Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

Beş Şehir” in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen özlem. Yazar, ilk bakışta birbiriyle çatışır gibi görünen bu iki duyguyu sevgi kelimesinde birleştiriyor. Bu sevginin kendisine çerçeve olarak seçtiği şehirler İstanbul, Bursa, Konya, Erzurum ve Ankara. Bu itibarla, onların arkasında kendi insanımızı ve hayatımızı, vatanımızın manevi çehresi olan kültürümüzü görebiliyoruz.

Bizden önceki kuşaklar gibi bizim kuşağımız da bu değerlere şimdi uygarlık değişmesi dediğimiz, bütün yaşama ümitlerimizin bağlı olduğu uzun ve sarsıcı tecrübenin bizi getirdiği sert dönemeçlerden baktı. İkiyüz senedir hep onun uçurumlarına sarktık. Onun dirseklerinden arkada bıraktığımız yolu ve uzakta zahmetimize gülen vaitli manzarayı seyrettik.

Bu macera, eleştirinin, bir yığın inkarın, tekrar kabul ve reddin, ümit ve düşün ve zaman zaman da gerçek hesabın ikliminde yaşadığımız, daha uzun zaman, yani her yönüyle verimli bir çalışmanın hayatımızı yeniden şekillendireceği güne kadar Türk toplumunun reel dramı olacağa benziyor.

Kitapta eski İstanbul’un günlük yaşamından tutun da giyim-kuşamına, ticari yönünden köklü tarihine kadar birçok yönü yazarın yaşadığı dönemle harmanlaştırılıp pozitif ve negatif fikirlerle değerlendirilmiş. Eleştiriler ise alternatifsiz değil. Ahmet Hamdi belki de yaşamımızın en önemli eksiğine parmak basıyor. Yaratıcılık ve Birliktelik...

Tüm semtleri birbirinden ayrı bir memleket gibi olan İstanbul barındırdığı her ferdi için farklı hayeller, farklı idoller ifade ediyor. Kimi şifalı sularını, kimi camilerini, müezzinlerini, kimi de hışırtılı bir ağaç altında bir yaz sabahının tadını, tabiat güzelliğini, sanat eserlerini, hayat şekillerini seviyor ve belki de bir yığın hatırasını buluyor bu şehirde. "Geceleyin geçen bir satıcı sesi bugünün çocuğuna hangi ürpermeyi verebilir” diyor Ahmet Hamdi. Lambacısı içinse "mahallemizin aydınlık satan adamıydı” diyor. Her biri başka bir yönüne aşık bu şehrin ve o yüzden vazgeçemiyor İstanbullular, yine o yüzden tarih boyu tüm medeniyetlerin elde tutmak istediği bir şehir.

Tarihçilerimiz Selçuk ile Osmanlı arasındaki farkı, bir hanedan değişmesinde görmekte fazla ısrar eder gibidirler. Yazar ise, bu farkın muaşeretten, üsluba, insan ve zevke kadar derinleştiğine inanıyor. "Selçuk ile Osmanlı, biri öbüründe az çok devam eden iki ayrı dünya, veya daha iyisi, iki ayrı üsluptur. Geniş Rumeli coğrafyasını ve Akdeniz terbiyesini de içine alan bir karışım olan Osmanlı’yı bizim Rönesansımız sayabiliriz. Biz bugün Selçuk’u, ondokuzuncu yüzyılın başlarında Avrupa’nın Gotik veya Romen sanatlarını yeniden keşfetmesi gibi keşfetmiş bulunuyoruz. Onu görebilmemiz için Osmanlı’nın içinden çıkmamız gerekiyordu. Selçuk eserlerinin bugünkü harap durumunda, iktisadi buhranlar kadar bu çok önemli zevk ayrılığının, içten kopmanın da bir payı olsa gerekir.”

Yazara göre; gideceğimiz yolu hepimiz biliyoruz. Fakat yol uzadıkça ayrıldığımız dünya, bizi her günden biraz daha meşgul ediyor. Şimdi onu, kimliğimizde gittikçe büyüyen bir boşluk gibi duyuyoruz, biraz sonra, bir köşede bırakıvermek için sabırsızlandığımız ağır bir yük oluyor. İrademizin en sağlam olduğu anlarda bile, içimizde hiç olmazsa bir sızı ve bazen de bir vicdan azabı gibi konuşuyor.

Sade millet ve toplumların değil, kişiliğin de asıl anlam ve kimliğini, çekirdeğini tarihilik denen şeyin yaptığı düşünülürse, bu iç didişme hiç de yadırganmaz. Geçmiş daima vardır. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz.

"Beş Şehir” adını taşıyan kitap, işte bu hesaplaşma ihtiyacının doğurduğu bir konuşmadır. Bu çetin konuşmayı, aslı olan problemlere, daha açıkçası, "biz neydik, neyiz ve nereye gidiyoruz?” sorularına indirgemek ve öyle cevaplandırmak, belki daha anlaşılır, hatta daha çok faydalı olur. Ahmet Hamdi bu problemlere hayatının arasında rastladığını söylüyor ve ekliyor:

"Onlar bana Anadolu’yu dolduran Selçuklu eserlerini dolaşırken, Süleymaniye’nin kubbesi altında küçüldüğümü hissederken, Bursa manzaralarında yalnızlığımı avuturken, divanlarımızı dolduran kervan seslerine karışmış su seslerinin gurbetini, Itri’nin, Dede Efendinin musikisini dinlerken geldiler. Hiç unutmam: Uludağ’da bir sabah saatinde, dinlediğim çoban kavalına birbirini çağıran koyun ve kuzu seslerinin sarıldığını gördüğüm anda, gözlerimden sanki bir perde sıyrılmıştır. Türk şiirinin ve Türk musikisinin bir gurbet macerası olduğunu bilirdim, fakat bunun hayatımızın bu tarafına sıkı sıkıya bağlı olduğunu bilmezdim. Manzara gerçekten güzel ve dokunaklıydı, beş on dakika bir sanat eseri gibi seyrettim. Bir gün Anadolu insanının his tarihi yazılır ve hayatımız bu anlayış ile gerçek bir sorgunun süzgecinden geçirilirse, moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır. Bir kelime ile benim için bu problemlerin kendileri kadar onların bana gelişleri, ruh hallerimi benimseyen içimdeki yürüyüşleri de önemliydi. Zaten kitap, parça parça yaşanmış şeylerden doğdu.”

Sonuç olarak,"Beş Şehir” adı ile kaleme alınan bu kitapta buna benzer birçok önermelere veya cesaretlere rastlamak mümkün. Özetle toplu yaşamanın ve toplu eğlenmenin kaybolduğu bir zaman dilimi içinde yaşadığımız vurgulanmakta, bunun başlıca sebepleri olarak da:

Ekonomik şartarın değişmesi,
Dışardan gelen bir yığın moda ve dışarıya beslenen özlem,
Eskiye karşı duyulan haklı haksız bir yığın tepki gösterilmektedir.
Yeni, verimli bir iş hayatı şehirlerimize gerçek çehresini verinceye kadar, hayatımızda yaratıcı olacağımız güne kadar, toplumumuz tek başına eğlenecek ve tek başına yaşayacak. Memleketimize yeni hayat, yeni bayram, yeni eğlence şekli, yeni zaman gerekmektedir. Bizler bundan böyle ekmeğimizi çalışarak kazanan bir toplumuz. Herşeyimizi ona göre düzenlemeliyiz.
 

[TB] Benzer konular

K

kumsaati

Guest
Ynt: Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

ben yarın ki ÖSYM nin edebiyat sınavına burdan hazırlanayım valla :) ellerinize sağlık abim

sınavda soruyorlar bunları ::)
 
Ynt: Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

Bu tür konuları evvelden paylaşmış olsaydık sizler de daha fazla yararlanabilirdiniz.

Sınava girecekler hakkında her şeyin en hayırlısı olur inşallah.
 
K

kumsaati

Guest
Ynt: Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

tabi bunlar kitaplarda da varda burda görmekte güzel oldu dün baktığım yerden bir soru çıktı :)
inşallah doğrudur :)
 
Ynt: Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

Kitaplardan okumak daha sıkıcı olabilir.Birçok konuyu bir arada götürmek zor.

Peki soru neydi? Bizimle paylaşabilir misiniz?
 
K

kumsaati

Guest
Ynt: Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

tutunamayanlardan çıktı ona bakmıştım
halide edip adıvar dan dağa çıkan kurtlarda vardı sanırım
özetlerini okumaya yetiştiremediğim kitaplara göz gezdirmiştim iyi oldu
 
Ynt: Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

Hm, evet dün Tutunamayanlar'ı paylaşmıştık. Diğeri zaten vardı.

Bakalım sonuçlar nasıl gelecek?
 
K

kumsaati

Guest
Ynt: Beş Şehir/ Ahmet Hamdi Tanpınar

vallahi büyük bir merakla bekliyorum Allah dan hayırlsı inşallah
dualarınızda unutmayın
 
Üst