Ocak 18, 2018, 06:12:06 ÖS
Haberler:

(Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz! (Mulk -22)


Ali Ulvi Kurucu şiirleri

Başlatan Fussilet, Ocak 20, 2008, 01:41:23 ÖÖ

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fussilet

Ocak 20, 2008, 01:41:23 ÖÖ Last Edit: Ocak 20, 2008, 03:02:25 ÖÖ by Fussilet
KURUCU HOCA HAKK'A YÜRÜDÜ
Peygamber sevgisiyle gittiği Medine’den bir daha ayrılamayan Hak dostu Ali Ulvi Kurucu Hoca aşığı olduğu ‘Medine Gülü’ne kavuştu.

Kurucu, cuma günü kalp krizi geçirmesi nedeniyle kaldırıldığı Medine’deki Melik Fahd Hastanesi’nde dün Türkiye saatiyle 22.00 sularında vefat etti. 81 yaşındaki Kurucu’nun üç aydır sağlık problemleri olduğu öğrenildi. Vefatından önce yanında bulunan doktoru Kayed el– Kayd, Kurucu’nun vefat etmeden önce şuurunun yerine geldiğini ve bütün Müslümanlara dua ettiğini söyledi.

81 yaşında hayata veda eden Ali Ulvi Kurucu, 60 yıldır Medine–i Münevvere’de yaşıyordu. Senenin belirli bir bölümünü ise Türkiye’de geçirmeye özen gösterirdi. Emekli olduktan sonra bütün zamanını Medine’ye gelen misafirlerine ve ibadete ayıran Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi, yetişen imanlı nesli gördükçe kendini, “Sizler benim gerçekleşen rüyalarım, kabul olunan dualarımsınız.” demekten alıkoyamıyordu. Ömrü Medine–i Münevvere’de Peygamber Aleyhisselâm’ın yanıbaşında huzûr ve sükûn içinde geçirmiş, dünyanın her tarafından o nurlu şehre gelen ilim adamlarıyla, saf Müslümanlarla görüşmüş, onları misafir etmekten büyük haz almıştı. İlim cevrelerince İslam’ın nuru, vakarı, izzeti alnında parıldayan bir şahsiyet olarak nitelendiriliyordu. Ali Ulvi Kurucu , Âkifvârî şiirleri ve Safahat’ı ezbere bilmesiyle tanınıyordu.

1920’de Konya’da doğan Kurucu, ilk ve orta öğrenimini burada okudu. Hafızlığını tamamladıktan sonra 1938 yılında ailesi ile birlikte Medine’ye gitti. Yüksek öğrenimini Kahire Ezher Üniversitesi’nde tamamladı. Medine’de uzun müddet Evkaf Dairesi’nin İnşaat ve Sicillat Emini olarak çalıştı. 1953’ten 1975’e kadar Sultan Mahmud’un yaptırdığı Mahmudiye Kütüphanesi’nde, daha sonra da 1985’te emekli olana kadar Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanesi’nde çalıştı. Ecdad yâdigârı on binlerce kıymetli eser elinden geçti. Kurucu’nun iki erkek, bir kızı olmak üzere üç çocuğu da Medine’deydi.
Mükremin Albayrak / İstanbul - 04.02.2002

Ali Ulvi Kurucu’nun cenazesi 05.02.2002 Mescid–i Nebevi’de öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra Cennetü’l Baki’de toprağa verildi. Allah Rahmet etsin (Amin).


Cihada Dâvet


Gel kardeşim, engelleri birden aşalım, gel,

Seller gibi dâvâda beraber taşalım gel,

Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel,



Allah’a giden yolda beraber koşalım gel,

Bin derdini İslâm ilinin paylaşalım gel!...



Bin atlı akınlarda cihat önderi kimdi?

Ufkunda güneş batmayan üç kıta bizimdi,

Kimler o geniş ülkeye hükmetmede şimdi?



Yol vermeyen engelleri birden aşalım gel,

Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel!...



Hız vermeli imanına heybetli Mohaç’lar,

Tuğlarla beraber yarışan sırmalı taç’lar,

Yâdı ile o devrin dile geldikçe ağaçlar,



Seller gibi dâvâda beraber taşalım gel,

Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel!...



Mâzileri, coştukça, gönülde anacaksın,

Mecnun gibi Leyla’yı anarken yanacaksın,

Her derdine elbet severek katlanacaksın...



Allah’a giden yolda beraber koşalım gel,

Bin derdini İslâm ilinin paylaşalım gel!...



Sen, gençliğe yol gösterecek tertemiz elsin,

Hakk’ın boğulan gür sesi, haykır ki yücelsin

Binlerce zafer bestesi birden dile gelsin...



Allah’a giden yolda beraber koşalım gel,

Yol vermeyen engelleri birden aşalım gel!



Tarihlere sen, yepyeni bir devir açacaksın,

Afâka, güneş gibi nurlar saçacaksın,

Heybetli sesin, ülkede şimşekler gibi çaksın...



Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel

Yüzyılları Kur’anla beraber aşalım gel!



Rabbin bize ihsanı olan mucize varken,

İman seli, vecdi ile onun çağlar akarken,

Toprakların eb’adı, gönül şevkine darken,



Allah’a giden yolda beraber koşalım gel,

Hep Nurdan âlemlere dek yaklaşalım gel!...



Dâvâda, neden böyle kayıtsız duruşun var?

Hissizliğe binlerle özürler buluşun var!

Dâvâya adanmış kaç kuruşun var?



Seller gibi dâvâda beraber taşalım gel,

Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel!



Alçaklığın envaına susmak; bu ne zillet!!

Kanser gibi, ruhlarda yayıldıkça bu illet,

Bir dağ gibi birden çökecek koca bir millet...



Yol vermeyen engelleri birden aşalım gel,

Seller gibi dâvâda beraber taşalım gel!



Ruh aleminin Nur saçan ufkunda melekler,

Allah’a giden yollara çıkmış, seni bekler.

Hep özlediğin yerlere güller serpecekler...



Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel,

Yüzyılları Kur’anla beraber aşalım gel!...



Dergâhına Rabbin el açıp yalvaralım gel,

Hâlâ kanayan mâtemi birden saralım gel,

İmanını gençlik kolunun kurtaralım gel!...



Ali Ulvi Kurucu
içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Fussilet

ÇOĞALDI CÜRMÜM
Çoğaldı cürm ü isyânım benim pek yâ Rasûlâllah
Kati müşkil huzûr-i Hak’ka gelmek yâ Rasûlâllah!.

Erişmezse bana lûtfun efendim rûz-i mahşerde
Mekânım nâr-ı dûzeh ola bî-şek yâ Rasûlâllah!.

Bırakma bendeni ol gün açılır çün Livâ-ül-hamd.
Beni de ol livânın tahtına çek yâ Rasûlâllah!.

Ümîdim var, yine mağfûr ü mesrûr olurum ol gün
Girince destime pây-i mübârek yâ Rasûlâllah!.

Bihâkkı Hazret-i Zehrâ bihakkı Hazret-i Sıbteyn
Sana geldi kulun Ulvi, dahîlek yâ Rasûlâllah!.
içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Fussilet

SANA HAYRANDIR EFENDİM
Rûhum sana âşık, sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil, âlem sana kurbandır Efendim.

Ecrâm ü felek, Levh u Kalem, mest-i nigâhın,
Dîdârına âşık Ulu Yezdân'dır Efendim.

Mahşerde nebîler bile senden medet ister,
Rahmet, diyen âlemlere, Rahman'dır Efendim.

Kıtmîrinim ey Şâh-ı Rusül, koğma kapından,
Asilere lütfun, yüce fermândır Efendim..

Ta Arşa çıkar her gece âşıkların âhı,
Medheyleyen ahlâkın, Kur'ân'dır Efendim.

Aşkınla buhurdan gibi tütmekde bu kalbim,
Sensiz bana cennet bile hicrandır Efendim...

Dağ kalbime bir lâhzacık ey Nur-i dilârâ,
Nûrun ki; gönül derdime dermandır Efendim...

Ulvî de senin bağrı yanık âşık-ı zârın,
Feryâdı bütün âteş-i sûzandır Efendim...
içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Fussilet

DERDİMENDİM
Derdimendim yâ Rasûlallah, devâ ol derdime,
Destgir ol, yâ Habiballah, bu asî mücrime!..
Sen şefâat kânı varken, yalvarayım ben kime?..
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım..

Bûy-i vaslındır, muattar eyleyen sünbülleri,
Nur cemâlinden eserdir, bağ-ı aşkın gülleri,
Gül cemâlindir Habîbim, mesteden bülbülleri,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım

Cânını cânâne kurban eyliyor pervâneler,
Bezm-i vaslın neş'esinden, gaşyolur mestâneler,
Aşıkın gözyaşlarından, doldu hep peymâneler,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım..

Ermek istersen, O şâh'ın himmet-ü imdâdına,
Cânü dilden âşık ol sen; "İsm-i zât" evrâdına,
Ses verir (Ulvî); melekler âteşin feryâdına,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım.
içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Fussilet

DOĞMAZDI KALBE İMAN
Doğmazdı kalbe iman, inmezdi arza Kur'an,
Meçhul olurdu esmâ, Levlâke yâ Muhammed!
( Sensiz cânım Muhammed)

Mâtem tutardı gökler, gülmezdi hiç melekler,
Mahzûndur Arş-i alâ, levlâke yâ Muhammed!

Feyzinle güldü âlem, gufrâna erdi âdem,
Ağlardı belki hâla, Levlâke yâ Muhammed!...

Sayende erdi insan Tevhîde, yoksa putlar,
Mâbûd olurdu -hâşâ- Levlâke yâ Muhammed!..

Şefkatli annesinden öksüz kalan yetîme,
Benzerdi sanki eşyâ, Levlâke yâ Muhammed!..

Gün görmeden baharlar, sislerle örtülürdü,
Zindan olurdu dünyâ, Levlâke yâ Muhammed!..

İnler dururdu sesler, her nağme hıçkırıkdı;
Tutmuştu Arşı şevkâ, Levlâke yâ Muhammed!..

Dünyâda tek hakîkat uğrunda can verenler,
Bulmazdı derde kimyâ, Levlâke yâ Muhammed!..

Al kan, figan içinde te'yîd ederdi zulmû;
Binlerle kanlı sehpâ, Levlâke yâ Muhammed!.
içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Fussilet

SEN
Ey ömrünü bir gayeye vakfeyleyen insan,
Göğsündeki imanına mazi bile hayran!..

Tebrik ediyor, bak seni, mabedler ezanlar,
Ey Hak yolunun yolcusu: Kurban sana canlar!..

Oldukça o yüksek idealler sana hakim,
Sarsılmayan imanına zincir vuracak kim!

Alkışlıyor iclalini göklerde melekler,
Atide nesiller, senin irşadını bekler!..

İnsanlığa örnek ideal ufkuna yüksel;
Kopsun seni artık, canevinden vuracak el!..

Dünyalara hükmettiğimiz günleri yad et...
Mabedleri, kürsileri, minberleri şad et...

Ey şanlı emel kaynağı, Nur çehreli yıldız!..
Ruhumdan kopan fırtınalar senden alır hız!..

içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Fussilet

GÖNÜLLER FATİHİ BÜYÜK ÜSTADA!
Nuruyla bütün gönlümü fetheyleyen üstad,
Gönlüm seni, kudsî heyecanlarla eder yâd..
İlhamıma can geldi beraet haberinle,
Mü'minleri şâdeyleyen ulvî zaferinle..

Sıyrıldı ufuklardan o kasvetli bulutlar,
Göklerde melekler, bu büyük bayramı kutlar.
Milyonların imanını kurtardı cihadın,
Par-par yanar imanlı gönüllerdeki yâdın..

Coşturmada imanları, binlerle vecizen,
Tarihini kudsî heyecanlarla süzerken..
İlhamımı mestetti tecellâ-yı cemalin,
"Fâtih" gibi rehberleri andırmada halin..

Dağlar gibi sarsılmadın, en korkulu günlerde,
Her ânı ölümler dolu tazyikın önünde,
Dünyalara dehşet salıyor sendeki iman,
Sarsılmayan imanına düşman bile hayran..

Rehber sana zira "Yüce Peygamberimiz"dir,
Ölmez eserin: Gençliğe gösterdiğin izdir..
Kur'an-ı Kerim'in ezelî feyzine erdin,
İnsanlığa, iman ve kemal dersini verdin..

Ey başlara cennetlerin ufkundan inen tac!...
Âlem senin irfanına, irşadına muhtaç..
Derya gibi nurlar taşıyor her eserinden,
"Allah"a giden Nurcuların rehberisin sen..

Cennetteki âlemleri seyretmede gözler..
Hikmet dolu her cümlede, Kur'andaki nur var,
Her lem'ada, binbir güneşin huzmesi çağlar..

"Nur yolcusu" insanlığa örnek olacaktır,
Kudsî heyecanlarla, gönüller dolacaktır..
Mefkûresi, günden güne erdikçe kemale,
Gark olmada iç âlemi, en tatlı visale..

Coştukça denizler gibi kalbindeki iman,
Bin ders-i hakikat veriyor ruhuna Kur'an..
Âzadedir İslâmı saran tehlikelerden,
Davası temiz çünki siyasî lekelerden..

Her hamlesinin kuvve-i kudsiyesi vardır,
Vicdanları mesteyleyen ulvî sesi vardır..
Aşkın ezelî sırrına erdikçe gönüller,
Yer yer donatır ufkunu sevda dolu renkler..

Bir ülkeyi baştan başa fetheyledin ey Nur!
Nurun olacaktır, bütün insanlığa düstur..
Kur'an seni teyid ediyor mu'cizelerle,
Ey şanlı gönül fâtihi hiç durmadan ilerle,

Tarih-i hayatın doludur hârikalarla,
Hiç sönmeden âlemde güneşler gibi parla..
Manzume-i Şemsiyeyi temsil ediyorsun,
Heybetli fezalarda hız almış gidiyorsun..

İmanlı nesiller seni takib edecektir,
Yıllarca, asırlarca peşinden gidecektir..
Tarihi aşarken sen o iman dolu hızla,
Milyonları aşmış bütün evlâdlarınızla..

Birden açılır ruhuma esrarlı bir âlem,
Vasfeyleyemez aşkımı, şiirimdeki nâlem.

içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Fussilet

UYANIŞ FECRİNİN AYDINLIĞI
Ne gelen var, ne giden var; ne gülümser bir yüz.
Yolcu yorgun, yük ağır, menzil uzaklarda henüz.
diye milletçe ümitsizliğe düşmüştük dün,
Uyanış fecri ufuklarda belirmekte bugün.
Kararan dünkü ufuklarda güneşler yanıyor.
Her ışık dalgası umman olarak çalkalanıyor.
Nurlu bir yüz gibi dünyaya doğarken gündüz,
Uyanış fecrinin aydınlığıdır gördüğümüz
En ağır şartlara rağmen yine şahlanmada din,
Külle örtülmesi mümkün mü bu kudsi alevin
Bu alev, nûrunu Kur’an-ı Kerim’den alıyor
Bütün âlem uyanış fecrine hayran kalıyor
Genç nesilden bize hep müjdeci sesler geliyor
Uyanış fecrini marşlarla bütün besteliyor
Taşı toprakları yurdun dile gelmişçesine
Uyuyorlar koro halinde İlahi sesine
Bu muazzam sese alkış kopuyor her yerden
Görünen âlemin ardındaki âlemlerden
Büyük aydınlığa yol gösteriyor rehberimiz
Bütün âlemlere rahmet yüce Peygamberimiz (sav)
Açtı insanlığa on dört asır evvel bu yolu
Ufku güllerle, çiçeklerle, meleklerle dolu.
Büyük ecdadımızın gördüğü parlak rüya
Vuruyor her gece yıldızlarını aksiyle suya..

içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Ayşe Şeyma

Alıntı yapılan: Fussilet - Ocak 20, 2008, 03:00:34 ÖÖ
SEN
Ey ömrünü bir gayeye vakfeyleyen insan,
Göğsündeki imanına mazi bile hayran!..

Tebrik ediyor, bak seni, mabedler ezanlar,
Ey Hak yolunun yolcusu: Kurban sana canlar!..

Oldukça o yüksek idealler sana hakim,
Sarsılmayan imanına zincir vuracak kim!

Alkışlıyor iclalini göklerde melekler,
Atide nesiller, senin irşadını bekler!..

İnsanlığa örnek ideal ufkuna yüksel;
Kopsun seni artık, canevinden vuracak el!..

Dünyalara hükmettiğimiz günleri yad et...
Mabedleri, kürsileri, minberleri şad et...

Ey şanlı emel kaynağı, Nur çehreli yıldız!..
Ruhumdan kopan fırtınalar senden alır hız!..




Bu şiiri ali ulvi kurucu Mahmud Esad hocaefendiye atfetmiş.....

hasansağcan

  NE mübarek insanmış Allah razı olsun hocam çok bilgilendim. güllü güllü

Ayşe Şeyma

AliUlvi Kurucu beyefendiyle ilgili hatta büyüklerimiz şunu anlatır kendisi son zamanlarında biraz rahatsızdır ve türkiyededir bir üzüntü hali görür tanışıkları hem onları kırmamak ister Ali bey ama medine onu çağırmaktadır resulunden uzaklarda vefat etmek istemez hiç,  bir yol olur tekrar medineye gider aradan biraz zaman geçer ali bey vefat etmiştir allah rahmet eylesin rabbim sevdiği razı olduğu kullar arasına alsın bu beyi....:)

AZERBAYCAN QIZI

XOŞ GÖRDÜK.BU ŞAİRİNİZİ TANIMIRAM,AMMA TANIMAQ İSTEYEREM,ÇALIŞACAM ONUN HAQQINDA MÜXTELİF YERLERDEN MELUMAT TOPLAYIM.ŞEİRLERİ ÇOX MARAQLIDI.EMEYE TEŞEKKÜRLER.
Q A R A B A Ğ  BİZİMDİR,HER ZAMAN DA BİZİM OLACAQ!

BİR MİLLETİK,İKİ DÖVLET-AZERBAYCAN TÜRKİYE.

 

28 Yanıt
16699 Gösterim

Başlatan zeliha


12 Yanıt
9793 Gösterim

6 Yanıt
2351 Gösterim

13 Yanıt
1026 Gösterim

11 Yanıt
5922 Gösterim

Nisan 22, 2009, 09:34:07 ÖS
by Hüda_i gülü