Alan Açısından Zekatın Önemi Nedir?

...Tefekkür...

Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
Alan Açısından Zekatın Önemi Nedir?

* Zekat, alıcısını zaruri ihtiyaçlarının esiri olmaktan kurtarır İnsanın, zaruri ihtiyaçlarını te'min edememesi sebebiyle daima başkalarının eline muhtaç bir halde zillet ve sefalet içinde bulunması kadar aşağılatıcı bir durum yoktur Bu sebeble Resulüllah Efendimiz duasında: "Ey Allahım! Senden takva, iffet ve zenginlik isterim" buyurmuştur
* Zekat fakiri çalışmaya sevkeder Hadislerde: "Veren el, alan elden üstündür", "Kuvvetli mü'min, zayıf mü'minden hayırdır" buyurulmuştur Fakir alan el değil, veren el olmaya, zayıf değil kuvvetli bulunmaya çalışacaktır Ayrıca "Hiç kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek asla yememiştir" hadisi de, yine çalışmayı teşvik etmektedir
* Zekat fakirin kıskançlık duygusunu köreltir Servet sahiplerine karşı duyulacak düşmanlığı ortadan kaldırır Dolayısıyla cem'iyette fakir-zengin düşmanlığı şeklinde bir ayrılık meydana çıkmaz
* Zekat fakirin cem'iyetteki itibarını da yükseltir Çünkü zekat fakirin bizzat hakkıdır Zenginin bir ianesi değildir Zenginler fakiri bulup zekatlarını vermedikçe, mes'uliyet ve vebalden kurtulamazlar Madem zengini mes'uliyetten fakir kurtarıyor, o halde cem'iyette onun itibarı her zaman üstündür
II - Toplum Açısından Zekatın Önemi:
* Zekat mülkiyette kuvvet dengesidir Ne tamamen sahibinin mülkiyetini giderir, ne de tamamen onun elinde bırakıp fakirlerin de onu edinmelerine mani olur Mülkiyeti belli ölçüler içinde fakir ile zengin arasında bölüştürür
* Zekat bir nevi sosyal güvenlik ve içtimai sigortadır İhtiyaç sahiplerine yardım etmek; fakir, miskin, borçlu, yolda kalmış yolcu gibi zayıf insanların elinden tutmak zekatın hedefleri arasındadır Ferdin şahsiyetini takviye eden, iktisaden güçlendiren, maddi ve manevi imkanlarını geliştiren herşey cem'iyeti de kuvvetlendirir
* Zekat ihtiyaç sahibi bütün sınıflara, bu sınıfların bedeni, ruhi, ahlaki her türlü ihtiyaçlarına şamil bir sigortadır Modern sosyal sigorta fikrinin ilk temeli 1941 yılında atılmıştır İngiltere ile ABD temsilcileri 1941 yılında Atlantik andlaşması için toplanmışlar, bu toplantıda ferdler için sosyal sigorta teşkilatının kurulmasını karara bağlamışlardır Halbuki İslamiyet bunu zekat müessesesi ile 1400 yıl önceden vaz'etmiştir
* Zekat, toplumda zengin ile fakir arasındaki uçurumları, farklılaşmaları ortadan kaldırır Sınıflar arası mesafeyi yaklaştırır ve orta sınıfın teşekkülünü sağlar
Toplumda orta halli vatandaşların artması, piyasada rahatlık meydana getirir Mal sadece bir sınıfın inhisarında kalmaktan kurtularak fakirlerin de satın alma güçleri artar Sırf zenginler değil, geniş bir halk kitlesi de cem'iyet içinde sıkılmadan zaruri ihtiyaçlarını te'min ederek yaşayabilme imkanına kavuşur
Malın sadece zenginler elinde dolaşan bir servet olması, ayet-i kerimeyle yasaklanmıştır (el-Haşr, 7) Bu da zekat yoluyla te'min edilir
* Zekat paranın stok edilmesini önler, yatırıma yöneltir Çünkü kardan değil, ana paradan verildiği için, işletilmedikçe devamlı eksilecektir Sahibi de eksilmeyi önlemek için parayı yatırıma yöneltir, artırma yoluna gider
* Zekat sosyal dengeyi sağlar Cenab-ı Hak kulları yaratılış bakımından olduğu gibi yaşayış ve maişet bakımından da farklı seviyede yaratmıştır Kimi zengin, kimi fakir, kimi orta halli
Ayet-i kerimede:
“Allah rızkı vermekte bazınızı bazınıza üstün kıldı" (en-Nahl, 71) buyurulmaktadır
Bütün insanların aynı seviyede gelir sahibi olmaları imkansızdır Çünkü toplumda mes'uliyet ve enerji sarfı bakımından birbirinden çok farklı görevler vardır Bu görevlerin ihmalinden doğacak zararlar, cem'iyeti felce uğratır Bütün görevlerin ücreti aynı olsa, kimse ağır ve mes'uliyetli işe talib olmaz, hep hafifini tercih eder Böylece ağır ve mes'uliyetli işler ihmale Demek ki gelir ve geçim bakımından insanların farklı olması büyük bir zarurettir Ne var ki, bu farklılığın büyük bir uçurum meydana getirmemesi için, arada bir irtibat ve köprü lazımdır İşte o köprü de zekattır
* Zekat toplumun ferdlerini birbirine kenetler
Zekat sosyal bir yardımlaşma olmak hasebiyle ferdleri birbirine kenetler Zenginde fakire karşı sevgi, şefkat, merhamet duyguları gelişir Fakirde ise zengine karşı itaat, hürmet, işinde titizlik hisleri inkişaf eder Kıskançlık, düşmanlık, hased duyguları törpülenir, hatta tamamen yok olur Ne zengin fakire zulmeder ve onu minnet altında bırakır; ne de fakirde zengine karşı zillet ve esaret, kin ve adavet duyguları teşekkül eder Hadis-i şerifte: "Kalbler, insanı iyilik yapanı sevmeye, kötülük yapanı da sevmemeye zorlar" buyurulmuştur
* Zekat cem'iyete kinlenip hınçlanıp toplum düşmanları ile toplum huzurunu bozucularla işbirliği yapılmasını önler Eğer zenginler fakirlerin ihtiyaçlarını gidermezlerse, şiddetli ihtiyaç ve geçim sıkıntısı, onları müslümanlığa düşman kimselerin cebhesine katılmaya veya hırsızlık, yol kesme, adam öldürme gibi kötülükleri yapmaya sevkeder
* Zekat yatırıma açılan bir kapı ve büyük bir kalkınma hamlesidir Zekatın hem sosyal, hem de iktisadi yönü vardır Bu bakımdan aynı zamanda bir kalkınma hamlesidir
* Zengin - fakir tezadı, cem'iyetler var olalı beri açık veya gizli bir şekilde hüküm süren bir sınıf mücadelesini doğurmuştur Tarihteki ihtilaller ve kanlı hareketler, hep bu mücadelenin, yani "senin var, benim yok" kavgasının birer şekilde zuhurudur İslamiyet bu ezeli mücadeleyi yatıştırmak üzere bir taraftan zekat, sadaka ve vakıf müesseselerini kurmuş; bir taraftan da, ferdlere sabır, kanaat ve kadere rıza ahlak ve terbiyesi vermiştir Bu terbiye ve ahlak ile bezenmiş mü'minler arasında, ne servet gururu, ne de fakirlik kıskançlığı görülmüştür
Zekatın Şartları
Zekat Vermekle Mükellef Olmanın Şartları Nelerdir?
Bir kimsenin zekat vermekle mükellef olması için bazı şartlar vardır O şartlar da şunlardır:
1 - Zekat verecek kimse müslüman, akıl ve baliğ olmalıdır Gayr-i müslimlere, mecnunlara, büluğa ermemiş çocuklara zekat farz değildir
İmam-ı Şafii'ye göre çocukların ve akıl hastalarının malları var ise, o mala zekat düşer Verme işini de velileri yerine getirirler
2 - Zekat verecek kimse, havayic-i asliye denilen zaruri ihtiyaçlarından ve bir de -eğer varsa- borcundan başka nisab miktarı veya daha fazla bir mala sahip olmalıdır Nisab miktarı kadar malı olmayana zekat düşmez
Nisab, zekatın farz olması için şeriatın tayin ettiği mal miktarıdır Bu miktar; maldan mala değişir Bunu ayrıca göreceğiz
3 - Zekat lazım gelmek için, malın nema, yani, büyüme ve artma kabiliyeti de olmalıdır Altın ve gümüş para ve zinetler, ticarette kullanılan herhangi bir eşya veya hayvan zekata tabi olduğu gibi; neslini çoğaltmak veya sütünü sağmak için kırlarda otlatılan hayvanlar da zekata tabidir Çünkü bunlarda nema vardır
4 - Zekatı verilecek mal, sahibinin bizzat elinde olmalı, yani sahibi malına tam malik bulunmalıdır
Binaenaleyh kocasından mehrini almamış bir kadına, o mehirden dolayı zekat lazım gelmez Rehindeki bir maldan dolayı da zekat gerekmez Zira o mal, bir borca karşılıktır Mala tam malikiyet söz konusu değildir Aynı şekilde borçlu kimse, borcuna karşılık olan bir malından dolayı zekat ile mükellef olmaz
Yolculukta olan bir kimse, malının zekatıyla mükelleftir Zira malı yanında değilse de, bir vekil veya naible malında tasarruf edebilir
5 - Zekatı verilecek malın üzerinden tam bir sene geçmiş olmalıdır Buna havl-i havelan denir
Çünkü bu müddet içinde, malın neması = artması ve kıymetlenmesi tahakkuk eder
Nisab miktarı, hem senenin başında, hem de sonunda bulunmalıdır Bu miktarın sene içinde
muvakaten eksilmesi zekata mani değildir
Zekat hesabında esas olan kameri senedir ki, bu da 354 gündür

Mehmet Dikmen
 

[TB] Benzer konular

Üst