cemiyetin sorunları hakkında

  • Konbuyu başlatan serdengecti
  • Başlangıç tarihi
S

serdengecti

Guest
Zamanın bozulmasından şikayet eder insanlar, Cemiyetin ahlaksızlığından şikayet eder, insanlığın ölmesinden, vicdanların körelmesinden, ebu cehillerden, mal düşkünlüğünden, cimrilikten, dünya hırsından şikayet eder durur.

Hiç zamanın bozulmasındaki payını düşünmez, cemiyetin ahlaksızlığındaki sorumluluğunu kabul etmez, insanlığın katledilmesine sebep olmasa bile engel olmamasındaki suçu göremez, kendi vicdanının köreldiği hakikatine gözünü kapatır, meydanın ebu cehillere kalmasındaki katkısını gizler hep.

Tabi haklıdır kendince, zaman bozuktur ve o bu zamana -haşa- kara yazısı sebebiyle gelmiştir
Der ki:
Ahlaksız olan cemiyettir ben değil, zaten modern(!) dünyada herkes özgürdür dilediği ahlaksızlığı yapar, amma yaptın be kardeşim! İnsanlık öldüyse bizim suçumuz mu? Bizde bu durumdan memnun değiliz işte.Ama ne yapalım.İnsanlığı kurtarmak bize mi kaldı?Üff...Sıktın amma haa!Dedik ya modern(!) dünya insanlar islama çatmakta özgürdür.

İşin garibi kimse çıkıp ona şöyle demez:

Sakın bu kötü zamanda gelmiş olmanın sebebi yazının değil, kalbinin karalığı olmasın, o modern dediğin dünya senin de dediğin gibi kötü zamanın dünyası yani modern olması ona ait şeylerin birçoğunun kötü olduğu gerçeğini değiştirmiyor.Artık bu çağa ayak uydurma saçmalığından vazgeç!Frenk mukallitliğini bırak.Zira bu güne kadar çağa ayak uyduran birinin çağ açıp çağ kapadığı görülmemiştir.Bu maymun taklitçiliğini bırak ve çağı kendine uydur.Haklısın; insanlığı kurtarmak sana kalmadı çünki insanlığın ölmesi veya yaşaması insanları bağlar maymunları değil.


Neyse... herbiri hakkında daha söylenecek çok şey var ama biz bu yazıya onları söylemek için değil, cemiyetteki sorunlarda nasıl bir payımız olduğunu göstermek için başladık.Birçok konuda yazıp sorunlarda nasıl bir payımız olduğunu anlatmayı değil de çok basit görünen ve bazılarımızın dikkatini bile çekmeyen küçük bir meseleyle anlatmayı tercih ettik.

Dilenci...
Bu mesele cumadan çıkarken dikkatimi çekti ve bunun hakkında birşey yazmak zorunda olduğumu hissettim.

Caminin önünde bir iki kadın çanta açmış para atılmasını bekliyor ve herkese dua ediyorlar.Bazıları birakaç lira atıyor, bazıları geçip gidiyor.Gerçekten ihtiyaçları var mı, yok mu bilemem.Ama bildiğim başka şeyler bu meselenin ihtiyaçlarının olup olmamasından daha büyük bir mesele olduğunu gösteriyor.


Yavaş yavaş açıklayayım.İhtiyacı olup olmadığı bilinmiyorsa bile efendimin(s.a.v.) ve onun sahabelerinin, evliyanın, salihlerin isteyeni asla boş çevirmediklerini, istenen şeye sahip değillerse muhakkak başka birşey vererek isteyenin gönlünü aldıklarını biliyorum.

Efendimin(s.a.v.) kendisinden istenen şeyi tereddüt etmeden verdiğini biliyorum, pek çok sahabenin o gün iftar edeceği tek yiyeceğini isteyene verdiğini biliyorum, ALLAH için bir hurma isteyene hurma bahçesi veren büyükleri biliyorum, Mansur'un evinden inerken bana ALLAH için birşey ver diyen birine tek varlığım bu diyerek evini verdiğini biliyorum, yanına gelen aç köpeğe o günkü yiyeceğini veren köleyi biliyorum.Ve bu bildiklerim sebebiyle islamda isteyeni boş çevirmenin yanlış birşey olduğunu biliyorum.


Bide bir din eğitimcisi biliyorum, din "dersinde ben dilenciye para vermem "sözünü çok üstün bir meziyetmiş gibi anlatıyor ve kendisine bunun yanlış olduğunu söyleyen öğrencilere de "onlar gerçek ihtiyaç sahiplerini görmemizi engelliyorlar" gibi saçma sapan bir cevap veriyor.



İsteyene verilmesi konusunda hemfikir isek şimdi dikkatinizi yine baştaki camiye çekmek istiyorum.Cuma çıkışında camiden en azından 300 kişi çıkıyor.O çantalara her biri 1 lira atsa çantanın dolacağı muhakkaktır.Yani birkaç hafta sonra gerçekten ihtiyacı olup olmadığı anlaşılır.Eğer hala geliyorsa bir gün evine gidilir durumu öğrenilir.


Bide birşeyi düşünmenizi istiyorum.İhtiyacı olmayanların para istemesi, hatta para isteyenin ihtiyacının olup olmadığını bilmememiz, hatta para istenmesi bizim bir ayıbımızı göstermiyor mu?

Bulunduğumuz diyarda kimlerin ihtiyacı var, kimlerin yok bilmek bizim görevimiz değil mi?Araştırmak zorunda değilmiyiz?

Biz üzerimize düşeni yapsaydık ihtiyacı olmadığı halde isteyen olurmuydu?Olsa bile bu bilinmezmiydi?


Lafı evirip çevirmeye gerek yok.Kısaca şunu söyleyeceğim:

İsteyene yardımcı olmak görevimizdir.Ve yardımcı olmuyorsak buna sebep olarak ihtiyaç sahibi olup olmadığını bilmememizi gösteremeyiz.Çünkü bunu bilmemek de bizim ayıbımızdır.Hatta ve hatta birinin kapımıza gelip para istemesi bile bizim ayıbımızı gösterir.

Kısaca cemiyeti içinde bulunduğu pislik çukurundan kurtarmak için cemiyetin sorunlarından şikayet etmeyi bırakmak ve bu sorunların oluşmasındaki payımızı görmek zorundayız.


(serdengecti)
 

[TB] Benzer konular

Ynt: cemiyetin sorunları hakkında

"...insanlığı kurtarmak sana kalmadı çünkü insanlığın ölmesi veya yaşaması insanları bağlar maymunları değil."

:))

İhtiyaç sahipleri kim diye araştırma yapmak bizim zamanımızla ilgili bir kavram değil... Onlar geride, menkıbelerde kalmış...

Ha belki şöyle olabilir..: Ayşe Teyze yaz 2255'e yolla İhtiyaç bakkaliyesi 5 tl'lik malzemeyi evine çırakla yollasın...

Aman düşünüp de çözüm üreterek kafamız, yoksul arayarak ayaklarımız yorulmasın...

Serdengeçti, birçok aksak tarafımızı hatırlattınız ama kalem kuvveti lazım ki birkaç kelam ekleyelim... Yüreğinize, dimağınıza sağlık... Sayılarınız tez zamanda artsın inşallah...

Rahmana emanet olun...
 
Üst