Mâide / 3. Ayet
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Size þunlar haram kýlýndý: Kendiliðinden ölen murdar hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan baþkasýnýn adýna kesilen hayvanlar, henüz caný çýkmadan yetiþip þartýna uygun tarzda kestikleriniz dýþýnda boðularak, bir þey vurularak, yukarýdan yuvarlanarak, boynuzlanarak yahut yýrtýcý bir hayvan tarafýndan parçalanarak ölen hayvanlar, putlara ait sunaklarda kesilen hayvanlar ve zar atarak, kumar oynayarak elde edilen etler, yiyecekler. Bunlarý yemek, Allah'ýn yolundan çýkmaktýr. Bugün artýk kâfirler dîninizi söndürmekten ve sizi dinden döndürmekten ümitlerini kesmiþ durumdadýrlar. O halde onlardan korkmayýn, benden korkun. Bugün sizin dîninizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladým ve sizin için din olarak Ýslâm'ý seçtim. Ancak kim açlýktan bunalýp çaresiz kalýrsa, günaha meyletmeksizin haram olan bu etlerden yiyebilir. Çünkü Allah çok baðýþlayýcýdýr, engin merhamet sahibidir.

DECCAL'İN OYUNU SONA ERDİ - 1

Başlatan Medine_GüLü, Mayıs 30, 2009, 10:41:34 ÖÖ

Medine_GüLü

Ziyaretçi
Mayıs 30, 2009, 10:41:34 ÖÖ
DECCAL'İN OYUNU SONA ERDİ - 1



Bu dünya hayatı, iyilerle kötülerin, güzelliklerle çirkinliklerin ortaya çıktığı, insanların yaptıklarıyla denendiği, iman edenlerin ve etmeyenlerin sınanıp imtihan edildiği geçici bir mekandır. Tüm varlıkları ve bu imtihan ortamını yaratan Yüce ALLAH, imtihanın bir gereği olarak iman edenlere karşı olacak şekilde inkar eden, suçlu-günahkar birer düşman kılmıştır. Her dönemde peygamberlerin ve iman edenlerin karşısına çıkan bu inkarcı, Peygamberimiz'in hadislerine göre, Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne gelmesinin beklendiği dönemde, yani ahir zamanda, "Deccal" olacaktır.

Deccal Arapça bir kelimedir, "decl" kökünden gelir. Sözlüklerde verilen manaya göre Deccal, “yalancı, hilekar; zihinleri, gönülleri, iyi ile kötüyü, hak ile batılı karıştıran, bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen, bucak bucak her yeri dolaşan müfsid (nifak koyan, bozan, fenalaştıran) ve me’lun (Lanetlenmiş, kovulmuş)” bir varlıktır.

Hadislerde Deccal ahir zamanda (dünyanın son devirlerinde) ortaya çıkacak en büyük negatif güç olarak haber verilmiştir. Ahir zaman gibi olağanüstü olayların gerçekleştiği bir dönemde ALLAH’ın elçisine düşmanlık yaparak şeytanın sistemini hakim etmeye çalışacak olan Deccal, tarihin belki de en şiddetli inkarcılarından biridir. Nitekim Peygamberimiz (sav), Deccal’in fitnesinin büyüklüğünü şöyle tarif etmiştir:

"Adem’in yaratılışından kıyamete kadar geçen zaman içerisinde Deccal’den daha büyük bir hadise yoktur."

Deccal rivayetlere göre, doğruyu yanlış, yanlışı doğru; iyiyi kötü, kötüyü iyi gösteren bir nifakçıdır. "Þüphesiz beraberinde bir cennet ve bir cehennem (diye isimlendirdiği iki ırmak) bulunması da onun fitnesidir. Aslında cehennemi bir cennet olup, cenneti de bir cehennemdir..."[ii] hadisinde de belirtildiği gibi, onun çağırdığı güzel görünümlü her şey, insana felaket getirecek birer kötülüktür. İnsanlara kötü gibi gösterdiği değerler ise aslında onların iyiliklerine ve menfaatlerinedir. Ne var ki insanların bazıları, olayları Kuran ahlakına ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetine göre değerlendirmedikleri için, Deccal'in kendilerini çağırdığı şeylere kanarak ona tabi olacak ve asıl tabi olmaları gereken ALLAH’ın fıtratından gaflet içinde yüz çevireceklerdir. Bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu ise, Deccal'in oluşturduğu zulüm ortamı sayesinde anlayacaklardır. Bu nedenledir ki, Peygamberimiz (sav) insanları uyarmış ve Deccal'in kötü olarak gösterdiği şeyin iyi olduğunu bilerek hareket edilmesi gerektiğini bildirmiştir:

"Deccal çıkar. Beraberinde su ve ateş vardır. İnsanların su olarak gördüğü yakıcı bir ateştir. İnsanların ateş olarak gördükleri de soğuk ve tatlı bir sudur. Sizden her kim bunu idrak ederse ateşi tercih etsin; kendini ateşe atsın. Aslında o tatlı ve güzel bir sudur." [iii]



Tirmizi, s. 82; Müslim, Fiten: 126
[ii] İbni Ebi Þeybe, Musannef, Fiten: 5, 8/5912 İbn-i Mace, 4075, 4076; Trmizi, Fiten: 59, no. 2240, 4/510
[iii] Müslim; Büyük Fitne Mesih-i Deccal, Saim Güngör, s. 13


alıntıdır

SMF 2.1.3 © 2022, Simple Machines, TinyPortal 2.2.2 © 2005-2022
Sayfa 0.139 saniyede 25 sorgu ile oluşturuldu.
Lithium theme by Bloc © 2017