Aşk ve İffet

  • Konbuyu başlatan sevde34
  • Başlangıç tarihi
S

sevde34

Guest
Gül, rengini ve kokusunu cömertçe toprağa düşürünce ay utancından kızardı… İnci saçan denizlerde Yunus, karanlık kuyularda güneş gibi parlayan Yusuf nerede? Ahlarıyla yürekleri yakan Züleyha gecenin rengine bürünüp, rüzgarın estirdiği meyvesiz ağaç yapraklarının hışırtısıyla ruhunu dindiriyor. Mesih'in aydınlık yüzü güneşe dokununca, güneş ışığını kaybediyor. Sarayın revaklarına yansıyan suretini görünce bülbüller, deve gibi sessiz ve dilsiz kalıyor.

Kan ağladım Mecnun'la çöllerde, beni en çok hazine bekçisi yılan korkuttu. Feleğin gözü ismimi gökte arıyordu, oysa benim yaralarıma tuz ekiyordu yer yüzünde cellatlar. Sultanlar sofralarında bana da yer açmışlardı, ama pazarlarda alınıp satılan bir köleydim. Kelebekler özgürce etrafımda meşk ederdi, her geçen gün eriyen bir mumdum halbuki. Tur-i Sina'da Musa'yla niyâz eden dilleri duyardım da, Hızır'ın sırlarına aklım ermezdi bir türlü.

Hacer'in parmaklarından süzülen pınardan kana kana içtim, İlyas'ın dağdaki yalnızlığını paylaştım. İbrahim'le birlikte atıldım nâr'a, küllerimden güller devşirdi karıncalar. Pervanesiyim durmaz dönerim gece gündüz, hiç sönmeyen bir kandil yanar can evimde. Kavuşmak için yürüdüm dikenli yolları büyük bir yar çıktı karşıma, yorgun ayaklarımdan kan süzüldü toprağa. Bütün baykuşların hicap perdelerini yırttı Meryem'in pak nefesi, memnu bir meyveydi gönül soframıza düşen.

Bulutlar ağlarken halime Arzular Çağı'na erdim, ıslandı saçlarım…Gökkuşağı rengini kaybediyordu; kız anneden, oğlan babadan uzaklaşıyordu! Kınından çıkıyordu kılıçlar, parçalanıyordu iffet kumaşı! Kan ve irin kokusu sarmıştı etrafı, en çok domuzlar bayındır hale getirmişti şehirleri! Kulakları sağır eden bağırışlar, küçük dili gösteren kahkahalar, gerçek çehreleri saklayan maskeler, bir adım önünü göstermeyen bakışlar, sonunda incitmenin geldiği iyilikler, içi boş heyecanlar, yoksulluğu içinde barındıran zenginlikler...

Benimse annemdi geceleri virtlerime eşlik eden. Gözyaşımdan inci dizdi azizler, saçlarını yoldu azizeler. Davud'un ürküten sesi yankılanıyordu Süleyman mülkünde: “Günahkârlara müjde ver, sıddıkları korkut!” Eskittim avuçlarımda büyüyen hayallerimi. Hüdhüd'ün gagasından mektup devşirdim, muradıma erdim. Kayra nedir öğrendim tasalarımı büyüten aynalardan: Aşk, dua, iffet, akıl, yol, kelâm, sabır, hayret, mârifet…
 

[TB] Benzer konular

Üst