Aralık 14, 2017, 04:36:38 ÖÖ
Haberler:

O kimseler, namazı kılarlar, zekâtı verirler; onlar ahirete de kesin olarak iman ederler. (Lokman -4)


hangi MaKamdA KuR an okuyorsunuz

Başlatan Tarık Emre, Mayıs 22, 2009, 11:04:36 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tarık Emre


her kuran okuyucusu makam bilirmi,kafama göre bende bir makam tuttrup okuyorum.fakat makam bilerek okumayı çok isterdim.
kuranı kerimi farklı makamlarda okuyan kurralar var.böyle hocaları bulup dizinin dibne oturup öğrenmek isterdim.arab makamı ve bazı türk hocalaın okuyuşuda güzel .ama ben nihavent makamında sabah hicaz olsun diğer makamlarda olsun,makamı belirtilerek okunan kuranı dinlemek istiyorum.çok dinlersem yapabileceğimi düşünüyorum.elimde hiç bir kaynak yok.bu konuda bana yardım edermisiniz.

AAA tarık emre çok oldun sen de diyebilirsiniz.Paylaşımda bulunduğum her konuda yardımınızı çok gördüm .forum kardeşlerimin yardımını bir daha istiyorum..bu konuda bir bilgi verseniz de olur.bu konuda  hiç bir şey bilmeyen bile bilmediğinini paylaşmasını istiyorum..şimdiden allah razı olsun

Tıp Türk musikisinin gücünü keşfetti. Doç Dr. Güvenç, ağrıları yok eden Türk musikisiyle terapinin tıp literatürüne geçtiğini açıklıyor.

TÜRK musikisinin ezgileri modern tıpta yeniden keşfedildi. Hayatının 32 yılını müzikle terapiye ayıran, Avusturya’dan Almanya’ya 8 ayrı merkezde terapi okulları kuran Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu Başkanı Doç. Dr. Oruç Güvenç, müziğin tedaviye etkisini kanıtladı.

Yurtdışında 8 merkez kurduklarını anlatan Güvenç, 30 kişilik bir ekiple terapi yaptıklarını bildirdi. Güvenç, Gazi Üniversitesi Algoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Avni Babacan’la birlikte yürüttükleri ve 20 makamı kullandıkları çalışma hakkında da şunları söyledi: ‘Tıp fakültesindeki kliniklerden ağrı bölümüne kronik ağrıları olan hastalar geliyor. Türk müziği ile terapi uyguluyoruz. Hastaların ağrılarının yüzde 40 oranında azaldığı görüldü. Otistik, çocuklar üzerinde de çalışıyoruz.’

HASTALAR KOMADAN ÇIKTI

AVUSTRALYA’DA nöroloji çalışmalarının bittiğini ve Türk müziğinin nöroloji hastalarının tedavisinde olumlu etkiye sahip olduğunun tıp literatürüne geçtiğini bildiren Güvenç, ‘Türk musikisi makamları, uygun şekilde uygulandığında beyin elektrosunda alfa ve beta ritimlerinin arttığı gözleniyor. Bu tıpta bir trans göstergesi olarak biliniyor. Birçok hasta komadan çıkıyor’ dedi.

KANSERİN UMUDU

TÜRKİYE’DE de Medical Park Hastaneler Grubu’nda kronik hastalara ayda bir kez ağrı tedavisi uygulanıyor. Doç. Dr. Güvenç, Türk musikisiyle tedavinin özellikle onkoloji hastalarında ciddi reaksiyon değişiklikleri saptandığını bildirdi. SULTAN UÇAR


Kalbe Hüseyni, tansiyona Nihavent makamı


NİHAVEND: Kan dolaşımı, karın bölgesi, kalça, uyluk ve bacak bölgelerine etkilidir. Kulunç, bel ağrısı ve tansiyon rahatsızlıklarına faydalı.

HÜSEYNİ: Sabah ve gün ağarırken etkilidir. Sabah- öğlen arası etkisi fazladır. Cumartesi özel gündür. Karaciğer, kalp ve ruhların iltihabını söndürür ve yok eder. Mide hararetini giderici özelliği vardır.

SEGAH: Şişmanlık, uykusuzluk, yüksek nabız, kalp, ciğer ve kas rahatsızlıklarına faydalı. Beyin nöronlarına etkisi var.


__________________[/size][/font]

Resulehasret

  Tarık emre, bu konu da size yol göstermek haddim bile değildir. Nihavent makamı nedir onu bile bilmiyorum doğrusu. :) Ama benim çok severek dinlediğim Suat Gözütok, aynı zaman da beyazıt camii imamı olan bu hocamızın, kuran okuyuşunu çok beğeniyorum, size de tavsiye de bulunmak istedim. Konunun aşağısına youtube'den videolarını koyuyorum.

Suat Hoca Ali imran suresi - 1


Kuran

KASİDE


SUAT GÖZTOK

Tarık Emre

resule hasret kardeşim çok teşekkür ediyorum .ben izleyemiyorum yalnız.araştırırken aşağıdaki bilgilere rastladım.inşallah bu konuda yardımı olan arkadaşlarım olacakıtr

Makamın sadası : المقام الصوتي

Makamaın sadası makamı karakterize eden , onu hatırlatan doğal musikidir. Mesela horoz saba sesi verirken aslan sesi rast makamının sesini verir.

Makamın anahtarı : مفتاح مقام
Makamlara giriş için kullanılan ipucu mahiyetinde makam örnekleridir.Bu anahtarları hafızanızda tutarak bir makam kolayca giriş yapabilrsiniz.Ancak tilavet esnasında pek işe yaramaz.Makamlara çalışırken kullanılır.Herhangi bir makam üzerinde bol bol çalışma yaparak makamın sesinin yerleşmesi sağlanmalıdır.Böylece Kuran tilavetinde makamdan makam geçişlerde zorluk yaşanmasın.

Makam dizisi ( musikal skala) : السلم الموسيقي
Muzikal skala makamı oluşturan nota dizisidir.Her makamın kendine has bir dizisi vardır.Bir makamda okumaya başlamak o makam dizisi içerisinde seyretmek demektir.
Sesin derecesi sesin uyumlu bir şekilde , aşama aşama ve düzenli artıp azalmasıdır.Sesin derecesi sesin şiddeti değil , tonlamadaki (tiz-pes) değişimidir .
Bir makam içerisinde seyredilirken başka makamlara anlık geçişler yapılıp geri dönülebilir. Bayati –saba – bayayi gibi.

Ahensizlik النشاز
Bir makamdan çıkıp tamamen uyumsuz bir makama geçiş demektir.Bundan kaçınmalıdır.bunun dışında makamlar arasında geçiş çok yapılan ve okuyuşu tekdüzelikten kurtaran bir şeydir.Tek bir makam kullanılarak makam içerisinde çeşniler yaparak çok canlı ve etkili okuyuşla yapılabilir.

Karar القرار
Sesin tonundaki dalgalanmanın azalmasıdır. Burada makamlardaki karar perdesinden bahsedilmektedir.Karar perdesi makam dizisinin açılış perdesidir.Bu perdelerde okuyuş sakin ve yatıştırıcıdır. Okuyuşa başlarken ve bitirilirken karar perdeleri kullanılır.

Cevap الجواب
Sesin tonundaki dalgalanmanın artmasıdır.Musikide güçlü ve tiz perdesine karşılık gelir. Yani tiz perdelerinde dolaşmaktır. Konunun veya hikayenin henüz tamamlanmadığı anlamına gelir.Mesela namazlarda son oturuşa geçerken imam karar tekbir getirir.Eğer secdeden ayağa kalkacaka cevab ile tekbir getirir.

Makamlar المقامات

Bayati مقام البيات
Hem kolay hem de zor bir makamdır. Derin bir deniz gibi sessiz ve sakindir. Huşu vermesi ve ruhaniyet temel karakteridir. Okuyuşa onunla başlanır onunla bitirilir. Kalbi celbeden yakalayan bir makamdır. İnsanı Allah ın ayetlerinin manası ve apaçık kanıtlar üzerinde derin düşünmeye sevkeder.

Rast مقام الرست
Fars kökenli bir kelime olan rast istikamet manasına gelir.Bu makamın güzellik , olağanüstülük ve istikamet temel karakteridir. Medineyi müvevvere ve haremi şerifteki birçok imam bu makamı kullanır. Bu makam ahkam ve kıssa ayetlerinin tilavetinde tercih edilmesi faziletlidir. Bir çok kari bayati ten sonra okumaya direk rast ile başlar. Bu iki anlama gelir. Tilavete rastla başlayabilirsin.Yada bayatiden sonra rast ile devam edebilirsin.Makamlar içerisinde en güzel ve faziletlilerinden biridir.

Nihavend: مقام النهاوند
Bu makamın duygu , incelik ve hassasiyet ,temel karakteridir.Muzikal skalanın ( makam dizisi) başından başlar ,en yukarı çıkar sonra derece derece aşağı iner. Bu makam içinde çok canlı iniş ve çıkışlar yapılabilr.Bu makam huşuya ve tefekküre sevk eden en güçlü makamdır.

Sika مقام السيكا
Bu makamın ağırlık , sukunet temel karakteridir.Kalbin derinliklerine girer ve yakalr. ve Kuran ahkamını anlamada geniş ufuklar açar..munsewi bu makamı kullanan karilerin meşhurlarındandır.

Saba مقام الصبا
Saba makamının akıcı ruhani yönü , duygusallık ve incelik temel karakteridir. Okuyuşun Ayetlerle etkileşimini karar ve cavab perdelerini kullanarak ifade edebileceğiniz en iyi makamlardan biridir. Bu yüzden kariler ruhani ayetleri ve kıyamet günü dehştlerini anlatan ayetleri okurken saba kullanırlar.

Hicaz: مقام الحجاز
Hicaz makamı arap kökenli bir makamdır.Kuranda ruhaniyet ve teslimiyet bu en iyi bu makamla ifade edilir.Hüzünlü ayetler onunla okunur ve kıyamet manzaraları tasvir edilirken bu makam tercih edilir.

Alıntı
__________________

şeyda

Makamların hepsi çok güzel adeta eriyo insan.
Ben en çok Hafız Abdussamet'in makamını çok beğeniyorum bir nefeste yarım sayfa okuduğunu duymuştum, çocukluğumda bilinç altı olmuş bende ne zaman dinlesem inanılmaz etkileniyorum. Buradaki özellikle orta videodaki makamda çok güzeldi Allah razı olsun eklediğin için :)

MiM

Alıntı yapılan: Tarık Emre - Mayıs 22, 2009, 11:04:36 ÖS
her kuran okuyucusu makam bilirmi,kafama göre bende bir makam tuttrup okuyorum.fakat makam bilerek okumayı çok isterdim.

__________________


sevgili tarık,
senin imzanı görünce sitede, içimi bir hüzün kaplıyor... bu gencecik yaşında yakalandığın hastalığın -bütün kalbimle söylüyorum abim- senin en yakınların kadar üzüyor beni de... ve çok dua ediyorum ki, Rabbim sana acil şifalar ihsan etsin. hem çok seviniyorum seni görünce, tıpkı bir insanın çok sevdiği birine uzun yıllar sonra kavuşması gibi, bi taraftan da ruhumun labirentlerinde adeta kıvrım kıvrım sancılar yaşıyorum. çünkü seni çok sevdim abim ve çektiğin acıları fazlasıyla hissediyorum içimde... akrebin kıskacında yoğrulmak buna derler zahir... yemin ettim, eğer bir gün buradan bizlere tamamen iyileştiğine dair bir müjde verirsen bir fakiri sevindirecek kadar sadaka verip, üç gün de oruç tutacağım... buna bu yazıyı okuyan cümle kardeşlerimi şahit tutuyorum, Rabb-i Teala'nın huzurunda...

isteğine gelince benim güzel can abim... evet makam ile kur'an okunabiliyor. eskiden selatin camilerde teravihler genelde makam ile okunan kur'anla kıldırılır imiş. teravihin her bölümü ayrı bir makam ile kıldırılırmış. bugün de bazı belli başlı bi kaç selatin cami de hala öyle kıldırıldığını biliyorum. makam ile kur'an okumak biraz zorlu bir iş. bunun belli başlı yolları vardır. ilk evvela konservatuarda ya da özel olarak bunun hocalarından şan dersi almak, makam öğrenmek... ama bunun için sesinin çok iyi olması gerekiyor. her elini kolunu sallayanı hemen bu işe kabul etmeyecekleri aşikardır. bir de hani şu meşhur tarihi yarımada diye bildiğimiz istanbulun fatih, eminönü ve beyazıt üçgeni içinde yer alan bölgede bazı vakıflar vasıtasıyla bunun eğitimi verdirilmektedir. ama bu uzun ve zorlu bir süreçtir. iyileştiğinde umarım dileğine kavuşur ve başarırsın sevgili tarık... Rabbim yar ve yardımcın olsun.

Tarık Emre

... yemin ettim, eğer bir gün buradan bizlere tamamen iyileştiğine dair bir müjde verirsen bir fakiri sevindirecek kadar sadaka verip, üç gün de oruç tutacağım... buna bu yazıyı okuyan cümle kardeşlerimi şahit tutuyorum, Rabb-i Teala'nın huzurunda...


Sevgili Mim Abim, can abim,babam,şu yazılarını okuduktan sonra kendime gelemedim bir müddet.bu kardeşliğin sevginin başka bir yerde örneği görülmüşmüdür.Hiç görmediğiniz sadce yazılarınndan tanıdığınız kişi için adak adıyorsunuz.Sevgini güzelliğini, kardeşliğin zirvezini yaşadığım muhabbetinizden şu an ağlıyorum abim.Vallahi sizi çook seviyorum..dünyada sevginin tadını alan için yokluk diye bir şeyvarmıdır.sağlık yoksa sevgi var.para yoksa sevgi var.evin yoksa araban yoksa sevgi var.sevgi hürmetine alemleri yaratan Sevginin membaı Allah cc. var..buna sevinilmezmi,

Sizin bu sevecen halinizi ,örnek halinizi zaten saygıyla görüyor hayran oluyordum.sizin olmadığınız bir mekanda heralde çok şeyler eksik olurdu.hayır, her şey eksik olurdu.iyki sizn baba olduğunuzsıcacık ailenin içine atıverdi mevlam beni. şükürler olsun.

makam mevzuunda ders almak elbette isterim.fakat dediğiniz gibi hoca lazım.fakat ben örn ,nihavent makamında okunan bir aşrın okuduğu cd ,kaset,veya dinleyeceğim bir yer.veya sabah makamında olduğu belirtilen bir kuranı kerim.yani makamın adı verilerek okunan bir aşrı şerifi dinlemek istiyorum.kulağım ve sesim iyidir derler.çok dinleyerk inanıyorum makama vakıf olabilirim.mesela segah ilahi diyor veya uşşak ilahi diyor bazı ilaHİLErDE .FAKAT İİLAHİ İLE KURANI ANLAMAM ZOR OLUR.kısaca kaset istiyorum makamla okunan kuran kaseti, makamın adı da bildirilmiş kaset.isim verirseniz arayabilirm isimle.yardım eden etmeyen herkese teşekkürlerimi arzediyorum.Alah cümlenizden razı olsun.

liprade

Alıntı yapılan: Tarık Emre - Mayıs 23, 2009, 06:25:19 ÖS
yardım eden etmeyen herkese teşekkürlerimi arzediyorum.Alah cümlenizden razı olsun.[/size][/color]


Şüphem yok ki malumatı olan kardeşlerimiz yardımcı olmasın... Liprade gibi elinden sadece dua gelenler çoktur... Buna inanın...

Üstteki ifadelerden, duygu yoğunluğundan etkilenmemek için ne olmalı kişi..? Karataş galiba...

Rabbim yar ve yardımcınız olsun, tez vakitte şifa versin inşallah...

Amin...




"Cehalet hıyar olmuş gidiyor son sürat/  Enkaz-ı beşer koşuyor elde tuzluk alık surat"

Fussilet

TİLÂVET

(التلاوة)

Kur'ân-ı Kerîm'in tecvid ve tertîl üzere okunması anlamında terim.

Sözlükte "okumak, tâbi olmak" anlamındaki tilâvet masdar olup aynı kökün tülüvv (tilvün) masdarı da "izlemek, peşi sıra gitmek, uymak" demektir (Lisânü'l-ǾArab, "tlv" md.). Bir kelâmı ve özellikle Kur'an'ı okumayı ifade eden tilâvet terim olarak "Kur'ân-ı Kerîm'i hem okumak hem de emir ve yasaklarını, teşvik ve uyarılarını hayata geçirmek suretiyle Allah'ın kitabına uymak" şeklinde tanımlandığı gibi "mânasını anlamak ve gereğince davranmak üzere onu tecvid ve tertîl üzere dikkatlice okumak" şeklinde de tarif edilir. Kökün taşıdığı "izlemek" anlamından hareketle tilâvete "Kur'an'ı takdim ve tehir yapmadan mushaftaki tertibe göre okumak" diye mâna verenler de olmuştur (Tehânevî, I, 171; Kermî, I, 256). Tilâvet kıraatle eş anlamlı gibi görünse de bazan okumak, bazan da uyarılarına uymak suretiyle "Allah'ın indirdiği kitabı izlemek" mânasına geldiğinden her tür okuma için kullanılan kıraate göre daha özel anlam taşır; bu bakımdan her tilâvet kıraattir, fakat her kıraat tilâvet değildir (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, "tlv" md.; bk. KIRAAT).

Tilâvet kökü Kur'ân-ı Kerîm'de biri masdar (el-Bakara 2/121), biri ism-i fâil (es-Sâffât 37/3), diğerleri fiil kalıbında olmak üzere altmış üç yerde geçmektedir (M. F. Abdülbâkī, el-MuǾcem, "tlv" md.). Ayrıca Yûnus sûresindeki (10/30) "teblû" kelimesini kıraat imamlarından Hamza ez-Zeyyât, Kisâî ve Halef b. Hişâm "tetlû" şeklinde okumaktadır. İbnü'l-Cevzî kelimenin Kur'ân-ı Kerîm'de "kıraat, ittibâ, inzâl, amel, rivayet" olmak üzere beş mânada kullanıldığını kaydetmektedir (Nüzhetü'l-aǾyün, s. 221-222). "Kur'an'ı yavaş yavaş, düşünerek okumak" anlamındaki "tertîl" ile (el-Furkān 25/32; el-Müzzemmil 73/4) "okumak" mânasına gelen "kıraat" (el-A'râf 7/204; en-Nahl 16/98; el-İsrâ 17/106; el-Kıyâme 75/18; el-İnşikāk 84/21) tilâvetle yakından ilgilidir. Tilâvet hadislerde de genellikle Kur'an'ı okumayı ifade eder. Aynı anlamda hadislerde tertîl, tahsîn, tezyîn, kıraat, lahn vb. kelimeler de yer alır (Wensinck, el-MuǾcem, "rtl", "ĥsn", "zyn", "ķrǿe", "lĥn" md.leri). Kur'an okumayla ilgili terimlerden biri de "edâ"dır. "Kur'an'ı tecvid kaidelerine göre okuma" anlamındaki bu kelime kıraat ilminde "kāriin kıraati hocasından ahzetmesi" şeklinde tarif edilir (Tehânevî, I, 171).
[justify]
Kur'ân-ı Kerîm'de, "Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan -Allah için- gizli ve açık sarfedenler asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler" meâlindeki âyette (Fâtır 35/29) Kur'an tilâvetinin önemi vurgulanmaktadır. Ayrıca Bakara sûresinde yer alan (2/121) "hakka tilâvetih" ifadesi İbn Mes'ûd, İbn Abbas, Mücâhid b. Cebr, İkrime el-Berberî, Hasan-ı Basrî, Katâde b. Diâme gibi müfessirlerce okunan ilâhî kitaba uymak, onunla hakkıyla amel etmek, helâlini helâl, haramını haram kabul etmek, muhkemiyle amel edip müteşâbihine iman etmek, inzâl edildiği gibi okumak, kastedilen mânanın dışında başka bir şekilde yorumlamamak, mânasını düşünerek tane tane, hakkını vererek, huşû içinde tefekkür ve tedebbürle okumak şeklinde yorumlanmıştır (Taberî, I, 519-521; Fahreddin er-Râzî, IV, 32; Fîrûzâbâdî, s. 14).

Kur'an okumayı teşvik eden birçok hadis bulunmaktadır (meselâ bk. Buhârî, "Feżâǿilü'l-Ķurǿân", 20); bunlar genellikle "Feżâǿilü'l-Ķurǿân", "Ŝevâbü'l-Ķurǿân", "MenâfiǾu'l-Ķurǿân" gibi başlıklar altında toplanmıştır. Hz. Peygamber'in Kur'an'ı yavaş yavaş, tane tane, tefekkür ve tedebbürle okuduğu (Tirmizî, "Feżâǿilü'l-Ķurǿân", 23; Ebû Dâvûd, "Vitir", 20), tecvid kaidelerini uyguladığı (Buhârî, "Feżâǿilü'l-Ķurǿân", 29), gece kıldığı namazlarda bazan aynı gecede Bakara, Âl-i İmrân ve Nisâ sûrelerini okuduğu, müjde âyetine geldiği zaman dua edip dilekte bulunduğu, korku âyetleri geldiğinde Allah'a sığındığı (Müsned, VI, 92), namaz sırasında okuduğu bir sûreyi tertîl üzere yavaş yavaş okuduğu için o sûrenin sanki uzun sûrelerden daha uzun hale geldiği (a.g.e., VI, 92) nakledilen rivayetler arasındadır. Ayrıca, "Kur'an'ı seslerinizle süsleyiniz" (Ebû Dâvûd, "Vitir", 20; İbn Mâce, "İķāmetü'ś-śalât", 176); "Yüce Allah Peygamber'ine Kur'an'ı teganni ile okumasına (terennüm) müsaade ettiği kadar hiçbir şeye müsaade etmemiştir" (Buhârî, "Feżâǿilü'l-Ķurǿân", 19; Müslim, "Śalâtü'l-müsâfirîn", 232-233) meâlinde hadisler bulunduğu gibi kendisinin de güzel ve etkili bir okuyuşla okuduğu (Buhârî, "Tefsîr, Sûretü'ŧ-Ŧûr", 53; Müslim, "Śalât", 177), Ebû Mûsâ el-Eş'arî ve Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe gibi Kur'an'ı güzel sesle okuyanları takdir ettiği (Buhârî, "Feżâǿilü'l-Ķurǿân", 31; İbn Mâce, "İķāmetü'ś-śalât", 176) bilinmektedir. Kur'an'ın makamla okunması hususunda farklı görüşler ileri sürülmekle birlikte harflerin mahreç ve sıfatlarını gözetip diğer tecvid kaidelerini uygulayarak makamla okumak câiz görülmüştür. Ancak "tatrîb" (ses perdelerini değiştirmek, medleri gereğinden fazla çekmek, medli olmayan yerleri uzatmak), "terkīs" (sesi oynatmak, sâkine hareke vermek) ve "ter'îd" (okurken sesi titretmek) şeklinde nitelenen okuyuş biçimleri, lahn kapsamına giren diğer okuma çeşitleri ve müzik aletleri eşliğinde tilâvet câiz kabul edilmemiştir (İbnü'l-Cezerî, et-Temhîd, s. 55-57).

Tilâvet Çeşitleri. Kur'ân-ı Kerîm yavaştan hızlıya doğru tahkik, tedvîr ve hadr olmak üzere üç şekilde okunmuştur. a) Sözlükte "bir şeyin hakkını tam vermeye özen göstermek" anlamına gelen tahkik okumanın en yavaş şeklidir. Harfleri mahreçlerinden çıkarıp sıfatlarına riayet ederek ve medleri gereği kadar uzatarak; hareke, ihfâ, izhar, iklâb, gunne vb. tecvid kurallarını yerine getirmeye özen gösterip durulması gereken yerlerde durarak Kur'an'ı okumaya tahkik denir. Ancak bu okuyuşta harekeleri uzatmamaya, sâkine hareke vermemeye, harflerin arasında sekte yapmamaya dikkat edilmelidir. Bu tür okuyuşa yakın bir de tertîl tarzı vardır ki bu da Kur'an'ı acele etmeden yavaş yavaş okumaktır. Tahkik tertîli de içine alan daha geniş bir anlama sahip olduğundan her tahkik tertîldir, fakat her tertîl tahkik değildir. Tahkik tâlim ve temrin için, tertîl ise tefekkür ve istinbat içindir (İbnü'l-Cezerî, en-Neşr, I, 208-209). b) Sözlükte "bir şeyi döndürüp çevirmek, sıra ile yapmak" mânasına gelen tedvîr tahkikle hadr arasında orta bir okuyuş biçimidir. c) "Süratli olmak" anlamındaki hadr Kur'ân-ı Kerîm'i tecvid kaidelerine uymak kaydıyla en hızlı okuyuş biçimidir (a.g.e., I, 207). Hadrdan daha süratli okuma şekline "hezreme" (yürümek, hızlı ve anlamsız konuşmak; Kur'an'ı tecvid kaidelerini göz ardı edip harfleri birbirine katarak okumak) veya "tahlît" (bozmak, karıştırmak) denir. Bu tür okuyuşta harfler mahrecinden kayar, sıfatlarını kaybeder; heceler birbirine karışır; bu tür okuyuş câiz görülmemiştir. Ebû Amr ed-Dânî (et-Taĥdîd, s. 73) ve İbnü'l-Cezerî (et-Temhîd, s. 62), hezremeyi hadr ile eş anlamlı gibi kullanmışlardır. Hz. Ömer'in hezremeyi "en kötü okuyuş" olarak nitelendirdiği bilinmektedir (Zemahşerî, IV, 175).

Tilâvet Âdâbı. Gazzâlî ve Nevevî gibi bazı âlimler Kur'an'ın tilâvet âdâbıyla ilgili birçok hususa dikkat çekmişlerdir. Kur'an okurken abdestli olmak, temiz bir yerde bulunmak, kıbleye yönelmek, okumaya istiâze ve besmele ile başlamak, sadece Allah rızasını gözetmek, tecvid kurallarına riayet ederek tertîl ile ve huşû içinde okumak, mushafın tertibini gözetmek, meşhur kıraatlerden sadece biriyle okumak, âyetler üzerinde düşünmek ve okuduklarıyla amel etmek, rahmet âyetleri gelince Allah'ın rahmetini istemek, azap âyetlerinde O'na sığınmak, secde âyetlerinde secde etmek bunlar arasındadır. Bazı âyetlerde geçen "Allah doğruyu söylemiştir" anlamındaki "sadakallah" ifadesi (Âl-i İmrân 3/95; el-Ahzâb 33/22) ve Hz. Peygamber'in hatim duasında aynı ibareyi kullanmasıyla ilgili münkatı' ve zayıf bir rivayet (Beyhakī, II, 372) dikkate alınarak Kur'an okumayı tamamlayınca "sadakallāhü'l-azîm" demek de tilâvet âdâbından sayılmıştır (Kurtubî, I, 27-28; XVI, 222). Ancak bunun Hz. Peygamber ve sahâbe uygulamasında bulunmayıp bid'at olduğu yönünde görüşler vardır (Fetâvâ, IV, 118-119). Ayrıca Kur'an'ın mushafa bakılarak ve başkalarını meşgul etmeyecekse sesli okunması, her gün Kur'an'dan bir miktarın okunmasının âdet haline getirilmesi, ezberlenen yerlerin unutulmaması için sıkça tekrarlanması tavsiye edilmiştir. Kur'an okurken gülmek, konuşmak ve lüzumsuz şeylerle uğraşmaktan kaçınmak da dikkat edilecek hususlar arasındadır.

Gazzâlî'ye göre Kur'an'ı hakkıyla okuyabilmek için dilin, aklın ve kalbin iş birliği içinde olması gerekir. Buna göre dil okumalı, akıl okunanları tercüme etmeli, kalp de bunlardan gereken dersleri almalıdır (İĥyâǿ, I, 339). Tilâvet ve âdâbına dair bilgilere hadis kitaplarının "Feżâǿilü'l-Ķurǿân", "Ŝevâbü'l-Ķurǿân", "MenâfiǾu'l-Ķurǿân" bölümleriyle fezâilü'l-Kur'ân'a dair eserlerde yer verilmiştir. Muhammed b. Ahmed el-Kurtubî'nin et-Teźkâr fî efđali'l-eźkâr (nşr. Ahmed b. Muhammed b. Sıddîk el-Gammârî, Kahire 1355/1936), Nevevî ile (bk. bibl.) Ebü'l-Fidâ İbn Kesîr'in Feżâǿilü'l-Ķurǿân (Beyrut 1407/1987), Leknevî'nin Kur'an tilâveti sırasında yapılan bid'atlara dair üç çalışması (DİA, XXVII, 135), Ahmed Madazlı'nın Kırâat Âdâbı (doktora tezi, 1973, EÜ İlâhiyat Fak.), Ebû Tâhir Abdülkayyûm b. Abdülgafûr es-Sindî'nin et-Teshîl fî ķavâǾidi't-tertîl (Mekke 1415), Abdüllatîf Fâyiz Deryan'ın et-Tebyîn fî aĥkâmi tilâveti'l-kitâbi'l-mübîn (Beyrut 1420/1999), Saîd b. Ahmed b. Ali el-Anebtâvî'nin Zînetü'l-edâǿ şerĥu Ĥilyeti'l-ķurrâǿ fî aĥkâmi't-tilâve ve't-tecvîd (şerheden: Mahmûd Ahmed Mürûh Mustafa, Amman 1420/1999), Abdullah Aydemir'in Hz. Peygamber ve Sahâbenin
[/justify]
Dilinden Kur'ân-ı Kerîm'in Faziletleri (İzmir 1981) ve Mehmet Besim İsmailefendioğlu'nun Kur'an-ı Kerim Tilavetinde Edeb (yüksek lisans tezi, 1987, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü) adlı çalışmaları konuyla ilgili eserlerden bazılarıdır.

BİBLİYOGRAFYA:

Tehânevî, Keşşâf, I, 171; Müsned, VI, 92; Taberî, CâmiǾu'l-beyân, Kahire 1388/1968, I, 519-521; Dânî, et-Taĥdîd fi'l-itķān ve't-tecvîd (nşr. Gānim Kaddûrî Hamed), Bağdad 1407/1988, s. 70-95; Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī, ŞuǾabü'l-îmân (nşr. M. Saîd b. Besyûnî Zağlûl), Beyrut 1410/1990, II, 372; Gazzâlî, İĥyâǿü Ǿulûmi'd-dîn, Beyrut, ts. (Dârü'l-kütübi'l-ilmiyye), I, 321-347; Zemahşerî, el-Keşşâf (Kahire), IV, 175; İbnü'l-Cevzî, Nüzhetü'l-aǾyün, s. 220-222; Fahreddin er-Râzî, Mefâtîĥu'l-ġayb, IV, 32; Kurtubî, el-CâmiǾ, I, 27-28; XVI, 222; Nevevî, et-Tibyân fî âdâbi ĥameleti'l-Ķurǿân (nşr. Muhyiddin eş-Şâmî), Beyrut 1407/1986, s. 26-87; Fîrûzâbâdî, Tenvîrü'l-miķbâs min tefsîri İbn ǾAbbâs, Kahire 1370/1951, s. 14; İbnü'l-Cezerî, en-Neşr, I, 205-210; a.mlf., et-Temhîd fî Ǿilmi't-tecvîd (nşr. Gānim Kaddûrî Hamed), Beyrut 1407/1986, s. 55-62; Süyûtî, el-İtķān fî Ǿulûmi'l-Ķurǿân, Beyrut 1973, I, 104-113; Hasan Saîd el-Kermî, el-Hâdî ilâ luġati'l-ǾArab, Beyrut 1411/1991, I, 256-257; Fetâva'l-lecneti'd-dâǿime li'l-buĥûŝi'l-Ǿilmiyye ve'l-iftâǿ (nşr. Ahmed b. Abdürrezzâk ed-Düveyş), Riyad 1412/1992, IV, 118-119; Hayreddin Karaman v.dğr., Kur'an Yolu: Türkçe Meâl ve Tefsir, Ankara 2006, I, 201; Richard C. Martin, "Tilāwah", ER, XIV, 526-530; Abdurrahman Çetin, "Music in Qur'ânic Recitation", Encyclopaedia of the Holy Qur'ân (ed. N. K. Singh-A. R. Agwan), Delhi 2000, III, 947-955; İbrahim Hatiboğlu, "Leknevî", DİA, XXVII, 135; "Cevâzü ķavli śadaķallāhü'l-Ǿažîm baǾde ķırâǿeti'l-Ķurǿân", http://darulfatwa.org.au/content/view/1538/235/.

Abdurrahman Çetin   
içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

MiM

Bu çok eski konuyu gündeme taşımakla büyük sevap işledin be Fussilet hocam, tekrar tekrar okudum, çok duygulandım, geçmişi yad ettim. Ne günlerdi o zamanlar! Ne güzel yürekli, hoş kardeşlerimiz vardı. Bu lanet olası sosyal medya denen illet çıkalı beri mertlik bozuldu, her bir güzellik tarumar oldu.

Fussilet

Mim hocam biliyorsunuz o zamanlarda başımıza bir musibet geldi, size de anlatmıştım meseleyi, o sreç olmasaydı fussilet.com bu kadar sessiz olmayacaktı, şuan günde 700 kişi giriyoır siteye ama inşallah eski dostların yolu tekrar kesişecektir burda
içimdeki tüm putları kırdım ve sana yöneldim Rabbim...
Bu gelişimi kabul et, beni benden al, beni sana bağışla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahında feda bir canımız vardır
Gönül abdal-ı aşk olmuş gelin kurbanımız vardır
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanımız vardır


Urfalı Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...