görülür Boyutları birkaç milimetreden vücudun çok geniş alanlarını kaplayacak kadar olabilir Özellikle çok geniş olanlarının melanom denen bir cilt kanseerine dönüşme olasılığı vardır

Halo nevüs

Bazı benlerin etrafı beyaz bir halka ile kaplıdır Bu tip benler çocuklukta ve ergenlik döneminde görülür Herhangi bir zararları yoktur ve zamanla ortadaki ben ve beyaz halka ortadan kalkar Bazen renk değişikliği melanom denen cilt kanserinde de görülebilir, eğer şüphe duyulursa biopsi almak gerekebilir

Çiller

Çiller küçük açık kahve renkli düz deri lekeleridir ve genellikle açık renkli kimselerde görülürler Genellikle güneşe maruz kalınan alanlarda bulunurlar ve yaz aylarında renkleri koyulaşır

Sıradışı benler

Sıra dışı benler Clark Nevüs (Atipik nevüs) olarak bilinrler Bu benler normal olmayan görüntüdedirler Kenarları düzensiz, büyük boyutta, sıklıkla melanom denen cilt kanserine benzer şekildedirler, fakat çoğunlukla selimdiler Kaygı uyandıran görünümlerinden dolayı gerekli olmadığı halde cerrahi olarak çıkarılabilirler Sıradışı benleri olan kişiler özellikle ailelerinde melanom denen cilt kanseri var ise melanona yakalnma açısında risk taşırlar

Benlerdeki değişiklikler neyin belirtisi olabilirler?

Melanoma derinin pigment (boya) hücrelerinden kaynaklanan kanseridir Eğer bir ben büyüklüğünü, şeklini veya rengini değiştirirse ve ya erişkin dönemde yeni bir ben çıkarsa muhakkak bir dermatoloji uzmanı tarafından incelenmelidir Dermatologlar dermatoskopi denen bir yöntemle benlerin görüntüsünü büyüterek inceleyebilirler ve eğer gerekirse biyopsi de alabilirler

Benler nasıl tedavi edilir?

Bir çok ben zararsız olması ve çıkarılmasına gerek olmamasına rağmen aşağıdaki durumlarda tedavi edilmelidir

K anser olasılığı var ise : Bir benin yapsısı düzensizse, çevreye doğru yayılıyor ve rengini değiştiriyorsa tedavi edilmelidir
Eğer bir ben kıyafetlerin, tarağın ve tıraş bıcağının bene zarar verebileceği yerlerde ise çıkartılmalıdır
Kozmetik nedenler
Benler hangi yöntemlerle tedavi edilir?

1Traşlama şeklinde biyopsi

Deriden kabarık bir ben bu yöntem ile kolaylıkla edavi edilebilir Deri lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra bir cerrahi bıcak veya koter ile çıkartılır Yara düz beyaz bir leke bırakarak iyileşir

2Benin cerrahi olarak çıkartılması

Bu yöntem ben düzse veya melanom dediğimiz cilt kanseri şüphesi var ise kullanılır Deri deki ben tam kalınlığı ile çıkarılır ve sonrada dikiş atılır Çıkarılan ben patolojik incelemeye gönderilir Cerrahi yapılan yerde ince bir çizgi şekinde iz kalabilir

Benlern üzerinde çıkan kıllar traş edilebilir Cımbızla alınması benin altında inflamasyona yol açarak ağrılı şişliğe neden olabilir

Deri nasıl muayene edilmelidir?

Ayda bir kişisel cilt muayanizi yapınız: Benlerinizde bir değişiklik görürseniz veya yeni bir benin çıktığını farkederseniz bir Dermatoloğa başvurunuz
Çok sayıda beniniz, atipik beniniz, daha önceden olan deri kanseriniz var ise veya doktorunuz önerdiyse düzenli olarak muayene olunuz
Çok sayıda ben ve sıradışı ben var ise fotograf ile kayıt almak faydalı olabilir Dermatoskopi denen bir yöntem ile benlerin fotografları alınarak, benlerdeki melanom habercisi olabilecek değişiklikler kolaylıkla saptanabilir
Cilt kanserinden nasıl korunulur?

Güneşten korunma oldukça önemlidir

uzun kollu gömlek, uzun pantolon ve etekler, şapka giyilmelidir
güneşten koruyucu kullanın Koruma faktörü 30 ve üzerinde olan güneşten koruyucuları sık olarak güneşe maruz kalan alanlara uygulayın
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...

Güneş Lekeleri ve Diğer Bazı Kahverenkli Lekeler


Çiller yüz ve güneş gören diğer alanlarda görülebilen milimetrik boyutta kahverenkli lekelerdir Daha çok açık renk tenli kişilerde , özellikle de kızıl saçlı kişiler daha sık görülür Çillerin ailesel özelliği vardır, ama koyu renk tenli kişilerde de görülebilir Tıbbi olarak çillere efelid denir

Derinin boya pigmenti olan melanin melanosit denen hücrelerden üretilir Kış aylarında melanin daha az üretilirken, güneşli havalarda daha fazla üretilir Üretilen melanin, keratinosit denen etraftaki deri hücrelerine dağıtılır

Çiller yaz aylarında daha belirginken, kışın keratinositler yeni hücrelerle yer değiştirdiğinden kışın ya tamami ile ortadan kalakarlar yada renkleri solar

Genellikle çiller yaş ilerledikçe azalırlar ve daha az belirgin hal alırlar Güneşten korumanın dışında tedaviye gerek yoktur

Lentigolar

Uzun süreli güneş hasarı orta yaştan sonra kişilerin yüz ve ellerinde kahverenkli, büyük ve düz lekelere neden olur Çillerden farklı olarak kışın solmalarına rağmen tamamen ortadan kalkmazlar Sıklıkla yaşlılık lekeleri veya karaciğer lekleri olarak bilinirler, doğru tanımlama solar lentigodur (güneş lekesi)

Lentigolar sıklıkla açık renkli kişilerde görülür, fakat kolay bronzlaşan kişilerde de sıktır Lentigolar deriyi boyayan melanosit denen hücrelerin artması sonucu oluşurlar

Zararsız olan lentigoları kanser olan erken melanomdan ayırmak önemlidir Eğer bir leke büyüyorsa, birden fazla renk içeriyorsa ve sınırı düzensizse veya herhangibir şüphe uyandırıyorsa, mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurmak gerekir

Diğer kahverenkli lekeler

Eğer kahverenkli lekelerin üzeri pullu ise solar keratoz (aktinik keratoz) veya seboreik keratoz olabilir

Kahve renkli lekeler nasıl tedavi edilirler?

Kahverenkli lekeler, geniş spektrumlu güneşten koruyucuların devamlı ve dikkatli bir şekilde kullanımı ile solaralr Ayıca bazı leke giderici kremlerin düzenli kullanımı da fayda sağlar Bu kremler hidrokinon ve aşağıdaki antioksidanları içerirler:

alfa hidroksi asit
vitamin-C
retinoik asit
azelaik asit
Bununla beraber kahverenkli lekeler kimyasal peeling, krioterapi ve bazılaserler ile etkili ve hızlı bir şekilde tedavi edilebilirler

Uygun yeşil ışık veren cihazlar kullanılabilir:

Flashlamp-pulsed tunable dyelaser
Q-switched Nd:YAGlaser (neodynium:yttrium-aluminium-garnet)
KTPlaser
Kriptonlaser
Copper bromidelaser
Kırmızı ışık yayanlaserler

Q-switched Alexandrite
Q-switched Ruby
Intensive pulsed light (IPL) de benzer etki gösterir CO2 ve Er:YAGlaserler derinin yüzeyini soyarak kahverenkli lekeleri tedavi ederler

Oldukça yüzeyel olan soyma teknikleri, çok rahatsız edici değildir ve de zaman kaybına neden olmaz, fakat bir kaç tedavi seansı gerekebilir Ne yazık ki tedavi sonrası lekeler bazen kötüleşebilir Muhakkak devamlı bir güneş koruması gereklidir, çünkü bu lekeler yaz aylarında tekrar eder

Takip

Eğer kahverenkli bir lekede kanser şüphesi var ise, doktorunuz dermoskopik muayene ve fotoğraflamayı veya lekeyi cerrahi olarak çıkartıp; patolojik incelemeye göndermeyi tercih edebilir
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...

ET BENLERİ(SKİN TAGS)


Et benleri sık görülen, deriden çıkıntı yapan, zararsız yumuşak deri gelişimleridir Aşağıdaki adlarla da bilinirler:


Akrokordon
Papillom
Yumuşak fibromlar
Pedunculated (saplı anlamında)
Filiiform (ipliksi)
Et benleri ne zaman oluşur?


Et benleri kadın ve erkeklerde yaşlanma ile ortaya çıkarlar


Et benleri nasıl görünür?


Deri renginde olabildikleri gibi, koyu renkli de olabilirler Büyüklükleri ise 1 mm den 5 cm e kadar değişebilir Dah çok boyun, kotluk altı ve kasık gibi kıvrım bölgelerinde görülürler Özellikle aşırı kilolu ve Tip II diabeti(şeker hastalığı) bulunanlarda çok sık ve yaygındırlar


Et benleri nasıl oluşur?


Et benleri derinin en üst tabakası olan ince bir epidermis işle kaplanmış, gevşek kollajen lifleri ve damar dokusundan oluşmuştur


Et benlerinin nedenleri belli değildir Bununla beraber aşağıda ki faktörler gelişiminde rol alabilir:


Deriyi oğuşturmak, tahriş etmek ve sürtünme
Özellikle gebelik ve jigantizm dediğimiz bir hastalık gibi büyüme faktörlerinin arttığı durumlar
İnsülin direnci
Human papilloma virüsü (siğil virüsü)
Et benleri hangi yöntemlerle tedavi edilir?


Kriyoterapi (dondurma)
Cerrahi olarak çıkartma
Koterizasyon
Steril bir cerhi iplikle bağlanması
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...

ÜRTİKER(KURDEŞEN)

Ürtiker vücudun herhangi bir yerinde gruplar halindeoluşan, soluk kırmızı renkli kabarıklıklardır Bu döküntü bir kaç saat içinde geriler Eski bir döküntü solarken yerine yenileri çıkabilir Boyutları bir kalem arkası büyüklüğünden, bir tabak büyüklüğüne kadar değişebilir ve birleşerek büyük alanlar oluşturabilirler Genellikle kaşıntılıdır, fakat yanma ve batma hissi de olabilir

Ürtiker kan plazmasının derideki küçük damarlardan dışarı çıkması sonucu oluşur Bu duruma histamin denen kimyasal maddenin salgılanması neden olur Histamin mast hücresi dediğimiz hücrelerden salgılanır allerjik reaksiyonlar, yiyeceklerin içinde bulunan bazı kimyasal maddeler ve bazı ilaçlar histamin salınımına neden olabilir Bazen ürtikerin neden oluştuğu saptanamayabilir

Ürtiker oldukça yaygındır İnsanların % 10-20 si yaşamı boyunca en az bir kez ürtiker atağı geçirir Bir çok atak bir kaç gün veya haftada geriler Bazen de yıllarca sürebilir

Ürtiker göz etrafında, dudakda, cinsel bölgede geliştiğinde aşırı bir şişliğe neden olur Bu durum hastaları korkutmasına rağmen, genellikle 24 saat içinde geriler Bununla birlikte nefes almakta ve yutkunmakta zorluk var ise acilen bir doktora başvurulmalıdır

Akut Ürtiker
Altı haftadan kısa süren ürtikere akut ürtiker denilir Bu tip ürtikerlerde genellikle ürtikere sebep olan neden bulunabilir En sık rastlanılan neden gıdalar, ilaçlar ve enfeksiyonlardır Böcek ısırıkları ve bazı iç hastalıkları ile birlikte görülebilir Diğer nedenler ise basınç, soğuk ve güneş ışınlarıdır

Gıdalar
En sık ürtiker yapan gıdalar fındık, çikolata, balık, domates, yumurta ve süttür Pişmemiş yiyecekler pişmişlere göre daha sık olarak reaksiyona neden olur Gıdalara eklenen katkı maddeleri ve koruyucular da ürtikere neden olabilir

Ürtiker neden olan yiyeceğin yenilmesinden bir kaç dakika ile 2 saat arasındaki bir sürede meydana gelir Bu süre gıdanın sindirim sisteminden emilme süresine göre değişir

İlaçlar
Antibiyotik, ağrı kesici, sakinleştirici ve idrar söktürücü ilaçlar sıklıkla ürtikere neden olur Anti asit denen mide ilaçları, romatizmada kullanılan ilaçlar, vitaminler, göz ve kulak damlaları, kabızlık ilaçları vajinal fitiller ürtiker nedeni olabilir Bu tip bir döküntünüz olduğunda doktorunuza kullandığınız ilaçları söylemek önemlidir

Enfeksiyonlar
Bir çok enfeksiyon ürtikere neden olabilir Çocuklarda soğuk algınlığı en sık rastlanılan nedendir

Kronik ürtiker
Altı haftadan fazla süre devam eden ürtikere kronik ürtiker denilir Bu tip ürtikerin nedenini bulmak, akut ürtikere göre çok zordur Kronik ürtilerli hastaların çok azında etken saptanabilir Doktorunuz ürtikerin sebebini bulmak için size bir takım sorular soracaktır Hastalığa ait spesifik bir test bulunmadığından doktorunuz size soracağı sorular ve muayene bulgularına göre bazı testler isteyecektir

Fiziksel ürtikerler
Ürtiker güneş ışınları, sıcak, soğuk, basınç, titreşim ve egzersize bağlı olarak gelişebilir Güneş ışınlarına karşı gelişen ürtikere solar ürtiker denilir Bu durum nadiren görülür ve güneşe maruz kalındıktan bir kaç dakika sonrasında gelişir ve bir iki saat içinde geriler Soğuğa karşı gelişen ürtiker daha yaygındır Bu tip ürtiker soğuğa maruz kaldıktan sonra derinin ısınması ile ortaya çıkar Eğer soğuk vücudun geniş alanını etkilemişse, çok fazla histamin salgılanır ve bu durum nefes darlığı, yaygın kızarıklık, yaygın ürtiker ve bayılmaya neden olabilir


Dermografik ürtiker
Deride yapılan bir ovuşturma veya bir herhangi bir cisim ile bastırıldığında bu alanda ürtiker gelişmesi dermografizm olarak bilinir Bu durum toplumda % 5 oranında görülür Özellikle genç bayanlarda aylarca hatta yıllarca devam edebilir

Tedavi
En iyi tedavi etkenin saptanması ve bu etkenden sakınılmasıdır Bu kolaylıkla yapılamaz ve bazen imkansızdır Doktorunuzun yazacağı antihistaminik dediğimiz ilaçlar genellikle ürtikerde iyileşme sağlar Ürtikerin oluşmaması için en iyi yol anthistaminiklerin düzenli bir şekilde alınmasıdır Doktorunuz size en uygun olan bir veya birden fazla antihistaminik seçeneğini reçeteleyebilir Şiddetli olgularda epinefrin veya kortizon enjeksiyonuna ihtiyaç duyulabilir
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...

ZONA(GECE YANIĞI)

Zona olarak da bilinen Herpes Zoster su çiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur
Su çiçeği geçiren herkes Zonaya yakalanabilir Virüs sinir köklerinde aktif olmayan bir şekilde yaşamını sürdürür ve yeniden aktifleştiğinde Zona gelişir Suçiçeği geçiren kimselerin % 20 si Zona geçirir

Virüsü uyandırıp aktifleştiren neden bilinmemektedir Vücudun enfeksiyonlarla baş etmesini sağlayan bağışıklık sistemindeki bir güçsüzlük virüsün çoğalmasına ve sinir boyunca deride yayılmasına neden olur Çocuklar bile Zona geliştirebilmesine rağmen, genellikle 50 yaşın üzerinde rastlanır Hastalık, travma, stres gibi faktörler zona geçirilmesine neden olabilir

Herhangi bir nedenle bağışıklık sistemi zayıflayan kişi zona geçirebilir Bu kişilerde hastalık ciddi seyretmeye eğilimlidir Bağışıklık sisteminin zayıfladığı lösemi, lenf oma gibi kanserler ve de AIDS de zona sık görülür Kanser kemoterapisi ve radyoterapi, organ naklinde kullanılan ilaçlar, uzun süreli kortizon kullanımı bağışıklık sistemini baskılayabilir

Zonanın bulguları nelerdir?

Zonanın ilk bulgusu derinin belirli bir bölgesinde yanma batma tarzında ağrı ve duyarlılık artışıdır Bu ağrı döküntünün gelişmesinden 2-3 gün önce döküntü alanında başlar Bu arada baş ağrısı ve ateş olabilir Bu alanda daha sonra kızarıklık ve şeffaf su kabarcıkları gruplar halinde oluşur Bu kabarcıklar 2-3 hafta kadar sürer Bu kabarcıklar koyu renkli kan ile dolar, sonra kabuklanır ve iyileşmeye başlar Ağrı daha uzun süre sürebilir Nadir olarak döküntü hiç görülmemeksizin de ağrı olabilir

Ağrının şiddeti nasıldır?

Ağrı sıklıkla ağrı kesici ilaçlar kullanmayı gerektirecek kadar şiddetlidir

Zona genellikle vücudun hangi bölgesinde görülür?

Zona genellikle gövdede ve kalçalarda görülür Fakat yüz, kol ve bacaklarda da görülebilir Gözde kalıcı hasar bırakabildiği için göz de hastalık görüldüğünde dikkatli bir bakım gerekir Burun ucunda su kabarcığı oluşmuşsa bu göz tutulumunun olduğunu gösterir Bu durumda muhakkak Göz Hastalıkları uzmanı tarafından muayene yapılmalıdır

Zonanın komplikasyonları nelerdir?

Deri döküntüleri geriledikten sonra Zonaya ait ağrı kalabilir Özellikle yaşlı hastalarda ağrı aylar ve yıllar boyu kalır Zonanın erken evrelerinde tedaviye başlamak ağrı gelişimini engelleyebilir

Su kabarcıklarında bakteri enfeksiyonu gelişebilir ve bu yaraların iyileşmesini engeller Döküntüde ağrı ve kızarıklık artarsa muhakkak doktorunuza başvurun Bu durumda antibiyotik tedavisi gerekebilir

Diğer bir durum Zonanın tüm vücuda ve diğer organlara yayılmasıdır Nadir olarak görülen bu durumda bağışıklık sistemi baskılanmıştır

Zona nasıl tanınır?

Tanı su kabarcıklarının tipik görüntüsü ve döküntü başlamadan önce vücudun tek tarafında ağrı olması ile konulur Gerekirse incelenmek üzere su kabarcıklarından örnek alınabilir

Zona geçiren bir kişi de önemli bir hastalık veya bağışıklık sisteminde bir yetersizlik olabilir mi?

Zona geçiren hastaların çoğu sağlıklıdır Bununla beraber başka hastalıklar veya AIDS var ise bu doktora bildirilmelidir Çünkü bu durum tedaviyi etkileyebilir Doktorunuz bu durumla ilgili olarak tıbbi hikayenizi sorgulayabilir ve bir takım testler (röntgen ve kan tahlilleri) isteyebilir

Zona bulaştırıcı mı dır?

Zona daha evvelden suçiçeği geçirmemiş kişilere bulaşabilir, fakat bu kişilerde zona değil, suçiçeği gelişir Zona, su çiçeğine göre daha az bulaştırıcıdır Zona su kabarcıkları patladığında bulaştırıcı hale gelirYeni doğanlar ve bağışıklık sisteminde yetmezlik olanlar zonalı kişilerden virüsü alarak suçiçeği geliştirmeye eğilimlidir Zonalı hastalar nadiren hastaneye yatırılarak tedavi edilme ihtiyacı gösterir

Hastalık deride iz bırakır mı?

Hastalık bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde yaşlılarda ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişenlerde iz kalır

Tedavisi nasıldır?

Zona genellikle birkaç haftada iyileşir, nadiren tekrar eder Ağrı kesici ve soğuk pansumanlar faydalı olur Eğer erken tanı konulup, ilaçlar erken dönemde başlanırsa, virüsün yayılımı azalır, bulgular daha çabuk iyileşir Bu ilaçlar baş ağrısı, mide rahatsızlığı yapabilirler Tedavinin erken başlanması önemlidir Bu ilaçların kullanımı zona sonrasında ağrı gelişimini engellemez, fakat ağrılı dönemin kısalmasını sağlarlar

Şiddetli enfeksiyonlarda, göz tutulumunda ve şiddetli ağrı olan hastalarda antiviral ilaçlarla birlikte kortizon verilebilir

Zona sonrasında görülen ağrı kesici tabletlerin gündüz ve gece alımı ile azaltılabilir Bazen tedavide depresyon ilaçları ağrıyı azaltmak amaçlı kullanılabilir Günde 3-4 kez kurutucu pansumanların uygulanılması ağrıyı azaltır
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...SIRA DIŞI BENLER

SIRA DIŞI BENLER

Sıra dışı benler ( tıptaki adıyla atipik veya displastik nevüsler) klinik ve mikroskobik olarak Melanom ile ortak bazı görüntüleri olup, melanom olmayan selim bir deri gelişimidir Bununla beraber sıra dışı benlerin varlığı melanom gelişim riskini arttırır veya bir kişide melanom gelişim riskinin bir belirteci olabilir Bu risk tek bir sıra dışı ben varlığında çok az iken, fazla sayıda ben bulunması bu riskin arttığının göstergesidir

Sıra dışı benler nasıl görünürler?

Sıra dışı benler çok farklı biçimde görülebilir Sıklıkla aşağıdaki bulguları gösterirler:

Benin bir tarafının daha geniş olması
Benin çevresinin düzensiz olması
Değişik renkler içermesi (kahverengi, siyah, kırmızı ve beyaz)
6 milimetreden daha büyük olması
Hafifçe deriden kabarık olması
Fakat displastik nevüs tanısı deriden biyopsi alınarak konulur Sıra dışı benler sıklıkla melanoma görünümündedirler

Sıra dışı benler nerede görülürler?

Bu tür benler vücutta her yerde görülebilir Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar Bu tarz benler güneş gören alanlarda, sırt ve bacaklarda sık görülür

Tek bir sıra dışı ben bulunması ne anlama gelir?

Kendisinde ve ailesinde melanom bulunmayan, fakat 1-4 arası sıra dışı beni olan kimseler, toplumdaki diğer bireylere göre biraz daha fazla Melanom riski taşır Bununla birlikte sıra dışı bir ben melanom ile aynı değildir Çok agresif tedavi yaklaşımlarına gerek yoktur Fakat değişiklik olduğunda muhakkak biyopsi alınmalı veya koruyucu olarak ben tamamı ile cerrahi olarak alınmalıdır

Bir kişide çok sayıda ben ve sıra dışı ben bulunması ne anlama gelir?

Eğer kişide veya ailesinde melanom varsa melanom gelişim riski yüksektir Bir kişide çok sayıda normal ve sıra dışı ben var ve yakınlarında melanom var ise; bu durum ailesel sıra dışı ben tablosu olarak adlandırılır

Ailesel Sıra dışı ben tablosu nedir?

Bu tabloda aşağıdaki kriterler vardır:

1 Birinci derece akrabalar (anne baba çocuklar ve kardeşler), ikinci derece akrabalarda (büyükanne, büyükbaba, amca, dayı, hala, teyze) melanom bulunması
2 Ben sayısının 50 den fazla olması ve bu benlerden bazılarının sıra dışı olması
3 Mikroskobik olarak tipik sıra dışı ben bulgularının bulunması

Ailesel Sıra dışı ben tablosuna sahip olmak ne anlama gelir?

Bu kişilerin melanom olma riski anlamlı olarak yüksektir Benlerin sayısı ve melanom bulunan aile bireylerinin sayısının artması melanom gelişim riskini arttırır

Dermatoloji Uzmanı tarafından sıra dışı ben tablosu tanısı olanlar ne yapmalıdır?

Bu kişiler kendi derilerini 2-3 ayda bir kendileri kontrol etmelidir Melanomun erken belirtileri hakkında bilgi Dermatoloji uzmanlarından alınabilir Hastalar ergenliğin başlangıcından itibaren 3-12 ayda bir Dermatoloji Uzmanına muayene olmalıdır Hatta Dermatologunuz göz muayenesi ve fotografik ben takibini isteyebilir Tüm bu işlemlerin amacı melanomun erken tanınmasını sağlamaktır ve muhakkak yapılmalıdır Melanom erken evresinde yakalandığında tedavi şansı daha yüksektir

Melanom gelişiminden korunmak için neler yapılabilir?

Güneşten korunmak, melanomdan korunmak için yapılabilecek en önemli şeydir Sabahın geç saatlerinde ve öğlen vakti dışarıda yapılan aktiviteler yasaklanmalı, her zaman güneşten koruyan şapka ve kıyafetler giyilmelidir Kısa süreli güneşe maruz kalma esnasında da 15 faktör ve üzerindeki güneşten koruyucuların kullanımı tavsiye edilir Güneşten koruyucular yarım saatte bir yeniden sürülmelidir Bütün bu önlemler melanomdan korunmak için oldukça önemlidir



Anahtar kelimeler: kişisel cilt muayenesi, kişisel deri muayenesi, güneş ve cildimiz, güneş ve derimiz


 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...CÜZAM

CÜZAM

Micobacterium leprae adı verilen bir virüsün meydana getirdiği hastalık Tıp dilindeki adı Lepra, halk dilimizdeki adı da Miskin hastalığıdırŞiddetli belirtileri olan salgın bir hastalıktır Etmeni, 1879 yılında Hansen tarafından bulunmuştur

Cüzam hastalığı medeniyetin bilinen en eski hastalıklardan biridir Antik çağlarda, özellikle Ortaçağ'da büyük salgınlar yaptığı ve toplum için çok ürkülen bir hastalık olduğu bilinmektedir Ortaçağ'da bu hastalığa yakalananlar için özel evler ve barınaklar yapılmış, hastalar buralarda kendi kendileri ile başbaşa bırakılmıştır Daha sonraları, cüzamlı hastalara çıngırak takılmış böylece herkesin bunların yanına yanaşmasına engel olunmak istenmiştir Bugün özellikle geri kalmış ülkelerde rastlanan bir hastalık özelliğindedir

Cüzamın iki tipi vardır: Nodüler tip: Deride, nasırlı düğmeler seklinde belirtileri olan bir cüzam tipidir Bu düğmeler, hastalığın ilerlemiş devirlerinde ülserler halinde açılırlar Sinirsel tip: Sinirlerde kendini gösteren bir tiptir Zamanla hasta sinirsel yeteneğini kaybeder, hissiz bir durum alır Bunun da ilerlemiş hallerinde deride belirtiler görülür Bunlar da zamanla ülserleşir Katılım yolu ile geçmez Ancak, cüzamlı olan hastaların derisine temas yolu ile insandan insana geçer Başlangıç devirlerinde yapılacak teşhisle hastalıktan kurtulmak imkanı bugün için vardır
 

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Ynt: CiLt HastaLıkLarı...KAŞINTI

Standart kaşıntı nedir??


Kaşıntı nedir?


Kaşıntı kaşınma arzusu uyaran bir duygudur Kaşıntı kişiyi oldukça rahatsız edebilir Şiddetli olduğunda uykusuzluğa, gerginliğe ve depresyona neden olabilir Kaşıntının gerçek nedeni bilinmemektedir Derideki sinirler etkilenerek, histamin adlı bir kimyasal salgılanınca, beyinde kaşıntı duyusunu oluşturur Kaşıntı bazen bir cilt hastalığı ile birlikte olabilirken, bazen de bir iç hastalığının belirtisi olabilir İç organ hastalığı bulunmayan diğer kaşıntılı hastalarda kaşıntının nedeni psikolojik olabilir
Kimlerde kaşıntı vardır?
Kaşıntının çok belirgin rahatsızlık verdiği bir çok deri rahatsızlığı vardır Örneğin kurdeşen, su çiceği ve egzema da kaşıntı vardır Bazı deri hastalıklarında ise döküntü olmadan kaşıntı olabilir Yaşlılarda görülen kuru deriye bağlı kaşıntı bunun bir örneğidir Bu kaşıntı özellikle kışın atar ve deride başka bir bulgu yoktur Kaşıntının nedeni genellikle kuru cilt olmakla birlikte bazen kaşıntının nedeni bir iç hastalığı da olabilir Derinin uyuz gibi bazı parazitik hastalıklarında da oldukça kaşıntı mevcuttur Dermatoloji uzmanları bu hastalıklara muayene ile kolaylıkla tanı koyabilirler Eğer bir bende kaşıntı var ise bu benin kansere dönüştüğünün bir belirtisi olabilir Bu durumda tanı koyabilmek için biyopsi yapmak gerekebilir
Kaşıntıya neden olabilecek bir çok iç hastalığı vardır En sık rastlanılan böbrek yetmezliğine bağlı kaşıntıdır Hepatit C yi de içeren karaciğer rahatsızlıkları, guatr ( tiroid bezinin fazla veya az hormon salgılaması) da kaşıntı nedenleri arasındadır Demir eksikliği, polistemia vera ve multibl myeloma gibi kan hastalıklarında da kaşıntı olur Ara sıra lenfomalarda da kaşınyı görülebilir İnme gibi nörolojik tablolarda da kaşıntı olabilir
Kaşıntı nasıl tedavi edilir?
Doktorunuz öncelikle kaşıntının nedenini araştırır Dikkatli bir cilt muayenesi, kan testleri, gerekirse biyopsi yapar Eğer kaşıntı egzema veya kurdeşen denen bir cilt hastalığından kaynaklanıyorsa bu hastalıkların tedavisi kaşıntıyı giderir Eğer hastalık bir iç hastalığından kaynaklanıyorsa kaşıntı giderici haplar ve ultraviyole tedavisi kullanılır Kaşıntının bir çok nedeni olmasına rağmen bir çok tedavisinde temel bir kaç uygulama vardır İlk olarak sıcak banyo ve duş yasaklanmalıdır Hafif ve ince kıyafetler ve serin bir ortam kaşıntınıyı azaltır Sabunlar derinizi kuruturlar, bu nedenle hassas ciltler için olan uygun sabunları kullanınız Banyoda iyi durulanınız, sabun artığı kalmamasına dikkat ediniz Banyodan çıktıktan 2-3 dakika içinde nemlendirici uygulayınız Su çiçeği ve böcek ısırıklarına bağlı su kabarcıklı hastalıklarda kalamin içeren losyonlar iyi gelebilir Kaşıntı oldukça rahatsızlık verebilen bir durum olabilmekle beraber genelde tedaviye iyi cevap verir
 
Üst