ALLAH (C.C) Sevgisi'ne Doğru

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
ALLAH Sevgisi'ne Doğru


Varlığın ilk mayası, sevgidir Sevgi, kalbi alakadır Bütün benlikle Sevgili’ye yönelme ve ona düşkünlüktür Kainat, çok büyük bir sevginin eseri olarak yaratılmıştır Çünkü, sevginin kaynağı Rabbimizdir, O’nun sevgisi çok yüce, çok mukaddes ve çok aşkın bir sevgidir O, bu mükemmel sevgisini, Kainat’ın Sevgilisi Efendimiz (SallALLAHu Aleyhi ve Sellem) vesilesiyle, bütün varlıklara tevcih etmiştir

Süphesiz, yeryüzüne gönderiliş gayemiz de, bizleri çok büyük bir sevginin eseri olarak vücuda getiren Yüce Yaratıcı’nın sevgisine ve rızasına mazhar olabilmek, O’nun hoşnutluğunu kazanabilmektir Bu pek büyük bir hedeftir ve onu yakalayabilmek de ölümsüzlüğe ulaşmak demektir Peki O’nun sevgisi, hoşnutluğu, rızası nerededir? Veya ALLAH’ın sevmiş olduğu bir insanın portresi ve vasıfları nasıldır? Elbette ki O, sevdiklerini, seveceği özellikleri Yüce Kitab’ında bildirmiş ve bunu da, Efendimiz’in mübarek hayatında sahneye konmasını dilemiş ve bu sevilebilecek hayat O’nun nurlu yolunda bizlere gösterilmiştir Aslında, O’nun emirlerini yerine getiren, yasakladıklarını da yapmayan insanlar sevilen insan kategorisine girmiş demektir Bununla beraber, Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde, kimi ve neleri sevip sevmediği bizzat, ‘ALLAH sever veya sevmez’ şeklinde bildirilmiştir Ancak, “yuhibbu, la yuhibbu” şeklindeki ifade tarzlarıyla bize bildirilenlerin ötesinde, daha başka ifadelerle de bu sevginin değişik boyutları aktarılmıştır Onlar da Rabbimizin rızasını ve hoşnutluğunu dile getirmektedirler Hatta sevgisinin başka kalıplarla aktarımıdır da denebilir Ancak biz, öncelikle içinde “muhabbet” kelimesinin geçtiği bir kısım ayetlerden başlayarak, ALLAH tarafından sevilen vasıflara bir göz atalım istiyoruz İleriki yazılarımızda, -ALLAH nasip ederse- Sevgililer Sevgilisi Efendimiz’in mübarek sözlerinden de bu konuda bir buket sunmayı diliyoruz

“ALLAH yolunda malınızı harcayın da, kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve hep güzel davranın Çünkü, elbette ki ALLAH güzel hareket edenleri/muhsinleri/hep iyi davrananları sever” (2/195-3/148) “ALLAH tövbe ile kendisine dönenleri sever, temizlenenleri de sever” (2/222) “Hem ALLAH kafirlikte ileri giden, günahta ısrarlı hiç bir kimseyi sevmez” (2/276) “O ALLAH kafirleri asla sevmez” (3/32-30/45) “Kim ahdini yerine getirir ve haramlardan sakınırsa, bilsin ki ALLAH da o sakınanları sever” (3/76) “O müttakiler ki bollukta da darlıkta da ALLAH yolunda harcarlar, kızdıklarında öfkelerini yutar, insanların kusurlarını affederler ALLAH da böyle iyi davrananları sever” (3/134) “ALLAH böyle sabırlı insanları sever” (3/46) “Bir kere de azmettin mi, yalnız ALLAH’a tevekkül et ALLAH muhakkak ki Kendisine dayanıp güvenenleri sever” (3/159) “(Herkese) güzel muamele edin Bilin ki ALLAH kendini beğenen ve övünüp duran kimseleri sevmez”(4/36) “Ve kendi öz canlarına hıyanet edenleri savunma Çünkü ALLAH, hainlikte ve günahkarlıkta çok aşırı olanları asla sevmez” (4/107) “ALLAH, ağır ve inciten sözlerin açıktan söylenmesini hiç sevmez, ancak söyleyen zulme uğramışsa o başka ALLAH her şeyi hakkıyla işitir ve görür” (4/148) “Yine de sen onları affet, aldırma! Çünkü ALLAH iyilik edenleri sever” (5/13) “Şayet hükmedersen, aralarında adaletle hükmet! Çünkü ALLAH adilleri/adil davrananları/adil olanları sever” (5/42-49/9-60/8) “ALLAH müfsitleri sevmez” (5/64) “Ey iman edenler! ALLAH’ın size helal kıldığı o güzel ve temiz nimetleri kendinize haram kılmayın, haddi aşmayın! Çünkü, muhakkak ki ALLAH haddi/haddini aşanları asla sevmez” (5/87-2/190) “ALLAH da böyle güzel davrananları sever” (5/93) “Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü ALLAH israf edenleri-müsrifleri asla sevmez” (7/31-6/141) “Rabbinize için için yalvararak, başka nazarlardan uzak, gizlice dua edin Gerçekten O, haddi aşanları hiç sevmez” (7/55) “Çünkü ALLAH hainleri asla sevmez” (8/58) “ALLAH, Kendisine karşı gelmekten, özellikle ahdi bozmaktan sakınanları sever” (9/4) “Orada, maddi ve manevi kirlerden arınmayı seven kimseler vardır ALLAH da temizlenenleri sever” (9/108) “Çünkü ALLAH hain ve nankör olan hiçbir kimseyi sevmez” (22/38) “Halkı (Karun’a): “Servetine güvenip şımarma, böbürlenme! Zira ALLAH böbürlenenleri sevmez” demişti” (28/76) “ALLAH sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik et, sakın ülkede nizamı bozma peşinde olma! Çünkü ALLAH bozguncuları/bozgunculuğu/fesadı elbette sevmez” (28/77-2/205) “Kibirli davranarak insanlara yüzünü dönme, yerde çalımlı çalımlı yürüme! Çünkü ALLAH kibirle kasılan, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez” (31/18) “Şu kesindir ki ALLAH zalimleri sevmez” (42/40-3/57-3/140) “ALLAH övünüp duran, kibirli, kendini beğenmiş kimseleri/kibirlenenleri hiç sevmez” (57/23-16/23) “ALLAH, taşları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saflar halinde, Kendi yolunda savaşanları sever” (61/4)

Görüldüğü üzere, O’nun sevgisine mazhar olabilenler, bir irade, bir gayret, bir cehd ve bir teveccüh gösterebilen talihlilerdir Onlar irade kahramanlarıdır Kendilerini aşmış, fedakar ruhlardır Onlar maddeye takılıp kalmamış hasbilerdir Onlardır ki bir zerresi ummanlara bedel, bir lem‘ası sonsuzluk kadar önemli ve büyük bu kutlu muhabbete mazhar olabilmişlerdir O’nun sevgisinden bir şule kendisine isabet eden, asla yollarda takılıp kalmaz Sonbahar yaprakları gibi sağa-sola dökülüp saçılmaz Bugün ezilse de nihayetinde ezilmez; bugün yıkılsa da birgün yıkılmaz Üzülse de sonunda sevinir Ağlasa da encamında güler

Ayetler nokta-i nazarından mes’eleye baktığımızda, ALLAH sevgisine mazhar olabilmemiz için, bazı güzel huy ve seciyelerle donanmamız gerektiği anlaşılmaktadır Kendimizi aşmamız, aşkın bir aşka kavuşmamız, beden ve cismaniyetin karanlık atmosferinden kurtulup, apaydınlık bir dünyaya, ruh dünyasına yelken açmamız gerektiği aşikardır

O’nu sevmek, O’nun sevgisine mazhar olabilmek, O’ndan ötürü bütün varlığı şefkatle kucaklayabilmek ve muhabbet deryasında bir damla olabilmek! İşte insanın biricik hedefi, yegane maksadı Şimdiye kadar niceleri o zirveyi zorladılar, niceleri kan ter içerisinde o yollarda toza-dumana karıştılar Niceleri bu uğurda canlarını verdiler Bu yolda adım atan hiçbir kimse kaybetmedi Onlar hep kazandılar Kazançların en büyüğünü ve en bereketlisini elde ettiler Çünkü uğruna koştukları bu sevda yolu, çok büyük bir şeydi ve onu elde etme adına neler verilse değerdi

Bayram Kusursuz
 

[TB] Benzer konular

Üst