Akarsular

  • Konbuyu başlatan Resulehasret
  • Başlangıç tarihi
R

Resulehasret

Guest
AKARSULAR

Kar buzul ve kaynak sularıyla beslenen ve eğime bağlı olarak doğal bir oluk (vadi) içerisinde sürekli veya süreksiz akan sulara Akarsu denir.Yeryüzünün şekillenmesinde en etkili dış kuvvettir.
Eğer bir akarsu havzasından topladığı suyu denize ulaştırabiliyorsa böyle akarsu havzalarına Açık Havza denir. Eğer denizle bağlantısı olmayan göl v.b. gibi çukur alanlara suyunu boşaltıyorsa Bu havzalarada Kapalı Havza denir. Tuz Gölü, Van Gölü ve Göller Yöresi ülkemizin en büyük ve göze çarpan kapalı havzalarıdır.



İki akarsuyu birbirinden ayıran ve genellikle dağ doruklarından geçen hatta Su Bölümü Çizgisi denir. Akarsıların kollarıyla birlikye oluşturduğu su ağına Akarsu Ağı denir. Bunlar bazı yeryüzü özelliklerine göre çeşitlilik gösterirler. (Örnek)
Debi: Akarsuyun herhangi bir kesitinden 1 sn'de akan su miktarıdır.

Bir akarsuyun debisi ;


• Yağış miktarı
• Arazi yapısı (Zemin Özelliği)
• Buharlaşma oranı
• Kaynakların durumu ve büyüklüğü
• Bitki örtüsü
• Eğim gibi faktörlere bağlı olarak artar veyaz azalır.
Akarsu Rejimi (Akım Düzeni): Akarsuyun debisinin yıl içerisinde gösterdiği değişikliklerdir.Yıl içinde debisinde fazla değişiklik olmayan akarsular Düzenli Rejime, aylara ve mevsimlere göre debisi belirgin olarak değişen akarsular ise Düzensiz Rejime sahiptir. Amazon, Kongo ve Nil Nehirlerinin rejimleri düzenlidir. Ganj, Volga ise düzensiz rejimli akarsulardandır.

Akarsu rejimleri;

• Yerşekilleri
• İklim (Yağış, Sıcaklık v.b.)
• Bitki Örtüsü
• Jeolojik Yapı (Litolojik Yapı)
• Yükselti
• Beşeri Faktörler tarafından etkilenir.

Türkiye Akarsuları


a) Yağmur Suyu ile Beslenen Akarsular: Akdeniz ve Karadeniz akarsuları böyledir. Az yağışlı aylarda suları çeklidiği için rejimleri düzensizdir.
b) Kar ve Buz Suları ile Beslenen Akarsular: Yüksek alanlardan inen akarsılar buralardaki buzullarla beslenirler. Maksimum akımları karların eridiği ilkbahar ve yaz aylarıdır. Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz ile Torosların yüksek kesimlerinde bu tür akarsulara rastlanır.
c) Kaynak Suları ile Beslenen Akarsular: Başta Akeniz bölgesi olmak üzere ülkemizin heryerinde görülür. Kaynaktan beslendiği için debisi yıl içinde çok az değişir.
d) Göl Suları ile Beslenen Akarsular: Göllerin fazla suyunu boşaltan göl ayağı (gideğen) da denilen akarsulardır. Bunlarında debileri fazla değişmez. Kovada Çayı, Çarşamba Suyu gibi.
c) Karma Rejimli Akarsular: Uzunluğu fazla olan dolayısıyla beslenme sahaları geniş akarsulardır. Debileri yıl içinde inişli çıkışlıdır. Fırat, Dicle, Seyhan, Ceyhan, Kızılırmak ve Yeşilırmak gibi.

Akarsularda Aşındırma


Yeryüzündeki karaların %71 inde etkili olan akarsular aktıkları yatağı kimyasal yada fiziksel yolla aşındırarak taşıma ve biriktirme yoluyla şekillendirme yaparlar.
Akarsu Aşındırmasında;
• Akış Hızı
• Eğim
• Su Miktarı (Debi)
• Yük Miktarı • Yatağın Genişliği
• Jeolojik Yapı
• Bitki Örtüsü etkili olur.

Akarsu aşındırması 3 şekilde olur.

• Derine Aşındırma: Akarsuyun yatağını düşey doğrultuda aşındırarak deniz seviyesine indirme faaliyetidir.
• Yana Aşındırma: Özellikle eğimin azaldığı yerlerde salınımlar yapan akarsuyun yanlarını aşındırmasıdır.
• Geriye Aşındırma: Akarsuyun ağız kısmından itibaren zamanla yatağını feriye doğru kazarak yaptığı aşındırmadır. Bu aşındırmanın son şekli Denge Profilidir.
Ülkemiz jeolojik olarak genç kütlelere sahip olduğu içinakarsuları henüz denge profiline ulaşmamıştır. Bu yüzden aşındırmaları ve akışlar hızlıdır. Ayrıca ulaşıma elverişsiz ancak baraj yapımına (Enerji Üretimi) uygun akarsulardır.Avrupa gibi eski karaların akarsuları ise denge profiline ulaşmış akarsulardır. Bu akarsularda kıyıdan iç kesimlere kadar nehirden ulaşım sağlanabilir çünkü eğim iyice azaldığından akımları yavaştır.

AKARSU AŞINDIRMA ŞEKİLLERİ


1- Vadi: Akarsuların içinde aktıkları ve aşındırarak şekillendirdikleri doğal oluklardır.Değişik tipleri vardır.
a) Boğaz Vadi: Sert dağ kütlelerini yarmasıyla oluşan dik yamaçlı derin ancak dar vadilerdir.Gülek ve Geyve Boğazları gibi. (Örnek)
b) Kanyon Vadi: Özellikle kalkerli arazide görülen ve farklı tabakaların farklı aşınım özellkileri göstermesi sonucu oluşan yamaçları dik ve girintili çıkıntılı olan derin vadilerdir. Ülkemizde Göksu, Lamaz vadileri, Amerikada Kolorado (Grand) Kanyon v.s. (Örnek)
c) Çentik (Kertik) Vadi: Özellikle fazla eğimli sahalarda akarsuyun daha çok derine aşındırma yapmasıyla ortaya çıkan V şekilli vadi tipidir. Ülkemizde en çok görülen vadi tipidir.
d) Yatık Yamaçlı Vadi: Eğimin azaldığı ve akarsuyun yanlara aşındırmasının fazlalaştığı farklı yükseklikteki yamaçlara sahip tabanı daha geniş vadi tipidir. (Örnek)
e) Tabanlı Vadi: Akarsu eğiminin iyice azaldığı yerlerde aşındırmanın tamamen yanlara doğru olması sonucu oluşur. Vadi yamacı iyice belirsizleşir. Akarsı biriktirdiği alüvyonların ortasında büklümler çizerek akmaya başlar.Ege bölgesi akarsılarında bu vadi tipi görülür.
2- Menderes (Büklüm): Akarsuların eğimin azaldığı yerlerde salınarak akması sonucu akarsu kıvrımlar yapmaya başlamasıyla oluşur. Mendersler yapan akarsu sık sık yatak değiştirir bu değişme sonucu kenarlarda kalan parçalarına Kopuk Menderes denir. Mendersler hem aşındırma hem de biriktirme şekilleridir.

Menderesler oluşturan bir akarsuyun;


• Eğimi ve Hızı azalmıştır
• Boyu uzamıştır
• Aşındırma gücü azalmıştır
• Biriktirme yapmaya başlamıştır
• Enerji potansiyeli ve Taşıma Gücü azalmıştır
3- Dev Kazanı: Akarsuyun yatağındaki faklı dirençteki tabakaların aşınmasıyla ortaya çıkan basamaklı yapılardan akan kısımlarına Çağlayan denir. Bu basamak çok yüksekse Şelale yada Çavlan adını alır. Manavgat, Düden ve Gürlevik Şelaleleri ülkemizdeki bazı örneklerdir. Çağlayanların sularının düştüğü yeri oymasıyla oluşan şekle Dev Kazanı denir.
4- Peribacaları: Volkanik arazilerde sel sularının arazideki gevşek malzemeyi aşındırırken buradaki sert blok taşların kendilerini ve yakın çevresini aşınıma karşı korumasıyla ortaya çıkan külaha benzer şekillerdir. Niğde. Nevşehir çevresinde görülür.
5- Kırgıbayır (Badlands): Özellikle yarı kurak iklim alanlarında şiddetli yağışların bitki örtüsünden yoksun arazileri çok fazla aşındırmasıyla oluşan girintili çıkıntılı yer şeklidir. İç ve Güneydoğu Anadoluda oldukça yaygındır.
6- Platolar: Akarsularca parçalanmış geniş yeryüzü düzlükleridir. Ülkemizin arazisinin çoğunu platolar kaplar. Erzurum-Kars, Haymana, Cihanbeyli, Bozok platoları v.s.bunlardan bazılarıdır.
7- Peneplen (Yontukdüz): Akarsı aşındırmasının ulaştığı son şekildir. Bu arazilerde artık belirli bir yükselti yoktur ve arazi deniz seviyesine inmiş hafif dalgalı düzlüklerden ibarettir.

AKARSU BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ


1- Birikinti Konisi (Yelpazesi): Dağ yamaçlarından düzlüğe inen akarsularun eğimin aniden azalmasıyla dağın etek kısmında taşıdığı malzemeyi bırakmasıyla oluşan şekillerdir. (Örnek)
2- Dağ Eteği Ovası: Dağ eteklerinde oluşan birikinti konilerinin birleşmesiyle ortaya çıkan uzun ve dalgalı düzlüklerdir. Bursa ovası bu şekilde oluşmuştur.
3- Dağ İçi Ovaları: Dağlık alanlarda akarsuların eğimin azaldığı yerlerde oluşturdukları ovalardır. Bu ovalar kendisine yakın birikinti konileriyle birleşerek genişleyebilirler. Muş ve Erzincan ovaları gibi.

4- Taban Seviyesi Ovası: Akarsuların denize yaklaştıkları yerlerde eğimin azalmasına bağlı olarak biriktirme yapmalarıyla oluşurlar. Deltadan farkı, kara içinde oluşmalrıdır. Adapazarı, B. ve K. Menderes Ovaları böyledir.
5- Delta Ovası: Akarsuların denize döküldükleri yerlerde getirdikleri malzemeyi yığarak oluşturdukları kabaca üçgene benzer ovalardır. Bafra, Çarşamba...v.s.
Delta Ovalarının oluşabilmesi için;
• Kıyının sığ olması (Şelf alanının dar olması)
• Akarsuyun bol alüvyon taşıması,
• Kıyıda Gel-Git ve kuvvetli akıntı olmaması gerekir.
6- Seki (Taraça): Alüvyal tabanlı vadilerde yeniden canlanan akarsuyun oluşturduğu dolguyu tekrar kazmasıyla oluşan basamaklı şekillerdir. Sekiler hem aşındırma hemde biriktirme şekilleridir.
7- Kum Adaları: Akarsuların eğimin azaldığı yerlerde yatağının genişlemesi ve derinliğinin azalması na bağlı olarak taşıdığı malzemeyi yatak ortasında küçük adacıklar şeklinde biriktirmesiyle oluşurlar.
 
R

Resulehasret

Guest
Ynt: Akarsular

Akarsular Üzerindeki Etkisi


Yer şekillerinin engebeli olduğu bölgelerde; akarsular dar ve derin vadilerde aktığından akış hızları, aşındırma güçleri ve hidroelektrik potansiyelleri fazladır. Örneğin; Doğu Anadolu Bölgesi. Yer şekillerinin düz olduğu bölgelerde ise akarsular geniş ve büklümlü vadiler oluşturarak aktıklarından; akış hızları, aşındırma güçleri ve hidroelektrik potansiyelleri azdır. Örneğin; Ege Bölgesi. Ayrıca bir yerin yükseltisi; yağış miktarı ve şekli ile buharlaşma derecesini de etkilediğinden bir bölgedeki akarsuların akım miktarları ile rejimleri üzerinde dolaylı etkiye sahiptir. Eğimin fazla olduğu yerlerde; akarsular hızlı akacağından büklüm yapamaz, boyları genelde kısadır. Eğimin az olduğu bölgelerde ise büklüm yaparak aktıklarından boyları genelde uzundur. Dağlarla çevrili çukur bölgelerde akarsular genelde içe doğru aktığından kapalı havzalar oluşur. İç Anadolu Bölgesi gibi.

Ekonomik Faaliyet Türüne Etkisi

Yer şekillerinin çeşitlilik gösterdiği bölgelerde iklim de çeşitlilik göstereceğinden farklı ekonomik etkinlikler gelişebilir. Mesela kış sporları için eğimli arazi, yamaç paraşütü için çevresine göre yüksek bir yer, rafting için yer yer eğim kırıklıklarına sahip akarsular gereklidir. Örneğin; Arıcılık, dağcılık, hayvancılık, yaylacılık, hidroelektrik üretimi gibi ekonomik faaliyetler de büyük ölçüde yer şekilleriyle ilişkilidir.

İklim ve Bitki Örtüsüne Etkisi

Bir bölgedeki yer şekillerinin genel yapısı; dağların uzanış doğrultusu ve yükselti, sıcaklık, buharlaşma, yağış miktarı ve yağış şekli gibi özellikleri etkileyerek, iklim ve bitki örtüsü üzerinde dolaylı etkiye sahip olur. Örneğin; yer şekillerinin engebeli olduğu bölgeler de; sıcaklık ve yağış koşulları kısa mesafelerde değiştiğinden, iklim ve bitki örtüsü çeşitliliği de fazla olur. Doğu Anadolu Bölgesinin çok soğuk olmasında yükselti, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinin çok yağış almasında ise denizle birlikte dağların uzanış doğrultusu da etkili olmuştur. Yer şekillerinin uzanış doğrultusu rüzgarın hızı ve esme yönü üzerinde de etkilidir.

Nüfus ve Yerleşmeye Etkisi


Genelde Ekvatoral bölge dışındaki yerlerde yüksek yerler yerleşim alanı olarak pek tercih edilmez. Çünkü yükselti arttıkça sıcaklık azalır, kar yağışı ve donma olayı artar. Bu nedenle tarım faaliyetleri, ulaşım ve diğer ekonomik etkinlikler zorlaşır, bu da yerleşmeyi sınırlandırır. Örneğin; Doğu Anadolu Bölgesi

Tarım Faaliyetlerine Etkisi

Yer şekillerinin engebeli olduğu bölgelerde ekili-dikili arazi oranı az, tarım toprakları parçalı ve dağınık, tarımda makine kullanımı sınırlıdır. Tarım insan ve hayvan gücüne dayanır. Örneğin; Doğu Karadeniz Bölümü. Ayrıca, yükselti sıcaklığı düşürdüğünden tarım faaliyetlerini sınırlar, tarım yapabilme süresini kısaltır. Örneğin; Doğu Anadolu Bölgesi. Yüksek bölgelerde tarım ürünleri çeşitliliği azalır, tarım ürünlerinin olgunlaşması gecikir, tarımsal faaliyetler zorlaşır.

Ulaşım Faaliyetlerine Etkisi


Bir bölgenin yükseltisi ve bölgedeki dağların uzanış doğrultusu ile yer şekillerinin yapısı o bölgedeki yolların uzanış doğrultusunu, yol sıklığını, yol yapım maliyetini, seyahat süresini etkiler. Engebeli bölgelerde yollar virajlarla uzar, yol yapım maliyeti artar. Irmaklar, vadiler;ancak köprü ve viyadüklerle aşılabilir. Yüksek yerlerde kar yağışı, donma olayları ve sis yoğunluğu fazla olacağından, ulaşım zorlaşır. Örneğin; Bolu Dağı ve Doğu Anadolu Bölgesi

Yerleşme Türüne Etkisi

Yer şekillerinin engebeli olduğu bölgelerde tarım alanları araziye parçalar halinde dağıldığından dağınık yerleşme görülür. Örneğin; Doğu Karadeniz Bölümü. Yer şekillerinin düz olduğu bölgelerde ise genelde su kenarlarında toplu yerleşme görülür. Örneğin; Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgeleri.
 
Üst