Ekim 19, 2017, 09:37:27 ÖÖ
Haberler:

Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır. (Lokman -14)

KADIN VE ÇOK YEMİN ETMEK

Başlatan Fussilet, Eylül 06, 2017, 12:12:09 ÖÖ

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fussilet

KADIN VE ÇOK YEMİN ETMEK


1- Kişinin öfkeli halde yemin etmesi: Yemin kefareti gerekir. Mesela: "Vallahi falancayla mutlaka konuşacağım" veya "Vallahi onu mutlaka ziyaret edeceğim" der de yemin ettiği şeyi yapmazsa, söylediğinin de şuurunda ise ona yemin kefareti gerekir.

Ama öfkesinin şiddetiyle şuursuz olarak yemin etmişse yemin yerine gelmiş olmaz, kefaret gerekmez.

Eğer bunda maslahat varsa, yemin ettiği şeyi yapmaması ve yemin kefareti vermesi gerekir. Yemin kefaretini yerine getirmede acele etmekte veya geciktirmekte sakınca yoktur. (İbn Baz)

2- Bir anne çocuklarına çok yemin ediyor ve genelde çocukları söz dinlemiyor, yemin kefareti gerekir mi?: Bu yemini "yemin-i lağv" olarak görürüz. Bu kasıtsız yemindir. Genelde korkutmak veya tehdit etmek için böyle yemin edilir. Bunda kefarete gerek yoktur. (İbn Cibrin)

3- Allah adına yalan yere yemin edip tevbe etmek: Yalan olduğunu bildiği bir şeye yemin etmişse günah işlemiştir. Bundan dolayı Allah'a tevbe etmelidir. Bunun kefareti yoktur. Bazı âlimler buna "Yemin-i Gamus" dediler. Zira bu yemin sahibini günaha ve ateşe batırır. (İbn Useymin)

4- Yemin-i Gamus: Haramdır. Bu, geçmişte yalan olduğunu bildiği bir şeye yemin etmektir. Büyük günahlardan olup kefareti yoktur. Zira buna kefaret olacak bir şey yoktur. Kişinin bundan dolayı Allah'a tevbe etmesinden başka bir yol yoktur.

5- Lagv Yemin: Kasıtsız olarak dilden çıkan yemindir. "Hayır vallahi, evet vallahi" demek gibi. Buna kefaret gerekmez.

6- Allah'tan başkası adına yemin etmek: Caiz değildir. Kâbe'ye, emanete, şerefe, zimmete, başa vs. yemin etmek bunların hepsi birdir.

7- "Sana yemin ederim ki "demek yemin midir?: Bu söz yemin hükmünde değildir. Yemin, Allah'ın isimlerinden veya sıfatlarından biri ile kasem etmektir. "Vallahi, Rabbul izzete yemin olsun" demek vb. gibi. (İbn Cibrin)

8- Bir şeyi yapmayacağına yemin edip de unutarak onu yapan: Ona kefaret gerekmez. Zira bunu unutarak yapmıştır. Eğer hatırladığı halde kasten yaparsa yemin kefareti gerekir. (el-Lecnetud Daime)

Yemin Kefareti Nasıl Yerine Getirilir?
9- Gıdalarına göre doyuncaya kadar yedirmektir. Eğer pişmemiş yiyecek verecekse, o beldenin gıdasına göre her miskin için yarım kilo miktarında verir. (İbn Useymin)

10- Giydirmede: namaza yeterli olan izar ve rida elbisesi verir.

11- Yedirmek yerine nakit vermek bunu karşılamaz. Yiyecek cinsinden olması zorundadır.

12- Eğer sayısını bilmiyorsa birden fazla yeminin kefareti nasıl ödenir?: Bozduğu yeminlerin sayısını belirlemek hususunda gayret eder, yaklaşık olarak bir tahminde bulunur, sonra yaklaşık sayısına göre kefaretlerini yerine getirir. (el-Lecnetud Daime)

Allah'a bir şey için söz verdim, sonra onu yapamadım:

13- Şayet bu sözü: "Vallahi, Tallahi, Billahi" gibi yemin cümleleri ile verdiysen sana yemin kefareti gerekir.

14- Eğer verdiğin söz, bu cümlelerle değilse, Allah'a tevbe etmen gerekir. Yemin etmemişsen sana kefaret gerekmez. (İbn Baz)

15- Nezirin (adağın) tarifi: Kişinin, üzerine dinen vacip olmayan bir şeyi Allah Teala için kendisine yüklenmesidir.

16- İslam'da adağın hükmü: Mekruhtur. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurmuştur ki: "Şüphesiz bu (adak) hayır getirmez..." Bazı insanlar hastalandığı zaman mesela sadaka vermeyi veya kurban kesmeyi adar. Hastalıktan kurtulunca da Allah'ın kendisine bu adak sebebiyle şifa verdiğine inanır. (İbn Cibrin)

17- Kadın, sınırlı bir vakitte kurban kesmeyi adamışsa ve buna imkân bulamamışsa sadaka vermesi yeterli olur mu? Yerine getirmeyi geciktirmiş de olsa, nezrine vefa göstermelidir. Nezrini geciktirdiği için de yemin kefareti gerekir. Sadaka vermek onun adağını karşılamaz. Zira adak olarak kurban tayin etmiştir. (İbn Fevzan)

18- Adağın cihetinde değişiklik yapmak: Kişi bir yer hakkında bir şey adar ve başka bir yerin Allah'ın kulları için daha faydalı olduğunu görürse, adağını daha faziletli olan cihete çevirmesinde sakınca yoktur. (İbn Useymin)

19- Adak adayanın kendi adağından yemesi caiz midir?: Nezrini niyet ettiği şeye uygun olarak din sınırlarında harcar.  Eğer fakirlere et vereceğini adamışsa ondan kendisinin yemesi caiz değildir. Eğer ailesine yedirmeyi adamışsa kendisi de ondan yiyebilir. Zira o da aileden biridir. (el-Lecnetud Daime)

20- Allah'tan başkası için nezir caiz midir?: Şirktir. Batıl bir adaktır. Adanan kurban da murdardır. Kim Allah'tan başkası için: kabir, melek, peygamber veya veli için adak adarsa Allah'a şirk koşmuş olur. (el-Lecnetud Daime)

Adağın Kısımları:
21- Mutlak nezir: Mesela "Allah için adak adadım" der de ne adadığını belirtmezse yemin kefareti vermesi gerekir. (İbn Fevzan)

22- İnat ve öfkeyle nezir: Adağı bir şeyin olmamasına, bir şeyi yüklenmeye, tasdike veya yalanlamaya bağlamaktır. Mesela: "eğer konuşursam" veya ""eğer şu haber doğruysa.." demek gibi. Bu durumda adağını yerine getirmek ile yemin kefareti vermek arasında muhayyerdir. (İbn Fevzan)

23- Mubah nezir: Mesela elbisesini giymeyi veya bineğine binmeyi adar. Bunu yapar ya da yapamazsa yemin kefareti verir. (İbn Fevzan)

24- Günah nezir: İçki içmeyi adamak gibi. Günah olan adağı yerine getirmek caiz değildir. Bunda kefaret konusunda âlimler ihtilaf etti. Cumhurun kavline göre buna kefaret gerekmez. (İbn Fevzan)

25- Teberrür nezri: Namaz kılmak, oruç tutmak gibi taatleri adamaktır. Mesela: "Allah için namaz kılacağım veya oruç tutacağım" der veya bir şeyin olmasına bağlar: "Allah bana bu hastalıktan şifa verirse Allah için şunu yapacağım..." demek gibi. Şart yerine geldiği zaman bu adağın yerine getirilmesi gerekir. Eğer yerine getiremezse yemin kefareti gerekir. (İbn Fevzan)

26- "Sana yemin ederim ki" demek yemin midir?: Bu cümle yemin değildir. Yemin, Allah'ın isimlerinden veya sıfatlarından biri ile kasem etmektir. "Vallahi, Rabbul izzete yemin olsun" demek vb. gibi. (İbn Cibrin)

27- Yemini Allah'ın dilemesine bağlamak: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki: "Kim yemin eder de sonra "İnşallah: Allah dilerse" derse, bu yeminini bozmuş olmaz." Hadisin anlamı: kişi bir şeye "Vallahi Allah dilerse şu işi mutlaka yapacağım" diyerek yemin eder de sonra onu yapmazsa ona kefaret gerekmez. Zira o "inşallah: Allah dilerse" demiştir.

Uyarı: Bir şeye yemin eden kişinin, "inşallah" diyerek bunu Allah'ın dilemesine bağlaması gerekir. Ta ki yeminini yerine getirmek mümkün olmadığında üzerine kefaret gerekmesin. (İbn Useymin)

28- Kefareti yerine getirirken yemek yedirmekten önce oruç ile başlamak Caiz değildir. Zira oruç, yemek yedirmek, giydirmek veya köle azat etmekten aciz kalan kimse hakkındadır. Bütün bunlardan aciz kalan kimse kefaret olarak üç gün arka arkaya oruç tutar. (İbn Baz)

29- Bir tek şeyi yapmak için tekrar yemin etmek: Mesela: "Vallahi Zeyd'i ziyaret edeceğim, vallahi Zeyd'i ziyaret edeceğim" derse ona tek kefaret gerekir. (el-Lecnetud Daime)

30- Birden fazla şey için yeminin tekrarı: Mesela: "Vallahi falancayla konuşmayacağım, vallahi yemeğini yemeyeceğim, vallahi şuraya gitmeyeceğim" derse her bir yemini için ayrı kefaret gerekir. (el-Lecnetud Daime)

31- Çok yemin etmek mekruhtur. Allah Teala: "Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin)."(Maide 89) buyurmuştur.
içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...