Temmuz 18, 2019, 12:54:11 ÖS
Haberler:

Yahut gökte olanýn üzerinize taþ yaðdýran (bir fýrtýna) göndermeyeceðinden emin misiniz? Ýþte (bu) tehdidimin ne demek olduðunu yakýnda bileceksiniz!(Mulk -16)

TASAVVUF 7 SAFHA HĂťDAYETĂť YAĂžAMAKTIR

Baţlatan munip, Temmuz 22, 2010, 01:47:01 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

munip

TASAVVUF 7 SAFHA HĂťDAYETĂť YAĂžAMAKTIR

Tasavvuf nedir? 
Tasavvuf, 14 asĂ˝r evvel Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz ve sahâbenin yaĂľadýðý Kur'ân’daki Ăťslâm’Ă˝n bĂĽtĂĽnĂĽdĂĽr.
14 asĂ˝r evvel kabile hayatĂ˝nĂ˝ yaĂľayan Arap bedeviler, birbirleriyle kavgalĂ˝, kanlĂ˝ býçaklĂ˝, birbirlerine dĂĽĂľman haldeydiler. Ama ResĂ»lullah (S.A.V), Allah’tan aldýðý Kur'ân âyetleriyle sahâbeye 7 safha hidayeti öðretti. Sadece öðretmekle kalmadĂ˝ aynĂ˝ zamanda 7 safha hidayetin onlar tarafĂ˝ndan yaĂľanmasĂ˝nĂ˝ saĂ°ladĂ˝. Ýþte onlarĂ˝n hayatĂ˝ tasavvuftur. Tasavvuf ResĂ»lullah (S.A.V) Efendimiz ve sahâbenin yaĂľadýðý Kur'ân’daki Ăťslâm’dĂ˝r. Kur'ân’daki Ăťslâm babamĂ˝z Ăťbrahim’in hanif dĂ®ninin bĂĽtĂĽnĂĽdĂĽr.
Tasavvuf insanlĂ˝k tarihi kadar eskidir. Tasavvuf sadece Peygamber Efendimiz (S.A.V)’le baĂľlamamýþtĂ˝r. BĂĽtĂĽn peygamberler ve onlara ihsanla tâbĂ® olanlarĂ˝n hayatĂ˝ aslĂ˝nda bir tasavvufĂ® hayattĂ˝r. ÇünkĂĽ AllahĂ» Tealâ’nĂ˝n onlara indirdiĂ°i, öðrettiĂ°i ve onlardan yaĂľamasĂ˝nĂ˝ istediĂ°i dĂ®n, Allah'Ă˝n dĂ®ni, tek dĂ®n olan hanif dĂ®nidir.
42 / ÞÛRĂ‚ - 13: Ăžerea lekum mined dĂ®ni mâ vassâ bihĂ® nĂ»han vellezĂ® evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihĂ® ibrâhĂ®me ve mĂ»sâ ve Ă®sâ, en ekĂ®mĂ»d dĂ®ne ve lâ teteferrekĂ» fĂ®h(fĂ®hi), kebure alel muĂľrikĂ®ne mâ ted’Ă»hum ileyh(ileyhi), allâhu yectebĂ® ileyhi men yeþâu ve yehdĂ® ileyhi men yunĂ®b(yunĂ®bu).
(Allah) dĂ®nde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiĂ°i (farz kĂ˝ldýðý) Ăľeyi (Ăľeriati); “DĂ®ni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dĂ®nde) fĂ˝rkalara ayrĂ˝lmayĂ˝n.” diye Hz. ĂťbrâhĂ®m'e, Hz. Musa'ya ve Hz. Ăťsa'ya vasiyet ettiĂ°imiz Ăľeyi Sana da vahyederek, size de Ăľeriat kĂ˝ldĂ˝. Senin onlarĂ˝, kendisine çaĂ°Ă˝rdýðýn Ăľey (Allah'a ulaĂľmayĂ˝ dileme) mĂĽĂľriklere zor geldi. Allah, dilediĂ°ini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaĂľtĂ˝rĂ˝r (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaĂľtĂ˝rĂ˝r).



BĂĽtĂĽn peygamberlerin öðretisi aynĂ˝ olup, aralarĂ˝nda bir fark yoktur. Her ne kadar insanlar farklĂ˝ dĂ®nler varmýþ gibi yanlýþ bir algĂ˝nĂ˝n sahibi olsa da, aslĂ˝nda gerçekte dĂ®nler arasĂ˝nda bir fark yoktur. FarklĂ˝ farklĂ˝ dĂ®nler yoktur. Allah’Ă˝n katĂ˝nda yegane dĂ®n BabamĂ˝z Ăťbrahimin hanif dini arapça adiyle Ăťslâm, teslim dĂ®nidir.   
3 / Ă‚LĂť ĂťMRĂ‚N - 19: Ăťnned dĂ®ne indâllâhil islâm(islâmu), ve mahtelefellezĂ®ne Ă»tĂ»l kitâbe illâ min ba’di mâ câehumulĂ˝lmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi âyâtillâhi fe innallâhe serĂ®ul hĂ˝sâb(hĂ˝sâbĂ˝).
Muhakkak ki Allah'ýn indinde dîn, Ýslâm'dýr (teslim dînidir). Kendilerine kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarýndaki hased sebebiyle ihtilâfa düþtüler. Ve kim Allah'ýn âyetlerini örterse (inkâr ederse), o taktirde, muhakkak ki Allah, hesabý çabuk görendir.
Ăžeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat
Yunus Emre þöyle ifade ediyor: “Ăžeriat, tarikat yoldur varana. Marifet, hakikat andan içeri.” Ăžeriat, tarikat Allah'a ulaĂľtĂ˝ran yolu yĂĽkselmeyi içerir. Ama marifet, hakikat, yĂĽkselmeden sonra yĂĽcelmeyi kemalâtĂ˝ içerir.
Evvela tasavvufun muhatabĂ˝ insandĂ˝r. Allah insandan ne istiyor? Allah insandan 7 safha ve 4 teslimi yaĂľamasĂ˝nĂ˝ istiyor. ÇünkĂĽ AllahĂ» Tealâ bĂĽtĂĽn insanlarĂ˝ kadĂ˝n-erkek 3 vĂĽcut ve serbest iradeyle yaratmýþtĂ˝r. DolayĂ˝sĂ˝yla 3 vĂĽcut ve serbest iradenin de Allah'a teslimi istenmektedir. Ýþte bu teslimlerin gerçekleĂľtirilmesi 7 safhada olgunlaþýr. Bu açýdan hanif dĂ®ni, babamĂ˝z Ăťbrahim’in hanif dĂ®ni, Arapça adĂ˝yla Ăťslâm, 7 safha 4 teslimin yaĂľanmasĂ˝ demektir.
Evvela kiĂľi Allah'a ulaĂľmayĂ˝ diler. Allah'a ulaĂľmayĂ˝ dileyen kiĂľiyi mutlaka AllahĂ» Tealâ mĂĽrĂľidine ulaĂľtĂ˝rĂ˝r. MĂĽrĂľidle birlikte vasĂ˝ta emirlerin tatbiki saĂ°lanĂ˝r ve özellikle de en bĂĽyĂĽk vasĂ˝ta emir olan zikrin en ĂĽst seviyede yerine getirilmesi gerçekleĂľir. Zikir en bĂĽyĂĽk ibadettir. Çok kĂ˝sa bir sĂĽre içerisinde AllahĂ» Tealâ, tâbiiyetini gerçekleĂľtiren herkesin ruhunu Kendisine ulaĂľtĂ˝rĂ˝r. Böylece, Allah tarafĂ˝ndan ruhun teslimi gerçekleĂľtirildikten sonra kiĂľi, buradan daha ötesine geçmek için Allah'Ă˝n temel emrine uygun, ona paralel, fizik vĂĽcut teslimini diler. Akabinde nefs teslimini, ondan sonra da irade teslimini diler. Böylece 7 safha ve 4 teslimi yaĂľamak suretiyle kiĂľi olgunlaþýr. Allah'Ă˝n emrettiĂ°i dizayn içinde insanĂ˝ kâmil olur. Allah'Ă˝n muradĂ˝ budur. ĂťnsanĂ˝ kâmil olmanĂ˝n yolu Ăľeriat, tarikat marifet, hakikati yaĂľamaktĂ˝r. Bu gerçek, OsmanlĂ˝’da “7 iklim 4 bucak” tabiriyle anlatĂ˝lmýþtĂ˝r.
7 safha 4 teslim, 7 iklim 4 bucak birbiriyle tamamiyle özdeĂľtir. AllahĂ» Tealâ Ruhu ĂĽfĂĽrmĂĽĂľ, onun teslimini istiyor,  fizik vĂĽcudu yaratmýþ, onun teslimini istiyor, nefsi dizayn etmiĂľ, onun teslimini istiyor ve iradenin teslimini istiyor. KĂ˝saca AllahĂ» Tealâ insanĂ˝n, teslim-i kĂĽllĂ® ile Allah'a teslim olmasĂ˝nĂ˝ istiyor. Zaten dĂ®nin adĂ˝nĂ˝n teslim dĂ®ni olmasĂ˝nĂ˝n sebebi de budur. Buradaki teslim; Allah'Ă˝n verdiĂ°i emanetleri sĂ˝rasĂ˝yla Allah’a teslim etmek demektir. Nisâ Suresinin 58. âyet-i kerimesinde AllahĂ» Tealâ bu konuyu þöyle dile getirmiĂľtir:
4 / NĂťSĂ‚ - 58: Ăťnnallâhe ye’murukum en tueddĂ»l emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumĂ» bil adl(adli), innallâhe niĂ˝mmâ yeĂ˝zukum bih(bihĂ®), innallâhe kâne semĂ®an basĂ®râ(basĂ®ran).
Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasýnda hakemlik yaptýðýnýz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öðüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi iþiten ve en iyi görendir.
Allah emanetleri sahibi olan Allah'a iade etmenizi, teslim etmenizi emreder.
Evvela ruhumuz bir emanettir. Ama ruh emanetini Allah'a teslim ettikten sonra bu sefer fizik vĂĽcut bir emanet olur. Fizik vĂĽcudu Allah'a teslim ettikten sonra bu sefer nefs bir emanet olur. Nefsi Allah'a teslim ettikten sonra irade emanet olur ve kiĂľi iradesini de Allah'a teslim etmek suretiyle kendisindeki emanetlerin bĂĽtĂĽnĂĽnĂĽ Allah'a teslim etmiĂľ olur.
Allah’a ulaĂľmayĂ˝ dileyen kiĂľi tasavvufa girmiĂľ midir?
Bir dilek bunun giriĂľ kapĂ˝sĂ˝dĂ˝r. Tasavvufun giriĂľ kapĂ˝sĂ˝ bir dilektir. TarikatĂ˝n giriĂľ kapĂ˝sĂ˝ bir dilektir. Tasavvufu yaĂľamak isteyen herkesin yapmasĂ˝ gereken tek Ăľey, kalben Allah’a ulaĂľmayĂ˝ dilemektir.
OsmanlĂ˝’da tasavvufu yaĂľayanlarĂ˝n adĂ˝ derviĂľti. Onun için eskiler “DerviĂľlik bir dilektir.” demiĂľler. Nedir bu dilek? Bu dilek Allah’a ulaĂľmayĂ˝ dilemektir. Ruhunu Allah'a ulaĂľtĂ˝rmýþ Allah'a teslim etmiĂľ kiĂľinin adĂ˝ ErmiĂľ Evliya’dĂ˝r.
Her kim ruhunu Allah'a teslim etmiĂľ, ermiĂľ evliyadan olmuĂľsa AllahĂ» Tealâ 7 velâyet kademesini daha geçmesini ister. KiĂľi bunu yapabilirse iradesini de Allah'a teslim eder. Ăťradesini Allah’a teslim eden herkes için Allah'Ă˝n bir sözĂĽ vardĂ˝r: “ĂťrĂľada memur ve mezun kĂ˝lĂ˝ndĂ˝n.” “Mezun kĂ˝lĂ˝ndĂ˝n” ifadesiyle, “Ben seni izinli kĂ˝ldĂ˝m”, “Memur kĂ˝lĂ˝ndĂ˝n” ifadesiyle, “Bu yetkiyi Benim emrimle gerçekleĂľtireceksin” diyor AllahĂ» Tealâ.
BaĂľlangýç noktasĂ˝nda insanoĂ°lu dĂĽnya hayatĂ˝na cehalet standartlarĂ˝nda baĂľlar. Ve irĂľada ulaĂľmasĂ˝ Allah’Ă˝n Kur'ân’la insanlara vermek istediĂ°i ilmi öðrenmesi ve yaĂľamasĂ˝yla kalbinin 14 kademe mĂĽzeyyen olmasĂ˝yla olgunlaĂľmasĂ˝ anlamĂ˝na gelir. MĂĽrĂľidsiz bir irĂľad olamaz. AllahĂ» Tealâ irĂľadĂ˝ farz kĂ˝lmýþ. MĂĽrĂľide ihsanla tâbĂ® olmadan tek baþýna hiç kimse irĂľada ulaĂľamaz.
Kur’ân-Ă˝ KerĂ®m’e baktýðýmĂ˝z zaman insanla Allah arasĂ˝nda 7 safha ve 4 teslimden oluĂľan 28 basamaklĂ˝k Ăťslâm merdiveni vardĂ˝r. BaĂľlangýç noktasĂ˝nda bĂĽtĂĽn insanlar için olaylar vardĂ˝r. BĂĽtĂĽn insanlar olaylarĂ˝ yaĂľar, olaylarĂ˝ deĂ°erlendirir. Ama Allah da olaylarĂ˝ yaĂľayan, olaylarĂ˝ deĂ°erlendiren insanlardan bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ seçer, bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ seçmez.
Seçilmeyenler neden seçilmezler? Seçilmeyenler, kendileri Allah'a ulaþmayý dilemedikleri gibi baþkalarýnýn da dilemesine mani olan insanlardýr. Seçilmeyenlerin baþkalarýna karþý sevgisi yoktur. Eðer o kiþi hidayeti dilemiþ olsaydý, Allahû Tealâ bir tek dilek karþýlýðýnda mutlaka onun kalbini %51 nurlandýrýrdý. Kalbi %51 nurlanan bir insan baþkalarýný seven bir insandýr.
Allah tarafĂ˝ndan seviliyor muyuz? Evet kesinlikle. ÇünkĂĽ envayi çeĂľit ni’meti, fizik ve fizik ötesi ni’metleri bir hiç karþýlýðýnda bize hibe etmiĂľ. GĂĽneĂľ’ini, Ay’Ă˝nĂ˝, DĂĽnya’sĂ˝nĂ˝, havasĂ˝nĂ˝, suyunu vs. bĂĽtĂĽn bunlarĂ˝ bize bir ni’met olarak sunmuĂľ. AllahĂ» Tealâ herĂľeyi vermiĂľ. Böyle gĂĽzel bir hayat vermiĂľ. Sevmeseydi bunlar olur muydu? Bunlar AllahĂ» Tealâ’nĂ˝n insanĂ˝ çok sevdiĂ°inin kesin ifadesidir. Bizim bunun gereĂ°ini lâyĂ˝kĂ˝yla yerine getirebilmemiz için ne yapmamĂ˝z gerekir?
Bizim de AllahĂ» Tealâ’yĂ˝ sevmemiz lâzĂ˝m. Ýþte hayatĂ˝n ilk adĂ˝mĂ˝ ResĂ»lullah (S.A.V) Efendimiz: “Allah'Ă˝ ni’metlerinden dolayĂ˝ seviniz.” buyuruyor. HerĂľeyden önce Allah’Ă˝ sevmemiz lâzĂ˝m. Allah sevgisi bizi mahlukat sevgisine götĂĽrĂĽr.
Biz Allah’Ă˝ seversek Allah da bizi sever. Rahman esmasĂ˝yla tecelli eder ve peĂľpeĂľe furkanlar verir, 12 tane ihsanla bizi mĂĽrĂľidimize ulaĂľtĂ˝rĂ˝r. MĂĽrĂľidimize tâbĂ® olmamĂ˝z halinde 7 ni’meti bize verir ve nefsimizi 7 kademede tezkiye ederek ruhumuzu Kendisine ulaĂľtĂ˝rĂ˝r. Tezkiyenin varlýðý sebebiyle nefsimizin manevĂ® kalbinde biriken nur miktarĂ˝ %51’dir. Bu, Allah’Ă˝ %51 oranĂ˝nda sevdiĂ°imizi ve Allah tarafĂ˝ndan da %51 oranĂ˝nda sevildiĂ°imizi gösterir. 
Sevmek ve sevilmek doðru orantýlý mýdýr?
Evet. Severseniz sevilirsiniz. SevilmediĂ°inden Ăľikayet eden kiĂľinin davranýþý hiçbir zaman doĂ°ru deĂ°ildir: “O beni sevsin, ben ondan sonra seveyim.” HayĂ˝r, mutlaka ilk adĂ˝mĂ˝n bizden gelmesi lâzĂ˝mdĂ˝r. Seven sevilir. Kanun budur.
Bir de: “Ne yaparsam yapayĂ˝m baĂľkalarĂ˝na yaranamĂ˝yorum” diye Ăľikayet edenler var.
Allah'Ă˝n ResĂ»l’ĂĽ þöyle buyuruyor: “DĂĽnyadan raĂ°betini kes ki Allah seni sevsin. ĂťnsanlarĂ˝n elinden raĂ°betini kes ki insanlar seni sevsin.” BaĂľkalarĂ˝na yaranmak deĂ°il önemli olan Allah için yaĂľamaktĂ˝r.
AllahĂ» Tealâ sevmeyi öðretti. Biz ne yaptĂ˝k da sevmeye baĂľladĂ˝k, bir dilekle bu noktaya ulaĂľtĂ˝k. Bir dilekle Allah’a ulaĂľmayĂ˝ diledik, AllahĂ» Tealâ bizi mutlu kĂ˝ldĂ˝, üçüncĂĽ kat cennet ve dĂĽnya saadetinin yarĂ˝sĂ˝yla bizi mĂĽkâfatlandĂ˝rdĂ˝. O zaman diĂ°er insanlarĂ˝n da bu mutluluĂ°a ulaĂľmasĂ˝ için gayret sarfetmemiz lâzĂ˝m. Kim bildiĂ°iyle amel ederse Allah ona bilmediĂ°ini öðretir.
Yunus Emre’nin de söylediĂ°i: “DerviĂľlik bir dilektir. Bilene dĂĽĂ°ĂĽn dernektir.” sözĂĽnĂĽ bizim de etrafĂ˝mĂ˝zdaki huzursuz ve mutsuz insanlara bu dileĂ°i anlatmamĂ˝z lâzĂ˝mgelir. Genelde insanlar hep mutsuz ve huzursuzdurlar, çünkĂĽ nefslerinde afetler vardĂ˝r ve Ăľeytan da o afetlere %100 tesir etmek suretiyle insanlarĂ˝ kandĂ˝rĂ˝r, huzursuz, mutsuz eder. Ă–yle ki Ăľeytan insanlara, onlarĂ˝n iç seslerini taklit ederek, huzursuzluĂ°unun, çevresindeki insanlar, bulunduĂ°u Ăľartlar sebebiyle olduĂ°unu düþündĂĽrĂĽr.       
Ýþte bu insanlar mutsuz ve huzursuzluklarýnýn sebebini bilmiyorlar. Hasta olmasýna raðmen hastalýðýn farkýnda olmayan kiþinin tedavisi yok. Çünkü eðer kiþi farkýna varsa o zaman kesinlikle çözüm arayacak. Doktora gidip reçetesini alacak.
Allahû Tealâ doðuþtan hasta bir nefsle bizi dünyaya getirmiþtir. Hepimizin nefsin manevî kalbinde 19 tane hastalýk vardýr. Kin ve nefret, küfür, yalan, haksýzlýk ve zulüm, haset ve düþmanlýk, cehalet, cimrilik, öfke, isyan, sabýrsýzlýk, kibir ve gurur, hýrs ve þehvet, nankörlük, gýybet, zan, kötü alýþkanlýklar, vefasýzlýk, mürayilik, fitne ve fesat olmak üzere 19 tane hastalýk.
BazĂ˝ insanlar, nefslerinde bu hastalĂ˝klarĂ˝n tamamĂ˝ varolmasĂ˝na raĂ°men “benim kalbim temiz” diye bir cĂĽmlenin arkasĂ˝na sýðýnĂ˝yorlar. “Benim namazĂ˝m niyazĂ˝m yok ama benim kalbim tertemiz. Ben evelallah gayet iyiyim.” diyorlar.
Bu noktada kiĂľi bilmeden de olsa Allah’a iftira etmiĂľ oluyor. ÇünkĂĽ AllahĂ» Tealâ bĂĽtĂĽn insanlarĂ˝ bir nefsle dizayn etmiĂľ ve nefsin manevi kalbinde 19 tane hastalĂ˝k var.
Ă–bĂĽr tarafta yine bazĂ˝larĂ˝ da: “Ben kendi kendime evimde oturur Kur’ân-Ă˝ KerĂ®m okurum, kendimle Allah arasĂ˝na hiçkimseyi sokmam, ben kendi nefsimi tezkiye ederim.” diyorlar, bu da ĂľeytanĂ˝n bir baĂľka tuzaĂ°Ă˝dĂ˝r.
Ă–bĂĽr tarafta da âlim geçinen birileri bakĂ˝yorsun ki: “Ruh insana hayat verir. Ruh vĂĽcuttan çýkĂ˝nca kiĂľi ölĂĽr. Ancak ölĂĽmle insan ruhu Allah'a ulaþýr. Hayattayken insan ruhunun Allah'a ulaĂľmasĂ˝ yoktur” diyorlar.
Halbuki ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaĂľmasĂ˝ hem Kur’ân-Ă˝ Kerim’de farz olduĂ°u gibi, hem de gelmiĂľ geçmiĂľ bĂĽtĂĽn evliyalarĂ˝n eserlerinde -AbdĂĽlkadir Geylani Hazretleri olsun, Mevlana’nĂ˝n Mesnevisi olsun- herbirinde yer alĂ˝yor. Yani yeni icat edilmiĂľ Ăľeyler deĂ°il ama her devirde bunlarĂ˝ yaĂľayanlar varolduĂ°u gibi, her zaman için karþý çýkanlar da varolmuĂľtur.
23 / MU'MĂťNĂ›N - 44: Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resĂ»luhâ kezzebĂ»hu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdĂ®s(ehâdĂ®se), fe bu’den li kavmin lâ yu’minĂ»n(yu’minĂ»ne).
Sonra Biz, resûllerimizi ardarda (arasý kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiði zaman, her defasýnda onu yalanladýlar. Biz de onlarý birbiri arkasýndan (helâk ettik). Ve onlarý efsane kýldýk. Artýk mü'min olmayan kavim (Allah'ýn rahmetinden) uzak olsun.
Tüm insanlar için Allah'ýn seçtiði dîn hanif dînidir. Ve Allah, bütün herkesi de hanif fýtratýyla yaratmýþtýr.
30 / RĂ›M - 30: Fe ekim vecheke lid dĂ®ni hanĂ®fâ(hanĂ®fen), fĂ˝tratallâhilletĂ® fataran nâse aleyhâ, lâ tebdĂ®le li halkĂ˝llâh(halkĂ˝llâhi), zâliked dĂ®nul kayyimu ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemĂ»n(ya’lemĂ»ne).
Artýk hanif olarak kendini (vechini) dîn için ikame et, Allah'ýn hanif fýtratýyla ki; Allah, insanlarý onun üzerine (hanif fýtratýyla) yaratmýþtýr. Allah'ýn yaratmasýnda deðiþme olmaz. Kayyum olan (kaim olacak, ezelden ebede kadar yaþayacak) dîn budur. Fakat insanlarýn çoðu bilmez.
AslĂ˝nda AbdĂĽlkadir Geylani Hazretleri’nin döneminde de ona karþý yine insanlar aynĂ˝ Ăľeyi söylemiĂľ, yine karþý çýkmýþlar. Yine onlarĂ˝n sözĂĽne itibar etmemiĂľler. Ama akabinde onlar Rahmeti Rahman’a kavuĂľtuktan sonra insanlar “Eyvah ne yaptĂ˝k? BaltayĂ˝ taĂľa vurduk. Allah'Ă˝n dostlarĂ˝nĂ˝ kaybettik. OnlarĂ˝n hidayet tebliĂ°ine uysaydĂ˝k cehennemliklerden olmazdĂ˝k.” demiĂľlerdir. Bu hep böyle olmuĂľtur. Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V)’de de, bu dönemde de karþý çýkan, hep Kur'ân’la çeliĂľen bid’atlere dayalĂ˝ bir dĂ®n yaĂľayanlardĂ˝r. Ăžeytan insanlarĂ˝n zihnine ve kalbine tesir etmek suretiyle insanlarĂ˝ BĂťD’ATLERE dayanan bir dĂ®nle hep oyalamaktadĂ˝r.
AllahĂ» Tealâ tasavvufla, 7 safha hidayetle tĂĽm insanlarĂ˝ sonsuz ahiret ve dĂĽnya saadetine ulaĂľtĂ˝rmak ister. Ă–nemli olan, hidayetin temeli olan dĂĽnya hayatĂ˝nda Allah'a ulaĂľmayĂ˝ dileyerek Allah'Ă˝n tayin etiĂ°i mĂĽrĂľide ihsanla tâbĂ® olmaktĂ˝r. Böylece nefs tezkiyesi  ve tasfiyesiyle sonsuz mutluluĂ°u ve huzuru tasavvufla  yaĂľamaktĂ˝r.
Tarikat, tasavvuf aslýnda insanlar için Allah'ýn vaaz ettiði mutluluk yoludur. Þeriatsýz, tarikatsýz, tasavvufsuz huzur ve mutluluðu yaþamak mümkün deðildir.
Allah razĂ˝ olsun.
   
Dr. Fazýl Nimet, 17.07.2010

tevhit06

Tasavvuf; Nefsi Ayýklayýp Temizlemek Ve Ruhu Pak Ederek, Lahut Alemine Yükseltmek Yoludur. Tasavvuf Dinin Diþýnda Degil Bizatihi Dinin Kendisidir.
Tarikatler Tasavvufun KollarĂ˝dĂ˝r. Mezheblerde FĂ˝khĂ˝n KollarĂ˝dĂ˝r. BunlarĂ˝n ĂťnkarĂ˝ Cehalettir. InsanĂ˝ Hayvandan AyĂ˝ran GönlĂĽdĂĽr. GönĂĽl Ise; YaradanĂ˝nĂ˝ Bilmesi Için Allah-Ă˝n Kuluna BahĂľettiĂ°i Rahmeti-dir, AĂľkĂ˝ Ăťlahidir,YaratĂ˝lýþýn SĂ˝rrĂ˝dĂ˝r. GönlĂĽn Kemalata Ermesi; Tasavvuf  ve YaratanĂ˝nĂ˝n Isimlerini Kesir, Nihayesiz  Zikretkmekle  Elde Edilir.