İstanbul'un En Güzel 10 Çeşmesi

  • Konbuyu başlatan DAMRAM
  • Başlangıç tarihi
D

DAMRAM

Guest
İstanbul'un En Güzel 10 Çeşmesi


Lale Devri padişahlarından 3. Ahmed, çeşme ve sebil yapımına
özen göstermiş. Kendi adını taşıyan çeşmelerden biri, Topkapı
Sarayı ile Ayasofya arasında bulunuyor. Mimar Ahmed Ağa'ya
yaptırılmış. Meydan çeşmelerinin en önemlisi olarak görülüyor.
1729'da Topkapı Sarayı'nın Bab-ı Humayun kapısının önüne
inşa ettirilmiş. Dört bir yanı taş, bronz ve ahşap işçiliğinin en
güzel örnekleriyle süslü. Yapıldığı dönem itibariyle sade değil
tam aksine lüksün, bolluğun ve güzelliğin sembolü olarak inşa
edilmiş. Barok taş süslemelerinin yanında geleneksel Türk çini
işçiliğinin de örneklerini taşıyor. Çinileri Tekfur Sarayı
atölyelerinde yapılmış. Dikdörtgen planlı çeşmenin köşeleri,
yarım yuvarlak çıkıntılardan oluşuyor. Her cephenin ortasında
bir çeşme, her çeşme ve sebilin arasında da mihrap biçimli
birer niş var. Çatısı ahşap saçaklı bir kurşun kaplama ile örtülü.

Kılıç Ali Paşa Camii'nin kuzeyinde, Tophane Meydan'ında.
Mimarisi gösterişsiz ve sade olan bu çeşme, 1. Mahmud
tarafından Taksim Suyu Tesisleri'nin bitiminden sonra 1732'de
yaptırılımış. Dört tarafı aynı tipte mermerden oluşuyor. Ortasında
sivri mümas ve pirinç musluklu birer musluk ve yalak, çeşmenin
her iki yanında, içinde meyve ve yemiş ağaçları kabartmalı
saksılar var. Bir meydan çeşmesi olan Tophane Çeşmesi,
Üsküdar'daki 3.Ahmed çeşmesiyle aynı. Gövdesinin üst
taraflarını çepeçevre dolaşan ve her bir tarafa beşer
mısralık ikişer satır halinde celli sülüs ile yazılmış,
kırk mısralık uzun bir tarih kasidesi var.

Azapkapı'da, Unkapanı Köprüsü ayağında, Sokullu Mehmet
Paşa Camii arkasında yer alıyor. Saliha Sultan Sebili ve
Çeşmesi, harap halinden 2005'te kurtuldu. Kuveyt Türk
Katılım Bankası A.Ş.'nin "Tarihi Eserleri Koruma Projeleri" çerçevesinde sürdürdüğü restorasyonun ardından 15 Şubat
2006'da hizmete açıldı. Beş ay süren restorasyondan sonra
özellikle çeşmenin altın varaklı çatısı ve kubbeleri aslına uygun
olarak yenilendi. İlk onarımı 1950'de yapılan çeşme, 1970'lerden
sonra bakımsız bir şekilde terk edilmişti. 2005'te başlanan son
restorasyonla çeşmenin üst örtüsü orijinal şeklinde ahşap kubbe
olarak yeniden yapıldı. Kubbe üzerindeki bozulmuş süs
kubbelerinden üçü onarıldı. Çeşmenin kubbe ve kitabeleri
altın varaklarla aslına uygun haline getirildi.

Üsküdar iskele meydanının tam ortasında bulunuyor. Pek çok
kişi çeşmenin adını bilmese de onun önünde buluşuyor.
Padişah 3. Ahmed tarafından, annesi Gülnuş Emetullah Valide
Sultan'ın hayırla yadedilmesi için 1728'de yaptırılmış. Dört
yüzünde dört çeşme var. Üzerinde yine dört cepheli geniş
saçaklardan oluşan ahşap bir çatısı bulunuyor. Ana orta çeşmeler
kaplara su doldurmak için yanlardaki küçük çeşmeler ise su
içilmesi için yapılmış. Çeşmenin üzerindeki süsler, kabartma
ve dolgular binanın üstünde boşluk bırakmaksızın yerleştirilmiş.
Yan ve arka cephedeki sivri kemer aynalarında ve kemer
ayaklarını teşkil eden sövelerin etrafında rumi ve floral
oymalar ve ana cephedeki ana musluk aynasının üst kemer
üzengisinde dizili sık oymalar var.


1839'da Sultan Abdülmecid'in, annesi Bezmialem Valide Sultan
adına yaptırdığı çeşme, hem Valideçeşme hem de Vişnezade
olarak anılan mahallede, Maçka Spor Caddesi'nde bulunuyor
. Dört tarafı mermer kaplama bir meydan çeşmesi. 1985'te
TBMM Milli Saraylar Dairesi Başkanlığı tarafından onarıldı.
2. Mahmud zamanında yaygınlaşan ampir üslubunun özelliklerini
taşıyor. Musluk aynasının ekseninde birbirini çapraz kesen yivli
gövdeli iki meşaleye alttan ve üstten birer kurdele dolanıyor.
Bu bezeme grubunun üstünde rozetlerden oluşan ters armut
biçiminde çelenk ve defne dalları var. Baştabanda eksen üzerinde
yuvarlak madalyon içinde Abdülmecid'in tuğrası bulunuyor.
Çeşmenin arkasında Bezmialem Valide Sultan tarafından
yaptırılmış, etrafı parmaklıklarla çevrili, mihrap taşı bulunan
bir namazgah var.

Göksu'da Küçüksu Kasrı'nın yanında bulunan çeşmeyi 3. Selim,
annesi Mihrişah Sultan için 1807'de yaptırdı. Pitoresk üslupla
yapılan bu çeşme Boğaziçi resimlerini en çok süsleyen çeşmedir.
Göksü ve Küçüksu dereleri arasındaki ünlü mesirenin varlığına
bağlı olarak, İstanbul literatüründe özel bir yer taşır. Barok ve
Ampir üsluplarının geçiş döneminde yapılmış. Deniz kenarında
olduğu için yüksek bir sofa üzerine yerleştirilen çeşme, dikdörtgen
planlı. Buradaki mesire yerinin önüne yapılan vapur iskelesi ve
daha sonra Boğaz köprülerinin yapımı sırasında Küçüksu Çayırı'nın
şantiye olarak kullanılması, eski iskele yerine yapılan kahve
ve uzun yıllar süren Küçüksu Kasrı inşaatı, çeşmenin
bakımsız kalmasına neden olmuş.

1732'de Sultan I. Mahmud zamanında, halkın su ihtiyacını
karşılamak üzere yaptırıldı. Lale Devri'nde yapılan en güzel
çeşmelerden biri. Galata Kulesi'nin Beyoğlu yönündeki yarım
daire planlı avlusunu kuşatan duvarın üstünde; Büyükhendek
Caddesi'yle Fırçıcı Sokağı'nın kesiştiği köşede bulunuyor.
Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde çeşitli onarımlar geçirerek
günümüzdeki halini almış. Şu an tek cephesi bulunuyor, fakat
150 yıl önce yapılan bir gravüre bakılacak olursa, çeşmenin
bir meydan çeşmesi olarak yapıldığı düşünülüyor. Süslemesinde
değişik renk tonlarında saçaklar kullanılmış. Çiçek motifleri
özellikle ağır basıyor.

Behruz Ağa tarafından yaptırılmış. Onçeşmeler ve İshak Ağa
Çeşmesi olarak da biliniyor. Onçeşmeler adını, gece gündüz hiç
durmadan akan on lülesinden almış. Birçok ressamın tuvaline,
birçok şairin şiirine yansımış. Çeşmenin yıkık dökük olduğu bir
vakit, halk, padişaha çektikleri susuzluk sıkıntısını aktarmış.
Padişah, Sadrazam Seyit Hasan Paşa'yı görevlendirmiş. Seyit
Hasan Paşa da bu konuyla ilgilenmesi için Gümrük Emini İshak
Ağa'yı görevlendirmiş. Bütün masraflarını Gümrük Emini İshak
Ağa tarafından karşılanan çeşme 1747 yılında yeniden yapılmış.
Çeşmenin hemen önünde kalan bazı bölümleri yol çalışmaları
nedeniyle yıkılmış. Ressam İbrahim Çallı'nın "İshak Ağa Çeşmesi",
Ali Rıza Bey'in "Beykoz Onçeşme", Nazmi Ziya'nın "Kır" tabloları
bu çeşmeyi konu alır.

Eminönü Bahçekapı'da, Şeyhülislam ve Bankacılar sokaklarının
kesiştiği köşede bulunuyor. 1597 yapımı. Çeşme ve sebil yanyana.
Sebil, dört mermer sütunun birbirinden ayırdığı üç dökme demir
pencereden oluşuyor. Her pencerenin bulunduğu bölümde yedişer
su verme aralığı var. Pencerenin üstünde renkli taşlardan yapılmış
sivri kemerler bulunuyor. Çeşmesi klasik tarzda mermerden yapılıp
içi çinilerle donatılmış. Çeşme ve sebil, eski postane, şimdiki
Türkiye İş Bankası ile aralarında bulunan bir mağazada, 1902'de
çıkan yangında tamamiyle yanmış. Asar-ı Atika Müzeleri Nezareti
ile Evkaf Nezareti tarafından orjinal mimarisine uygun olarak
restore edilmiş.

Üsküdar İskelesi karşısında, Mihrimah Sultan Camii'nin altında
bulunuyor. Ancak caminin inşasından 133 yıl sonra, 1681'de,
vakıf gelirleriyle, mütevellileri tarafından yaptırılmış. Cami ise,
Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan tarafından
1540-1548'de yaptırıldı. Külliye Mimar Sinan'ın eseri.
 

[TB] Benzer konular

Üst