Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Müslüman Olan Japon LEYKO HANIMIN hayat hikayesi  (Okunma Sayısı 991 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Forum Dostu
***
Üye Grubu : SüpeR üye
Nerden :
Kayıt Tarihi : 24 Ocak 2008, 16:03:46
Mesaj Sayısı : 7087
Konu Sayısı : 2530
Üye No : 5239
Başarı Tablosu: 7721
Kişisel Mesaj : "ya oLduğun gibi görun, ya da göründüğün gibi oL"
Offline Offline

« : 02 Temmuz 2009, 09:59:24 »

Leyla Hanım'ın hem Müslüman oluş serüveni, hem de İslam ve Müslümanlarla ilgili tespitleri oldukça ilginç.

Dünyada İslam'a olan ilgi her geçen gün daha da artıyor. Bu ilginin
merkezlerinden biri de Uzakdoğu dinlerinin yıllardır revaçta olduğu
Japonya… Son 5 yıldır İslam'a büyük ilgi gösteren Japon Gençliği tıpkı
Leyko Hanım gibi huzur ve mutluluğu İslam'da buluyor. Bir zamanlar
Budizme inanan Leyko Hanım; Ürdün, Suriye ve Türkiye'ye yaptığı
ziyaretler sonucu Müslüman olmaya karar vererek ismini Leyla olarak
değiştirmiş. “Müslüman olduktan sonra kendimi yeniden doğmuş gibi
hissetmeye başladım. Bu his beni hiçbir zaman terk etmedi.” diyen Leyla
Hanım'ın hem Müslüman oluş serüveni, hem de İslam ve Müslümanlarla
ilgili tespitleri oldukça ilginç.
 
 
-Nasıl bir ortamda büyüdünüz? Bize ailenizden ve çevrenizden bahseder misiz?
 
Hiroşima'da
büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist'ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli
vardı ve Buda'nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel
günlerde de evimizdeki Buda Heykeli için törenler düzenler, ona çeşit
çeşit tatlılar, meyveler ve yemekler ikram ederdik. Buda'nın yaşayan
ruhunun ikram ettiğimiz yiyecekleri yediğine inanırdık. Bir gün
geçtikten sonra da annem Buda'ya ikram ettiğimiz yemekleri bu sefer
bize yedirirdi. Özellikle liseye başladığım yıllar Buda için evde
yapılan törenlere katılmamaya, Buda'ya ibadet etmemeye başladım.
 
“KALBİM BUDA'YI İSTEMİYORDU”
 
-Niçin? Buda'nın neyi sizi rahatsız ediyordu?
Kalbim istemiyordu. Buda'ya secde etmeye başladığım andan itibaren
içimde büyük bir acı hissediyordum ve kalbim patlayacak gibi yanmaya
başlıyordu. Sanırım fıtratım Buda'ya ibadet etmemi kabul etmiyordu.
Hatta annem bu durumumu fark edince, benim Buda'nın ruhunun azabına
uğradığımı düşünmeye başladı.
-Lise yıllarınızda İslam ve Müslümanlar hakkında ne düşünüyordunuz?
İslam hakkında çok fazla bir şey bilmiyordum. Sadece okul
kitaplarında diğer dinler hakkında olduğu gibi İslam'la ilgili de kısa
bilgiler vardı. Bir de televizyonda İslam Ülkeleriyle ilgili birkaç
belgesel seyretmiştim. İslam hakkında zihnimde net bilgiler yoktu,
fakat her Japon gibi ben de Buda'ya inanmadıkları için Müslümanların
sapkın kafirler olduklarını düşünüyordum.
-Daha sonra ne oldu? Müslüman olma serüveninizi dinleyebilir miyiz?
Liseyi
bitirdikten sonra Tokyo'ya gittim ve Tokyo'da bir elbise şirketinde
çalışmaya başladım. Tokyo'da bulunduğum yıllar zihnim sorularla dolmaya
başladı. Sabahlara kadar düşünüyordum ve kendi kendime sorularıma
cevaplar arıyordum.
 
“JAPON TOPLUMU TIPKI BİR MAKİNA GİBİ”
-Ne tür sorular?
Ben doğmadan önce 3 kardeşim aralıklarla annemin karnında ölmüşler.
Kendi kendime; “Niçin kardeşlerim dünyaya gelmeden öldüler ve ben niçin
dünyaya geldim” diye soruyordum. Ayrıca bu dünyada niçin yaşadığımı,
ölünce nereye gideceğimi, hayatın anlamının ve hakikatin ne olduğunu
merak ediyordum. Budizimden iyice uzaklaşmıştım; çünkü Budizmin
felsefesi ve Buda için yapılan ibadetler bana çok saçma geliyordu. Bu
arada Japon Toplumunun yaşamını da sorgulamaya başladım. İnsanlar
sürekli çalışıyorlardı ve makinelerden pek fazla farkları yoktu. Bu
insanlar dünyaya sadece çalışmak için mi gelmişlerdi. Bir çok soru
soruyordum; fakat bu sorulara cevap bulamıyordum. İyice bunalıma
girmiştim. Bu nedenle yaz gelince iznimi kullanmak için şirketten
ayrıldım. Seyahat etmenin bana iyi gelebileceğini düşündüm. Şirketteki
arkadaşlarımın bir çoğu tatillerini geçirmek için Amerika veya Fransa
gibi meşhur Batı ülkelerine gitme kararı almışlardı. Bu tercih bana çok
cazip gelmedi. İnternette araştırma yaparken Suriye ve Ürdün dikkatimi
çekti. Arap ülkeleri Japonya'da pek fazla bilinmiyordu. Benim içimde de
Arap ülkelerine karşı uzun zamandır merak vardı. Bu nedenle bir tur
şirketiyle Ürdün ve Suriye'yi ziyaret etme kararı aldım.
 
“ARAPÇA HATLAR BENİ ÇOK ETKİLEDİ”
Ürdün'de 3 gün kaldıktan sonra Suriye'ye geçtik. Suriye'yi gezmeye
ilk olarak Emevi Camii'nden başlayacaktık. Emevi Camii'ne girdikten
birkaç dakika sonra ezan okunmaya başladı. Ezanı dinledikçe kalbime
huzur dolmaya başladı. Caminin avlusunda bir köşeye oturup ezanı bitene
kadar dinledim ve daha sonra da camiyi gezmeye başladım. Çocukluğumdan
beri sanatla uğraşan biriydim. Hatta kendime ait bazı sanatsal
çalışmalarım da vardı. Camiyi gezerken Arapça yazılmış hat yazıları
dikkatimi çekti. Hayatımda bu kadar muhteşem bir sanat eseri
görmemiştim. Yazıları anlamıyordum; fakat yazılardaki sanatsal yön beni
aşırı derecede etkiledi. Emevi Camii'nde şimdiye kadar hiçbir mekanda
hissetmediğim bir huzur vardı ve hatları incelerken ruhumdaki bu huzur
daha da artıyordu. Arapça yazılara hayran kalmıştım, bu nedenle
Japonya'ya döner dönmez Arapça'yı ve Arapça yazmayı öğrenmek için bir
kursa başladım. Arapça İslam'la ilgili yeni bilgiler öğrenmemi de
sağlıyordu ve İslam'a olan ilgim her geçen gün daha da artmaya başladı.
1 sene böyle geçti ve daha sonraki yaz tatilimde de Türkiye'ye gittim.
İstanbul,Bursa, Kayseri ve Konya'yı gezdim. Bu gezim esnasında sürekli
olarak camileri ziyaret etmek istiyordum. Camileri her ziyaret edişimde
ruhum size anlatmakta zorlanacağım derecede huzura eriyordu. Özellikle
Konya ve Kayseri'de insanlar bize çok iyi davrandılar. Türk Kadınları
bizi evlerine davet edip yemek ikram ettiler. Bu durum bana çok garip
geldi. Çünkü Japonya'da insanlar tanımadıkları yabancıları evlerine
kesinlikle davet etmezler. Türklerin bu sıcak tavırları İslam'a olan
ilgimi daha da arttırdı. Türkiye'den Japonya'ya döndükten birkaç gün
sonra da Kur-an'ın tercümesini okumaya başladım. Kur'an zihnimdeki
bütün sorulara cevap veriyordu. Bana hayatın manasını öğretiyor ve
dünyada nasıl yaşamam gerektiğini anlatıyordu. Özellikle dünyanın
yaratılması ve kainatın işleyişiyle ilgili ayetlerden çok etkilendim.
Kur'an okudukça ALLAH'ın büyüklüğünü daha da iyi kavrıyordum ve
yaratıcı karşısındaki konumumu fark ediyordum. 2 hafta içinde Kur-an'ın
Japonca tercümesini baştan sona bitirdim.
-Müslüman olmaya ne zaman karar verdiniz?
İslam'ın hakikat olduğunu anlamama rağmen Müslüman olmaya hemen karar vermedim.
-Niçin?
Kendimi İslam'a girmek için hazır hissetmiyordum. Çünkü Müslüman
olmaya karar verdiğimde yeni bir hayata adım atacaktım ve yıllardır
sürdürdüğüm alışkanlıklarımın bir çoğunu terk etmem gerekecekti. Kur'an
okuduktan sonra İslam'la ilgili araştırmalarımı daha da arttırdım.
Özellikle hadis kitapları beni İslam'a hazırladılar. Hadisler sayesinde
eski alışkanlıklarımın yerini alacak yeni alışkanlıklar edindim. 6 ay
kadar süren bu araştırma sürecinin ardından Tokyo'daki İslam Merkezi'ne
giderek Kelime-i Şehadet getirdim ve Müslüman oldum.
-Müslüman olduktan ne kadar zaman sonra örtündünüz?
Kelime-i Şehadet getirdikten hemen sonra örtündüm ve örtümü bir daha
çıkarmadım. Hatta Müslüman olduktan bir gün sonra çalıştığım şirkete
başım örtülü bir şekilde gittim. Şirketin müdürü başörtülü bir şekilde
çalışamayacağımı söyledi, ben de hemen şirketten istifa ettim.
-İşsiz kalınca üzülmediniz mi?
Hayır. Çünkü kalbimde ALLAH'a karşı büyük bir iman oluşmuştu. Ona
tevekkül ediyordum ve ALLAH'ın beni yalnız bırakmayacağını biliyordum.
ALLAH'a iman etmiştim ve ne olursa olsun onun bana emrettiği gibi bir
hayat sürmeye karar vermiştim. Daha sonra da başörtülü olarak
çalışabileceğim başka bir şirkette işe başladım. Müslüman olduktan
sonra kendimi yeniden doğmuş gibi hissetmeye başlamıştım. Bu his beni
hiçbir zaman terk etmedi.
 
“BAŞÖRTÜM HERŞEYİM”
-Başörtüsü sizin için ne anlama geliyor?
Başörtüsü benim her şeyim. Örtüm başımda olduğu zaman ALLAH'ın bana
olan şefkat ve sevgisinin daha fazla arttığını hissediyorum.
-İslam'a girdikten sonra Müslümanlarla ilgili hayal kırıklıklarınız oldu mu?
Evet, hem de çok… Bazı Müslümanların İslam'ın emirlerini yerine
getirmemeleri beni çok şaşırttı, hatta bu durum nedeniyle bir çok kez
ağladığımı hatırlıyorum. Müslümanlar İslam'ı çok iyi yaşamasalar da
İslam'a ve Peygamber efendimize karşı içimde çok büyük bir sevgi var.
Bir de Hz. Hatice'yi çok seviyorum ve elimden geldiği kadar Hz.
Hatice'yi kendime örnek almaya çalışıyorum.
-Japonya'da İslam'a olan ilgi şu an ne durumda?
ALLAH'a şükür çok iyi. İslam Merkezi'nden aldığım bilgilere göre her
gün en az 5 Japon Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oluyormuş.
Önümüzdeki yıllar bu sayının daha da fazla artacağını düşünüyoruz.
-Siz, bir başkasının İslam'a girmesine vesile oldunuz mu?
Evet. İki Japon Arkadaşım benim davetimle İslam'a girdiler. Bir arkadaşım Ayet, diğer arkadaşım da Zeki ismini aldılar.
-Tekrar Japonya'ya dönmeyi düşünüyor musunuz?
2 sene daha Şam'da kalıp Arapçayı öğrendikten sonra Japonya'ya geri
döneceğim. Çünkü Japonların İslam'ı iyi bilen davetçilere ihtiyacı var.
 
 
-GERÇEK HAYAT DERGİSİ-
Logged

HiZMeTKâR
*****
Üye Grubu : ÖzeL üye
Nerden :
Kayıt Tarihi : 21 Kasım 2008, 21:11:13
Mesaj Sayısı : 7615
Konu Sayısı : 2
Üye No : 22199
Başarı Tablosu: 9378
Offline Offline

« Yanıtla #1 : 02 Temmuz 2009, 10:11:52 »

Çok etkileniyorum...Sonradan müslüman olup,yüreğinde aşkı hissedenlerden...

Doğuştan müslüman olup,neyin ne olduğunu bu şekilde islama girenlerden az biliyoruz...

ALLAH razı olsun Damram...Alınacak çok ders var çok....
Logged
Forum Dostu
***
Üye Grubu : yeni üye
Nerden :
Kayıt Tarihi : 22 Haziran 2007, 09:55:27
Mesaj Sayısı : 241
Konu Sayısı : 17
Üye No : 5084
Başarı Tablosu: 283
Offline Offline

« Yanıtla #2 : 02 Temmuz 2009, 11:19:28 »

çok haklısın dahlia... abla
ağzım dan aldın sözü... MAŞALLAH...
Logged

F.H.T
Forum Dostu
***
Üye Grubu : biLGin üye
Yaş : 21
Nerden : Balıkesir, MANİSA, Sakarya, muğla...
Kayıt Tarihi : 01 Temmuz 2008, 23:42:25
Mesaj Sayısı : 2574
Konu Sayısı : 142
Üye No : 5829
Başarı Tablosu: 2980
Offline Offline

« Yanıtla #3 : 02 Temmuz 2009, 13:31:46 »

evet cunku deryanın içindeki balık gibi deryanın kıymetini bilmiyoruz
ALLAH bu deryadan çıkarmasın...
Logged

gitmek her şeyi çözecekse şayet
          hiç durma sakın, devam et..! -f.h.t-
Forum Dostu
***
Üye Grubu : yeni üye
Nerden :
Kayıt Tarihi : 22 Haziran 2007, 09:55:27
Mesaj Sayısı : 241
Konu Sayısı : 17
Üye No : 5084
Başarı Tablosu: 283
Offline Offline

« Yanıtla #4 : 02 Temmuz 2009, 13:43:48 »

AMİN
Logged

HiZMeTKâR
*****
Üye Grubu : ÖzeL üye
Nerden :
Kayıt Tarihi : 21 Kasım 2008, 21:11:13
Mesaj Sayısı : 7615
Konu Sayısı : 2
Üye No : 22199
Başarı Tablosu: 9378
Offline Offline

« Yanıtla #5 : 02 Temmuz 2009, 17:07:44 »

balık gibi deryanın kıymetini bilmiyoruz


Deryada ki bütün baliklar kandı suya,bir ben kanamadım...
Logged
***
Üye Grubu : popüLer üye
Nerden :
Kayıt Tarihi : 12 Haziran 2009, 13:51:21
Mesaj Sayısı : 473
Konu Sayısı : 32
Üye No : 14317
Başarı Tablosu: 554
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #6 : 02 Temmuz 2009, 17:17:29 »

ALLAHım razı olsun tüm kulların kalbine aşkını versin inşALLAH  Ağlayan
Logged

Linkleri görebilmeniz için Üye olmalisiniz.
Register or Login
www.hidayetkapisi.com

Forum Dostu
***
Üye Grubu : SüpeR üye
Nerden :
Kayıt Tarihi : 24 Ocak 2008, 16:03:46
Mesaj Sayısı : 7087
Konu Sayısı : 2530
Üye No : 5239
Başarı Tablosu: 7721
Kişisel Mesaj : "ya oLduğun gibi görun, ya da göründüğün gibi oL"
Offline Offline

« Yanıtla #7 : 02 Temmuz 2009, 18:23:19 »

cümlenızden ALLAH razı olsun insALLAH tüm müslüman olmayanlarda müslüman olurlar ALLAHın nuruyla askıyla yanıp
Logged

"ELvEdA"
Forum Dostu
***
Üye Grubu : *HiÇ*
Nerden : İstanbuL
Kayıt Tarihi : 11 Ocak 2008, 21:26:21
Mesaj Sayısı : 10986
Konu Sayısı : 1770
Üye No : 5170
Başarı Tablosu: 12978
Kişisel Mesaj : "Nerede oLursanız oLun, ALLAH sizinLe beraberdir"
Offline Offline

« Yanıtla #8 : 02 Temmuz 2009, 18:52:01 »

saf suresinde Cenab-ı Hak, "Onlar istemese de ALLAH nurunu tamamlayacaktır." diye buyurur. evet, Rabb-i Teala nurunu mutlaka tamamlayacaktır. Eğer O isterse dünyadaki bütün insanlar bir saniyede müslüman olur, iman ile şereflenir. önemli olan, müslümanın gayret ile, tebliğ ile, azim ile büyük sevaplar kazanması, birilerinin hidayetine vesile olması ile dünyalar dolusu sevaba nail olma şerefine ulaşabilmesidir. bunun için de elbette hayatımızı böyle kutsi ve ulvi bir emele adamak, şu fani aleme nemrutlar gibi yeyip içmek, firavunlar gibi saraylarda keyif çatmak amacıyla gelmediğimizi... önümüze konan hedefler muvacehesinde iki dünyamızı cennet kılabileceğimizi bilebilmektir.

japon kardeşimiz bize şunu gösteriyor: sen bu davaya sahip olmasan da, O dinini, nurunu tamamlayabilmek için hiç umulmadık, hatta imkansız gibi görünen şartların içinden dahi bu davaya gönül ve omuz verecek olan kişiler görevlendirebileceğidir.

bu davaya hizmet etmekle şereflenen islam değil, bilakis biziz... sen omzunu çektiğinde, ya da esirgediğinde nice Leyko hanımlar potansiyel ve müstakbel dava eri olarak cephedeki yerini elbette alacaktır.

ALLAH'ın davası asla yerde kalmaz... onu taşıma şerefinden neden mahrum olalım?
Logged

Linkleri görebilmeniz için Üye olmalisiniz.
Register or Login

Linkleri görebilmeniz için Üye olmalisiniz.
Register or Login
Forum Dostu
***
Üye Grubu : yeni üye
Nerden :
Kayıt Tarihi : 05 Şubat 2009, 20:06:47
Mesaj Sayısı : 222
Konu Sayısı : 38
Üye No : 9207
Başarı Tablosu: 319
Offline Offline

« Yanıtla #9 : 02 Temmuz 2009, 23:25:26 »

ALLAH razı olsun damram kardeş.yazıyı kopyaaladığım gibi yaz kursu öğrencilerin akşam programında okudum.çocuklar çok etkilendiler.Leyla hanımın kelimei şehadeti getirir getirmez tesettüre girişi.kuranı ilk aldığında 2 haftada terciümesini okuyuşu,yıllarca adı müslüman olan bizlerin  bir kere bile tercüme okumayan kurandan bihaber yaşayan bizlerin haline,öğrenci  çocyuklar ağladılar.islam sizi birey kabul ediyor, aileniz namaz kılmasa bile namazınızı kılın onlar bilmese bile siz uyarın sözüme, bir öğrenci -saati kuryorum fakat uyanamıyorum annem ler namaz kılmıyor diyerek ,üzülerek boynunu büküp billur gibi gözyaşlarını akıttığını görüp ,nasıl duygulandım anlatamam.

acaba bizler suyun içindeki balık gibi, bize verilen bu islam nimetinin kıymetini bilmiyormuyuz.syun içinde olduğumuzu idrak edip şükerdenlerden olmayı Rabbim nasibetsin.
Logged
F.H.T
Forum Dostu
***
Üye Grubu : biLGin üye
Yaş : 21
Nerden : Balıkesir, MANİSA, Sakarya, muğla...
Kayıt Tarihi : 01 Temmuz 2008, 23:42:25
Mesaj Sayısı : 2574
Konu Sayısı : 142
Üye No : 5829
Başarı Tablosu: 2980
Offline Offline

« Yanıtla #10 : 02 Temmuz 2009, 23:32:46 »

amin inşaALLAH
Logged

gitmek her şeyi çözecekse şayet
          hiç durma sakın, devam et..! -f.h.t-
*****
Üye Grubu : uZmaN üye
Yaş : Yok
Nerden :
Kayıt Tarihi : 18 Ocak 2008, 14:24:09
Mesaj Sayısı : 1680
Konu Sayısı : 399
Üye No : 5207
Başarı Tablosu: 747
Kişisel Mesaj : Gariß ßir KuL`daN SeLaM oLsuN
Offline Offline

« Yanıtla #11 : 03 Temmuz 2009, 08:32:26 »

Çok etkileniyorum...Sonradan müslüman olup,yüreğinde aşkı hissedenlerden...

Doğuştan müslüman olup,neyin ne olduğunu bu şekilde islama girenlerden az biliyoruz...

ALLAH razı olsun Damram...Alınacak çok ders var çok....

Logged

Linkleri görebilmeniz için Üye olmalisiniz.
Register or Login
Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
GoogleTagged

 
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Bir Tavuğun İbretlik Hayat Hikayesi (Resimli + Belgesel Tad
Komik resim&Animasyonlar
hasansağcan 7 1727 Son Mesaj 05 Nisan 2009, 23:48:23
Gönderen: Bevadih
Tek Gözü Olan bir Annenin Hikayesi (Video)
Seçme Hikayeler
umitergun 1 955 Son Mesaj 02 Eylül 2008, 21:44:39
Gönderen: samimi
Müslüman olan Papaz`ın itirafları
İhtida Hikayeleri
MiM 0 1007 Son Mesaj 09 Eylül 2008, 23:20:43
Gönderen: MiM
Aranızda müslüman olan var mı ?
Fıkralar
denge 3 635 Son Mesaj 04 Mart 2009, 23:46:32
Gönderen: oski
Müslüman Olan İlk Kız Çocuğu;Hz.Esma
Sahabeler...
...Tefekkür... 2 412 Son Mesaj 17 Haziran 2009, 14:10:20
Gönderen: ...Tefekkür...
TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc