Ocak 18, 2018, 06:06:02 ÖS
Haberler:

Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir. (Mulk -26)


Besmele'nin Fazileti

Başlatan uzaklardaki, Ocak 25, 2008, 10:08:59 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

uzaklardaki

    Saliha bir kadının, münafık ve cahil bir kocası vardı. Bu kadın "Bismillâhirramânirrahıym" diye besmele çekmeden hiçbir işine başlamazdı. Münafık kocası bu haline çok kızar, kadıncağıza yapmadığı eziyeti bırakmazdı. O saliha kadın ise, kocasının eza ve cefalarına sabreder ve onun doğru yola gelmesi için, Allah'a dua ederdi.
   Birgün, o zalim adam iyice öfkelenmişti. Karısına yapacağı eziyet ve kötülük için bir bahane arıyor ve kendi kendine: "Şuna bir oyun çevireyim de görsün.  Bakalım onu rezil olmakdan kim kurtaracak?" diye söylenip duruyordu.   Başkalarına açıkça söyleyemediği inkarcılığı, artık bütün çirkinliği ile, içine dolup taşmıştı.

  Hanımını çağırdı. Ona bir kese altın vererek:
  "Bunu iyi sakla" diye tenbih eti. O saliha kadın da, kocasının emri üzerine hemen gitti.  Besmele'yi çekerek keseyi iyice sakladı. Fakat kocası olan münafıkta onu gizlice takip ediyordu. Sonra, karısının haberi olmadan keseyi oradan aldı. İçinden altınları boşaltarak keseyi derin bir kuyuya attı. Aradan çok geçmeden, yine hanımını çağırdı ve:
  "Sana verdiğim bir kese altını hemen getir" dedi. Kadın koştu, keseyi sakladığı yere "Bismillâhirramânirrahıym" diyerek elini uzattı. Tam o anda, Allahu Teala Hazretleri'nin emiriyle melekler tarafından kese kuyudan çıkartılıp yerine konuldu. Yalnız ıslanan keseden sular damlıyordu. Kadın, kesenin ıslandığını anlayamadı, getirdi. Kocasına teslim etti. Adam, içi altınla dolu ıslak keseyi görünce çok şaşırdı. Karısının söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu anladı. Sonra, karısına:
  "Sana çok zulmettim, çok canını yaktım, beni affet1 diye yalvarmaya başladı. Allah'a tevbe ve istiğfar etti. Allah'ın salih kullarından biri oldu. O günden sonra, dua ve yakarışlarında hep şöyle derdi:
  "Ya Rabbi! Bana dünyam ve ve ahiretim için hayırlı, saliha bir kadın eş olarak verdiğin için, sana hakkıyla şükretmekten acizim, beni affet Allah'ım."
  "O saliha kadın ise: "Ya Rabbi! Sana şükürler olsun ki, duamı kabul edip, kocamı salihlerden eyledin" diye dua ediyordu.
  Bu hikayeden alınacak ibretler ve çıkarılacak hikmetler çoktur. Büyükler demişler ki: "Sabrın kendisi acıdır, lakin meyvesi tatlıdır."

 

1 Yanıt
1232 Gösterim

Başlatan garip_kul


2 Yanıt
821 Gösterim