Allah'ın (C.C) Affı ile Aldanma

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Allah’ın Affı ile Aldanma
Çok kimse, “Allah bize niye azap etsin ki?” “Yarattığı, besleyip büyüttüğü kuluna azap eder mi?” gibi sözlerle kendini aldatır. Kimileri de yaptıkları bazı iyi işlerin kur-tuluşlarına sebep olacağını sanır. Bedir’de Peygambe-rimizin amcası Abbas ve arkadaşları esir olunca Müs-lümanlar onları müşrik oldukları için ayıplamışlardı. Ab-bas şöyle dedi: “Vallahi biz de Mescid-i Haramı ibadete


açık tutar, sıkıntıda olanın sıkıntısını giderir, Kâbe’yi korur, hacılara su dağıtırız.” Bunun üzerine şu ayet in-di (11):
“Siz, hacca gelenlere su vermeyi, Mescidi Haramı ibadete açık tutmayı, Allah’a ve ahiret gününe ina-nan ve Allah yolunda cihat eden kişinin yaptığı ile bir mi tutuyorsunuz? Hayır, Allah katında bunlar bir tutulamazlar. Allah zalimler topluluğunu doğru yola getirmez.” (Tevbe 9/19)

Kendini Allah’ın affı ile aldatanların ahiretteki durumu ile ilgili ayetlerden biri şudur: “Yanlış yapanların elinde bu dünyanın bütün malları ve bir o kadarı daha olsa, kıyamet günündeki azabın verdiği sıkıntıdan kur-tulmak için feda ederlerdi. Çünkü onların Allah’tan beklemedikleri şeyler, karşılarına çıkacaktır.” (Zümer 39/47)

Allah inananları da birçok imtihandan geçirecektir. O, bu konuda şöyle buyuruyor:
“Elif, Lam, Mim. İnsanlar ne sanıyorlar, inandık dediler diye denemeye tabi tutulmadan bırakılacak-lar, öyle mi?
Doğrusu, biz onlardan öncekileri denedik. Allah, doğru olanları elbette ortaya çıkaracaktır. Elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır.
Yoksa kötülük yapanlar elimizden kurtulacaklarını mı hesap ediyorlar? Ne de kötü karar veriyorlar!
Kim Allah’a kavuşma umudu içinde ise Allah’ın


belirlediği vakit, kesin olarak gelecektir. O işitir ve bilir.
Kim cihad ederse cihadı kendi için yapar . Al-lah’ın kimseye ihtiyacı yoktur.
İnanan ve iyi işler yapanların kötülüklerini kesin örteriz. Alacakları karşılık da kesin olarak yaptıkla-rının daha iyisi ile olacaktır.” (Ankebut 29/1–7)

İsmail b. Ömer b. Kesir (v. 774 h. /1373.), Tefsîru ibn Kesîr, Beyrut 1401, c. II, s. 342.
 

[TB] Benzer konular

Üst