Forum > ŞiiR KÖŞESi

Cihat Şiirleri

<< < (3/3)

Þehadete Vurgunum:
Oysa Kudüste aşk bambaşkadır...
Bazen Mescid_i Aksa'ya bakıp saatlerce ağlamaktır...
Kubbetü_s Sahranın önünden geçince Ömeri anlamaktır...
Selahattine seslenmektir bazense aşk!!!
Tarihe bakmaktır,Miracı yaşamaktır...

------------------------------------------------------------------
Umuda sevdalıyız
Umudu veren Rabb'e sevdalıyız
Belki bu sevdanın hakkını veremiyoruz ama
Bu sevdanın hakkını verenlere sevdalıyız
Ve bu sevdanın hakkını verme çabası ve arzusu içerisindeyiz

Þehadete Vurgunum:
BiZLER DiRENDiK, iLERi ATILDIK VE KAÇMADIK..."
ŞEHADET
Yalnız bırakılsak savaş yolunda
Kalmasa yanımızda yol arkadaşı
Karşımıza çıksa bütün bir dünya
Dönmek yok, sürdüreceğiz savaşı
Şehadet bir tutku, bir özlem bize
Ölüm bir son değil, diriliş bize

Sayı, silah, zaman; hepsi bahane
Tutamaz mı elin yerdeki taşı
iman ve sabır olduğu müddetçe
Dönmek yok, sürdüreceğiz savaşı
Şehadet bir tutku, bir özlem bize
Ölüm bir son değil, diriliş bize

Þehadete Vurgunum:
iSLAM ÜMMETTiNiN SESi
DENGE ÜMMETTA iSLAM


Elbet bir gun yurunecek bu yollar
Bu kara kista incinek canimiz
Kiyametin ruzgariyla savrulduk
Ayet ayet parlar bizim askimiz
Selam gelir peygamberden ALLAH'tan
Ruyalarda opulecek anlimiz

Hirpalandi benimiz ziynimiz
Zindanlarda yankilanir sarkimiz
Ozurliye sevdalandik delice
Esenliktir savatir bir yanimiz
Selam gelir peygamberden ALLAH'tan
Ruyalarda opulecek anlimiz

Ruyalarda enginlerde suzulduk
Tarihlerda sakli kaldi sanimiz
Surgunlerde direnisler kusandik
Zindan oldu sarayimiz hanimiz
selam gelir peygamberden ALLAH'tan
Ruyalarda opulecek anlimiz



Keder Yüklenmişti Bütün Bir Alem Takat Kalmamıştı Düsmüştü Kalem

Saplasaydın Hanceri Duyulmaz Elem Ey Mümünler Bügün Günlerden Matem

Bu Gün Bulutlar Bosaldı Erkenden Laler Sümbüller Yeserdi Birden

Gürekler Aglayıp Yanar Derinden Şehidse Gülümser Yatdıgı Yereden

Ey Şehidim Kanın Aktıgı Yerde Güvercinler Hüzünle Ucuştular

Hazreti Yusanın Yatdıgı Yerden Hüseyinler Hasretle Bulustular

Gürsen Resullahı Ey Hüseynim Deki Oralardan Müjdeyle Geldim

Sancagını devrıp Varişlerde Binlerce Hüseynlere Yetiştirdim

Ey Gizem Dolu Efsanefi Önder Allahın Velisi Hüseyni Lider

Hıncımız Kahrınla intikim Biler Yolun Yolumuzdur Kahraman Rehber



Þehadete Vurgunum:
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم


Bir aşk, bir özlemdi şehadet…
Mücahid, şehadet, şehid..Allah(c.c.) adına yapılan savaştı cihad..
Bir evrimdi adeta mücahid olmak…insan olarak dünya ya geldik elhamdulillah..Kimimiz sadece insan oldu, kimimiz esfeli safilin, kimimiz ise eşrefi mahlukat..
Mücahid olmak ise eşrefi mahlukattan olmaktı..

O'da insandı..Annesi, babası, dedesi ve ninesiyle birlikte büyümüştü.Sadece bir insan..Büyüyünce ailesinin beklentilerine cevap verecek, ve yıllar boyu o beklentiler için çalışacak bir evlat..
Ve yası küçükken henüz belki genç bile denmeyecek cocu yasında Rabbi ona varlığını hatırlattı..Şu ya da bu sebeple..
Rabbi onun içine bir alev, bir kor düşürdü..Hiç bir beşeriyetin anlatamayacağı bir kordu o aşk..Günlerce sordu kendine, belki yıllarca neydi bu içine düşen sevda??Beşeri bir aşk mıydı?
Aradı..Aradı..Ve bulmuştu artık sevdasını..Onun aşkı Rabbine verdiği sözdü..Uğruna canını feda etme sözü..Ve iliklerine kadar hissetti bir anda şu kelimeleri "Şehadet bir çağrıdır; nesillere ve çağlara."..
Kardeşlerinin halini gördükçe içi parçalanıyordu, dünyası zindan oluyordu..
Artık aşkını da bulmuştu..Ama elinden sadece dua etmek geliyordu sevdası için..Bir yandan içi içini yiyordu ama elinden bir şey gelmiyordu dua etmekten başka…Üzülüyor, ağlıyor..Ve bu hep devam ediyordu…Devam etmesi gerekiyordu çünkü ve edecekti…
Yıllar geçti böyle..Yıllar ki, o yılların içine binlerce imtihan sığmıştı…Rabbi onu hep denemişti aşkına sağdık kalacak mı diye.Oda biliyordu bunu.Ve hiçbir zaman kaybetmedi imtihanını..Hep sağdık kaldı sözüne, sevdasına…Sadık kaldı Aşk-ı ilahi'ye..Rabbi de onu aşkıyla yaktı, yaktı, yaktı..Adeta kül etti..Oda yandıkça yandı, yandi kül oldu..Hiç şikayet etmedi..Şikayet edilecek Yâr mıydı ki Râb?!
Artık yaşlı bir dedeydi o..Ama içindeki özlem bitmemişti..Rabbi onu kimseye muhtaç etmemiş elden ayaktan düşürmemişti..O yalnızca Rabbine muhtaç yaşıyordu..Gidememişti cihad meydanlarına, kardeşlerinin yanına hala üzülüyordu..Şehadet aşkı hala içindeydi günden güne artan alevlerle yanıyordu…Ama o daima nefsi ile cihaddaydı..En büyük cihad olan nefis cihadında..
Yine bir teheccüd vaktiydi..Kıldı namazını ve kapandı secdeye..
Artık yalvarıyordu;"Yanıyorum Rabbim!!!Yanıyorum ki bu senin içindir!!En çok yandığım anda al canımı Rabbim!Al beni artık yanına bitsin bu yalan dünya sürgünü!Ve son sözüm şehadetim olsun….Eşhedü enla ilahe ilallah ve eşhedü enne muhammeden Abduhu ve Rasuluhu"dedi ve öylece kaldı..
O an!işte o an!Evi dünyası..Değişiyordu bir şeyler..Ne oluyordu!?Bitiyor muydu yoksa bu sürgün!?
Evet..Evet!!Bitiyordu ve hatta bitmişti bu sürgün!..Yanında Rabbi ve Güzelliğiyle göz kamaştıran Rasulullah duruyordu..Mekandan ve zamandan münezzeh Rabbi'yleydi şimdi..son sözü şehadeti olmuştu ve şehitti artık o..Bedenini gördü cansız bedenini..Hiç acı hissetmemişti..O şehadeti ve şehitliği istemişti hep ve Efendimiz(s.a.v.)'in şu sözüyle avunmuştu;
"Allah Teala'dan samimiyetle şehadeti talep eden kimse yatağında ölse de Allah onu şehitler makamına ulaştıracak." (1)

inandığı için de şehitlik mertebesindeydi şimdi..Davasına, inancına hiç ihanet etmemişti..Tekrar dünyaya dönmek istedi ve tekrar aynı çileleri çekmek..Çünkü orda gördüğü nimetler o kadar güzeldi ki…Ama tabi ki bu istekte kaldı…
O artık Rabbi ve Rasulullah (s.a.v.) 'la beraber cennette ebedî Saadet yuvasındaydı…


"Allah yolunda öldürülenlere "ölüdür" demeyin. Aslında onlar diridirler fakat siz bunu bilemezsiniz." (2)

"Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler,Rableri katında Allah'ın, lütfünden kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler." (3)



1-ibn-i Mace,Tırmîzi
2-Bakara 154
3-Al-i imran 169-170

Þehadete Vurgunum:
Mücahidim bu sana ağıtım değildir
Sana olan sevdam
Senin cihada olan sevdana sevdam
Senin şehidliğe olan sevdana sevdamdır
Senin her tebessümünün altında yatan şehadetine özlemimdir sevdam
Senin mücahid kerdeşlerimizi izlediğinde akan bir damla gözyaşınadır sevdam
Senin cihad edenleri izlerken sanki oralarda mücadele edinişedir sevdam
Senin kardeşlerim açken uyukusuzken uyumayışına sevdam
Mucahidine ben şehid olucam sende benim gibi şehid ol diyişine savdam
Bilirmisin sevdanı kıskanırım bilirmisin bende şehadeti isterim
Bilirmisin aşk nedir sevda nedir
Biliyorum bildiğini bilmesen şehadete bu kadar sevdalı olmazdın
Rabbimden duam bizleri sevdamıza ulaştırmsı
Bizleri şehadete ulaştırması
Bizleri tebessüm ederek Firdevsde buluşturması"

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git