"Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
"Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Malumunuz, Mut'a denilen geçici süreliğine nikah batıldır. Kadın ve erkek belli bir süreliğine mesela 1 aylığına evlenip boşanmış oluyorlar. Sonra o yoluna! Öbürü de yoluna! Ve Ehli Sünnet mut'aya gayri meşru gözüyle bakarlar. Peygamber efendimiz onu yasaklamıştır. Hz. Ömer efendimiz o yasağı teyid etmiş, yaygınlaştırmıştır.

Şia ise mut'aya helal derler. Aralarında yaygındır. Kadın erkek geçici süreliğine beraber olup sevap kazandıklarına inanırlar.

Önceden Şii olup sonra Ehli Sünnet'e geçmiş "Şehid" Murteza Radmehr'in hayat hikayesi, İHH çalışanlarından rahmetli Faruk Aktaş tarafından Türkçe'ye çevrilen "Nura Yolculuk" isimli eserde kendisince yazılmıştır. Orada geçen bir hatırasını nakletmek istiyoruz. Hatıra yaşandığı sıra halen Şii olup daha Ehli Sünnet olmamış olan Murteza Radmehr anlatıyor:

"Bir defasında Kum’daki arkadaşlarımdan Ali Rıza Muhammedi, Tahran Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi'nden bir arkadaş ve Ebu Talib Salihi’yle beraber, biraz vakit geçirmek için Tahran’ın güney taraflarına doğru gittik. Yolda bir yerde aileme telefon açmak istedim. Telefon merkezine girdik ve sıramızın gelmesini bekledik.

Telefon merkezinde Beluçi elbisesi giyen bir adam oturuyordu. Adamın görüntüsünden, Ehli Sünnet'in alimlerinden biri olduğu anlaşılıyordu. Adamın yanında bir grup genç oturuyordu, göründüğü kadarıyla bu gençler de telefon için sıra bekliyorlardı. Kısa bir süre geçtikten sonra gençlerden biri, bu Beluçi alime yöneldi ve birazcık alaycı bir üslupla; “Sen Sünni misin, yoksa Şii misin?” dedi. Adam onların soru şekline karşılık; “Şii olmaktan ALLAH’a sığınırım” dedi. Gençler biraz garipseyerek: “Niye, Şiilerin hangi ayıbı var?!” dediler. Adam; “ALLAH rızası için, insanda ayıp olarak kabul edilip de Şiilerde bulunmayan ne var?” dedi.

Bunun üzerine, gençlerle bu adam arasındaki tartışma gittikçe sertleşmeye başladı. Biz de biraz uzakta oturmuş olanları izliyorduk.

Gençlerden biri; “Sizin en büyük ayıbınız Ömer’dir (r.a). Ömer, helalı haram ve haramı da helal kılan şahıstır” dedi. Beluçi alim dedi ki: “ALLAH rızası için bana, Hz. Ömer’in (r.a) helal kıldığı bir haram ya da haram kıldığı bir helal söyleyebilir misin?” Genç dedi ki: “Mut’a nikahı helal olduğu halde Ömer onu haram kıldı”. Sünni alim dedi ki: “Sana bir şey sormak istiyorum, sence mut’a nikahı güzel bir şey midir?”. Genç dedi ki: “Evet, binlerce defa evet”. Sünni alim dedi ki:

“Eğer mut’a nikahı helal ve güzel bir şey ise, bak ben senin Müslüman kardeşinim ve ben uzun zamandan beridir ailemden uzaktayım, bundan dolayı mut’a nikahına ciddi manada ihtiyacım var. Bana kız kardeşini mut’a nikahı yapmak üzere verebilir misin? Eğer dediğin gibiyse çok sevap kazanmış olacaksın”.

Genç bu cevaba çok kızdı, arkadaşlarıyla beraber Sünni alimi dövmeye başladı ve onu dışarı attı. Ben ve arkadaşlarım dışarı çıktık, Sünni alimi arabamıza aldık, lokantaya götürdük ve bizimle beraber bir şeyler yemesini istedik. Yemek masasında arkadaşlarım saygı ve edep ölçüleri içinde tartışmaya sebep olan konu hakkında Sünni alimle konuşmaya başladılar.

...

Sünni alimle tartışmayı devam ettirmek için yeterli hazırlığımızın olmadığını görünce tartışmayı fazla uzatmadık ve vedalaşarak ayrıldık. Ancak, adamın o gençlerle olan tartışması ve mut’a nikahı konusunda söylediği sözler beni çok etkiledi. Bunun üzerine bu konuyu yeniden gözden geçirmeye karar verdim. ...

 

[TB] Benzer konular

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Yine "Şehid" Murteza Radmehr, aynı eserinde anlatmaya devam ediyor:

"Sosyoloji Fakültesi'nden arkadaşlarım Ali Rıza ve Seyid Ebu Talip Salihi toplumsal bir konuyu araştırmaya başladılar. Arkadaşlar, resmi yerlerden gerekli izinleri aldıktan sonra işlerine koyuldular.

Bu iki arkadaş, halkın yoğun olduğu park, cadde vb yerlere giderek fesat, ahlaksızlık gibi konuları araştırıyorlardı. Konu ilgimi çektiği için onlardan izin alarak araştırmaya ben de katıldım.

Öğrenci parkı olarak meşhur olan Ekbatan parkına gittik, kameramızı hazırladık ve parkın güzel yerlerini çekmeye başladık. Bu arada arkadaşlarımızdan biri, yanımızdan geçen yaşlı bir bayanı durdurdu ve ona; “Affedersiniz! Bazı toplumsal olaylarla ilgili bir araştırma yapmak istiyoruz, sorularımıza cevap verebilir misiniz?” dedi.

Kadın oldukça üzgündü ve psikolojik durumu iyi gözükmüyordu. Bize bağırarak şöyle dedi: “Buyurun kalbimi çekin, o vakit kızlarımızın niçin fesada karıştıklarını, sadece bir lokma ekmek kazanmak için neler yaptıklarını görmüş olursunuz. Bizim toplumumuzda genç kızlar, karınlarını doyurmak için mut’a nikahı adı altında kendilerini satıyorlar!”.

Yaşlı kadın, detaylı bir şekilde mut’a nikahını ve onun olumsuz sonuçlarını, toplumdan örnekler vererek anlatmaya başladı. Karşılaştığımız manzara karışışında şaşırmıştık, anlatılanlar karşısında etkilenmemek mümkün değildi…"
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Yine "Şehid" Murteza Radmehr, aynı eserinde anlatmaya devam ediyor:

"Araştırmamızın başka bir safhasında genç bir bayana, aşk hakkında ne düşündüğünü sorduk. Genç bayan bize şu karşılığı verdi: “Bana göre aşk ekmektir, aşk sudur, aşk izzet ve onur içinde yaşayabileceğimiz bir hayatın arayışında olmaktır, aşk karın doyurmaktır”. Bayan daha sonra ağlamaya başlayarak konuşmasına şöyle devam etti:

“Bayanların bir lokma ekmek bulmak için kendilerini mut’a nikahı adı altında satmak zorunda kaldıkları bir toplumda, siz hangi aşktan bahsediyorsunuz?!”

Genç bayan daha sonra, toplumdaki mut’a nikahının gerçeklerinden, toplum üzerinde bıraktığı etkiden bahsetmeye başladı. Gerçekler, insanın kanını dondurmaya, ezberini bozmaya yeterdi. Genç bayan konuşmasına devam ederek şöyle dedi: “İhtiyaçlarını gideren, mut’a nikahı yaptıkları bayanlar üzerinden şehvetlerini tatmin eden beyler, bu ilişki sonucu dünyaya gelen çocukları sahiplenmemekte ve hiçbir şekilde bu çocukları kendi adlarına kaydetmeye yanaşmamaktadırlar. Zaten bir lokma ekmeğe muhtaç olduğu için mut’a nikahını tercih eden bayan, çocuğuyla beraber kendisini bekleyen bin bir problemle baş başa kalmaktadır.”

Genç bayanın, mut’a nikahına karşı duyduğu nefret ve onu tasvir şekli eşsizdi ve bunu yazıya dökmek hiçbir şekilde mümkün değil...

Başka bir bayana aşk hakkında soruduğumuzda, bize şu cevabı verdi: “Aşk, bugünlerde cinayet, zina, mut’a ve sonra ayrılıktır”.

İki arkadaş bu çalışmayı hazırlayıp üniversiteye sundukları halde araştırma, din adına ortaya atılmış, gerçekte dinle alakası olmayan, bazı yanlış fıkhi hükümlerin neden olduğu kötü sonuçları ortaya koyduğu için, üniversite yönetimi tarafından yayınlanmadı."
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Ve Şehid Radmehr'in kendi düştüğü dipnotudur:

"Gerçekte mut’a nikahını yasaklayan Hz. Ömer (r.a) değil, Rasulullah (sav) Efendimizin kendisidir. Hz. Ali (r.a) bu konuda şöyle demektedir: “Rasulullah (sav) Hayber gününde evcil eşek eti ve mut’a nikahını yasakladı”. “El-İstibsar” Tusi (3/143), “Vesailu Şia” Hur Amili (21/12)

Aynı şekilde, ALLAH rahmet etsin, imamlar da mut’a nikahını yasakladılar. Abdullah Senal şöyle dedi: “Ebu Abdullah (r.a)’a mut’a hakkında sordum, bana şöyle dedi: “Kendini onunla kirletme”. “Mustedreku Vesail” (14/455)

Mufaddal şöyle dedi: “Ebu Abdullah (r.a)’ı aynı şekilde derken duydum: “Ondan uzak durun, birinin avret yerinizi görüp onu kardeşlerine ve arkadaşlarına aktarmasından korkmaz mısınız?!” Kafi (5/453), Vesailu Şia (21/22). Muhammed b. Şem’ul şöyle dedi: “Ebu Hasan bazı valilerine mektup yazarak şöyle dedi: “Mut’a nikahını helal kabul etmeyin. Size düşen sünneti uygulamaktır.” Kafi (5/453). Ayetullah Haşimi Rafsancani 684 sayılı Şira’ dergisine verdiği bir mülakatta, İran’da mut’a nikahı sebebiyle çeyrek milyon kimsesiz çocuk olduğunu söylemişti."
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Yine "Şehid" Murteza Radmehr, aynı eserinde anlatmaya devam ediyor:

" ... Aynı yıl, Kum’daki ilim havzası Fatma (r.anha)’nın şehadeti anısına, Ehli Sünnet'in yoğunlukta olduğu farklı bölgelerde programlar düzenledi. Programlarda genelde, dualar okunuyor, ağıtlar yakılıyor ve çeşitli konuşmalar yapılıyordu. Etkinliğin düzenlendiği yerlerden biri de Kankan bölgesiydi. Bu programın düzenlenmesi için ben, Hücetü’l İslam ve Müslimin Hüseyin Fatimi görevlendirildik. Her gece bir oturum düzenliyor, oturumlarda tarihte kin kusan kötü insanlardan, zulümden, Rasulullah (sav)’in kızını şehit ederek, tarihe kara bir leke olarak geçen insanlardan bahsediyorduk. Bizim hedefimiz, bu büyük suçu işleyen zalimlerin gerçek yüzünü ortaya koymaktı. Bu programı düzenlediğimiz yer, Sünni bölgesi olduğu için konuşmalarımız bölgede gergin bir havanın oluşmasına sebep oldu.

Bir gece konuşmalar, ağlama oturumu ve ağıtlarla dolu programımızı yaptıktan sonra bir arkadaşın evine gittik. Arkadaşımız o bölgede oturuyordu ve bize yardımcı oluyordu. Biz eve gittikten sonra, halinden üzgün olduğu anlaşılan bir adam geldi ve Seyyid Fatimi’nin önünde oturduktan sonra;

“Eğer müsaade ederseniz birkaç soru sormak istiyorum” dedi. Seyyid Fatimi; “Buyur” dedi. Adam kendisine hakim olmaya çalışarak şöyle dedi: “Siz evlisiniz, değil mi?” Seyyid Fatimi biraz garipseyerek; “Evet” dedi. Adam; “Büyük ihtimalle eşiniz çok güzeldir” dedi.

Adamın soru sorma şekli Seyyid Fatimi’yi çok sinirlendirdi ve Seyyid Fatimi kendisine hakim olamayarak adamın yüzüne birden sert bir tokat attı. Böylece sohbet ortamı bir anda kavga meydanına dönüştü. Ev sahibiyle araya girerek ortamı zar zor sakinleştirebildik.

Sünni olduğunu öğrendiğimiz adam bir ara Seyyid Fatimi’nin yüzüne bağırarak şöyle dedi:

“Sen hala çocuk denecek yaşta bir ilim öğrencisisin, buna rağmen eşinle ilgili ufak bir söze dayanamayarak bu kadar kızıyorsun. Be ahmak adam… Rasulullah (sav) Efendimizin damadı, Hayber’in fatihi, Rasulullah (sav)’in kahraman olarak adlandırdığı bir insana nasıl bu kadar rahat iftira edebiliyorsun?! Eşi düşmanı tarafından haksızlığa uğrayan ve öldürülen böyle bir insan, her şeye nasıl seyirci kalabilir, nasıl susabilir?!... Rasulullah (sav)’in sahabesine iftira ederken, onlar adına yalan konuşurken hiç mi utanmıyorsunuz?! Senin söylediğin tüm sözler, Hz. Ali (r.a)’ye yapılmış hakaretler, iftiralar ve ona ihanetten başka bir şey değil”

Adam daha sonra hepimize döndü ve bağırarak şöyle dedi: “Sizin gibi kötü adamlara burada yer yok, çabuk şehrimizden çıkıp gidin”. Daha sonra ev sahibine dedi ki: “ALLAH, şiddetli azabını üzerimize yağdırıp hepimizi cezalandırmadan önce bu kötü adamları şehirden çıkar”.

Bu olay, benim üzerimde derin bir iz bıraktı. Bu benim için çok acı bir olaydı ve onu bir daha unutabileceğimi zannetmiyorum.

Kum’a döndük ve yaptığımız çalışmalarla birlikte, yaşadığımız bu olayı detaylı bir şekilde havzanın yönetimine bildirdik. Buna rağmen sorumluların cevabı sadece şu oldu: “Sorun değil, bu konuyu fazla kafanıza takmayın. Ehli Sünnet tarih boyunca Ehli Beyti sevmemiş ve onlardan nefret etmiştir. Bundan dolayı kendinizi fazla yormayın, bu olanları unutmaya çalışın”.

Herkes bir şekilde bizi olayın etkisinden kurtarmaya, değişik yorumlarla Ehli Sünnet'in Rasulullah (sav)’in ailesine karşı düşmanlığını ortaya koymaya çalışıyordu. Ancak hiçbir yorum beni rahatlatmıyor ve yaşadığım bu olayın etkisinden kurtulamıyordum. Artık Şia’yla ilgili sahip olduğum tüm fikirlerden, inançlardan şüphe eder hale gelmiştim. ..."
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Gençlerimiz dikkat etsinler. Şia'nın heveslerine kanıp, geçici süreliğine nikah tuzağına düşmesinler.

İslam dininin asıl yolu olan Ehli Sünnette (Hanefi, Şafii, Hanbeli ve Maliki Mezheplerinde) geçici niyetle (misalen 1 haftalığına, 1 aylığına, 1 yıllığına gibi) yapılacak nikah akdi sahih (doğru ve geçerli) değildir. Nikah, ölünceye kadar helalliğime aldım, helalliğine kabul ettim şeklinde yapılır. Aksi bir niyetle yapılırsa taraflar birbirine haram olup zinaya düşerler.

Boşanma da helal görülmüş ancak "ALLAH Teala'nın en sevmediği helal" olarak öne çıkarılmıştır.

Ve Ehli Sünnette boşanma usulü ciddi manada zordur. İmkansız değil ama çok zordur. Öyle ben seni boşadım oldu bitti yok.

Şia'nın NEFSANİ ve ŞEYTANİ uygulamalarını Ehli Sünnet'le karıştırıp lütfen kendinizi oyuncak etmeyiniz ettirmeyiniz; insanlık şerefinden, hayadan iffetten mahrum kalmayınız.

Mut'ayı helal ve sevap gören Şia'nın hakim olduğu İran'da Cumhurbaşkanı Rafsancani açıklıyor: "250 bin çocuk, mut'ai (geçici) nikah yüzünden kimsesiz yaşamak zorunda..."

Düşünebiliyor musunuz? Bu resmi ağzın söylediği... İnanıyorum ki o rakam daha fazladır. Kimi rakamlara göre 70 Milyonluk İran'da 14 yaş altı nüfusu 30 milyon civarında. 30 milyonda 250 bin kimsesiz çocuk devede kulak kalır. Mut'a serbest ve yaygınken o rakamlar katlanarak artacaktır.

TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?

Bugün içimizde Şiayı şirin göstermeye ve gençlerimizi mut'a (nın Şeytani) cazibesiyle kandırmaya çalışanlar vardır. İçimizdeler. Orda burda konuşuyorlar, özellikle nette yazıyorlar.

O nedenle yukarıda yazılan çarpıcı hatıralara odaklanıp "mut'a, inançlı kesimler arasında yayılırsa ne hale geleceğimizi" hissetmeye çalışalım. Çevremizi bu konuda mutlaka uyaralım. Çocuklarımıza gereken bilgileri gerektiği şekilde verelim. İnşALLAHu Teala.



not: bu çok önemli ve kapsamlı konu "hirahos" kardeşimizden alıntıdır. kendisine yardımlarından ve müsaadelerinden dolayı teşekkür ediyorum.
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Şehid Murteza Radmehr

Onu belki de hiçbiriniz duymadınız ama o doğru bildiğinden en ağır zulümlere rağmen taviz vermemiş, Ehl-i Sünnet akidesini bulduktan sonra Dünyalık olarak ulaşacağı şan, şeref, "Ayetullah"lık, maddiyat imkanlarını tepmiş ve inşaALLAH şehidlerden olmuş değerli bir Müslüman; Şehid Murteza Radmehr...

Merhum Farsi olup, Şianın parmakla gösterilen, önde gelen genç alimlerinden biriyken, gittiği yolun yanlış olduğunu anlayıp Ehl-i Sünnete intisab etmişti.

Kendisi "Ayetullah" Kazvini diye bilinen meşhur bir Şii alimin en gözde talebesiydi, Kazvini girdiği münazaralarla meşhurdu, Ehl-i Sünnetten bir grupla girdiği münazarada 200 genç talebesinden 31'i (en başta da Merhum) Sünniliğe geçme kararı aldı. Bu Kum şehrinde şok etkisine sebeb oldu; çünkü, bu talebeler İran'ın en seçkin talebeleri olup onlara geleceğin taklid mercileri gözüyle bakılmaktaydı.

İran rejimi bu hadisenin ele başı olarak gördüğü Şehid Murteza Radmehr'i zindana kapayıp 13 ay boyunca ona ağır işkenceler uyguladı ise de onu davasından vazgeçiremedi, sonunda ruhunu teslim etti ve Şehid oldu (inşaALLAH).

Ruhunu teslim etmeye yakın zindan arkadaşları onun Arabca şöyle dediğini söylemektedirler: ALLAH nurunu tamamlayacaktır, Rafıziler (Şialar) bunu kerih görse bile (velev kerihel Rafidun) ALLAH rahmet eylesin. AMİN.

Diğer arkadaşlarına gelince onlar da ağır baskılarla karşılaştılar ama davalarından dönmediler, Merhumun şehadeti onlar için büyük bir örnek oldu.

Merhum arkasında Niçin Sünni olduğunu açıkladığı, zina olarak isimlendirdiği mut'a nikahıyla ilgili bir kitab bıraktı, uğradığı zulmün asıl sebebi de bu kitabdı.

Bu video sonradan Sünniliğe geçen Şii alimlerini konu alıyor, isimler arasında Merhumun ismi de geçiyor, diğer isimlerin de ağır baskılara uğradığını, kimisinin ülke dışına sürüldüğü, kimisinin zindanlara atıldığı ve çoğunun da o veya bu şekilde katledildiğini tahmin edebiliyorsunuzdur.

Top Shia Scholars convert to true Islam المهتدون من علماء الشيعة




(DF, Sadık'tan alınmıştır)
 
M

mehdii

Guest
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

selamünaleyküm kardeşim nasılsınız güzel ve salih kardeşim .
bana gönderdiğiniz mut a nikahı hakkında ki yorumunuz için allah sizden razı olsun diyorum.
ama bu konuyla ilgili benim de uzun süre içimde böyle bi konu geçiyordu.
ama ben de kısa süreli de olsa mehir ve nikah kıymak şartıyla helal ve çok güzel bir amel olduğuna inanıyorum,neden mi ?bu devirdeki maddi sıkıntılar ve ortalıkta dolaşan çıplak kızlar içinde zina işlememek .çok zordur.zina işleyip te bilerek yüce allah a karşı gelmektense böylesi daha iyi ve meşru olduğuna inanıyorum.ama ancak peşinen kızla ve ailesiyle karşılıklı anlaşmak şarttır.bu şekilde bende olsam kız kardeşimi veririm .eğr vermezsem kesinlikle gizli flört ve zina yapacaklardır. soruyorum allah a karşı gelmekmi ?yoksa nikah ve şahitler ve mehirle allah a karşı gelmekten sakınmakmı?_
selamün aleyküm güzel kardeşim allah a emanet olun.
 
C

cade

Guest
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

lütfen din kardeşlerimizi böyle şeylerle karalamayalım....şiilerin mollaları var bunlar bilmiyorar mı da biz bu işleri alaya alıyoruz ? hiç yakışmıyor ve çok ayıplıyorum..
İslam dininde bekaret yok edep ve ahlak var lütfen bişeyleri bir birine karıştırmayalım..
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

karalama diye bişey söz konusu değil. iddialarınıza zaten yazı içinde cevap verilmiştir. okuyan bunu anlayabilir.
olan ve yaşanan şeyler ne zamandan beri karalama oldu? dikkat ederseniz burada konumuza materyal sağlayan kişiler bizatihi
şia alimi olan bir zatın yazdığı kitap ve iran cumhurbaşkanı ayetullah rafsancani'dir.
 
K

Kasým

Guest
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Mail için teşekkürederim.
Ben bu tür evliliği ilk kez bu sitede tartışma sırasında öğrenmiştim.Muhatap ciddi zatları işaret ederek bu evliliğin hak olduğunu söylemişti.Doğrusu arkadaşımın söylediğini inandırıcı bulmasamda bu evlilik için tersini söylüyor olmakta birden ağır gelmişti.Çekinmiştim...
Bu paylaşım son derece yerinde olmuş.
İnsani olmayan hiçbirşey islam dini tarafından onaylanmıyor.
Ne güzel bir din.
 
C

cade

Guest
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

Müslüman Din kardeşlerimi tenzih ederim asla böyle şeylerle İran İslam Devrimi Karalanamaz ve töhnet altına alınamaz..
Mezhepler olmazsa olmaz değildir ve Mezhepler DİN de değildir, hiç bir mezhebi asla tekfir de etmiyorum...
Bize düşen insanları Allaha daver etmektir...
Etrafımızda kan emici Katiller (siyonistler,haçlı avrupasının leş kargaları ve Amrika ) kuşatmış ve saldırıyorken işiniz ve işimiz mi yok ki muta nikahını gündeme getirerek ihtilaf yaratmaya çalışılıyor ???
GÜN BİRLİK ,BERABERLİK GÜNÜDÜR...
 

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Admin
Tema üyesi
Ynt: "Bana Kız Kardeşini Mut'a Olarak Versene"

cade' Alıntı:
Etrafımızda kan emici Katiller (siyonistler,haçlı avrupasının leş kargaları ve Amrika ) kuşatmış ve saldırıyorken işiniz ve işimiz mi yok ki muta nikahını gündeme getirerek ihtilaf yaratmaya çalışılıyor ???
GÜN BİRLİK ,BERABERLİK GÜNÜDÜR...
değerli kardeşim,
durup dururken elbette kimse kimseye, kimse kimsenin mezhebine, inancına hakaret edecek değildir. bunun bir manası, gereği de yok zaten.
peki niye gerekiyor bu tür şeyler, niye şia'ya, vehhabiye karşı yazılır bu tür yazılar?
siz buna bir savunma refleksi de diyebilirsiniz muhterem arkadaşım!
büyük osmanlı padişahı yavuz sultan selim'in savaşlarının, kavgalarının temelinde de bu insiyak vardır.
bu iki mezhebin yapısında yayılmacılık vardır. ama bu yayılmacılık küfrün hükümferma olduğu toplumlar üzerinde değil de, aynı dinden ama -özellikle- sünni coğrafyalar üzerinde müessir olmayı, yayılmayı amaç edinmişlerdir. bu iki mezhebe mensup misyonerlerin faaliyet alanı olarak genellikle türkiye ve benzeri sünni olan ülkelerde kesif bir propaganda faaliyeti içinde görürüz. bunu internet sitelerinde, akademik çevrelerde, medya sektöründe mebzul miktarda görebilirsiniz.

onların bu faaliyetleri karşılıksız kalmamış, bir moda akım olararak kanser virüsü gibi yayılma istidadı göstermeye başlamıştır. tabii sizin pencerenizden bu konuya bakarsak "ne farkeder?!"

ama kazın ayağı öyle değil elbet!

****

(yazının devamını bilahare yazmağa çalışacağım bi iznillah)
 
Üst