Asrımızda Zahid Olabilmek

  • Konbuyu başlatan simuzer47
  • Başlangıç tarihi
S

simuzer47

Guest
ASRIMIZIN ZAHİDİ

Zühd; İslam’ın olmazsa olmaz bir parçasıdır. Zühd; belli bir çağa ve asra hapsedilemez. Zühd; Hz. Adem’le başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan çağlar üstü bir yaşam tarzıdır.

Okuyup-anlamak, yaşayıp-yaşatmakla sorumlu olduğumuz Kur’an, zahidlerin örnek hayatlarıyla doludur. Rasulullah (s.a.v)’ı “Zahidlerin efendisi”, ashabını da zühdün vazgeçilmez örnekleri haline getiren Kur’an’dır. Eğer zühd; “Yapılsa da yapılmasa da fark etmez” veya “Yapana sevap vardır, yapmayana ise günah yoktur” şeklinde bir ibadet tarzı olsaydı, hükümleri tazeliğini asla yitirmeyecek olan Kur’an’da anlatılan örnek şahsiyetlerin tümü, özellikle zahidlerden seçilmezdi. Eğer zühd; fakirlik, yokluk ve sıkıntı anında yapılması gereken bir ibadet olsaydı, Rasulullah (s.a.v) ve ashabı zenginlik, bolluk ve ferahlık anlarında zühdü yaşamaya devam etmezlerdi. Eğer öyle olsaydı; Kayser ve Kisra’ların fethiyle zühd de ortadan kalkardı.

Zühd; önceki ümmetlerde yaşandığı gibi, bugün de yaşanmalıdır. Kur’an’a iman eden her müslüman, zühdü yaşama konusunda elinden geleni yapmalıdır. Çünkü zühd; bir Kur’an ahlakıdır!.. Böyle olunca asrımızında zahidleri olmuştur ve olacaktır.

Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Adem ve Havva gibi, bir hata işleyince “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, hüsrana uğrayanlardan oluruz” diyebilmek, şeytan gibi günahta ısrar etmemek ve başkalarını suçlamamaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Habil gibi, sahip olduğu nimetlerin en değerlisini muttakice Allah’a sunabilmek ve kıskançlıktan gözü dönmüş kardeşine; “Ben Allah’tan korkarım” diyerek, el kaldırmamaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Nuh gibi, sabır ve azimle insanlara Rabbini anlatabilmek ve kafirlerin karşı koyuşlarına aldırış etmemektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. İbrahim gibi, ateşe atılmayı göze alarak, putları paramparça edebilmektir. Yine Hz. İbrahim gibi, “Doğrusu ben Rabbime hicret ediyorum” diyerek beldelerden cennetlere doğru hicret edebilmek ve Allah’ın sevgisinin önüne geçebilecek bütün sevgileri kurban etmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Hacer gibi, kimsesiz bir çöle bırakıldığında; “Eğer bunu Rabbin emrettiyse, O bizi yalnız bırakmaz” diye zirvede bir tevekkülü yakayabilmektir. Allah’ın kendilerini rızıklandıracağına kesinkes inanmasına rağmen, yavrusu için bıkmadan, usanmadan Safa ile Merve arasında koşmaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. İsmail gibi, Allah’ın iradesine teslim olabilmek ve Allah için bıçağın altına yatarken; “Babacığım! Sana emredileni yap! İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” demektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Lut gibi, hayasızlığın ve iffetsizliğin hakim olduğu bir toplumda temiz kalabilmek ve temiz bir toplumun oluşması için çalışmaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Yakub gibi, kalbinin reyhanı, gönlünün meyvesi, en sevdiği, Yusuf’u elinden alnınca güzel bir sabırla; “Ben hüznümü ve kederimi yalnızca Allah’a şikayet ederim” diyerek sabredebilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Yusuf gibi, iffetsiz kadınların ahlaksızlık tekliflerine karşı zindanı tercih edebilmektir. Yine Hz. Yusuf gibi, kendisine haksızlık yapanların suçlarını yüzlerine vurmayıp; “Bugün size kınama yoktur. Allah sizi affeder” diyerek, intikam almamaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Davud gibi, şükür üzere bir hayat yaşayabilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Süleyman gibi, yeryüzünde hiçbir kimseye verilmeyen ve verilmeyecek olan bir mülk ve saltanat içinde yaşarken “Bunlar Rabbimin bir lutfudur” diyerek şımarmamak ve nimetin Allah’tan olduğunu itiraf edebilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Başsız ve ayaksız bir toplumun dirilmesi için mücadele ederken Hz. Yunus gibi, sabırsızlık örneği göstermemektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Eyyub gibi, Allah’tan gelen her türlü imtihana sabredebilmek ve isyan etmemektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Şuayb gibi, atalardan kalma yanlış anlayışları ve putları terk ettiren, ekonominin kulu-kölesi olmayı engelleyen bir namazın sahibi olabilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Şuayb’ın kızları gibi, iffet ve haya sembolü olabilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Musa gibi, döneminin Firavun’una karşı baş kaldırabilmek ve köleleştirilmiş bir toplumu özgürleştirmeye çalışmaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Sihirbazlar gibi, sahip oldukları bilgi sayesinde sihirle mucizeyi, hakla batılı birbirinden ayırt edebilmek ve Firavun’un tehdidi karşısında; “Elinden geleni yap! Senin hükmün ancak bu dünyada geçer” diyebilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Firavun’un karısı Hz. Asiye gibi, “Rabbim! Bana katında bir köşk yap. Beni Firavun’dan ve onun amelinden kurtar” diye dua ederek, Firavun’un sarayında müslümanca ayakta kalabilme mücadelesi vermektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Zekeriyya gibi, yürekten dua edebilmek ve; “Rabbim! Ne zaman sana dua etsem beni mahçup etmedin, utandırmadın, eli boş çevirmedin” diyerek, Rabbinin rahmetinden asla ümit kesmemektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. Yahya gibi, kitap ve hikmetle hareket edebilmek, aynı zamanda da ince kalpli, yumuşak huylu ve iffetli olmaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Meryem’in annesi Hanne gibi, yıllar sonra Rabbinin verdiği yavruyu, henüz doğmadan yine O’na adayıp; “Rabbim! Benden kabul eder misin?” diyebilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Meryem gibi, hiçbir kadının denenmediği zor imtihana tabi tutulduğunda, Rabbinin emrine boyun eğen adak çocuk olabilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. İsa gibi, annesine karşı itaatkar olabilmek, öleceği ve yeniden dirileceği günde esenlik müjdesini almaya layık bir hayat yaşamaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Hz. İsa’nın Havarileri gibi, “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimlerdir?” sorusuna; “Biz Allah’ın taraftarlarıyız” diye cevap verebilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Ashab-ı Kehf gibi, sayılarına ve silahlarına bakmadan büyük bir imparatorluğa baş kaldırabilmek ve imanları uğruna depdebeli ve şaşalı saray hayatını ve nimetlerini terk edip mağaraya hicret edebilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Yasin suresindeki koşan adam gibi, peygamberlerin dışlandığı bir ortamda müslüman kimliğini ortaya koyabilmek ve ölümü göze alarak peygamberlerden yana bir tavır sergilemektir. Yine mü’min adam gibi, şehrin bir ucundan cennetin kokusuna doğru koşabilmek ve şehadeti hak etmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Lokman (a.s) gibi, Allah’a şirk koşmayan, anne-babasına itaat eden, yaptığı en küçük iyilik ve kötülüğün hesabını vereceğini bilen, namazı kılan, iyiliği emreden, kötülükten sakındıran, başına gelen sıkıntılara sabreden, insanlara karşı kendisini üstün görüp kibirlenmeyen, alçak gönüllü, mütevazi ve ideal çocuklar yetiştirebilmektir.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Ashab-ı Uhdud tarafından işkenceye tabi tutulan mü’min erkek ve kadınlar gibi, Aziz ve Hamid olan bir Rabbe iman edebilmek ve ateşten hendeklerle karşılaşmayı imanın bedeli saymaktır.
Asrımızda zahid olabilmek;
• Rasulullah (s.a.v) gibi, rahmet ve hoşgörü abidesi olabilmektir.
• Rasulullah (s.a.v) gibi, Kur’an ahlakıyla ahlaklanabilmektir.
• Rasulullah (s.a.v) gibi, “Rabbim! Beni miskin olarak yaşat, miskin olarak öldür ve miskinlerle beraber haşret” diyerek, miskinleri sevebilmektir.
• Rasulullah (s.a.v) gibi, zulmetmekten ve zulme uğramaktan Allah’a sığınmaktır.
• Rasulullah (s.a.v) gibi, rahmet ve savaş peygamberi olabilmektir.
• Rasulullah (s.a.v) gibi, kimliğine bakmadan mazlumların ve yetimlerin haklarını savunabilmektir.
• Rasulullah (s.a.v) gibi, dünya ve nimetleri ayaklarının altına serilmesine rağmen, cenneti tercih edebilmektir.
• Rasulullah (s.a.v) gibi, “Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi Allah içindir” diyebilmektir.


Ümmü Reyhane
 
Üst