Gönderen Konu: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri  (Okunma sayısı 31878 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mcorcina

  • Ziyaretçi
Ynt: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri
« Yanıtla #15 : Nisan 02, 2012, 04:46:59 ÖS »
22

O zamanda ben bulunmadım

      Nasreddin Hoca << işlerinin çokluğu dünya
      tel''şeleri hastalık sağlık vs gibi >> çeşitli bahanelerle
      ibadetten birçok zaman kaytaran birileri ile
      sohbet ediyormuş. Mazeretleri de bir sürü imiş. Bir
      ara söz yemekten içmekten açılmış.
      - Bugünlerde canım bir helva yemek istiyor ki!
      bir türlü pişirip de yiyemedik.demiş Nasreddin
      Hoca.
      - O kadar zor bir şey mi helva pişirmek a
      Hoca demişler.
      -Ne yapalım demiş Hoca. Şeker ve un bulundu
      tere yağı bulunmadı. Tere yağ ve şeker bulundu
      un bulunmadı. Un ve tere yağ bulundu şeker bulunmadı.
      - Hiç bir araya getiremedin mi bunları? demişler.
      - Hepsinin bir araya geldiği de oldu demiş
      Hoca. Amma o zaman da ben bulunmadım.

      Öğüt : Atalarımız Bu günün işini yarına bırakma
      demişler. Söz ancak öğüt dinlemesini bilene
      k''r eder
.




mcorcina

  • Ziyaretçi
Ynt: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri
« Yanıtla #16 : Nisan 02, 2012, 04:48:33 ÖS »
23
 İkinizin arasında gidiyorum

      Nasreddin Hoca bir Kadı ile Bir tüccara yoldaş
      olmuş. Ortada Hoca sağında Kadı efendi solunda
      Tüccar efendi hem konuşuyorlar hem de yürüyorlarmış.
      Hoca efendi yeri geldikçe yol arkadaşlarının
      yaşamları ve ibadetlerindeki gevşeklikleri
      konusunda söz dokundururmuş.
      Makamına güvenip  kendini çok büyük bir adam
      sanan Kadı efendi  Hocaya:
      - Sana da l''f yetişmez ki demiş İstersen öyle
      kurnaz kesilirsin ki  en yaman muzırları bile geride
      bırakırsın. İstersen yaban öküzünden daha şaşkın
      görünürsün.
      - Yok canım abartıyorsun bak ben haddimi nasıl
      biliyor muzırla yaban öküzünün arasında gidiyorum.
      demiş.

      Öğüt: Atalarımız Kişi kendin bilmek gibi
      irfan olamaz demişler. Ne olduğumuzu ve ne
      olacağımızı iyi düşünmemiz gereklidir. Gönül
      kırmak çok kolay gönül adamı olmak ise çook
      çoook zordur.
      Gönül kırmamayı becerenlere ne mutlu !


mcorcina

  • Ziyaretçi
Ynt: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri
« Yanıtla #17 : Nisan 02, 2012, 04:50:32 ÖS »

      24

Ördek çorbası

      Nasreddin Hoca erkenden yola koyulmuş. Akşam
      hava kararmadan gideceği köye varmak için
      acele ediyormuş. Öğle vaktine yaklaşırken bir pınarın
      başında durup hem namazını kılmak hem de
      kuru peksimetten ibaret olan azığını yemek istemiş.
      Pınara yaklaşırken yaban ördeklerinin suda oynaştıklarını
      görünce Şunlardan bir tanesini yakalayıp
      kızartıp yesem diye düşünmüş. Sessizce
      ördeklere yaklaşmaya çalışırken ördekler Hoca'yı
      fark edip uçmuş kaçmışlar.
      Hoca pınarın başına oturmuş çantasından peksimetini
      çıkarmış suya batıra batıra yemeye başlamış.
      Oradan geçen bir yolcu :
      - Afiyet olsun Hocam demiş ne yiyorsun ?
      Hoca peksimetini suya batırırken :
      - Ördek çorbası demiş.

      Öğüt: Konuşurken gereksiz ve anlamsız
      konuşmamağa dikkat edelim. Bakıp gördüğümüz
      durumların çok belirgin yönlerini fark etmeden
      konuşmayalım.


mcorcina

  • Ziyaretçi
Ynt: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri
« Yanıtla #18 : Nisan 04, 2012, 04:44:55 ÖS »
25
Buna değmiş buna değmemiş
Nasreddin Hoca'nın Köylüsü iri yarı bir delikanlı
olan Ali Can sıcak bir yaz gününde ormana gidip
odun hazırlamağa karar vermiş. Gittiği baltalık ormanda
su yokmuş. Herkes heybesine bir testi su
koyar öyle gidermiş. Ali Can  “Su testisini taşıyacağıma
iki üç karpuzu taşırım daha iyi olur. Nasıl
olsa dönüşte odunları sırtlayıp getireceğim. Birde
toprak testimi kırmadan geri getirmeye uğraşmayayım”
diye düşünmüş. Torbasına karpuzlarını koyup
ormana gitmiş.
İşe koyulmadan evvel bir karpuz yiyeyim demiş.
Karpuzu kesmiş. Beğenmemiş bir kenara atmış.
Öbür karpuzu kesmiş o karpuz da çok hammış
kaldırmış atmış. Kızmış karpuzların üstüne işemiş.
Ormana gitmekte olan Nasreddin Hoca olayı
görmüş. Yanına yaklaşınca Ali Can'a :
- “Delikanlı ham da olsa o nimete işenmez
tövbe et. Nimeti vereni gücendirirsin !” demişse de
delikanlı öfkesini yenip tövbe edememiş.
Öğlen vaktine doğru hem sıcaklardan hem de
çalışmaktan dolayı iyice susamış. Etrafta su isteyebileceği
hiç kimse yok. Su yok. Varmış ham karpuzların
yanına. “Ona değdi buna değmedi” diye diye
Ş u Bizim Nasreddin Hoca'mız 33
attığı bütün karpuzları yemiş. Son parçalardan birini
yemekteyken ormanda işini bitirip eşeğine odunlarını
yükleyip dönen Nasreddin Hoca ile tekrar
karşılaşmış. Hoca bir yenmiş karpuzların kabuklarına
ve birde Ali Can'a bakmış :
- “Suphanallah bak Ali Can becerip tövbeni
yetiştiremedin. Rabbim ne kadar çabuk senin çişini
sana yedirdi! ...” demiş.

Öğüt: Büyüklerin tecrübelerini ve söylediklerini
yabana atmayalım. Alican'ın edindiği bu
tecrübeler yaşlandıkça çokça artacaktır. O halde her
şeyin tecrübesini üzerimizde yaşayıp birinci yani
ilk kafa olacağımıza akıllı adamların yaptıkları
gibi <bizden evvelkilerin binlercesinin akıllarını
da kullanıp> düşünen bininci kafa olalım.
(Ben yaşlılığı şöyle de tarif ediyorum.
<<yaşlılık: Ömrün bereketli kullanılması hakkında
“hayat tecrübelerini gençlere aktarmak isteyen
kişilerin sözlerini” hiç dikkate almayan gençlerin
Amerika’yı yeniden keşfetmek için harcadıkları
yıllarından sonra ulaştıkları istasyonun adıdır


mcorcina

  • Ziyaretçi
Ynt: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri
« Yanıtla #19 : Nisan 04, 2012, 04:46:37 ÖS »
26
 Söylediğine söyleyeceğine...
Köylünün biri diğerinin kuzusunu çalmış kesip
yemiş. O da onun keçisini aşırmış kesip yemiş.
Nasreddin Hoca olayı incelediğinde kimin ne
yaptığını fark etmiş.
Olayın kahramanları bir gün çayhanede oturuyorlarken
keçinin sahibi keçisini övmeye başlamış:
- “İki arşın tüyü vardı gerdanı üç karıştı başı
şöyleydi gözleri böyleydi vs” diye hayvanını methediyormuş.
Keçiyi kesip yiyen bu abartmalar karşısında çok
sıkılmış. Amma ne yapsın adam susmak zorunda.
Nasreddin Hoca keçiyi çalıp kesen adama
dönmüş :
- “Yahu bu adam ne kadar atıp tutuyor. Şimdi
git evine. Şu uyuz keçinin postunu getir de bu adam
söylediğine söyleyeceğine pişman olsun.”

Öğüt : Bir topluiğne değerinde bile olsa hiç
kimsenin bir malını kendisinin rızası olmaksızın
alıp kullanmayalım. Bizden razı olmayanlar çoğaldıkça
ahiretteki hesabımız da çok çok zorlaşır.
Kendimizi “ahirette sopa yemek ve azarlanmaktan”
burada fırsat elimizdeyken kurtaralım.


mcorcina

  • Ziyaretçi
Ynt: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri
« Yanıtla #20 : Nisan 04, 2012, 04:47:30 ÖS »
27
Bu karanlıkta
Nasreddin Hoca’nın bir konuğu gece yatısına
kalmış. Adam zayıf inançlı biriymiş. Ben görmediğime
inanmam Ahirete gidip gelen var mı? Görülmeyen
şey bilinir mi? gibi şeyler dermiş.
Hoca sabır göstermiş. Konuğunu incitmeden bir
şeyler anlatmağa çalışmışsa da konuk ikna olmuyormuş.
Yatma vakti gelince Hoca odaya iki yatak
sermiş. Birinde konuğu diğerinde kendisi yataklarına
girmişler. Hoca sağ tarafındaki mumu söndürmüş.
Bir süre sonra Konuk;
- “Hoca efendi sağ tarafındaki mumu yakar
mısın” deyince :
- “Sen deli misin be birader” demiş Hoca “bu
zifiri karanlıkta ben sağ tarafımı nasıl bileyim!”


Öğüt: Atalarımız “Kendi noksanını bilmek
gibi irfan olamaz” demişler. Kendi noksanını bilen
öğrenmeye hazır bir kişidir. Ona öğretmeye ve
zaman harcamaya değer. “Kendini bilen haddini
bilir.” Demişler. “Ya öğrenen ol ya öğreten ol. Asla
ikisinin arasında olan olma” öğüdünü unutmayalım.
Acaba her gördüğümüze inanabilir miyiz?...
Örneğin; Gökte gördüğümüz bütün yıldızların halen
var olduklarını söyleyebilir miyiz? Biz o varlıkları
bize gelen ışıkları ile bilebilmekteyiz. Bize ışığı üç
milyar yılda ancak gelebilen bir yıldız iki milyar yıl
evvel çökmüş ve yok olmuşsa Dünyamızda bir
milyar yıl sonra yaşayacak olan insanlar h''l'' daha
o yıldızın var olduğunu göreceklerdir değil mi!.
..


mcorcina

  • Ziyaretçi
Ynt: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri
« Yanıtla #21 : Nisan 04, 2012, 04:48:10 ÖS »
28
İpe un sermişler
Komşusu Hoca'dan urganını ( y''ni kalın ipini )
istemiş.
Hoca içeriye girip çıkmış.
- “İp boş değil” demiş “kadınlar üstüne un
sermişler.”
Komşusu:
- “Bu nasıl iş efendi?” demiş “hiç ipe un serilir
mi?”
- “Serilir” demiş Hoca “vermeye gönlün olmayınca
ipe un da serilir.”

Öğüt : Bir olumsuzluğu  bir tersliği bildirirken
bizler de yumuşak bir tarzı kullanmayı becerebilmeliyiz.


mcorcina

  • Ziyaretçi
Ynt: Nasreddin Hoca fıkraları ve içindeki öğütleri
« Yanıtla #22 : Nisan 04, 2012, 04:48:45 ÖS »
29
Gizlisi - açığı
Bir kıtlık zamanında Hoca'yı çarşıda ekmek
yiyerek giderken görenler :
- “Hoca efendi herkesin gözü önünde böyle
ekmek yemek ayıp değil midir?” demişler.
- “Komşusu açken bol bol tıkınmanın gizlisi
ayıp olmazsa açıkta yapılanı ne diye ayıp olsun” demiş
Hoca “ Komşusu açken tok yatmak ya her
zaman  her yerde ayıptır ya da hiç ayıp değildir.”

Öğüt :Bizler de etrafımızdakilerin ihtiyaçlarına
duyarlı olmağa çalışalım
.


GoogleTagged


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
3055 Gösterim
Son İleti Ağustos 29, 2008, 10:49:10 ÖS
by KARTAL
1 Yanıt
2424 Gösterim
Son İleti Ekim 11, 2008, 11:25:19 ÖS
by KARTAL
0 Yanıt
5042 Gösterim
Son İleti Haziran 13, 2009, 05:15:16 ÖS
by senarist081
0 Yanıt
2250 Gösterim
Son İleti Kasım 13, 2009, 04:23:20 ÖS
by Serdar Yıldırım
Nasreddin Hoca Fıkraları

Başlatan pitbull220 Fıkralar

1 Yanıt
1987 Gösterim
Son İleti Haziran 28, 2011, 09:49:55 ÖS
by FersahFersah

Powered by SMF 2.0.4 | SMF © 2006–2011, Simple Machines LLC
TinyPortal © 2005-2012 | Theme Lamartine by Smfdesign | Haber | İhlas Suresi | evden eve nakliyat | Dizi izle | film izle | dizi izle | Çimstone Fiyatları | Full Film izle
Bu sayfa 0.294 saniyede 33 sorgu ile oluşturulmuştur