Ağların Altındaki Özgürlük

|Ⓢєччαh|

MiM
Yönetici
Tema üyesi
İNTERNET… Aramızda karşı çıkanlar, bana lazım değil diyenler ya da inat ettim onsuz da yaşarım şeklinde düşünenler, çocuklarıma zararlı iddiasında bulunanlar olsa da, bu bilgisayar ağının dünyada son yedi seneye damgasını vuran en önemli gelişme olduğunu, ağ gibi bir tutsaklık kelimesi ile özgürlüğü aynı potada erittiğini inkar etmek mümkün değil. Dünya tarihinde internet öncesinde iletişim ve bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay ve ucuz olmadı.

Bilgisayarınızın başına oturduğunuz anda dünyanın tüm gazeteleri, üniversiteleri emrinize amade bekliyorlar. Siz yeter ki ne aradığınızı iyi bilin. Kongo nehrindeki mevsimsel yükselmelerin o bölgedeki su aygırları üzerindeki etkilerinin araştırılmasından tutun da, Jüpiter’in uydusu Europa’nın yüzeyindeki çatlakların derinlik ölçümlerine kadar tüm bilgiler önünüze gelir. On sene geriye döndüğümüzde bu tip bilgilere ulaşmayı hayal bile edemez durumda olduğumuzu hatırlayalım. İşin bilgi yönü ağırlıklı olsa da internetin en çok faydalanılan diğer bir yönü de, getirdiği iletişim imkanlarıdır.

Chat ortamında karşılıklı mesajlaşmanın ötesinde, görüntülü ve sesli iletişim de internet kullanıldığında adeta sudan ucuzdur. Seneler önce yurtdışına bir telefon etmek için ne planlar yapılır, konuşulacaklar biriktirilir ve bir aramada herşey halledilsin istenirdi. Böylece yüksek telefon faturalarından sakınmaya çalışılırdı. Şimdi ise bedava sayılacak bir ücretle günün yirmidört saati dünyanın en uzak köşesindeki insanlarla devamlı bağlantı halinde olabiliyoruz.

Kendi işimden örnek verirsem, aynı anda şirketimizin hem Los Angeles’taki, hem de Dubai’deki ofisleriyle devamlı bağlantıda bulunuyorum. Hem de bedava. Sevap ve günahları ile interneti bütünüyle değerlendirmeden önce, onun yapısını en basit şekilde tanıyalım. Bilgisayar ve internet üzerinde derinlemesine teknik bilgi sahibi olan kişilere değil de aramızdan birine anlatılması gerektiği kadarı ile internetin ne olduğunu anlatmaya çalışalım. İnternet herşeyden önce bir bilgisayar ağıdır.

Geçmişinde, birden fazla bilgisayarın birbirine bağlanarak tek başına bir bilgisayar için zor olan bir problemi çözmesi çabaları vardır. Bu tip çabalar bilgisayarları birbirine bağlama yöntemlerinin gelişmesine, daha sonraları birbirlerine bağlanan bilgisayarların haberleşme amaçlı kullanılmaya başlanmasına yol vermiş ve mikroçiplerin gelişmesi ve ucuzlaması ile bu ağ gittikçe büyüyerek 1995’ten sonra evlerimize kadar girmiştir. Biz evimizden internete bağlanma yolu olarak en yaygın şekilde telefon hatlarını kullanırız. Bilgisayarımızdaki modem cihazı sayesinde telefon hatları üzerinden internete bağlı bir ana bilgisayara ulaşır ve onun vasıtası ile ağa dahil oluruz. İnternete bağlı dediğimiz ana makine bizim bilgisayarımıza benzer, ama biraz daha güçlü bir makinadır.

Bu makine ile internete bağlanma hizmeti veren şirketler ise bu hizmet karşılığında belli bir abonelik ücreti talep ederler ve İnternet Servis Sağlayıcı (İSS) olarak bilinirler. Televizyonlarda reklamlarını gördüğümüz internet bağlantısı pazarlayan şirketler işte bu şekilde hizmet sunarlar. İnternetin bu hale gelmesi çok ani olmuştur. Aslında internet, radyo, televizyon ve bilgisayar gibi icadların devamı niteliğindedir, fakat kendisinden önce icad edilen hiçbir şeye benzemez. Demek istediğim, mesela televizyon radyonun görüntülüsü, yani daha gelişmişi, motorlu taşıtlar ise at arabalarının zamanımızdaki versiyonudur; ancak internet hiçbir şeyin gelişmişi değildir.

Yani ondan önce yerini tutan birşey yoktu. Ancak tabii ki internet kendiliğinden oluşmadı, küçük bir bilgisayar ağının büyük emeklerle geliştirilmesi sonucu ortaya çıktı. Bu muazzam bilgisayar ağı her aşamasında insan zeka ve bilgi bileşiminden katkı aldı. Bunu söylemişken dünya üzerindeki hayatın tesadüfen kendiliğinden meydana geldiğini söyleyenleri hatırlamadan geçemiyor insan. Biliyoruz ki, dünyadaki herhangi bir insanın organları ile beyni arasındaki sinir ağı ve kalbi ile vücudu arasındaki damar teşkilatı internetin şimdiki halinin binlerce katı kadar karmaşık ve ondan binlerce kere daha kusursuzdur.

Şimdi bu tesadüfçülerden birine internetin kendi kendine geliştiğini ve depremler, fırtınalar ve şimşeklerin etkisiyle bu hale gelip tesadüfen hayatımıza girdiğini söyleseniz sizin aklınızı kaçırdığınızı düşünecektir ve iddia edecektir ki, interneti oluşturan 400 milyon bilgisayardan herhangi birinin klavyesindeki ‘A’ harfi veya en basit vidası dahi insan eseri, yani bir tasarı, plan ve akıl ürünüdür.

Ama geri planda kendisi, taşıdığı mükemmel vücudun bahsedilen şekilde tabiat olayları sonucu tesadüfen oluştuğunu iddia etmeye devam edecektir. Şöyle ki, iğnenin ucunun vücuda değmesiyle harekete geçen savunma sistemini veya her olayı beyne yani ana bilgisayara ulaştıran mükemmel iletişim ağını bırakın, saç telinin en gereksiz gözüken hücresi dahi—bilgisayarın tek bir vidasının bile bir tesadüf neticesi kendiliğinden ortaya çıkamaması gibi—kendiliğinden oluşmamıştır. İnternetin insan akıl ve bilgisinin ürünü olması gibi, kainat dahi bir kudret ve ilim ürünüdür.

Demek ki hayatı tesadüfe bağlayanlar, internetin kendiliğinden oluştuğunu iddia eden bir kişiden daha bilinçsizdir. İnternete devam edecek olursak, telefon hatları vasıtasıyla evlerimize giren bu ağ, aslında dünyayı evimize taşır. Bu kesinlikle bir abartma değildir. Eğer orta seviyede İngilizce biliyorsanız internet sayesinde dünyadaki her yere ve her bilgiye ulaşabilirsiniz. Ancak nasıl dünyada herşey iyi değilse, internet de dünyayı evimize taşırken iyi kötü ayrımı yapmaz. Sadece bizim bu bilgiye ulaşmak isteyip istemediğimiz önemlidir.

Ev yapımı bomba tariflerinden, en rezil pornografik yayınlara kadar kötü sınıfına sokulacak herşey bulunuyor internette. İşin garibi, şimdilerde daha ilkokul seviyesinden başlayarak küçüklerimize İngilizce eğitim verdiğimiz için, özellikle çocuklar için sakıncalı olabilecek şiddet ve pornografi içerikli sitelere ulaşmak onlar için daha da kolaylaşmış durumda. Fakat anlatılıp duran tehlikenin de tamamı burada kalıyor. Internette gezerken kullanılan ve tarayıcı (browser) olarak adlandırılan programları şiddet ve pornografi içeren sitelere girmeyecek şekilde ayarlamak mümkün.

Ayrıca çocuğumuza ailede verdiğimiz eğitim onu bu sitelerden uzak tutacak en büyük engel. Yeter ki küçüklere bilgiye ulaşmanın ve onu kullanmanın zevkini tattırabilelim. Ben çocuklarını internetten uzak tutan, yasaklayan ve imkanı olup da çocuklarına internete bağlanabilen bir bilgisayar almayan anne babaların onların geleceklerini katlettiğine inanıyorum.

Bugün yetiştirip yarın dünyada yalnız bırakacağımız çocuklarımızın internet gibi gelişmelerden faydalanmasını engellersek, yarın muhatap olacakları her yerde karşılarına bu eksiklikler çıkacaktır. Gittikçe özgürleşen dünyanın kimi ülkelerinde yöneticilerin zorbaca davranışlarla iletişimin önünü kapamasına, telefonları dinleyip radyo televizyonları susturup özgürlükleri kısıtlamalarına karşı, içinde insana has özgürlüğü yaşatanların en önemli silahı olmuştur internet.

Bu global bilgisayar ağı kendinden önceki hiçbir şeye benzemediği gibi insana hiçbir şeyin sağlayamayacağı özgürlüğü de sunuyor. Dünyanın özellikle düşüncenin bile suç sayıldığı bazı ülkelerinde mazlumun özgür olan tek sesi internettir.

Bu gibi ülkelerde ancak internette insanlar istediği gibi düşünebilir, düşüncesini istediği gibi ifade edebilir; haksız ve zalimce uygulamalara karşı sesini ancak internette duyurabilir ve yükseltebilir. Bu açıdan bakılırsa, kötüye kullananların elinde kötülüğe alet de olsa, internet bir bakıma mazlumlar ve mü’minler için bir imkandır.



mehmet akyürek
 

[TB] Benzer konular

Üst