Boşanmak mı..?

Boşanmak mı..?

Boşanmak meselesine pek aklım ermiyor. Eşlerin niye boşandıklarını anlayamıyorum. Bu Müslüman milletin, boşanmak için mahkemelerde kuyruğa girmesi, çok acı bir şey...
Cennet köşelerinden biri olması gereken yuvalara kavganın ateşi düşmüştür, İslamiyet bu değil. Karı-koca, gelin-kaynana ve ebeveyn-çocuk kavgaları, Müslüman'la diğerleri arasındaki farkı kaldırıyor. Adam gibi yaşamak varken, boşanmak neden? Halbuki yerine göre özür dileyebilmek, birçok sorunları giderir, felaketleri önler.

Öyle anlıyorum ki, boşanmanın en büyük sebebi, inat! Boşanan hanım yahut erkek, çok inatçı. O şahıs, kötü davranışlarını, kötü alışkanlıklarını yapmamaya inat etseydi, yuvası kurtulurdu.

Eşlerden birinin işi çok ağır olabilir. Mesela benim bir pilot arkadaşım vardı. Boşanmak için mahkemeye gitmiş, hakime diyor ki: "Hakim bey, ben günde on saat uçuş yapıyorum. Çok yoruluyorum. Bunun üzerine bir de evdeki huzursuzluğu ilave edersek hayat çekilmez oluyor." Anladım ki o arkadaşın hanımı, eşi eve gidince, onu ağır işinden uzaklaştıramıyor. Böylece iş yokuşa sarmış. Bir celsede hakim boşadı.
Bu işler çok kritiktir. Marangoz adamın evdeki huzursuzluktan, kafası öyle dolmuş ki, elini testereye kaptırıyor. Bir başkası basit bir hesabı yapamıyor, işler bozuluyor. Çünkü kafalar allak bullak.

Hayatın çok çeşitli durumları vardır. Boşanmak, problemi halletmek demek değildir. Tam tersi, problem üretmek demektir. Denklemlerde 'X' vardır. Değeri bilinmez. Denklemin içindedir. Çözümlenmeyi bekler.
Anlaşmazlıklar da böyle, çözümlenmeyi bekler.

Bir arkadaşım geldi. Yanında da hanımı... Boşanacaklarmış. Dedim ki: "Neden boşanıyorsunuz?" Adam diyor ki: "Bu kadın ona verdiğim paraları harcıyor." Sebep bu. "İçkiye mi veriyor parayı?" "Hayır." dedi. "Kumar mı oynuyor?" "Oynamıyor." Peki kardeşim bu kadın parayı nereye harcıyor? Evine harcıyor, çocuğa harcıyor... Bu sebepten boşanılır mı?

Üstelik bir de kadına hakaret! Hakaret acizliğin ifadesidir. Başarısız, aciz insanlar hakaret ederek, kendilerini göstermek isterler; ben de varım gibi... Her aciz insan hakaret eder, her aciz insan!.. Ailede hiç mi tartışma olmaz? Ailede yaşanan bazı soğukluklar biberli yemek gibi olmalıdır.

Boşanmak çözüm değil. Şimdiye kadar boşanıp da rahat edeni görmedim. Çokları hastalandı. Uzun tedaviler gördü. Eşimiz ceket değildir, çıkarıp bir tarafa atamayız. Eşimiz cildimiz gibidir, çıkarmaya kalkarsak, ızdırap çekeriz. Ya bu deveyi güdeceğim ya bu diyardan gideceğim. E niye gideyim? Bir bardak portakal suyu, koca yangınları söndürür.

Ben 50 senedir evliyim. Dikkat ettim, hanım benim zevklerime cevap vermiyorsa o yüzden kızıyorum. Başka bir hatası yok.

Zevkimizi arıyoruz. Zevk için de eş boşamak, ne kadar mantıksız bir şey! Eşimizin hoşumuza gitmeyen bir hali varsa, ona mukabil Allah onlara çok güzel mükafatlar verir. Bir arkadaşı, biraz da ısrarla evlendirdim. Eşinden pek memnun değildi. Ona dedim ki: "Hanımının bu haline razı ol. Allah sana güzel bir mükafat verecektir." O arkadaşın iki tane oğlu oldu. Pırıl pırıl, dindar, bilgili...

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: "Yorgunluk, ağrı, kaygı, keder, acı ve gamdan, diken batmasına varıncaya kadar Müslüman'a isabet eden her şeye karşılık, Allah onun hatalarını örter." (Sahih-i Buhari)

HEKİMOĞLU İSMAİL
 

[TB] Benzer konular

K

KARANFÝL

Guest
Ynt: Boşanmak mı..?

Değerli Hekimoğlu İsmail hocamızın çok ders alınacak bir yazısı..

Bu boşanma halleri çok zor şeyler..

Eşler birbirini anlasa, birinin zayıf olduğu bir konuda diğeri onun suyuna aksa bu durumlara belkide hiç düşülmez.

Rabbim kimseyi bir nikahtan ayırmasın..

Allah'a emanet olun.
 
Üst